Aralık 2016 - Dr. Sertaç KIZILKAYA
  • Türkçe
  • İngilizce

Opening Hours : Mesai: Pazartesi - Cumartesi 09:00-19:00
  Contact : +90549 347 43 47

Archive for Aralık 2016

Estetik diş tedavileri ön dişlerde lamina, zirkonyum ve cam seramikler ila sağlanabilir.

Zirkonyum çeşitleri nelerdir?

Hastalar yıllar geçtikçe diş tedavileri için estetik beklentilerini yükseltmişlerdir. Diş hekimleri de bu estetik diş beklentilerine karşılık vermek için özellikle ön diş bölgesinde doğal dış görüntüsü veren ve dayanıklı diş kaplamaları üretmeye çalışmıştır. Uzun yıllardır sabit restorasyonların içerisinde dayanıklı olması nedeni ile metal alt yapı kullanılmaktaydı. Ancak metalin bir takım olumsuz özellikleri nedeniyle alternatif malzeme arayışı ortaya çıkmıştır.

Diş hekimliği sektörüne malzeme üreten sanayi yatırımcıları hem estetik ihtiyaçları karşılayan hem de doğal dış görüntüsü yanı sıra dayanıklılığı sağlayan zirkonyum malzemesine ağırlık vermeye başlamıştır.

Zirkonyum seramikler yüksek bükülme direncine sahiptir. Alt yapı ile üzerindeki seramik bağlantısı sorunları nedeni ile dezavantaj taşısalar da genel olarak ağız içerisinde başarıyla kullanılabilirler.

Uzun estetik diş kaplamaların yapımına imkan veren zirkonyum malzemesi tek parça olarak üretilir. Üzerine herhangi bir seramik malzeme yapılmasına gerek kalmadan üretilen monolitik zirkonyumlar gün geçtikçe cilalanabilirlik özelliklerinin de artması ile birlikte daha çok uygulanmaya başlamıştır.

Üst yapı kırıklarını azaltmak amacıyla ile

1-Anatomik kesim yerine düz oklüzal indirgeme yönteminin seçilmesi kaplama malzemesinin kalınlığının her bölgede aynı olması bakımından önemlidir.

2-Kaplama sırasında uygun soğutma protokolü uygulanması, altyapıdaki kor ve üzerindeki kaplama seramiğin ısı genleşme katsayılarının birbiriyle uyumlu seçilmesi önemlidir.

3-Mekanik stabilitenin arttırılmasına yönelik bir diğer yaklaşım tam kontür zirkonyum restorasyonların uygulanması olabilir. Estetik porselen ile kaplanmış kuvvetli ve dayanıklı zirkonyum alt yapılı restorasyonların iki tabakalı sistem olmasına bağlı bir takım sakıncalar vardır.

Üretimleri çok aşamalı işlem gerektirir.

İki tabakalı zirkonyumun dayanıklılığı düşüktür kırık oluşabilir.

Üst yapı ve veneer arasındaki bağlantı nedeni ile birleşen malzeme tabakalarının dayanıklılığına göre daha güçsüz olur ve kırık oluşmasına neden olabilir.

Veneerleme işlemi esnasında artık gerilim stresleri oluşabilir. Porselen altyapıya bağlanmasını azaltır.

Üretici firmanın da önerdiği gibi özellikle çiğneme yüzünde mesafenin az olduğu ve Veneer porselende yeterli kalınlığının sağlığınamayacağı durumlarda monolitik zirkonyum kaplama üst yapı istenmeyen problemler ile karşılaşmamak amacıyla tercih edilmelidir.

Ekonomik olarak bakıldığında tabakalandırma yönteminde fırınlama işlemi birkaç defa uygulanmak zorundadır. El ile fırça kullanarak yapılan porselenlerin yapımı hem zaman alır hem de maliyetli olur. Bu neden ile tek parça zirkonyum kuronlar daha çok uygulanır ve kullanılır olmuştur.

