All Posts Tagged: çürüğü

Estetik diş dolgusu

Diş çürüğü

Diş çürüğü

Dişhekimliği mesleğinin asıl amacı; doğal dişleri sağlıklı tutmak ve bu amacı halka benimsetmek olmalıdır. Diş çürüğü ile mücadele ederek diş ve ağız sağlığının idamesinde temel gereksinim; bilimsel temele dayanan bir anlayıştır ve bu da doğru teşhise, önleyici ve tedavi edici planlara dayanır.

“Diş çürüğü”terimini çoğu kez anlamından farklı kullanırız. Çoğu klinik çalışmalarda bu terimin devam eden veya geçmişteki hastalığın kaybedilen semptomlarını yansıttığını hatırlamamız önemli bir noktadır. Artık günümüzde diş çürüğü tükürükteki ve diş dokusundaki kalsiyum (Ca) ve Fosfat (PO4 ) iyonları arasındaki kapsamlı bir dengenin görüntüsü olduğu ve bu dengede Florür (F) ve diğer faktörlerden etkilenen plak mikroorganizmalarının da dolaylı etkisinin olduğu bilinmektedir.

Çürük riskinin belirlenmesi

Dişhekimleri bütün hastalarında başlangıçta mevcut olan çürüğü; yüksek, düşük veya orta derecede riskli   olarak kaydetmelidirler. Çürük aktivite testleri Genellikle tükürük hakkında az şey bilinmektedir. Ancak günümüzde, bilimsel teknolojinin gelişmesiyle birlikte gereken teknik olanaklar, dişhekiminin çalışma ortamında hemen kullanabileceği tarzda tasarlanmış ve imal edilmiştir.

Klinik muayene

Çürük riski için en faydalı göstergedir. Klinik ve radyografik muayenede, gözlenen

•             Tekrarlayan dolgu

•             Çoksayıda yeni çürük ile birlikte tekrarlanan tedavilerin olması

•             Durgun,temizlenemeyen bölgelerin varlığı

•             Örtülmemiş derin fissurlar

•             Dişeti çekilmesi ile açığa çıkmış kök yüzeyleri

•             Çok bantlı ortodontik apareyler

•             Bölümlü takılıp çıkarılabilen kancalı protezler

•             Kötü dolgular da plak birikimini ve çürük riskini artırırlar.

Diyet hakkında bilgi almak , çürük riskinin belirlenmesinde oldukça önemli olabilir. Tıbbi veya sosyal hikâyedeki bir değişiklik alışkanlıkları ve dolayısıyla çürük riskini değiştirebilir. Emeklilik ve yas (acı) gibi hayattaki bazı dönemler yaşam tarzında, diyette ve diş sağlığında değişikliğe neden olabilirler. Hastalara çürüğün nedenini açıklamamak etik olmayan bir durumdur. Böyle durumlarda diş
çürüğüne yediğimiz, içtiğimiz şeylerin neden olduğunu açıklanabilir ve hastaya bir diyet formu verilebilir ve 3 gün boyunca bütün yediğinin ve içtiğinin veya alman ilaçların kaydı istenebilir. Burada önemli olan çürüğe yatkın bir erişkinde şeker alım sıklığının diyet analizi ile ortaya çıkabilmesidir. Hastanın değişip değişmeyeceği başka bir sorundur, alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak böyle bir form hasta eğitimi için temel oluşturur. Böylece bilgilendirilen hasta kendisi kabul edilebilir çözümler önerebilir.

Daha iyiyi elde etmek için yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkânsız değildir. Risk tayini önleyici ve onarıcı tedavinin her ikisinde de risk düzeyinin belirlenmesi çok önemlidir. Yüksek  çürük riski sınıfındaki bir hasta için restoratif tedavi gerektiğinde girişimler, kişiyi; uygulanabilen daha konservatif tedavi planından sonra daha düşük çürük risk sınıfına çekme yönünde olmalıdır.

Önleyici bakım

Diş hekimleri her zaman aktif çürük veya aktif çürük şüphesi olan durumlarda ağız içinde uzun süreli değişikliklere neden olacak girişimlerde bulunmaya zorunludur.

