All Posts Tagged: beslenme ve diş çürüğü

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Beslenme ve diş çürüğü

Beslenme ve diş çürüğü

Hastalar, beslenme ve çürük arasındaki ilişki hakkında bilgilendirilmelidirler. Bilindiği üzere,baş  suçlu olarak bilinen  şekerin yanı sıra, kolayca çözülebilen mono ve disakkaridler de ağızda, parçalanarak aside dönüşürler.
Pratikte de görülmüştür ki,  şekerden zengin öğün ve ara öğünlerin azaltılması en doğru yöntemdir.
Yüksek çürük aktivitesi olan kişilerde, beslenme alışkanlıkları araştırıldığında, sorumlu unsuru bulup çıkarmak pek kolay olmamaktadır. Uzun zaman alacak bir araştırmada bile sonuç alınması mümkün değildir.
Diş  çürüğünün çok faktörlü olması nedeniyle, mayalanabilir karbonhidratların hangi sıklıkta alımının çürük riskine etkili olduğunu tam olarak tanımlamak mümkün olmamaktadır.
Ancak, günde ikiden fazla  şekerli ara öğün veya beş kez ve daha fazla  şekerle temasın çürük riskini arttırdığı kabul edilmelidir.
Beslenmeye bağlı olduğu anlaşılan eroziv defektler için, anamnezde asitli yiyecek‐içecekler sorgulanmalı ve öneriler getirilmelidir.

Florid Profilaksisi

Floridlerin çürük önleyici özelliği, gerek bilimsel gerekse klinik olarak tartışmaya gerek bırakmayacak bir biçimde kanıtlanmıştır. Son yıllarda, özellikle çocuklarda ve gençlerde gözlenen çürük prevelansındaki düşüşün, floridlerden kaynaklandığını söylemek mümkündür.
En etkili uygulama da sürmekte olan ve yeni süren dişlerde görülmektedir. Her ne kadar floridlerin, sürme öncesi ve sistemik etkilerinden bahsedilse bile, bu etkinin çok fazla olmadığını da belirtmek gerekmektedir.

Florid profilaksisinin başarılı olması için, ömür boyu sürdürülmesi gerekmektedir.

Uygulama yöntemleri ve yoğunluğu, kişinin ihtiyacına, çürük risklerine göre belirlenmelidir. Düşük riskli hastalar için temel flor profilaksisi yeterli olacaktır. Yüksek risklerde, ek önlemler ve yoğun profilaksi önerilmektedir. Her olguda, önce hangi yöntemlerin veya hangi kombinasyonların uygun olduğuna karar verilmelidir.
Bu arada yörede kullanılan içme sularındaki florid düzeyi, özellikle tüketilen maden
sularındaki florid düzeyi gözden kaçırılmamalıdır. Az bir olasılığa rağmen florozis riskini elimine etmek için, 5‐6 yaşına kadar olan çocuklarda yutabilecekleri florid miktarı da hesaba katılmalıdır. Pediatrik floridli diş macunları altı yaş dişi sürene kadar kullanılmalıdır. Yüksekkonsantrasyonlu flor‐jel ve diğer lokal florid preparatları yalnız yüksek çürük riski altındaki çocuklarda denetim altında uygulanmalıdır.
Değişik florid uygulama kombinasyonları yüksek
riskli olgularda endikedir.

Korumada Florid

Düşük Çürük Riski
Temel Profilaksi
• Florürlü macun
• Florürlü tuz
• Florur Jel
Yüksek Çürük Riski
Yoğun Profilaksi
• Florürlü macun
• Florürlü tuz
+Endikasyonuna Göre
• Florlu jelle fırçalama
• Florlu solüsyonlar
• Florlu cila (lak)
• Flor tabletleri

Fissür örtücü

Çocuk ve gençlerde, primer çürük lezyonlarının çoğu fissürlerde görülmektedir. Okluzalyüzün morfolojisi ve mikrobiyal dental plak bulunan yüzeylere florid etkisinin az olmasıburada lezyonların nedeni olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle de bu yüzeyler özelliklede sürekli azıların yüzeyleri korumada daha çok dikkat ve özen gerektiren alanlardır.
Bu lokalizasyonda, fissür örtücü uygulamasının çürük korumasında en uygun önlem olduğu
kesindir. Yüksek riskli olgularda diğer dişlere de örtücü uygulanması endikedir.
Fissür örtücü uygulanmış  dişler sürekli kontrol edilmeli, düşenler yenilenmelidir.
Yarar/maliyet ilişkisinin analizi için endikasyonlara dikkat edilmelidir (Tablo 6)52

 Fissur Örtücü

Endikasyonlar

• Yüksek riskli çocuk ve gençlerde molar dişlere
• Morfolojisi uygun olmayan dişlere (derin fissur vs.)
• Kuru çalışma ve kontrolün mümkün olması
Kontrendikasyonları
• Düşük riskli hastalar
• Düz okluzal yüzeyler
• Kuru çalışmanın mümkün olmaması
Dokümantasyon ‐ Tıbbi Kayıt
Soruna yönelik kişisel korumada aşağıdaki noktaların kayıt altına alınması gerekmektedir.
• Anamnez
• Tanı
• Önerilen önlemler, enstrümanlar
• Kontroller
Anamnezde, lezyona neden olan etkenler saptanmalıdır. Özellikle, çürüğe yol açan faktörlerve o ana kadar proflaktik tedavilerin niteliği ve oluşan sorunları sorgulanmalıdır. Tanı kayıtlarında ise, primer ve sekonder çürüklerin yanında mevcut restorasyonlar, ağız hijyeni, dişeti ve periodonsiyumun durumu, mikrobiyal dental plak, diştaşları ile uygun indeksle saptanmış olan dişetlerinin durumu da bulunmalıdır. Nonspesifik yöntemlerle yapılan tanı ve kayıtlar ise ancak, hijyeni iyi ve çürük riski düşük hastalar için yeterli olmaktadır.
Optimal bir ağız hijyeni için hastaya önerilen fırça, macun, plak kontrolü indikatörleri gibi tüm enstrümanlar, kayıt altına alınmalıdır.
Kontrol muayenelerinde profilaktik önlemlerin, genel hijyene, dişeti ve periodonsiyuma
etkileri de klinik olarak değerlendirilerek yazılmalıdır. Hastanın işbirliğine isteksizliği ile kendiliğinden oluşan diğer sorunlar da kaydedilmelidir.
Topluma Yönelik Koruma Kreş, yuva, okul, yurtlar ve huzurevlerinde yapılan düzenli koruma çalışmaları, çürük
insidansının gerilemesinde etkili olur. Dişhekimlerinin görev alanına alınan koruma
çalışmaları; kamu kurumlarının, öğretmenlerin ve bu iş  için eğitilmiş  kişilerin yardımları ile başarılı olur.
Bu başarıda aşağıdaki unsurlar etken olmuşlardır;
• Kurumlar ile işbirliği
• Ana baba ve öğretmenlerin bilgilendirilmesi
• Düzenli bir biçimde profilaktik önlem ve muayenelerin sürdürülmesi (ağız hijyeni,
florlama, beslenme önerileri)
• Yardımcı personelin bilgilendirilmesi (huzurevi, yurt ve okullardaki görevliler)
• Çocukların en az yılda bir kez muayenesi

Aykut Mısırlıoğlu Plastik Cerrahi eğitimine 1994 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesinde başlamış 2000 yılında buradaki eğitimini
tamamlayarak Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı olmuştur.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