Nisan 2017 - Dr. Sertaç KIZILKAYA
  • Türkçe
  • İngilizce

Opening Hours : Mesai: Pazartesi - Cumartesi 09:00-19:00
  Contact : +90549 347 43 47

Archive for Nisan 2017

DİŞ İMPLANTI TARİHÇESİ

Diş implantları XX.yyın ikinci yarısından itibaren bilimsel olarak ele alınarak rutin diş hekimliği tedavileri arasında yerini almıştır.
Tarihçesine bakıldığında, konu ile ilgili en eski bulguların Mısır ve Maya uygarlıklarında kaybedilen dişlerin yerine yeşim taşı vs gibi suni maddelerin çene kemiğine ekilmesi olduğunu görmekteyiz.

Güncel implantoloji uygulamalarına benzer ilk çalışmalar XX.yy başlarına rastlamaktadır. 1908 yılında ABD’de Greenfield ilk diş implantı patentini almıştır. Geçen yüzyılın ortalarına kadar Strock, Formiggini, Chercheve, gibi dişhekimlerinin günümüzde kullanılan implantlara benzer uygulamalar yapmışlardır. Ancak bu yaklaşım ve çabaların hepsi ampirik uygulamalar olarak ve vaka raporlarının ötesine gidememiş çalışmalar olarak kalmışlardır.
Oral implantolojideki bilimsel gelişmelerin başlangıcını Branemark ve ark.ile Schroeder ve ark.nın saf titanyum implantlar ile yaptıkları temel çalışmalar oluşturur.
Branemark 1955 yılında tavşan tibialarında revaskülarizasyonu vital mikroskopi ile inceleyen bir deney sırasında tesadüfen kemik ile titanyum arasındaki sıkı adaptasyonu fark ederek konuyu daha detaylı araştırmıştır. Branemark ve ark., bu fenomeni  “osseointegrasyon” olarak adlandırıp ‘yaşayan kemik dokusu ile titanyum implant arasında, ışık mikroskobu düzeyinde büyütme ile gözlenen direkt temas’ olarak tanımlamışlardır. Aynı araştırıcılar daha sonra bu olguyu ‘canlı kemik dokusu ile yükleme altındaki implant yüzeyi arasında direkt yapısal ve işlevsel bağlantı’ tanımı ile pekiştirmişlerdir.
İsveçli araştırıcılar, 1965 yılından itibaren total dişsizlik vakalarının sabit protezler ile rehabilitasyonu amacıyla uyguladıkları tedavilerin sonuçlarını 1969 ve 1977 yıllarındaki iki yayın ile dişhekimliği literatürüne kazandırarak konunun bilimsel platforma oturmasında öncülük etmişlerdir. Bu tedavi konseptinde alt ve üst çenelerin ön bölgelerine yerleştirilen dört ile altı adet implant üzerine okluzal tutucu vidalar ile sabitlenen protezler yapılmaktadır.
Başlangıçta total dişsizlik vakalarının rehabilitasyonuna yönelik olarak ortaya çıkan osseointegre diş implantları, zaman içerisinde saptanan başarılı sonuçların ışığı altında endikasyon alanını genişleterek, tüm diş eksikliği biçimlerinin tedavisini kapsar hale gelmiştir.

İMPLANT UYGULAMALARI

Günümüzde, kemik içiimplant uygulamalarının ana hedefi osseointegre implantlar ve bunlardan destek alan implant-üstü protezler ile her türlü dişsizliğin rehabilitasyonudur. Endikasyonları tek diş eksiklikleri, parsiyel ve total diş eksiklikleri, ortodontik vakalar şeklinde sıralayabiliriz.
Uygulama biçimleri olarak, immediat implantasyon, immediat yükleme, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, sinüs grafting/lifting, onlay/blok grafting, spliting, platelet-rich-plasma, distraksiyon osteogenezis ve osteotom tekniklerinden faydalanılmaktadır. Ortodontik diş hareketlerinde implantlar, ankraj ünitesi görevini görebilmektedirler. Ankraj implantların uygulandıkları bölgeleri, sert damak (palatal implantlar), zigoma kemiği (titanyum mini-plaklar), retromolar bölge ve alveoler kemik olarak sıralayabiliriz.
Devamını Oku
Ağrıyan Dişe ne yapmalı?

Ağrıyan Dişe Ne Yapmalı?