Kaplamalar tek parça uygulandıklarında daha uzun köprülerin yapılmasına imkan tanırlar. Bu sayede daha fazla endikasyon alanı oluşur. Bu şekilde üretilen zirkonyum kaplamalar mekanik özellik olarak avantaj sağlarsa da estetik olarak çok yüksek başarı beklenmemelidir.

Üst yapı kırık oranın azaltılması ve fiziksel olarak dayanıklılığı arttırmak amacıyla tek parça zirkonyum restorasyonların uygulanma alanları gün geçtikçe artmaktadır.

Tek parça uygulanan zirkonyum kaplama ve köprüler karşı dişlerde aşınmaya neden olurlar.

Yapılan bir çalışmada zirkonyum alt yapılı kuron restorasyonların glazürlenmiş monolitik zirkonyum ve cilalanmış monolitik zirkonyum kuron restorasyonlar ile karşılaştırıldığında karşı çenedeki dişte oluşturduğu aşınma miktarı incelenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda glazürlenmiş monolitik örneklerin karşı dişteki oluşturduğu aşınma miktarı diğer örneklerle benzer sonuçlar vermiştir. Cilalanmış tek parça zirkonyum örneklerinin karşı dişte oluşturduğu aşındırmanın ise diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu ifade edilmiştir. Özellikle diş sıkma ve gıcırdatma gibi alışkanlıkları olanlar için gece koruyucu plak kullanılması tavsiye edilmektedir.

Devamını Oku
Diş Beyazlatma Nedir?

Diş ve Diş Kaplamalarında Renk Değişikliği ve Uyumu

Estetik diş hekimliği ‘nde iyi bir sonuca ulaşmak için malzeme ve renk seçimi son derece önem taşır. Uygulanacak malzemenin cinsi ile iyi bir renk sonucuna ulaşmak yakından ilgilidir. Bildiğimiz  ve kabul ettiğimiz gibi şüphesiz renkler ve zevkler tartışılmaz. Ancak ağızda diş rengi seçilirken referans olarak alınabilecek bazı kriterler vardır. Dişin rengi beyaz ve beyazın tonları şeklinde uygulanır. Günümüzde uygulanan diş hekimliği malzemelerinde 20 den fazla beyaz renk tonu kullanılmaktadır. Diş kaplaması yapılırken kendi dişlerinizin rengi bakılır. Dişin rengine uygun kaplama malzemesi seçilir. Hatta dişinizde efektler var ise bu renk efektleri de iyi bir seramist tarafından taklit edilebilir.

Estetik diş tedavileri ön dişlerde lamina, zirkonyum ve cam seramikler ila sağlanabilir.

Estetik diş tedavileri ön dişlerde lamina, zirkonyum ve cam seramikler ila sağlanabilir.

Özellikle ağızda kendi dişiniz mevcut ise yapılan porselen veya zirkonyum diş kaplama ile kendi dişinizi karşılaştırdığınızda, kendi dişlerinizin daha çok kirlendiğini rahatça gözlemleyebilirsiniz. Mevcut rengi korumak ancak doğru ve yeterli diş fırçalama ile mümkündür. Özellikle elektrikli diş fırçaları etkili bir temizleme için tavsiye edilir. Diş ve diş etini iyi fırçalamak aynı zamanda diş eti sağlığı için de büyük önem taşır. Diş eti sağlığı bozulan bireylerde ne kendi dişleri ne de yapılan diş kaplamaları sağlıklı bir şekilde kullanılamazlar. Diş yüzeylerini en çok etkileyen sigara kullanımıdır. Sigara içen bireylerde hem kendi dişleri hem de yapılan kaplamaların temiz kalma şansı pek yoktur. Sigara dumanındaki katran yüzeye yapışır ve giderek kalınlaşır. Önce sarı daha sonra kahverengi ve siyah bir renk alır. Diş yüzeyi temizlenmek istendiğinde uzun süre kirli kalmış dişlerin rengi eski durumuna dönmez. Ancak yapılan diş kaplamaları iyi bir parlatma işlemi ile eski renklerine dönerler.