Önleyici bakım; oral hijyen, diyetle ilgili sorunlardaki öğütler, florürlü diş macunu gibi topikal ajanların evde kullanımı ve bazı durumlarda
da terapotik verniklerin veya fissür örtücülerin klinik kullanımından oluşur.
Hepimizin bildiği “korumak için genişletme” prensibinde öncelik genişletmededir. Ancak günümüzde dişhekimliği pratiğinde materyal ve tekniklerdeki olumlu gelişmeler nedeniyle öncelikler yer değiştirmeye başlamıştır. Artık korumak genişletmekten önce yapılabilmektedir. Restoratif dişhekimliğinde korumak hastalara karşı bir sorumluluktur. Bu nedenle restoratif tedavi düşünülmesi halinde koruyucu alternatiflerin mutlaka düşünülmesi gerekmektedir.

Devamını Oku
Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Beslenme ve diş çürüğü

Beslenme ve diş çürüğü

Hastalar, beslenme ve çürük arasındaki ilişki hakkında bilgilendirilmelidirler. Bilindiği üzere,baş  suçlu olarak bilinen  şekerin yanı sıra, kolayca çözülebilen mono ve disakkaridler de ağızda, parçalanarak aside dönüşürler.
Pratikte de görülmüştür ki,  şekerden zengin öğün ve ara öğünlerin azaltılması en doğru yöntemdir.
Yüksek çürük aktivitesi olan kişilerde, beslenme alışkanlıkları araştırıldığında, sorumlu unsuru bulup çıkarmak pek kolay olmamaktadır. Uzun zaman alacak bir araştırmada bile sonuç alınması mümkün değildir.
Diş  çürüğünün çok faktörlü olması nedeniyle, mayalanabilir karbonhidratların hangi sıklıkta alımının çürük riskine etkili olduğunu tam olarak tanımlamak mümkün olmamaktadır.
Ancak, günde ikiden fazla  şekerli ara öğün veya beş kez ve daha fazla  şekerle temasın çürük riskini arttırdığı kabul edilmelidir.
Beslenmeye bağlı olduğu anlaşılan eroziv defektler için, anamnezde asitli yiyecek‐içecekler sorgulanmalı ve öneriler getirilmelidir.

Florid Profilaksisi

Floridlerin çürük önleyici özelliği, gerek bilimsel gerekse klinik olarak tartışmaya gerek bırakmayacak bir biçimde kanıtlanmıştır. Son yıllarda, özellikle çocuklarda ve gençlerde gözlenen çürük prevelansındaki düşüşün, floridlerden kaynaklandığını söylemek mümkündür.
En etkili uygulama da sürmekte olan ve yeni süren dişlerde görülmektedir. Her ne kadar floridlerin, sürme öncesi ve sistemik etkilerinden bahsedilse bile, bu etkinin çok fazla olmadığını da belirtmek gerekmektedir.

Florid profilaksisinin başarılı olması için, ömür boyu sürdürülmesi gerekmektedir.

Uygulama yöntemleri ve yoğunluğu, kişinin ihtiyacına, çürük risklerine göre belirlenmelidir. Düşük riskli hastalar için temel flor profilaksisi yeterli olacaktır. Yüksek risklerde, ek önlemler ve yoğun profilaksi önerilmektedir. Her olguda, önce hangi yöntemlerin veya hangi kombinasyonların uygun olduğuna karar verilmelidir.
Bu arada yörede kullanılan içme sularındaki florid düzeyi, özellikle tüketilen maden
sularındaki florid düzeyi gözden kaçırılmamalıdır. Az bir olasılığa rağmen florozis riskini elimine etmek için, 5‐6 yaşına kadar olan çocuklarda yutabilecekleri florid miktarı da hesaba katılmalıdır. Pediatrik floridli diş macunları altı yaş dişi sürene kadar kullanılmalıdır. Yüksekkonsantrasyonlu flor‐jel ve diğer lokal florid preparatları yalnız yüksek çürük riski altındaki çocuklarda denetim altında uygulanmalıdır.
Değişik florid uygulama kombinasyonları yüksek
riskli olgularda endikedir.

Korumada Florid

Düşük Çürük Riski
Temel Profilaksi
• Florürlü macun
• Florürlü tuz
• Florur Jel
Yüksek Çürük Riski
Yoğun Profilaksi
• Florürlü macun
• Florürlü tuz
+Endikasyonuna Göre
• Florlu jelle fırçalama
• Florlu solüsyonlar
• Florlu cila (lak)
• Flor tabletleri

Fissür örtücü

Çocuk ve gençlerde, primer çürük lezyonlarının çoğu fissürlerde görülmektedir. Okluzalyüzün morfolojisi ve mikrobiyal dental plak bulunan yüzeylere florid etkisinin az olmasıburada lezyonların nedeni olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle de bu yüzeyler özelliklede sürekli azıların yüzeyleri korumada daha çok dikkat ve özen gerektiren alanlardır.
Bu lokalizasyonda, fissür örtücü uygulamasının çürük korumasında en uygun önlem olduğu
kesindir. Yüksek riskli olgularda diğer dişlere de örtücü uygulanması endikedir.
Fissür örtücü uygulanmış  dişler sürekli kontrol edilmeli, düşenler yenilenmelidir.
Yarar/maliyet ilişkisinin analizi için endikasyonlara dikkat edilmelidir (Tablo 6)52