Günlük hayatta dişlerimizin varlığını tek hatırlamayız. Bazen fırçalamada ihmal ederek dişlerin çürümesine uygun ortam yaratırız. Zaman içerisinde oluşan diş çürükleri başlangıç aşamasında soğuk sıcak hassasiyeti ile belirti verdiğinde de bu uyarıları dikkate almayız.

Giderek ilerleyen diş çürüğü diş sinirine bulaştığında şiddetli ağrılar yapmaya başlar. Kendiliğinden geçmeyen bu ağrıları gidermek için ağrı kesici içildiğinde ilk başlarda ağrı geçer. Zaman içerisinde oluşan enfeksiyon ağrı kesicilerin de etkisini göstermemesi ne neden olur. Bu durumda doktora gitmekten başka çare kalmaz. Dişin içerisinde ilerleyen çürük madde kaybına neden olmuştur. Diş kökünde de enfeksiyon vardır. Diş Hekimi her şeye rağmen dişinizi kurtarmak isteyecektir. Mümkün ise dişin çekilmeden kanal tedavisi ile kurtarılması önerilir. İlerlemiş enfeksiyonlardan bazen diş çekmekten başka çare yoktur. Bu yazıda dişin ne zaman kanal tedavisi ihtiyacı olacağını ve kanal tedavisinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağım. Kanal tedavisi yapılmadığında ne olacağı ile başlayalım isterseniz.

KANAL TEDAVİSİ YAPILMADIĞINDA NE OLUR?

Kanal Tedavisi

Kanal Tedavisi

Dişler üzerinde veya ara yüzden oluşan çürüklerin ilerlemesi durumunda dişlerde ağrı oluşmaya başlar. Zamanla canlılığını kaybeder ve dişin pupa odasında enfeksiyon meydana gelir. Bir şey bu aşamada kanal tedavisi yapılmaz ise iltihap diş içerisinde ilerler ve bir şey yapılmaz ise süreç kaybetmeye kadar gidebilir. Diş çürüğünde rol alan bakteriler dişin içerisinden kanal vasıtası ile kemiğe kadar ilerler ve şiddetli ağrı sonrasında diş kökünde veya yüzde şişlik meydana gelebilir. İlerleyen çürük ve enfeksiyon ile diş tedavi edilemez bir hal alır ve dişin çekilmesi gerekebilir.

KANAL TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Kanal tedavisi yapılmaya karar verildiğinde dişin tam olarak uyuşturulması gerekir enfeksiyon mevcut ise Antibiyotik kullanımı veya apse drenajı sağlanır kanal tedavisi için uygun duruma geldiğinde dişin üzerinden açılan delik ile pulpa odası temizlenir ve kanal içerisine girilir Diş kökü uzunluğu ölçülür çalışma alanı olarak adlandırılan Diş kökü boyu kanal evleri ile temizlenir genişletilen kanallar doldurulmak için uygun komik forma getirilir kanal doldurma işlemi öncesinde kanal duvarlarının ve bütün kanalların tam olarak temizlendiğini emin olmak önem taşır kanal dolgusu ile şekillendirilmiş kanallar doldurulduktan sonra diş üzeri kapatılır genellikle kaplama yapılan kanal tedavili dişler uzun süre kullanılabilmektedir

KANAL TEDAVİLİ DİŞİN ÖMRÜ NE KADARDIR?

Kanal tedavisi yapılan ve çürük kısmı tedavi edilen bir diş kökü enfeksiyon tamamen ortadan kalktıktan sonra herhangi bir ağrı problemi yapmıyor ise artık doğal dişiniz gibi ömür boyu size hizmet edebilir. Kanal tedavisinde dişin içerisinde dolaşan sıvı ve kan engellendi için diş kırılgan duruma gelir. Bu nedenle kanal tedavisi yapılan dişin sonradan mutlaka üzerine diş kaplaması yapılması tavsiye edilir.

Burada üzerinde önemle durulması gereken konu dişi canlı tutan pupa alındığı için yerine koyulan kanal dolgu maddesi de sıvı dolaşımını engellediği için kanal tedavisi ile ağrısı indirilen bakterilerden uzaklaştırılan diş zamanla sıvı kaybına uğrayarak kırılgan bir hal alır ve kuvvetlere karşı dayanıklılık azalır. Bu nedenle kanal tedavisi sonrası diş üzerine koruma amaçlı bir kaplama yapılması önemlidir.

