All Posts Tagged: diş çürüğü

Estetik diş dolgusu

Diş çürüğü

Diş çürüğü

Dişhekimliği mesleğinin asıl amacı; doğal dişleri sağlıklı tutmak ve bu amacı halka benimsetmek olmalıdır. Diş çürüğü ile mücadele ederek diş ve ağız sağlığının idamesinde temel gereksinim; bilimsel temele dayanan bir anlayıştır ve bu da doğru teşhise, önleyici ve tedavi edici planlara dayanır.

“Diş çürüğü”terimini çoğu kez anlamından farklı kullanırız. Çoğu klinik çalışmalarda bu terimin devam eden veya geçmişteki hastalığın kaybedilen semptomlarını yansıttığını hatırlamamız önemli bir noktadır. Artık günümüzde diş çürüğü tükürükteki ve diş dokusundaki kalsiyum (Ca) ve Fosfat (PO4 ) iyonları arasındaki kapsamlı bir dengenin görüntüsü olduğu ve bu dengede Florür (F) ve diğer faktörlerden etkilenen plak mikroorganizmalarının da dolaylı etkisinin olduğu bilinmektedir.

Çürük riskinin belirlenmesi

Dişhekimleri bütün hastalarında başlangıçta mevcut olan çürüğü; yüksek, düşük veya orta derecede riskli   olarak kaydetmelidirler. Çürük aktivite testleri Genellikle tükürük hakkında az şey bilinmektedir. Ancak günümüzde, bilimsel teknolojinin gelişmesiyle birlikte gereken teknik olanaklar, dişhekiminin çalışma ortamında hemen kullanabileceği tarzda tasarlanmış ve imal edilmiştir.

Klinik muayene

Çürük riski için en faydalı göstergedir. Klinik ve radyografik muayenede, gözlenen

•             Tekrarlayan dolgu

•             Çoksayıda yeni çürük ile birlikte tekrarlanan tedavilerin olması

•             Durgun,temizlenemeyen bölgelerin varlığı

•             Örtülmemiş derin fissurlar

•             Dişeti çekilmesi ile açığa çıkmış kök yüzeyleri

•             Çok bantlı ortodontik apareyler

•             Bölümlü takılıp çıkarılabilen kancalı protezler

•             Kötü dolgular da plak birikimini ve çürük riskini artırırlar.

Diyet hakkında bilgi almak , çürük riskinin belirlenmesinde oldukça önemli olabilir. Tıbbi veya sosyal hikâyedeki bir değişiklik alışkanlıkları ve dolayısıyla çürük riskini değiştirebilir. Emeklilik ve yas (acı) gibi hayattaki bazı dönemler yaşam tarzında, diyette ve diş sağlığında değişikliğe neden olabilirler. Hastalara çürüğün nedenini açıklamamak etik olmayan bir durumdur. Böyle durumlarda diş
çürüğüne yediğimiz, içtiğimiz şeylerin neden olduğunu açıklanabilir ve hastaya bir diyet formu verilebilir ve 3 gün boyunca bütün yediğinin ve içtiğinin veya alman ilaçların kaydı istenebilir. Burada önemli olan çürüğe yatkın bir erişkinde şeker alım sıklığının diyet analizi ile ortaya çıkabilmesidir. Hastanın değişip değişmeyeceği başka bir sorundur, alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak böyle bir form hasta eğitimi için temel oluşturur. Böylece bilgilendirilen hasta kendisi kabul edilebilir çözümler önerebilir.

Daha iyiyi elde etmek için yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkânsız değildir. Risk tayini önleyici ve onarıcı tedavinin her ikisinde de risk düzeyinin belirlenmesi çok önemlidir. Yüksek  çürük riski sınıfındaki bir hasta için restoratif tedavi gerektiğinde girişimler, kişiyi; uygulanabilen daha konservatif tedavi planından sonra daha düşük çürük risk sınıfına çekme yönünde olmalıdır.

Önleyici bakım

Diş hekimleri her zaman aktif çürük veya aktif çürük şüphesi olan durumlarda ağız içinde uzun süreli değişikliklere neden olacak girişimlerde bulunmaya zorunludur.

