diş çürüğü arşivleri - Dr. Sertaç KIZILKAYA
  • Türkçe
  • İngilizce

Opening Hours : Mesai: Pazartesi - Cumartesi 09:00-19:00
  Contact : +90549 347 43 47

All Posts Tagged: diş çürüğü

Diş çürüğünde kompozit ve amalgam dolgu tedavisi

Çürüksiz Dişler!

Çocuğunuzun dişlerini sağlıklı tutmak çok önemlidir. Bebek dişlerine özen gösterilmesi, dişlerinin düzgün bir şekilde geçmesini sağlamaya yardımcı olacak ve çocuğunuzun erken yaşlarda iyi ağız hijyeni alışkanlıklarını öğrenmesine izin verecektir. Çocuğun geç kalınmadan bir pedodonti uzmanı veya diş hekimi ile tanıştırılması gerekir.

Bu, yaşamları boyunca kullanacakları hayati bir beceridir. Bununla birlikte, çocuğunuzun bu ağız hijyeni alışkanlıklarını uygulamaya başlaması zor olabilir. Dişlerini fırçalama ve diş ipi çekme alışkanlığına sahip olmalarına yardımcı olmanın en iyi yollarından biri, onu her gün bir aile olarak birlikte yapmaktır.

Neden Genç Yaşta Başlıyor?

Birçok ebeveyn, çocukların bebek dişlerine bakmaya ihtiyaç duymadıkları konusunda yanlış bir izlenim altındadır, çünkü bu dişler daha sonra hayatta kalıcı dişler ile yer değiştirecektir. Bununla birlikte, bir çocuğun bebek dişleri çocuğun o yemeği nasıl yediği, çiğnediği ve konuştuğu üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir ve hatta etkileyebilir.
Kalıcı dişleri nasıl gelişir. Bu bebek dişlerine dikkat etmek çok önemlidir ve çocuğunuza erken yaşlarda iyi diş hijyeni kalıplarını öğretir, bu da yetişkin dişlerini büyüdüklerinde onlara bakabilmelerini sağlar.
Çocuklar ebeveynlerinin dental hijyene karşı olumlu bir tutum sergilediklerini gördüklerinde, kendi tavırları olumlu olur. Tutum ve davranışlarınızla onlara güzel bir örnek vermek, çocuğunuzun dişlerini fırçalamanın önemli olduğunu öğrenmesine yardımcı olabileceğiniz en etkili yollardan biridir.

Çocuk Fırçasına Nasıl Yardımcı Olursunuz?

Pedodonti uzmanı Küçükçekmece

Pedodonti uzmanı Küçükçekmece

Çocuğunuzun dişlerini iki dakikada iki kere fırçalamayı öğrenmesinin önemli olduğunu bilerek, bunu yapmak kolay değildir. Çoğu zaman, çocuklar neden dişlerini fırçalamak istemez, çünkü neden önemli olduğunu anlamıyorlar. Çocuğunuzun günde iki kez iki dakika dişlerini fırçalamasına yardım etmenin bir yolu onlara neden önemli olduğunu öğretmektir. Onlara, gıdaların dişleri arasında sıkışıp kalmasını ve dişlerin (belki de boşlukların bile) hasar görmesine neden olabilir.

Bir Aile Meselesi Yapın

Çocuğunuz dişlerini fırçalamak için neden önemli olduğunu bildikten sonra, her gün onlara yardımcı olmak için daha kolay olabilir. Çocuğunuzun dişlerini iki dakikalığına iki dakikada fırçalamasına yardım etmenin en iyi yollarından biri, onu bir aile olarak birlikte yapmaktır. Küçük çocuklar ebeveynlerinin yaptıkları şeyleri çabucak toparlar. Duydukları ve gördükleri şeyleri kopyalamakta çok iyidirler. Ebeveynlerini ve büyük kardeşlerini günde iki kez dişlerini fırçalarken görürlerse, kendi dişlerini de fırçalamak isteyeceklerdir.