KANAL TEDAVİSİ SONRASI NASIL BİR DİŞ KAPLAMA YAPILMALIDIR?

Kanal tedavisi olmuş diş yeniden hayata gelmiş bir değiştir başarılı bir kanal tedavisi dişin ömür boyu ağızda kalmasını sağlar. Üzerindeki harabiyeti gidermek amacıyla diş kaplaması yapılan kanal tedavili diş iyi bir kaplama sayesinde yeterli estetik ve fonksiyonun sağlayacaktır. Uzun ömürlü bir diş kaplaması için bilgisayar destekli üretim aşamalarıyla zirkonyum diş kaplamalar yapılmaktadır. Ağızdaki diş ve diş eti ile mükemmel bir uyum sağlayan Zirkonyum diş kaplama var kanal tedavili dişin üzerinde uzun süre sağlıklı bir şekilde kullanılabilir diş eti ile olan biyolojik uyumu kaplamanın kendi Dişiniz gibi görünmesini sağlayacaktır.

Kanal tedavisi diş dolgusu ile karşılaştırıldığında daha masraflı bir tedavidir. Tedavi süresi ve fiyatı daha fazla olan kanal tedavisi zamanında müdahale edildiğinde dolgu ile kurtarılabilir. Dolgu yapıldığında diş üzerine kaplama yapılması gerekmez. Dişin canlılığı ortadan kalkmaz. Erken teşhis ve tedavi ile dişlerin kanal tedavisine gerek kalmadan dolgu yapılması büyük önem taşır. Senede bir defa yapılacak diş kontrolleri sayesinde diş çürükleri ilerlemeden teşhis edilebilir.

PERİYODİK KONTROL RANDEVUSU İÇİN BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.

 

 

Devamını Oku
Sinüs lifting işleminde piezo cerrahi kullanımı yaygındır.

Piezo Cerrahi Nedir?

Diş hekimliğinde modern cihazlar yardımı birçok operasyon daha kolay yapılabilmektedir. Özellikle çene cerrahisi bölümü son yıllarda sıklıkla kullanan piezo cerrahi sinir ve kemik üzerinde çalışmak son derece rahat bir olmuştur.

PİEZO CERRAHİ NEDİR?

Piezoelektrik Kemik Cerrahisi, kesme kemik dokusu uygulamasında piezoelektrik titreşimleri kullanan bir işlemdir . Süreç Tomaso Vercellotti tarafından geliştirilmiştir. Maksillofasiyal, kranial ve spinal prosedürlerde kullanım için uygundur. Ultrasonik cihazın frekans ayarı yapılarak, sert doku kesmek mümkündür. Yumuşak dokularda kesme yapmaz. Ultrasonik frekans, 10, 30 ve 60 devir / saniye (Hz) ila 29 kHz arasında modüle edilir. Düşük frekans, yumuşak doku değil, mineralize yapıların kesilmesini sağlar. Çeşitli kemik yoğunluğu türleri için önceden ayarlanmış güç ayarları ile güç 2.8 ila 16 W arasında ayarlanabilir. Uç 60-200 μm aralığında titreşir ve hassas kesiklerle temiz kesime izin verir.

Piezocerrahi yönteminde mikro titreşim olur ve bu sayede kemik üzerinde aşındırma ve şekillendirme olmaktadır mikrop piezo cerrahi ilk olarak sinüs lifting işleminde kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra kullanım alanları giderek artmıştır. Temel olarak sinir damar sinüs membranı veya vücuttaki ısı veya mekanik hasara duyarlı yumuşak dokulara komşu kemik kesilerinde tercih edilmektedir.

Ultrasonik olarak ortaya çıkan basınç değişimleri ile yıkama solüsyonu fiziksel olarak çok küçük sıvı veya buhar kabarcıklarına dönüştürülür. Bu sıvı ve buhar kabarcıkları ses alanı içerisinde hacimce büyük küçülerek salınım yaparlar. El parçasının kullanmanın en etkin yolu yüksek hızda ve düşük basınçta kullanmaktır.Bu etki ile cerrahi içlemlerin gerçekleştirilmesine piezocerrahi denilir.  Basınç artışı titreşimleri kesilmesine ve ısı artışına yol açar. Bazı avantajları yanında dezavantajlarının da bilinmesi sitemin doğru ve verimli kullanılmasına olanak sağlar.