Diş hekimliğinde kullanılan malzemeler zirkonyum ve seramikler ile özellikleri bakımından güçlendirilmiş ve hem dayanıklılık hem de estetik diş hekimliği olarak  olarak tatmin edici sonuçlar alınmaya başlanmıştır.

Zirkonyumun metal porselenlere göre tatmin edici sonuçlar vermesi estetik diş hekimliğinde çığır açmıştır. Özellikle ön bölge kaplamalarında sıklıkla tercih edilen estetik malzemeler fiyat olarak bir miktar fazla tutsa da hastaya verdikleri bakımından onu hak ederler. İyi bir diş kaplama malzemesi sadece uygulandığında değil uygulama sonrasında yeterli parlaklık ve renk başarısı sergilemelidir. Özellikle çay kahve sigara gibi etkenler kendi dişlerimizi olduğu kadar yapılan estetik kaplamaları da olumsuz etkileyecektir. Kullanılan kaliteli kaplama malzemelerinin sayesinde yapılmış diş kaplamalarında renk değişikliği en az seviyede olur. Hem mevcut dişeti sağlığınızı kontrol ettirmek hem de zaman ile oluşan diş taşlarını temizletmek için senede bir defa diş hekimi kontrolü yaptırmanız bu nedenle tavsiye edilir.

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplama Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Diş Protez Kırıkları

Ağızda takılıp çıkarılabilen protezler nadiren sorun çıkarırlar. Düzenli olarak temizlenip diş hekimi kontrolleri yapılır ise uzun yıllar sağlıklı bir şekilde kullanılmaları mümkün olacaktır. Diş protezleri normal çiğneme kuvvetlerinde ve ısırma basınçlarına dayanacak dirençtedir.

Protez Diş Fiyatları

Protez Diş

Protez kırıkları genellikle tam protezlerde görülür. Bölümlü protezler diş ve damak destekli oldukları için kırık riskleri daha azdır. Ancak kırıklar sadece çiğneme esnasında oluşmaz. Protezin düşürülmesi veya kaza anında kırılması söz konusudur. Her kırık farklı olduğu için tamire uygun olup olmadığını diş hekimi protezi ve ağzın mevcut durumunu gördüğünde size söyleyebilir. Diş protez tamiri fiyatları tabi ki yeni bir diş protezi yapmaktan daha ucuz olacaktır.

Eğer protezleri aşırı kuvvet uygulayarak kırarsanız diş hekiminiz size protezinin tamiri konusunda yardımcı olmaya çalışır. Ancak her zaman tamiri mümkün olmayabilir. Bazen de protez kaza ile veya elden düşerek kırılabilir. Bu gibi durumlarda kopan kırılan bütün parçaları yanımıza alıp değişeceğini gitmeniz tavsiye edilir.

Protez kırıldıktan sonra beklersem sorun olur mu?

Protezinizde herhangi bir kırılma durumu yaşadığınızda en kısa zamanda diş hekimine başvurmanız gerekiyor. Protez ile ağızdan kullarının uyum özellikle bölümlü protezlerde proteziniz kırılmamış olsa bile uzun süre kullanılmadığında az içerisinde oturmaya bilir.

Diş Protezim nasıl tamir olacak?

Diş hekiminiz protezi tamir edilmesi için teknisyene gönderecektir. Ancak ağızdan yeniden ölçü alınması gerekebilir. Ağızdan ölçü alınması gereken durumlarda protez tamir fiyatı daha yüksek olur. Protez kırıkları tamir edildiklerinde bir miktar değişime uğramış olurlar. Ancak protezi bir süre daha kullanmanız amacı ile kırık protezler tamir edilir.

İlerleyen zamanlarda diş proteziniz aynı yerden tekrar kırılabileceği gibi uyumsuzluğu nedeni ile değişik yerlerden kırıklar oluşması mümkündür.

Neden en kısa zaman içerisinde yeni bir protez yaptırmak için hazırlık yapmanız önerilir?