Devamını Oku
Estetik diş dolgu fiyatı

Diş çürüğü

Diş çürüğü

Dişhekimliği mesleğinin asıl amacı; doğal dişleri sağlıklı tutmak ve bu amacı halka benimsetmek olmalıdır. Diş çürüğü ile mücadele ederek diş ve ağız sağlığının idamesinde temel gereksinim; bilimsel temele dayanan bir anlayıştır ve bu da doğru teşhise, önleyici ve tedavi edici planlara dayanır.

“Diş çürüğü”terimini çoğu kez anlamından farklı kullanırız. Çoğu klinik çalışmalarda bu terimin devam eden veya geçmişteki hastalığın kaybedilen semptomlarını yansıttığını hatırlamamız önemli bir noktadır. Artık günümüzde diş çürüğü tükürükteki ve diş dokusundaki kalsiyum (Ca) ve Fosfat (PO4 ) iyonları arasındaki kapsamlı bir dengenin görüntüsü olduğu ve bu dengede Florür (F) ve diğer faktörlerden etkilenen plak mikroorganizmalarının da dolaylı etkisinin olduğu bilinmektedir.

Çürük riskinin belirlenmesi

Dişhekimleri bütün hastalarında başlangıçta mevcut olan çürüğü; yüksek, düşük veya orta derecede riskli   olarak kaydetmelidirler. Çürük aktivite testleri Genellikle tükürük hakkında az şey bilinmektedir. Ancak günümüzde, bilimsel teknolojinin gelişmesiyle birlikte gereken teknik olanaklar, dişhekiminin çalışma ortamında hemen kullanabileceği tarzda tasarlanmış ve imal edilmiştir.

Klinik muayene

Çürük riski için en faydalı göstergedir. Klinik ve radyografik muayenede, gözlenen

•             Tekrarlayan dolgu

•             Çoksayıda yeni çürük ile birlikte tekrarlanan tedavilerin olması

•             Durgun,temizlenemeyen bölgelerin varlığı

•             Örtülmemiş derin fissurlar

•             Dişeti çekilmesi ile açığa çıkmış kök yüzeyleri

•             Çok bantlı ortodontik apareyler

•             Bölümlü takılıp çıkarılabilen kancalı protezler

•             Kötü dolgular da plak birikimini ve çürük riskini artırırlar.

Diyet hakkında bilgi almak , çürük riskinin belirlenmesinde oldukça önemli olabilir. Tıbbi veya sosyal hikâyedeki bir değişiklik alışkanlıkları ve dolayısıyla çürük riskini değiştirebilir. Emeklilik ve yas (acı) gibi hayattaki bazı dönemler yaşam tarzında, diyette ve diş sağlığında değişikliğe neden olabilirler. Hastalara çürüğün nedenini açıklamamak etik olmayan bir durumdur. Böyle durumlarda diş
çürüğüne yediğimiz, içtiğimiz şeylerin neden olduğunu açıklanabilir ve hastaya bir diyet formu verilebilir ve 3 gün boyunca bütün yediğinin ve içtiğinin veya alman ilaçların kaydı istenebilir. Burada önemli olan çürüğe yatkın bir erişkinde şeker alım sıklığının diyet analizi ile ortaya çıkabilmesidir. Hastanın değişip değişmeyeceği başka bir sorundur, alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak böyle bir form hasta eğitimi için temel oluşturur. Böylece bilgilendirilen hasta kendisi kabul edilebilir çözümler önerebilir.

Daha iyiyi elde etmek için yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkânsız değildir. Risk tayini önleyici ve onarıcı tedavinin her ikisinde de risk düzeyinin belirlenmesi çok önemlidir. Yüksek  çürük riski sınıfındaki bir hasta için restoratif tedavi gerektiğinde girişimler, kişiyi; uygulanabilen daha konservatif tedavi planından sonra daha düşük çürük risk sınıfına çekme yönünde olmalıdır.