 Fissur Örtücü

Endikasyonlar

• Yüksek riskli çocuk ve gençlerde molar dişlere
• Morfolojisi uygun olmayan dişlere (derin fissur vs.)
• Kuru çalışma ve kontrolün mümkün olması
Kontrendikasyonları
• Düşük riskli hastalar
• Düz okluzal yüzeyler
• Kuru çalışmanın mümkün olmaması
Dokümantasyon ‐ Tıbbi Kayıt
Soruna yönelik kişisel korumada aşağıdaki noktaların kayıt altına alınması gerekmektedir.
• Anamnez
• Tanı
• Önerilen önlemler, enstrümanlar
• Kontroller
Anamnezde, lezyona neden olan etkenler saptanmalıdır. Özellikle, çürüğe yol açan faktörlerve o ana kadar proflaktik tedavilerin niteliği ve oluşan sorunları sorgulanmalıdır. Tanı kayıtlarında ise, primer ve sekonder çürüklerin yanında mevcut restorasyonlar, ağız hijyeni, dişeti ve periodonsiyumun durumu, mikrobiyal dental plak, diştaşları ile uygun indeksle saptanmış olan dişetlerinin durumu da bulunmalıdır. Nonspesifik yöntemlerle yapılan tanı ve kayıtlar ise ancak, hijyeni iyi ve çürük riski düşük hastalar için yeterli olmaktadır.
Optimal bir ağız hijyeni için hastaya önerilen fırça, macun, plak kontrolü indikatörleri gibi tüm enstrümanlar, kayıt altına alınmalıdır.
Kontrol muayenelerinde profilaktik önlemlerin, genel hijyene, dişeti ve periodonsiyuma
etkileri de klinik olarak değerlendirilerek yazılmalıdır. Hastanın işbirliğine isteksizliği ile kendiliğinden oluşan diğer sorunlar da kaydedilmelidir.
Topluma Yönelik Koruma Kreş, yuva, okul, yurtlar ve huzurevlerinde yapılan düzenli koruma çalışmaları, çürük
insidansının gerilemesinde etkili olur. Dişhekimlerinin görev alanına alınan koruma
çalışmaları; kamu kurumlarının, öğretmenlerin ve bu iş  için eğitilmiş  kişilerin yardımları ile başarılı olur.
Bu başarıda aşağıdaki unsurlar etken olmuşlardır;
• Kurumlar ile işbirliği
• Ana baba ve öğretmenlerin bilgilendirilmesi
• Düzenli bir biçimde profilaktik önlem ve muayenelerin sürdürülmesi (ağız hijyeni,
florlama, beslenme önerileri)
• Yardımcı personelin bilgilendirilmesi (huzurevi, yurt ve okullardaki görevliler)
• Çocukların en az yılda bir kez muayenesi

Aykut Mısırlıoğlu Plastik Cerrahi eğitimine 1994 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesinde başlamış 2000 yılında buradaki eğitimini
tamamlayarak Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı olmuştur.

Devamını Oku

Diş Çürüğü ve Tedavisi

Diş Çürüğü Tedavisi

Diş çürüğü nedir? Dişlerin üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen metabolik ürünlerin, diş sert dokularını yıkması olarak tanımlanır. Dişlerin üzerine yerleşen bakteri plaklarıasit ortam oluştururlar ve bu da diş sert dokularında erime yapar.
Çürükler genellikle diş muayenesi sırasında farkedilir. Çünkü çürümenin erken evreleri tamamen ağrısızdır. Diş çürümesini ilerlemeden tespit etmek ve tedavi etmek ağrıyı ve  masrafı önler.En önemlisi size dişinizi kazandırır.
Çürük farkedildiğinde, durum genellikle ağrısız gibidir, çünkü dişin dış bölümleri, minesi ve dentini ağrıya karşı diş özüne nazaran daha az hassastırlar.
Dişinizde bir çürük varsa günümüz modern diş hekimlliği sayesinde tamamen ağrısız diş dolgusu yaptırabilirsiniz. Diş çürüğü ilerlemeden yaptıracağnız dolgular çok uzun ömürlü olacaktır. Kliniğimizde yapılan diş dolguları 5 yıl garantilidir.diş hekimliği, tedavi sürecinin rahatsızlığını gidermek için donanmıştır ve genellikle diş dolgusu (onarılma) ya da kanal tedavisi (dişin hastalıklı bölümünün alındığı ve etkilenmemiş kök ve dişlerin yerinde bırakıldığı) gibi işlemlerle diş kurtarılabilir.
Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Diş Dolguları: Çoğu kez, belirtileri fark etmişsinizdir. ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz çürüğü bulur. Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilirEğer diş çürüğü yaygınlaşmış ise, diş ağrısını kesmek için lokal anestezi uygulanabilir(diş etlerine yapılan anestezi). Eğer, ilaç kullanıyorsanız veya bir hastalığınız varsa herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyiniz.