En kısa zamanda yeni bir protez diş yaptırmak için maddi manevi hazırlık yapmanız tavsiye edilir. Bazen tamir sonrasında protez ağzınızda baskı ve ağrı gibi rahatsızlıklar yapabilir. Protez vurukları artabilir. Bu durumda diş hekimi nin artık yapabileceği bir şey yoktur. Yeni bir protez diş yaptırmanız gerekir.

Devamını Oku
Estetik diş kaplaması Zirkonyum

Protez Diş Alışma Dönemi

Ağzınıza yeni bir diş protezi takıldı. İlk günlerde rahatsızlık ve dolgunluk duyarsınız. Sanki ağzınızın içerisine sığmıyor gibi hissedersiniz. Konuşmakta zorlanır, yemek yerken lokmaları çiğnemek için adeta düşünürsünüz. Protezin ilk takıldığı günlerde son derece rahatsızlık hissetmeniz gayet normaldir. Bu dişlerle nasıl yemek yiyeceğim? nasıl konuşacağım? diye sorarsınız kendinize ve diş doktorunuza. Gece protezi çıkarsanız sabaha alışmakta zorlanırsınız. Çıkarmaz iseniz bir türlü rahat edemezsiniz ve yaralarınız daha da büyür. Yeni protez ağzınızda kaldıkça damaklarınızı yara yapar.

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Protezin ilk takıldığı günlerde yaşadığınız sorunları ve bu problemler karşısında ne yapmamız gerektiğini size bu yazıda anlatmaya çalışacağım. Protezi kullanmaya alışana kadar sizi geçiş dönemi bekliyor. Proteze alışma tabiki çok da kolay olmayabilir. Ancak sakın ümitsizliğe kapılmayın. Proteze karşı ilk günlerde vereceğiniz mücadele sizin kararlılığınız ve hekim ile olan iletişiminiz sayesinde bu savaşı siz kazanacaksınız.

Dünyada pek çok kişi dişlerini erken yaşlarda kaybediyor. Kaybedilen dişlerin yerine protez kullanmak zorunda kalan insanların sayısı da her geçen gün artmakta. Protezler doğal dişlerinize benzeyen sizin çiğneme konuşma ve estetik görünümünüze de yardımcı olan yapay dişlerdir. Adı üzerinde onlar kendi dişlerinizi sadece taklit etmeye çalışırlar. Siz proteze alışana kadar onlar sizin için yabancı bir maddedir. Tıpkı bir ip cambazının ipin üstünde yürümeye alışması gibi sizde zaman içerisinde protez kullanmaya, onunla konuşmaya ve yemeye alışacaksınız. Protez kullanmayan birisinin zorlukları anlaması mümkün değildir. Ancak siz bu mücadeleyi kazanacaksınız ve protezler sizler kendi dişleriniz gibi hizmet etmeye başlayacak şimdi parantezi taktıktan sonraki ilk günleri nasıl geçirmemiz gerektiğini anlatacağım.

İlk başlarda protezin size ait olmadığını hissedebilirsiniz. Sanki başka bir insanın protezi yanlışlıkla size verilmiş hissine kapılmayın. Bunlar gerçekten de aslında sizin dişleriniz değildir. Bu dişleri takarsanız sizin dişleriniz olacaklar. Protezi taktınğınızda sadece konuşmanız değişmez. Görüntünüz de değişir. Konuşmanız bozulur, görüntünüz güzelleşir. Burada bir verdiğinize karşılık bir almış oluyorsunuz. Unutmayın, size takılan protez doğal dişleriniz yerine uygulanmış bir protezdir kendi dişlerinizi taklit etmek üzere tasarlanıp üretildiler.

İlk defa protezi taktığınızda, ilk bisiklete bildiğiniz veya yüzmeyi öğrendiniz günler gibi zorluk çekeceksiniz. İlk başlarda her hareketi düşünerek yapmak oldukça normal. Gün geçtikçe pratiğiniz arttıkça tıpkı yüzerken veya bisiklete binerken yaptığınız gibi hareketleriniz otomatik hale gelecek. Proteziniz takıldıktan sonra artık yemek yiyebilirsiniz.