Önleyici bakım; oral hijyen, diyetle ilgili sorunlardaki öğütler, florürlü diş macunu gibi topikal ajanların evde kullanımı ve bazı durumlarda
da terapotik verniklerin veya fissür örtücülerin klinik kullanımından oluşur.
Hepimizin bildiği “korumak için genişletme” prensibinde öncelik genişletmededir. Ancak günümüzde dişhekimliği pratiğinde materyal ve tekniklerdeki olumlu gelişmeler nedeniyle öncelikler yer değiştirmeye başlamıştır. Artık korumak genişletmekten önce yapılabilmektedir. Restoratif dişhekimliğinde korumak hastalara karşı bir sorumluluktur. Bu nedenle restoratif tedavi düşünülmesi halinde koruyucu alternatiflerin mutlaka düşünülmesi gerekmektedir.

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplamalar

Sadece Dişler mi?

Diş hekimliği ve tıpta vücuda bir bütün olarak bakan, vücudunun her bölgesinin vücudun her yeri ile bağlantılı olduğunu düşünen bakış açısı giderek yaygınlaşıyor. Bütünsel yaklaşım olarak bilinen bu yaklaşımda sinyaller değil kaynağa ulaşıp sorunların kaynağını ortadan kaldırmak ön plana çıkıyor.

Bütünsel yaklaşımda verilen sinyalleri fark edip, dışardan gelen zararlı etkenleri göz önünde bulundurmak, belirtiye değil sebebe odaklanarak tanı ve tedavileri yapmak gibi bir bakış açısı ile olaylara yaklaşılması gerekiyor.
Günlük hayatımızda dişlerimiz ve ağzımızın vazifelerini maalesef önemsemeyiz. Onların varlığının bile farkına varmayız. Ağrı sızı veya benzer bir rahatsızlık olmadığı sürece dişlerimiz ile de fazla ilgilenmeyiz.

Ağzın en çok bilinen görevi sindirim sisteminin başlangıcı olması nedeniyle öğütme işlemidir. Dişlerimiz gıdaları koparmak çiğnemek, öğretmek için değil ise ağız içerisinde besinleri Islanmak çevirmek ve tat almak için vazife görür. Ağızdaki salgı bezlerinin tarafından üretilen tükürük besinlerin kimyasal olarak sindirilmesi ve ıslatılarak yutulmasına yardımcı olmak için görevlidir.
(WHO) Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre sağlık bu ve bedenen tam bir iyilik halidir. Ancak dünyada en çok görülen hastalıklardan bir tanesi olan diş ve diş eti hastalıkları birçok insanın sağlık örgütü tanımlamasına uymasını engeller.
Toplumun çoğunda görülen diş eti kanaması aslında bir hastalıktır. Tıpkı kırmızı bir alarm gibi vücudumuz bir şeylerin yolunda gitmediğine anlatmaya çalışır. Ağzımız, dişlerimiz ve dillimiz vücudun bütününün bir aynasıdır. Vücutta bir sorun olduğunda bu organlar daha belirti verir.

Hipokrat’ın dediği gibi ağız sağlığın aynasıdır.

Tıp ve diş hekimliği biliminde vücuda bir bütün olarak bakmak ve ortaya çıkan bir sorunun vücut için zararlı bir hastalığın sinyali olarak görmek gerekir. Modern tıp bilimi semptomu tedavi etmeye odaklandığında aslında asıl etkeni yani hastalığı ortaya çıkaran nedenleri bulmaktan uzaklaşmış olur. Aslında dışardan gelen sebepler ortadan kaldırıldığında vücudun sinyalleri de kesilecektir.
Diş ve diş etlerindeki sorunlar sadece estetik ve dişlerim fonksiyonu ile ilgili değildir. Bu problemler vücuttaki kan akışı, bağ dokusu, damar sinir ve lenf bezlerinin fonksiyonlarını da etkiler.
Dişlerde ortaya çıkan pek çok problem vücut için bozucu alan oluşturabilir.