 Diş çürüğünden etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişteki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.
 Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.
En yaygın onancı malzeme gümüş amalgamdır ve arka dişlerde kullanılır. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır. Standart alaşıma yakın bir zamanda eklenen bakır, günümüzün gümüş dolgularını birkaç yıl öncekinden daha dayanıklı bir hale getirmiştir.Daha pahalı bir onarım olan altın dolgu, daha fazla kuvvet ve destek gerektiğinde amalgamın yerine kullanılır. Böyle bir dolgu kararmaz.

Dolgu Nedir ?Dolgu, çürük nedeniyle zarar görmüş bir dişe, normal fonksiyonunu ve görünümünü kazandırmanın bir yöntemidir. Diş hekiminiz size dolgu yaparken, önce çürümüş diş dokusunu uzaklaştırır. Etkilenen alanı temizler ve boşluğu dolgu malzemesi ile doldurur.Bakterilerin girebilecekleri boşlukları dolgu ile kapatarak çürüğün ilerlemesini de engellenmeye çalışır. Dolgu için kullanılan malzemeler, altın, porselen, kompozit reçine (diş renginde dolgu) ve amalgamdır. (civa gümüş, bakır, kalay ve bazen çinko alaşımı).

Amalgam (gümüş) dolgular, aşınmaya karşı dirençlidir ve nispeten daha ucuzdur. Bununla beraber, koyu renklerinden dolayı, porselen veya diğer kompozit restorasyonlara göre daha fark edilir niteliktedir ve genellikle ön dişler gibi görünür bölgeler için uygun değildir.
Kompozit reçine, dişinizle aynı renktedir ve bu nedenle doğal görünüm istendiğinde kullanılır. Malzemeler karıştırılır ve doğrudan boşluğun içine yerleştirilerek burada sertleşmeye bırakılır. Kompozit, zamanla kırılıp aşınabileceğinden dolayı büyük dolgular için ideal bir malzeme olmayabilir.
Ayrıca, çay, kahve veya tütünden dolayı lekelenebilir ve diğer dolgu tipleri kadar uzun gitmezler, genel olarak üç ila 10 yıl kullanılabilirler.
İnley veya onley olarak anılan porselen dolgular, laboratuarda sipariş üzerine üretilir ve sonradan dişe yapıştırılır. Diş rengine uygun üretilebilir ve lekelenmeye karşı dirençlidir. Porselen restorasyon genel olarak dişin büyük bir bölümünü kaplar. Maliyeti altına yakındır.Kırık veya çürük dişin büyük bir bölümüne hasar vermişse, kuron veya kaplama önerilebilir. Sinire ulaşan çürük iki şekilde tedavi edilebilir: kanal tedavisi ((hasar gören sinir çıkarılır) veya pulpa kaplama adı verilen prosedür (siniri canlı tutmak için yapılır).

 Dolgu Nasıl Yapılır ?

Diş hekiminiz, dolgu yapmaya karar verdiğinde, önce çürük dokuyu uzaklaştıracak, sonra etkilenen diğer alanları temizleyecektir. Temizlenen boşluk daha sonra yukarıda tanımlanan malzemelerden biriyle doldurulacaktır.
 Dolguya ihtiyacım olup olmadığını nasıl bilebilirim ?
Diş hekiminiz, çürüğünüzün doldurulmasının gerekip gerekmediğini saptayabilir. Diş muayenesi sırasında, her diş yüzeyini incelemek için diş hekiminiz küçük bir ayna kullanır.
Anormal görünen her şey özel bir cihazla yakından kontrol edilir. Diş hekiminiz ayrıca, ağzınızın bir bölümünün röntgenini çekmek isteyebilir. Diş hekiminizin seçtiği tedavi tipi, çürüğün yol açtığı hasarın kapsamına göre değişir.