İlk günlerde yumuşak gıdalar tüketmeniz tavsiye edilir. Lokmaları küçük almanız önerilir. Yemekleri özellikle ilk günlerde yavaş yavaş tüketin. Ne kadar yavaş yerseniz protez ile çiğneme öğrenmesini o kadar iyi yaparsınız. Ağzınıza aldığınız besinleri her iki tarafta eşit miktarda tutmalı ve dengeli bir şekilde çiğnemelisiniz. Protezin tek tarafına gıda götürüp çiğnemeye çalıştığımızda protez hareket eder.

Yemek yeme sırasında protezin oynadığını hissediyorsanız protez yapıştırıcı toz veya kremlerden faydalanabilirsiniz.

Yapıştırıcı toz veya protez yapıştırıcı kremler proteziniz ile damağınız arasında tutucu bir tabaka oluşturacaktır. Bu sayede protezin oynaması azalır. Eğer protez yapıştırıcı toz kullanıyor iseniz tozun üzerine birkaç damla su ilave etmeyi unutmayın.  Kremi gerektiğinden fazla sürmekte tutuculuğu arttırmayacaktır. Krem veya toz proteze uyguladıktan yaklaşık 10 dk. sonra en iyi tutuculuk elde edilir. Çünkü protezin içerisine yayılması ve tutuculuğu sağlaması için ağız içerisinde beklemesi gerekir.

Protez kullanmaya başladıktan sonra protez ağızda bazı bölgelerde fazla kuvvet uygulayabilir bu bölgelerde yara veya ağrı oluşması

Zirkonyum Diş Kaplama

Zirkonyum Diş Kaplama

normaldir. Diş hekiminiz size bu alanlar için protez uyumlandırması yapar. Birkaç gün içerisinde sorununuz ortadan kalkacaktır. Bezende ağızda düzeltilmesi gereken yerler olabilir ancak yara yapmayabilir bu nedenle hiç sorununuz olmasa da protezi taktıktan 10 gün sonra diş hekimi kontrolü yaptırmanız tavsiye edilir. Özellikle tam protez kullanan hastalar için senede bir defa kontrol Esneme yapılması mümkündür. Bu sayede protezin izin tutuculuk daha iyi hale gelir.

Protezler düzenli olarak temizlenmelidir. İyi bakım yapıldıklarında uzun süre ilk yapıldıkları gibi kullanılabilirler. Ağızdan çıkan protezi protez fırçası ve diş macunu kullanarak fırçalamak tavsiye edilir. Proteze kullanmadığınız zamanlarda temiz bir kap içerisine koyacağınız su içerisinde saklamanız önemlidir. Suyun içerisine atacağımız temizleme tableti sayesinde bakteri üremesini engellemiş ve protezinizin ömrünü arttırmış olursunuz.

Protezi kullandığınız süre içerisinde ağzınızda ağrı veya yara oluşur ise en kısa zamanda diş hekimi muayenesine gitmeniz tavsiye edilir.

Devamını Oku
Diş çürüğünde kompozit ve amalgam dolgu tedavisi

AMALGAM DİŞ DOLGUSU

Diş hekimliğinde kullanılan dolgu malzemeleri amalgam, kompozit ve seramik inley onleylerdir. Metal dolgu olarak bilinen amalgam dolgu ile ilgili klinikte bana bir çok soru geliyor. Genellikle metal dolguyu lazer dolgu (beyaz dolgu, kompozit dolgu) ile değiştirmem gerekli mi diye soranlar var.

Bu kadar merak edilen bir konu için sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bilgileri bu yazıda paylaşacağım. Daha önce de diş dolgumun üzerine zirkonyum diş kaplama yaptırabilir miyim? gibi sorularınız gelmişti ve sorularınıza web sitemdeki zirkonyum sayfamda yer vermiştim. Sayfa içeriği bir hayli yüklü olan estetik diş kaplamaları, lamina diş uygulamaları, diş beyazlatma gibi ilgi çekici konuları da web stemdeki sayfalardan okuyabilirsiniz.