PİEZO CERRRAHİ AVANTAJLARI

Piezo cerrahi uçlar doğrudan sinir veya yumuşak dokulara temas etse bile bunlardan herhangi bir kopma olmaz. Bu nedenle sinir dokusu yakınındaki cerrahi işlemlerde piezo cerrahi yöntemi güvenle kullanılabilen bir yöntem olmuştur. Kanama nedeniyle çalışma alanındaki görüşün bozulduğu ve çalışma etkinliğinin azaldığı alışılmış mikro testere piezo cerrahi de neredeyse iç kanama görülmez ve bu sayede çok iyi bir operasyon bölgesi görüşür sağlanır. Düşük basınçta yaratılan kazıma etkisinin yanında uygulanan yıkama ortamdaki kanı uzaklaştırmakta ve görüş alanını arttırmaktadır. Çevre dokulardan gelen kanama da dahil olmak üzere operasyon sırasında toplam kan kaybı piezo cerrahi ile azaltılmaktadır.

Bu yöntem dar alanlarda hassas çalışmaya imkân sağlar. İstenmeyen yumuşak dokuların uzaklaştırılmasında ve kök yüzeyinin düzleştirilmesi de etkili bir şekilde kullanılır.
Piezo cerrahi yöntemi ’nin en önemli avantajlarından bir tane ultrasonik frekansın oluşturduğu kavitasyon fenomeni içerisinde alçak basınçlı buhar boşluklarının meydana gelip çökmesine kavitasyon etkisi denir. 

NASIL KULLANILIR?

Kesme işleminin sesi uygulanacak kuvveti ayarlamak için akustik bir geri bildirim olarak kullanılabilir. En yüksek basınçtan kesici uç çalışmayı durdurduğunda ve sadece ısı meydana geldiğinde kemik hasarının oluştuğunu ve işlemi durdurmak gerektiğini belirten bir uyarı sesi alınır. Kesici uç kemik üzerinde aşırı bir kuvvet uygulamadan düzgün bir şekilde kaldırılmalıdır. Ayarların düzgün seçilmesinin tedavi etkinliğinin arttırılmasının yanında komşu dokulardaki yan etkilerin azaltılması bakımından ciddi bir öneme sahiptir.
Cerrahi sahanın net görünmesi çalışılan ortamda kavitasyon etkisi ile kanamanın olmaması. Mikrometre hassasiyetine sahip olması büyük bir avantaj sağlar. Diğer bir önemli avantajı da yumuşak dokulara zarar vermemesidir.


Diş hekimliğinde kullanılan piezo cerrahi’nin dezavantajları:

  1. Kalp pili taşıyan hastalarda kullanılmaz.
  2. Maliyeti yüksektir.
  3. Operasyon süresinin uzamasına neden olur.
  4. Öğrenme süresi uzundur. Hekim’in devamlı pratik yapması gerekir.
  5. İyi bir aspirasyonahtiyaç vardır bölge ile fazla yıkanır .
  6. Kulak şikayeti olan hastalarda kullanımı sorun yaratabilir işitme cihazları ayarlanmalı

PİEZOCERRAHİ UYGULAMASININ ETKİLERİ

Kemik yapılarına ve hücre canlılığına etkisi kemik yenilenmesi için son derece önemlidir sürtünme nedeni ile ısı artışı olması hücreler için tehlikeli olabilmektedir.

Ultrasonik kök yüzeyi düzeltme sonrasında canlı dokuların ısıdan kaynaklanan tasarı mümkündür. Ultrasonik cihazlar kullanıldıktan sonra yara iyileşmesi daha hızlı olmaktadır .

Otojen kemik greftlerinin elde edilmesi amacı kullanılabilir. Sinüzit ameliyatlarında etkin bir şekilde kullanılır.  Üst çene arka bölge implant tedavisi sinüs tabanının cerrahi olarak yükseltilmesi gerektiğinde yani sinüs lifting, sinüs yükseltme ameliyatlarında sinüs membranın yırtmadan kemik tozu koymak gerekir Piezo cerrahi sayesinde Bu işlem daha rahat yapılabilmektedir. Gömük dişlerin çıkarılmasında da özellikle alt çene sinirinden kaçınmak ve ona hasar vermemek için piezo cerrahi tekniği kullanılabilir.