Bunlardan bazıları:

  • Kanayan diş etleri
  • Ölü dişler
  • Kistler, granilomlar
  • Vücutla biyolojik uyumu olmayan metal kaplamalar
  • Çene eklemi hastalıkları
  • Diş sıkma diş gıcırdatma
  • Gömük dişler
  • Çürük dişlerdir.

Diş tedavilerini ertelemek aslında genel sağlık sorunlarımızı ertelemek demektir. Enfeksiyona yol açan sorunlar vücudun genel savunma mekanizmalarını da şüphesiz bozacaktır.

Sorunları büyümeden telefi edilmesi hem ağı sağlığımızı korumak hem de diğer organların hasara uğramaması için son derece önemlidir.

Devamını Oku

Diş dogusu

Diş çürüğü tespit edildikten sonra, tedavisinin zaman kaybedilmeden yapılması gereklidir. Diş çürüklerinin tedavisi dolgu ile yapılır. Dolgu, çürüğün temizlenmesini takiben, estetik ve fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla, oluşan boşluğun uygun maddelerle kapatılarak, dişe çürümeden önceki doğal biçimini vermeye yönelik bir uygulamadır.
Kullanılacak dolgu maddesi seçilirken dişin konumu ve işlevi göz önünde bulundurulur. Çiğneme işlevi temel olarak azı dişleri bölgesinde gerçekleştiği için, bu dişler daha fazla basınca maruz kalır. Bu nedenle azı dişlerine dolgu yapılırken, ön dişlere göre daha dayanıklı dolgu maddelerinin kullanılması gerekir. Ön dişlerde ise, mümkün olduğunca dolgunun fark edilmemesi için, dişin rengiyle uyumlu renkte bir dolgu maddesi tercih edilir.

AMALGAM DOLGULAR

Gümüş dolgular olarak da bilinirler. Amalgam: gümüş, kalay ve bakır alaşımının civa ile karıştırılması sonucu elde edilmektedir ve diş hekimliğinde çok uzun yıllardır kullanılmaktadır. Diğer dolgu maddelerine göre daha uzun ömürlüdür. Uygulama aşaması ise kolay ve kısa sürelidir. Bu avantajlarına rağmen estetiği iyi olmadığı için tercih edilmeyebilirler. Amalgamın içeriğindeki civanın zararlı olup olmadığı konusunda tartışmalar mevcuttur fakat civa amalgamın içindeki diğer metallerle birleştiği için kimyasal yapısı zararsız hale gelir.

KOMPOZİT DOLGULAR (DİŞ RENGİNDEKİ DOLGULAR)

Kompozit dolgular çürük, kırık veya estetik amaçlı olarak, dişlerin tedavisinde kullanılabilen dişin kendi rengini taklit edebilen dolgulardır. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılmalarına rağmen , zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp, aşınma miktarları azaltıldığı için, artık arka dişlerde de kullanılabilmektedir.
 En önemli avantajları estetik olmalarıdır. Dolgu yapıldıktan sonra hemen cilalanabilirler. Oysa amalgam dolguların cilası için 24 saat sonra tekrar bir seans ayrılması gerekir. Kompozit dolgular sadece çürük sonucu oluşmuş kavitelerin restore edilmesi için kullanılmaz aynı zamanda hastanın görünümünden memnun olmadığı durumlarda dişin renginin ve formunun değiştirilmesi için de kullanılabilir.
 Bu dolgular tabaka tabaka uygulanır ve özel bir ışık kaynağı ile sertleştirir. Amalgam dolgulara göre yapımı daha uzun sürer. Fiyatı amalgama göre daha pahalıdır ve zaman içerisinde dolguda renkleşme ve aşınmalar görülebilir.

PORSELEN INLAY-ONLAY DOLGULAR

Porselen dolgular laboratuarda hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Dolgu için şekillendirilmiş oyuğun (kavite) ölçüsü alındıktan sonra, laboratuarda porselenden hazırlanır ve dişe yapıştırılır. Özel teknik ve çok hassas çalışma gerektirirler.
 Kompozit dolgulara göre, uygulandıkları diş ve komşu dişler ile çok daha uyumludur. Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu malzemelerdir. Özellikle çiğneme yükü olan dişlerde ve büyük madde kayıplarında, kompozit dolgu veya kuron(kaplama) yerine tercih edilebilirler.
aşağıdaki form ie sorularınızı gönderebilirsiniz.
 