 ENDODONTİ (KANAL TEDAVİSİ)

Endodonti diş pulpasına (damar sinir paketi) kadar ilerlemiş problemler ile ilgilenen bilim dalıdır.kan damarları ve sinirlerden oluşan dişi besleyen bağlayıcı dokunun yerinden çıkartılıp alınması işlemidir. Kanal tedavisi, bir muayenehane işlemidir ve lokal anestezi gerektirir. Bu çok aşamalı işlemde, diş pulpası temizlenir, yaratılan boşluk sterilize edilir ve hareketsiz bir malzeme (guttapercha) ve sement ile doldurulur.
Devamını Oku

Kök Çürüğü Diş Çürüğü

Kök Çürüğü

 Kök çürükleri, mine  ‐  sement sınırında,
gingivanın çekilmesi ile oluşur. Kök çürükleri, diş zerinde sarıdan siyaha değin bir renklenme ile kendini
belli eder. Profilaksi planlaması için,kök çürüğündeki lezyonların aktif ve inaktif yüzeyel lezyon
olarak ayrılması gerekmektedir.

İnaktif lezyonların yüzeyleri serttir, genelde bukkalde yer
alırlar ve estetik sorunyaratmadıkça invaziv tedavi gerektirmezler. Yüzeysel aktif
çürükler için gereken proflaktikönlemler ile mümkünse lezyonun inaktive edilmesi yerinde
olur.

ErozyonlarUygun koruma önlemlerinin alınabilmesi için, dişlerin
bukkal, oral ve oklüzal yüzeylerindeasitle oluşan eroziv defektlerin mümkün olduğunca erken
belirlenmesi gerekmektedir.

 Eroziv defektlerdeki ilk klinik bulgu, mine yüzeyindeki, düzgün
cilalanmış  görüntüde, ancakmorfolojik yapıdan değişiklik gösteren yüzeylerdir. Madde
kaybı ilerlediğinde, dentin açığaçıkmaktadır. Mine  ‐  dişeti ilişkisi normal olan
dişlerde, sağlıklı mine yalnız ince bir banthalinde mine dişeti sınırında kalır.

Devamını Oku

Diş Çürüğü Kanal tedavisi

Dişler Neden Çürür?

Diş çürüğü diş dokularında oluşan bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, başta şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve giderek dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Çürük Belirtileri Nelerdir?

Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen çürük çukurcuğu gizli kalır ve diş hekimi ancak yardımcı tanı araçlarıyla (mesela diş röntgeni gibi) teşhis koyabilir.Çoğu zaman çürük, diş tüberküllerinin yani tümsekciklerin birbiriyle kesiştiği yerde veya dişin boyun kısmında görülür. İki diş arasında kalan gizli çürükler uzun süre fark edilmez. Bu tür çürüklerde “… akşam yemek yerken dişime taş geldi zannettim, bir de baktım, dişimin bir parçası ağzımda…” denildiğini sıkça uyarız.
Diş çürüğünde diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti ağrıdır. Ağrı, soğuk, sıcak, tatlı veya ekşiden olur. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve etken ortadan kalkınca ağrıda geçer.
Devamını Oku

Hamile diş sağlığı çekimi dişeti kanaması diş çürüğü

 Hamilelikte Diş Sağlığı :

İlk üç aylik dönem:

Bu dönem bebeğin çok hassas olduğu bir dönemdir. Gereksiz müdahaleler düşüğe sebep olabilir. Fakat ağrıya sebep olmuş ve/veya müdahale edilmediği taktirde daha çok zarara neden olabilecek durumdaki dişlerin çekim, kanal tedavisi gibi acil olarak tedavi edilmesi gereken durumlarında, çekinmeden diş hekimine gidilmelidir. Diş hekimi , bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedaviyi sağlayacaktır.

İkinci üç aylik dönem:

Bu dönem , hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimi, dolgular, kanal tedavileri vb. pek çok tedavinin yapılması için en uygun olan dönemdir.

Üçüncü üç aylık dönem:

Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmıştır. Aynen ilk üç aylık dönemde olduğu gibi, acil tedaviler dışında diş hekimi müdahale etmeyecektir.
Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişim evresi olan ilk üç ayda etkili dental tedaviden kaçınılmalıdır. Tedaviler ikinci üç aya ertelenmelidir.
Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.
Son üç ayda tedavi için gerekli olan pozisyonları rahat alalaması ve koltukta uzun süre oturamaması nedeni ile diş tedavisi yaparken anne rahatsız olabilmektedir.
Devamını Oku