Bu yazıda ayrıca amalgam dolguların yapısal olarak taşıması gereken özellikleri ve amalgam dolgu yapımının tercih edilmediği durumlar hakkında da bilgi vermeye çalışacağım. Yine en çok sorulan sorulardan bir tanesi yapılmış metal dolguların beyaz diş dolgular ile değiştirilmesinin gerekli olup olmadığı hakkında da güncel bilimsel verilere dayanarak bilgilendirme yapacağım.
Metal (amalgam) dolgular Dünya’nın birçok ülkesinde ve Türkiye’de halen kullanılmaktadır. İnsanlar bir yandan metal dolgunun zararlı olduğunu konuşurken bu dolguların yapılıyor olması sizce de şaşırtıcı değil mi?

Metal olguların hali hazırda yapılmış bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış bir olumsuz yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak bazı ülkelerde Amalgam dolgu yapımına kısıtlama getirildiğini de biliyoruz. Diş hekimliği bilimsel olarak bu konuya kanıta dayalı bilim yönü ile yaklaşmaktadır. Dünyanın en önemli diş hekimliği kuruluşları Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA), Dünya diş hekimleri birliği (FDI) ve Uluslararası dişhekimliği araştırmaları birliği bu konuda çalışmalar yapmıştır. Bunun dışında Avrupa birliği sağlık ve gıda güvenliği dairesi amalgam dolgunun güvenli bir malzeme olduğunu deklere etmiştir.

Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Bütün bunlara rağmen metal dolguların bazı bölgesel ve sistemik yan etkilere neden olduğu konusunda toplumda tartışmalar devam etmektedir. Bütün bu gelişmeler ile birlikte diş hekimliğindeki estetik ve biyolojik malzeme gamının gelişmesi ve yeni biyolojik uyumlu malzemelerin üretilmesi amalgam dolgu’nun kullanımını giderek azaltmıştır.
Bir taraftan yeni estetik dolgu malzemelerini piyasaya süren firmaların dental amalgamı kasıtlı olarak kötülediği konuşursa da aslında tartışılan konu amalgam dolgunun yapısında bulunan civa maddesidir.Civa nın tek başına toksik bir madde olduğu zaten tartışmasızdır.
Civanın ticareti, endüstride kullanımı, enerji santrallerinden ve metal üretimi alanlarından civa açığa çıkmasının azaltılması için alınacak önlemler tartışılmaktadır. Civa içeren artıkların depolanması gibi konular uluslararası anlaşmalarla düzen altına alınmıştır. Civa nın kullanıldığı piller, floresan lambalar, sabunlar ve kozmetik malzemeler dünya genelinde kullanılmaktadır. Bu anlaşmalar çerçevesinde 2020 tarihinden itibaren cevap kullanımının sınırlandırılması kararı alınmıştır.
Diş dolgusu olarak kullanılan amalgam malzemesinin kalitesi, yapısal özellikleri ’nin yeterli olması yani teknik şartlarının standartlara uygun olması durumunda amalgam dolgunun yapılabileceği ve yapılmış dolguların herhangi bir zararlı etkisinden olmayacağı konusunda alınmış karar bulunmaktadır.
Diş hekimliğinde kullanılan amalgam büyük oranda gümüş, çinko, bakır ve kalay gibi metallere bağlı halde yaklaşık %50 oranında elemental civa içerir.

Amalgam’ın içerisindeki civa açığa çıkar mı?

Amalgam dolgular ağız ortamında düşük düzeyde salınıma uğrayabilirler. Bu salınımın dolgu sayısı dolguların boyutları, çiğneme alışkanlıkları, tüketilen gıdaların dokusu, diş gıcırdatma, diş fırçalama, burun ağız solunum oranı, amalgam dolgu yüzey dokusu ve amalgamın yaşına bağlı olduğu bilinmektedir.
Ama amalgamın kapsül formatında olması, yüksek bakırlı geliştirilmiş amalgamlar kullanılması, civa içeriği mümkün olduğu kadar az olan %50’den daha az miktarda civa taşıyan amalgamlar kullanılmazsı ve karıştırılma sonunda ısınan amalgamlar kullanılmaması tercih edilir. Yapılmış amalgamların yüzeyinin cilalı olması önemlidir.