Devamını Oku
Diş temizletme

DİŞ SAĞLIĞI VE BESLENME

Son on yılda diş sağlığı ve beslenme arasındaki  ilişki hakkında düşüncelerimizde büyük değişiklikler olmuştur

Yakın zamana kadar diş çürükleri ile alakalı olarak şekerlerin zararlı olduğunu düşünürdük.

Florürün faydalı etkisi dışında yiyecekler arasında çürük oluşumuna etkisi olan bir besin yoktur.İyi beslenme genel sağlığı

iyi yönde etkiler ama bu çocuklarımızın kuvvetli muhtemel hastalıklara dirençli dişleri olacak anlamında değildir.

Çürük oluşumunu etkileyen birçok faktör vardır ama beslenme, rutin temizliğe, günlük yeterli florür alımına ve diş hekiminizin arka dişlere fissür örtücü uygulamasına dikkat edecek olursanız çok önemli değildir.

Yiyecekler tek başına çürük yapmazlar.Yediğimiz pek çok yiyecek, beslenme açısından en önemliler de dahil olmak üzere, ağız bakterilerine de besin olurlar.Sonuçta asit salgılar ve mineyi çözerek çürük kavitelerine yol açarlar.

Her karbonhidrat yediğimizde ağzımızdaki bakterileri besleriz. Bunlar iki şekildedir.

  • Şekerler
  • Pişmiş nişastalar
         Tükürükteki bir enzim ile nişasta parçalara ayrılır.Kek,kurabiye,şekerleme gibi tatlı yiyecekler spagetti,ekmek, meyve salatası ya da bir bardak sütten daha fazla zararlı değildir. Rafine şeker yani sukroz insanların genelde şeker olarak adlandırılır.Süt ürünleri laktoz formunda şeker içerirken, meyveler fruktoz, makarna ve ekmek ise pişirilmiş nişasta içerir ve bu ağızda glukoz ve maltoza parçalanır.
        Son yıllardaki çalışmalar , bazı şekerlemelerin ekmek ya da kurabiyelerden potansiyel olarak daha az zararlı olduğunu ve daha önceden güvenli, ve çürük oluşumunu önleyebileceği düşünülen bazı meyvelerin de( elma ,muz vs.) aslında öyle olmadıklarını göstermiştir.
        Ağızdaki bakteri açısından , pakette ne gelirse gelsin şeker şekerdir.Buna göre dişlerimiz için şekerleme kötü değilken elma da iyi değildir.
     Yiyecekleri ne kadar sıklıkla yediğimiz ve yedikten sonra ne kadar süre ağzımızda kaldığıdır. Ağız gibi elverişli bir ortamda yaşayabilmek bakteriler besinlerden yararlanır. Ağızdaki bakteri , büyük bir yemek yesek de hafif bir atıştırsakda aktif hale geçer.Bakteri yemek yedikten sonra yaklaşık 30 dakika aktif halde olur ve çürüklere sebep olan asidi üretir.
Devamını Oku

ÇÜRÜK DİŞ

ÇÜRÜK NEDİR

Küçükçekmece Florya Kanal tedavisi Kliniği

Diş Kliniği

Diş hekimliğinde kaydedilen onca ilerlemeye karşın, diş çürüğünün temelinde yatan ana nedenler hakkında hâlâ bir netlik olmamasına ve bazı fikir ayrılıklarına karşın bildiğimiz bir şeyler de yok değil elbet:

Diş çürümesi bir bakteriyel enfeksiyonla başlıyor. Bulaşıcıdır, ama önlenebilir de. Çürüğe neden olan bakteriler asit, yiyecek birikintileri ve salya ile birleşerek plak denen yapışkan bir maddeye dönüşür. Bu plak bakterilere koruyucu kalkan oluşturarak gelişip çoğalmalarına ortam sağlar.
Zamanla bakterinin ürettiği asit diş minesini yiyerek bir delik açar. Eğer tedavi edilmezse, asit ve bakterinin yumuşak dentine ulaşması kaçınılmazdır. Bakterinin dentine sızma aşamasında, çürük ve bakteriler temizlenerek delik örtülmez ise, enfeksiyon başlar ve diş sinirine doğru yayılabilir bol miktarda şeker içeren yiyecek ve içeceklere sıkça maruz kalırsa, çürük meydana gelebilir. (Kraker, beyaz ekmek ve tahıl gibi rafine edilmiş karbonhidratlar şeker etkisi yaparlar ve dişleriniz için de aynı ölçüde tehlike oluştururlar.)
Hepimizin ağzında çürüğe neden olan bakteriler bulunur, herkes oyuk riskine açıktır. Bununla birlikte, araştırmalar eğer geçmişinizde bir diş çürümesi yaşadıysanız, daha fazla risk taşıdığınızı gösteriyor. Bu, diş çürümesine yatkınlığınızı artıran bazı etmenler nedeniyle böyledir.
Devamını Oku

Diş Çürükleri

Diş çürümesi bir bakteriyel enfeksiyonla başlar bulaşıcıdır ama önlenebilir, çürüğe neden olan
bakteriler asit, yiyecek birikintileri ve salya ile birleşerek plak denen yapışkan bir maddeye dönüşür.
Bu plak bakterilere koruyucu kalkan oluşturarak gelişip çoğalmalarına ortam sağlar.
Zamanla bakterinin ürettiği asit diş minesini yiyerek  bir delik açar.

Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Eğer tedavi edilmezse asit ve bakterilerin yumuşak dentine ulaşması kaçınılmazdır. Bakterinin dentine sızma aşamasında çürük ve bakteriler temizlenerek delik örtülmezse  enfeksiyon başlar ve diş sinirine doğru yayılabilir.
Tükürük su, protein, elektrolit ,mineral tuzlar, kalsiyum ve flordan oluşur.İyi bir tükürük salgılama düzeyi doğanın dişteki yiyecek  artıkları temizleyerek çürüğü önleme yoludur.
Çürük  konusundaki belirtiler o kadar azdır ki ancak eğitimli bir diş hekimi bunları teşhis edebilir.Çoğu zaman çürük çıplak gözle görülmez. Çürüğün var olu olmadığını anlamak için röntgen, dijital görüntüleme,ağız içi kamerası ya da özel büyütücü gözlüklerden yardım alınır. Erken teşhisin burada büyük bir önemi vardır.

Diş çürüğü tedavisinde artık kompozit diş dolgusu kullanılmaktadır. Amalgam dolguları söküp yerine estetik kompozit diş dolgusu yapmak mmkündür.

Devamını Oku

Flor Uygulamaları

Flor Uygulamaları:

Diş çürükleri geçen zamanla beraber azalmaktadır. Ana sebep flordur. Ayrıca erken safhalarında çürüğü tamir edebilme özelliği vardır. Toplum flor konusunda yanlış bilgilendirilmektedir. Flor doğru olarak kullanıldığında güvenli ve etkilidir.
Flor (fluoride) doğal olarak tüm su kaynaklarında (okyanuslarda bile) bulunan bir mineraldir. Fluorine doğada hiçbirzaman tek olarak bulunmaz. Sadece diğer elementlerle karışmış olarak (fluoride compound) bulunur.
Flor çürük önlemede ve çürüğün ilk işaretlerini geri döndürmede etkilidir. Araştırmacılar florun çürük önleme mekanizmalarını göstermişlerdir.Diş dokusunu daha kuvvetli hale getirerek, dişleri asit ataklarına karşı daha dayanıklı hale getirirler. Asit, plaktaki bakeriler yiyeceklerdeki şeker ve karbohidratlarla birleştiği zaman ortaya çıkar.Tekrarlayan asit atakları dişte yıkıma ve çürüklere sebep olur.Flor ayrıca, asit ataklarının başladığı bölgelerde tamir ve remineralizasyon sağlar.
Florun remineralizasyon etkisi önemlidir. 