Özetlemek gerekirse bu sistemde Çene Cerrahisi ve implant işlemlerinde avantaj sağlanmaktadır. En büyük avantaj sinir damar ve sinüs gibi önemli biyolojik oluşumları ve diğer yumuşak dokuların korunması vehasta ve hekim kontrolü yan ısıra operasyon alanında sağlanan yıkama ile çok iyi bir görüş alanı oluşturması sayılabilir.

Piezo cerrahi ile yapılan operasyonların süresi daha uzun olur ancak komplikasyonlar azaldığı için tercih edilir.

 

Devamını Oku
Şeffaf plak orotodonti

Plak ile ortodonti tedavisi

Size özel yapılmış şeffaf plaklar ile eğri dişleri düzeltmek mümkündür. Eğri dişleri düzeltmek için uygulanan telsiz ortodontik tedavi yöntemine şeffaf plak yöntemi denir. Bu yeni yöntem hakkında bilgi almak ve eğri dişleri telsiz ortodonti ile düzeltmek için bilgi almak isterseniz yazıyı okumalısınız. Diş estetiğinin her geçen gün daha çok önem kazanması eğri dişlerin hızlı bir şekilde düzeltilmesi talepleri ve dişlere tel takmak istemeyen hastalar çoğaldıkça şeffaf plak ile ortodonti tedavi uygulamasının daha çok gündeme geldiğini görüyoruz. Diş kaplaması yapmadan ve dişleri kesmeden estetik görünüme kavuşmak isteyenler için güncel başarılı sonuçları olan bir tedavi yöntemini anlatacağım.

Dişine tel taktırmak istemeyen hastalar benim gözümde hap haklıdır. Ben de kişisel olarak dişime tel taktırmak istemezdim. Canım da malım da kıymetlidir. Dişlerimin zarar göreceğini düşünürdüm her şeyden önce. Ama eğri dişlerle de dolaşmayı hiç istemezdim. O zaman geriye diş kaplaması kalıyor ama diş rengim ve şekli gayet iyi. sadece sıralanış bozukluğu için diş kaplaması yaptırmak biraz ters gelirdi bana. Peki ne mi yapardım kendi dişlerim için? Şeffaf plak ile ortodonti en uygun seçenek olurdu tabi. Şimdi şeffaf aparey, invisalign c-aligner, ORTHERO gibi bir çok marka adı ile bilinen yöntem hakkında bilgi alalım.

ŞEFFAF PLAKLA ORTODONTİ NEDİR?

Bilgisayar ortamında tasarlanan şeffaf plaklar dişlerin istenilen ideal pozisyona gelmesini sağlarlar ağızdan alınan ölçüye göre hazırlanan plaklar bilgisayar kontrollü makinalarda üretilirler.Bir seri plak hazırlanır. Her plak değiştirildiğinde dişler bir miktar hareket eder. Plak serisinin sonunda dişler istenilen pozisyona gelir. Düzeltme süresi çapraşıklığın durumuna göre farklılık gösterir.
Şeffaf plakların en büyük avantajı ilk bakışta göze batan metal tellerin olmamasıdır. Şeffaf görünümü ile estetik açıdan en ideal yöntem olan şeffaf aparey ile eğri diş düzeltilmesi tedavisi hastalar için estetiğin önemli olduğu durumlarda tercih edilir. Telsiz ortodonti olarak bilinen yöntem sayesinde özel günlerinizde plağı çıkararak sınırlı bir zaman dilimi için de olsa özgürlüğün tadını çıkarabilirsiniz. Diş telleri takıldığında tedavi süresi boyunca teller dişlerin üzerinde yapışık kalmak zorundadır.