Önleyici bakım

Diş hekimleri her zaman aktif çürük veya aktif çürük şüphesi olan durumlarda ağız içinde uzun süreli değişikliklere neden olacak girişimlerde bulunmaya zorunludur.

Önleyici bakım; oral hijyen, diyetle ilgili sorunlardaki öğütler, florürlü diş macunu gibi topikal ajanların evde kullanımı ve bazı durumlarda
da terapotik verniklerin veya fissür örtücülerin klinik kullanımından oluşur.
Hepimizin bildiği “korumak için genişletme” prensibinde öncelik genişletmededir. Ancak günümüzde dişhekimliği pratiğinde materyal ve tekniklerdeki olumlu gelişmeler nedeniyle öncelikler yer değiştirmeye başlamıştır. Artık korumak genişletmekten önce yapılabilmektedir. Restoratif dişhekimliğinde korumak hastalara karşı bir sorumluluktur. Bu nedenle restoratif tedavi düşünülmesi halinde koruyucu alternatiflerin mutlaka düşünülmesi gerekmektedir.

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplamalar

Sadece Dişler mi?

Diş hekimliği ve tıpta vücuda bir bütün olarak bakan, vücudunun her bölgesinin vücudun her yeri ile bağlantılı olduğunu düşünen bakış açısı giderek yaygınlaşıyor. Bütünsel yaklaşım olarak bilinen bu yaklaşımda sinyaller değil kaynağa ulaşıp sorunların kaynağını ortadan kaldırmak ön plana çıkıyor.

Bütünsel yaklaşımda verilen sinyalleri fark edip, dışardan gelen zararlı etkenleri göz önünde bulundurmak, belirtiye değil sebebe odaklanarak tanı ve tedavileri yapmak gibi bir bakış açısı ile olaylara yaklaşılması gerekiyor.
Günlük hayatımızda dişlerimiz ve ağzımızın vazifelerini maalesef önemsemeyiz. Onların varlığının bile farkına varmayız. Ağrı sızı veya benzer bir rahatsızlık olmadığı sürece dişlerimiz ile de fazla ilgilenmeyiz.

Ağzın en çok bilinen görevi sindirim sisteminin başlangıcı olması nedeniyle öğütme işlemidir. Dişlerimiz gıdaları koparmak çiğnemek, öğretmek için değil ise ağız içerisinde besinleri Islanmak çevirmek ve tat almak için vazife görür. Ağızdaki salgı bezlerinin tarafından üretilen tükürük besinlerin kimyasal olarak sindirilmesi ve ıslatılarak yutulmasına yardımcı olmak için görevlidir.
(WHO) Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre sağlık bu ve bedenen tam bir iyilik halidir. Ancak dünyada en çok görülen hastalıklardan bir tanesi olan diş ve diş eti hastalıkları birçok insanın sağlık örgütü tanımlamasına uymasını engeller.
Toplumun çoğunda görülen diş eti kanaması aslında bir hastalıktır. Tıpkı kırmızı bir alarm gibi vücudumuz bir şeylerin yolunda gitmediğine anlatmaya çalışır. Ağzımız, dişlerimiz ve dillimiz vücudun bütününün bir aynasıdır. Vücutta bir sorun olduğunda bu organlar daha belirti verir.

Hipokrat’ın dediği gibi ağız sağlığın aynasıdır.

Tıp ve diş hekimliği biliminde vücuda bir bütün olarak bakmak ve ortaya çıkan bir sorunun vücut için zararlı bir hastalığın sinyali olarak görmek gerekir. Modern tıp bilimi semptomu tedavi etmeye odaklandığında aslında asıl etkeni yani hastalığı ortaya çıkaran nedenleri bulmaktan uzaklaşmış olur. Aslında dışardan gelen sebepler ortadan kaldırıldığında vücudun sinyalleri de kesilecektir.
Diş ve diş etlerindeki sorunlar sadece estetik ve dişlerim fonksiyonu ile ilgili değildir. Bu problemler vücuttaki kan akışı, bağ dokusu, damar sinir ve lenf bezlerinin fonksiyonlarını da etkiler.
Dişlerde ortaya çıkan pek çok problem vücut için bozucu alan oluşturabilir.