Diş çürümesini önlemek için Florür uygulanabilir.

Diş çürümesini önlemek için Florür uygulanabilir.

Çünkü, başlangıç çürüğünü geri döndürür ve çürüğeğe dayanıklı bir diş yüzeyi oluşturur.Flor iki şekilde alınabilir: topikal(yüzeysel) ve sistemik.Topikal florlar ağızda var olan dişleri çürüğe dayanıklı hale getirir.Topikal florlar dişmacunlarını,ağız gargaralarını veya
hekim tarafından uygulanan flor tedavilerini içerir.
Sistemik florlar vücuda ağız yoluyla alınan ve çene kemiği içinde gelişmekte olan dişlere etki eder.Sistemik florlar topikal etki de sağlar çünkü tükrüğe karışarak dişleri örter.
Sistemik florlar, su florlanması, tablet veya damlaları içerir.Yukarıda belirtilen çeşitli flor kaynaklarıyla çürük oranları büyük oranda düşmektedir.Etkili çürük önlenmesi uygun karışımın (topikal ve sistemik) kullanılmasıyla olur.Çürük azalmasına neden olan birinci metod flor içeren diş macunlarıdır.2 yaş üzeri çocukların ve erişkinlerin flor içeren diş macunu kullanması önerilmektedir.Ağız
gargaraları da kullanılabilir.6 yaşından küçük çocuklar yutma olasılığı nedeniyle gargara kullanmamalıdırlar.

Hekim Tarafından Uygulanan:

Bu florlar jel veya köpük veya şeklindedir ve hekim tarafından klinikte uygulanırlar.Buflorlar daha konsantredir ve kendi kendine uygulanan florlar kadar sık uygulanmaları gerekmez.
Sistemik Florlar:
İçme suyu florlaması veya ağız yoluyla flor alımı diş çürüğünü azaltmada etkili bir yoldur.Bu florlar hem topikal hem de sistemik koruma sağlarlar.
Ağız Yoluyla Flor Alımı:Tablet,damla gibi ağız yoluyla alınan florlar,içme sularının florlanmadığı yerlerde, sadece hekim önerisiyle 6 ay-16 yaş arası kullanılabilirler.Hekiminiz gerekli dozu size söyleyecektir.En iyi sonuçlar için dışardan flor alımı çocuk 6 aylıkken başlamalı 16 yaşına kadar sürmelidir. Flor takviyesi sadece içme suyu florlanmamış bölgelerde yapılmalıdır.
Nasıl alınırsa alınsın florun diş çürüğüyle savaşacağına emin olabilirsiniz.
Fissur Örtücüler :Fissur örtücüler arka dişlerin (küçük ve büyük azılar) çiğneme yüzeylerine uygulanan plastik bir materyaldir.Bu plastik resin arka dişlerin çiğneme yüzeyindeki oluk ve çukurlara (pit ve fissurlar) tutunur. Bir bariyer vazifesi görür mineyi plak ve asitlerden korur.İyi bir fırçalama dişlerin düz yüzeylerinden yemek artıklarını ve plağı temizler.Fakat diş yüzeyindeki derin oluk ve çukurların içi temizlenemeyebilir. Örtücülerle bu bölgeler kapatılır ve korunur.Fissur örtücülerin uygulanması çok kolaydır ve sadece birkaç dakika alır.
Dişe Flor uygulama

Dişe Flor uygulama

Uygulama yapılacak dişler önce temizlenir. Uygulamanın yapılacağı yüzeyler, daha iyi bir tutunma sağlamak için asit solüsyonuyla pürüzlendirilir. Daha sonra, örtücü oluklara uygulanır.

Bazen ışıkla sertleştirilirler.
Örtücü yerinde durduğu sürece diş çürükten korunur. Dişhekimi tarafından düzenli kontrol edilmeli gerekirse yenilenmelidirler.
Pit ve fissur çürükleri genellikle çocuk ve ergenlik çağı yaşlarında oluştuğundan fissurörtücü kullanılması yararlıdır. Fakat erişkinler de fayda görebilirler.
Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