Kimlere amalgam diş dolgusu yapılmaz?

Avrupa birliği sağlık gıda güvenliği dairesi tarafından yayınlanan bildiride süt dişlerinde, hamilelerde ve böbrek hastalığı olan bireylerde Amalgam kullanımı tavsiye edilmemektedir. Yani bu hastalara amalgam diş dolgusu uygulanması yerine diğer kompozit veya kompomer dolguların yapılması önerilmektedir.

Metal Diş Dolgusunda Alerji Olur mu?

Amalgam dolguların az görülen yan etkilerinden bir tanesi de içerisindeki civaya ve diğer metallere karşı aşırı duyarlılık yani alerji

İnley-onley estetik dolgu

İnley-onley estetik dolgu

reaksiyonudur. Bu alerji gecikmiş tiptedir ve nadir görülür. Bölgesel ağız içi dokularda kırmızı alanlar, ağrılı ve yandılar ülserler, için su dolu kabarcıklar görülebilir. Bazen yüzde dermatit, vücudun uzak bölgelerin de ürtiker ve egzama şeklinde belirttiler olabilir. Teşhis için cilt üzerine test uygulanır. Ağız çevresinde dermatit, ağız yanması olabilir.
Cilt testi ile doğrulanan amalgam allerjisi veya civa allerjisi gibi durumlarda amalgam dolgunun ağızdan uzaklaştırılması zorunludur. Yaklaşık üç ay gibi bir süre sonra belirtiler tamamen ortadan kalkar.

Yapılmış Amalgam dolguların yenilenmesi:

İyi yapılmış bir metal dolgu hastanın kaygıları nedeniyle değiştirilmemelidir. Herhangi bir alerji belirtisi yok ise ve kullanılan amalgamın özellikleri standartlara uygun ise yapılmış metal diş dolgusu nun sökülmesine gerek yoktur.

Metal amalgam dolgu ne zaman sökülmelidir?

Yapılmış amalgam diş dolguların altında çürük oluşması, amalgam doluda kırık görülmesi, kanal tedavisi gerekliliği veya amalgam alerjisi gibi zaruri durumlar dışında değiştirilmesi mümkünse onları olması tercih edilmelidir. Amalgam dolgunun çıkartılması gerekiyorsa hastanın, hekimin ve yardımcı personelin korunması için önemler alınır.
Lastik örtü takılarak yüksek devirde ve bol su ile keskin frezler kullanılarak amalgam dolgu sökülmelidir. Dolgunun büyük parçalar halinde çıkarılmasına gayret edilir. Atıkların kanalizasyona karıştırılmaması önerilir.

Ben şimdi ne yapmalıyım?

Siz de ağzınızdaki metal dolgular nedeniyle kaygı duyuyorsanız dolgularınızın mevcut durumu ve yapılabilecekler hakkında bilgi almak ve düzenli diş kontrolünüzü yaptırmak için randevu alabilirsiniz. Bu yazımızda metal dolgunun zararlı olmadığını ancak hamileler, böbrek hastaları ve süt dişlerinde civalı dolgunun uygulanmasının tavsiye edilmediğini öğrenmiş olduk.
Amalgam dolguların sökülmesi gerektiğinde de gerekli tedbirlerin alınarak sökülebileceğini ve yerine bir diş kaplaması veya dolgu yapılabileceğini öğrendik. Ancak ağzımızda bulunan eski amalgam dolguların değiştirilmesinin zorunlu olmadığını ve sağlığımızı bozmayacağını tekrar etmekte fayda görüyorum. Aslına bakarsanız birçoğumuzda bulunan diş eti iltahabı vücudumuza daha fazla zarar vermekte. Size önerim en kısa zamanda diş hekimi randevunuzu alıp detaylı bir muayene olmanızdır.

Sağlıkla kalın.

Randebu için 02129093748

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Devamını Oku