Bunlardan bazıları:

  • Kanayan diş etleri
  • Ölü dişler
  • Kistler, granilomlar
  • Vücutla biyolojik uyumu olmayan metal kaplamalar
  • Çene eklemi hastalıkları
  • Diş sıkma diş gıcırdatma
  • Gömük dişler
  • Çürük dişlerdir.

Diş tedavilerini ertelemek aslında genel sağlık sorunlarımızı ertelemek demektir. Enfeksiyona yol açan sorunlar vücudun genel savunma mekanizmalarını da şüphesiz bozacaktır.

Sorunları büyümeden telefi edilmesi hem ağı sağlığımızı korumak hem de diğer organların hasara uğramaması için son derece önemlidir.

Devamını Oku
Diş çürüğünde kompozit ve amalgam dolgu tedavisi

Diş dogusu

Diş çürüğü tespit edildikten sonra, tedavisinin zaman kaybedilmeden yapılması gereklidir. Diş çürüklerinin tedavisi dolgu ile yapılır. Dolgu, çürüğün temizlenmesini takiben, estetik ve fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla, oluşan boşluğun uygun maddelerle kapatılarak, dişe çürümeden önceki doğal biçimini vermeye yönelik bir uygulamadır.
Kullanılacak dolgu maddesi seçilirken dişin konumu ve işlevi göz önünde bulundurulur. Çiğneme işlevi temel olarak azı dişleri bölgesinde gerçekleştiği için, bu dişler daha fazla basınca maruz kalır. Bu nedenle azı dişlerine dolgu yapılırken, ön dişlere göre daha dayanıklı dolgu maddelerinin kullanılması gerekir. Ön dişlerde ise, mümkün olduğunca dolgunun fark edilmemesi için, dişin rengiyle uyumlu renkte bir dolgu maddesi tercih edilir.

AMALGAM DOLGULAR

Gümüş dolgular olarak da bilinirler. Amalgam: gümüş, kalay ve bakır alaşımının civa ile karıştırılması sonucu elde edilmektedir ve diş hekimliğinde çok uzun yıllardır kullanılmaktadır. Diğer dolgu maddelerine göre daha uzun ömürlüdür. Uygulama aşaması ise kolay ve kısa sürelidir. Bu avantajlarına rağmen estetiği iyi olmadığı için tercih edilmeyebilirler. Amalgamın içeriğindeki civanın zararlı olup olmadığı konusunda tartışmalar mevcuttur fakat civa amalgamın içindeki diğer metallerle birleştiği için kimyasal yapısı zararsız hale gelir.

KOMPOZİT DOLGULAR (DİŞ RENGİNDEKİ DOLGULAR)

Kompozit dolgular çürük, kırık veya estetik amaçlı olarak, dişlerin tedavisinde kullanılabilen dişin kendi rengini taklit edebilen dolgulardır. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılmalarına rağmen , zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp, aşınma miktarları azaltıldığı için, artık arka dişlerde de kullanılabilmektedir.
 En önemli avantajları estetik olmalarıdır. Dolgu yapıldıktan sonra hemen cilalanabilirler. Oysa amalgam dolguların cilası için 24 saat sonra tekrar bir seans ayrılması gerekir. Kompozit dolgular sadece çürük sonucu oluşmuş kavitelerin restore edilmesi için kullanılmaz aynı zamanda hastanın görünümünden memnun olmadığı durumlarda dişin renginin ve formunun değiştirilmesi için de kullanılabilir.
 Bu dolgular tabaka tabaka uygulanır ve özel bir ışık kaynağı ile sertleştirir. Amalgam dolgulara göre yapımı daha uzun sürer. Fiyatı amalgama göre daha pahalıdır ve zaman içerisinde dolguda renkleşme ve aşınmalar görülebilir.