PALK İLE ORTODONTİ TEDAVİSİNDE BİLİNMESİ GEREKENLER

Bu plaklar şeffaf yapıları nedeniyle nerede ise hiç görülmeyen yapıdadır. Şeffaf aparey ile telsiz ortodonti tedavisi bir o kadarda etkin ve hassas ileri teknoloji ürünüdür. Plaklar hasta tarafından takılıp çıkarılabilir.
Yanaklarda ve dudaklarda yara yapmazlar yemek yerken çıkarılıp rahatlıkla beslenme sağlanabilir. En önemli avantajlarından bir tanesi de tedavi süresinin ve tedavi sonucunu bu yöntem ile önceden kesin olarak biline bilmesidir.
Dişler üzerine takılan şeffaf plaklar son derece ince ve orta sert elastik malzeme ile yapılırlar. Bu plaklar sayesinde en fazla kullanım kolaylığı sağlayan ortodonti tedavisi bir hafta plak kullanıldığında çok kısa bir sürede konuşma adaptasyonu sağlanır ve konuşmada zorluk görülmez.
Şeffaf plak ile yapılan ortodonti tedavisi sonucunda ortaya çıkacak diş ve ağız yapısının tedavi başlangıcında hastaya 3 boyutlu görsel simülasyon olarak gösterilmesi mümkündür.Bu sayede hasta tedavi sonunda elde edeceği görünümü simülasyon olarak izleyebilir.
Tedavi süreci kapsamında hızlı düzeltme imkanı sağlar randevu sıklığı daha azdır şeffaf plak yönteminin size uygun olup olmadığını öğrenmek için lütfen diş hekiminiz ile bağlantı kurun.
Kliniğimizde şeffaf plak tedavisi ile düzeltilen ortodonti hastalığının örnekleri yer almaktadır. Bilgisayar tasarımı ile kendi dişinizin nasıl düzeltileceğini de sizden alınan ölçü ile gösterebiliyoruz.

ŞEFFAF PLAK İLE ORTODONTİ NEREDE YAPTIRABİLİRİM?

İstanbul Küçükçekmece de bulunan diş kliniğimiz metrobüs durağı yanında olması nedeni ile Avcılar, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Sefaköy, Bakırköy, Halkalı, Bağcıla,r Güngören, Fatih ilçelerinden kolay ulaşım imkanına sahiptir. Randevu alarak dişleriniz için şeffaf plak ile ortodonti işlemine uygun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Dişleri düzeltmek için farklı yöntemler uygulanabilir. Ortodonti tedavisi bunlardan birisidir. Bazı durumlarda dişlerin üzerine kaplama yapmak veya laminate veneer uygulamak tercih edilebilmektedir. Diş hekimi size yapacağı muayene sonrasında en uygun tedavi seçeneğini nedenleri ile birlikte size anlatacaktır. Kendi diş yapınıza uygun tedavi plan ve önerileri için hemen bizimle iletişim formunu kullanarak temasa geçebilirsiniz.

Devamını Oku
Panoramik rontgen

Sinüs Yükseltme Ameliyatı

Sinüs Yükseltme Nedir?

İmplant başarısının anahtarı uygulama için kemik hacminin yeterli olmasıdır. Bilinen en önemli başarı etkeni implantın yerleştirileceği kemiğin miktarı ve kalitesidir. Üst çene küçük azı dişlerinden itibaren arka bölgede kafa tası içerisinde bulunan sinüs boşluklarının olduğu bölgedir. Diş kökleri çoğu zaman sinüsler ile komşudur. Bazen kökler sinüs çerisinde de olabilir. Diş çekiminden sonra uzun süre bekleyen hastalarda hem çene kemiğinin erimesi hem de sinüs boşluğunun yer çekimi nedeni ile aşağıya doğru sarkması sonucu yeterli kemik hacmi kalmayabilir.
Sinüs lifting olarak adlandırılan sinüs tabanını kemik tozu ile doldurarak implant için yer açma işlemi diş hekimliği implant cerrahisi uygulama alanlarından bir tanesidir.
Diğer bir anlatım ile sinüs cerrahisi sinüs zeminini yükseltmek ve diş implantlarının yerleştirilmesi için kemik hacmi kazanmak amacı ile uygulanan bir işlemdir.
Sinüs yükseltme ameliyatı arka bölgede implant yapılamayacak kadar az kemik olan bölgenin rehabilitasyonu amacı ile uygulanır. Kemik hacminin arttırılması suretiyle bu bölgeye implant uygulanması sağlanabilir.

SİNÜS YÜKSELTME SONRASI NE ZAMAN İMPLANT UYGULANABİLİR?

Yükseltme hacmi mevcut kemiğin durumu hastanın yaşı sigara kullanımı gibi faktörler dikkate alınarak 3 ile altı ay gibi bir bekleme süresi sonunda implant uygulaması yapılabilir. Yeterli destek sağlandığında iyi bir çiğneme sağlanacak ve uzun ömürü kullanım mümkün olacaktır.

Devamını Oku