PORSELEN INLAY-ONLAY DOLGULAR

Porselen dolgular laboratuarda hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Dolgu için şekillendirilmiş oyuğun (kavite) ölçüsü alındıktan sonra, laboratuarda porselenden hazırlanır ve dişe yapıştırılır. Özel teknik ve çok hassas çalışma gerektirirler.
 Kompozit dolgulara göre, uygulandıkları diş ve komşu dişler ile çok daha uyumludur. Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu malzemelerdir. Özellikle çiğneme yükü olan dişlerde ve büyük madde kayıplarında, kompozit dolgu veya kuron(kaplama) yerine tercih edilebilirler.
aşağıdaki form ie sorularınızı gönderebilirsiniz.
 

Devamını Oku
Diş temizletme

DİŞ SAĞLIĞI VE BESLENME

Son on yılda diş sağlığı ve beslenme arasındaki  ilişki hakkında düşüncelerimizde büyük değişiklikler olmuştur

Yakın zamana kadar diş çürükleri ile alakalı olarak şekerlerin zararlı olduğunu düşünürdük.

Florürün faydalı etkisi dışında yiyecekler arasında çürük oluşumuna etkisi olan bir besin yoktur.İyi beslenme genel sağlığı

iyi yönde etkiler ama bu çocuklarımızın kuvvetli muhtemel hastalıklara dirençli dişleri olacak anlamında değildir.

Çürük oluşumunu etkileyen birçok faktör vardır ama beslenme, rutin temizliğe, günlük yeterli florür alımına ve diş hekiminizin arka dişlere fissür örtücü uygulamasına dikkat edecek olursanız çok önemli değildir.

Yiyecekler tek başına çürük yapmazlar.Yediğimiz pek çok yiyecek, beslenme açısından en önemliler de dahil olmak üzere, ağız bakterilerine de besin olurlar.Sonuçta asit salgılar ve mineyi çözerek çürük kavitelerine yol açarlar.

Her karbonhidrat yediğimizde ağzımızdaki bakterileri besleriz. Bunlar iki şekildedir.

  • Şekerler
  • Pişmiş nişastalar
         Tükürükteki bir enzim ile nişasta parçalara ayrılır.Kek,kurabiye,şekerleme gibi tatlı yiyecekler spagetti,ekmek, meyve salatası ya da bir bardak sütten daha fazla zararlı değildir. Rafine şeker yani sukroz insanların genelde şeker olarak adlandırılır.Süt ürünleri laktoz formunda şeker içerirken, meyveler fruktoz, makarna ve ekmek ise pişirilmiş nişasta içerir ve bu ağızda glukoz ve maltoza parçalanır.
        Son yıllardaki çalışmalar , bazı şekerlemelerin ekmek ya da kurabiyelerden potansiyel olarak daha az zararlı olduğunu ve daha önceden güvenli, ve çürük oluşumunu önleyebileceği düşünülen bazı meyvelerin de( elma ,muz vs.) aslında öyle olmadıklarını göstermiştir.
        Ağızdaki bakteri açısından , pakette ne gelirse gelsin şeker şekerdir.Buna göre dişlerimiz için şekerleme kötü değilken elma da iyi değildir.
     Yiyecekleri ne kadar sıklıkla yediğimiz ve yedikten sonra ne kadar süre ağzımızda kaldığıdır. Ağız gibi elverişli bir ortamda yaşayabilmek bakteriler besinlerden yararlanır. Ağızdaki bakteri , büyük bir yemek yesek de hafif bir atıştırsakda aktif hale geçer.Bakteri yemek yedikten sonra yaklaşık 30 dakika aktif halde olur ve çürüklere sebep olan asidi üretir.
Devamını Oku