All Posts Tagged: diş hassasiyeti

Diş eti çekilmesi tedavisi

ASİT EROZYONU VE DİŞ HASSSASİYETİ

Günümüzde değişen beslenme alışkanlıkları, dişler üzerinde önemli ağız diş sağlığı sorunları ve estetik diş sorunları oluşturmuştur. Özellikle dişler üzerinde meydana gelen aşınmalarını gelişmiş toplumlarda uzayan yaşam süresine ve asitli yiyecek alışkanlıklarına bağlı olduğu belirlenmiştir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek genç yaş grubuna ait kişilerde diş aşınmaları daha çok görülür.

Bu aşınmalar elemeler dişin sert dokularının herhangi bir bakteri etkisi olmadan kimyasal olarak çözülmesi şeklindedir. Minenin kritik değeri olan Ph5.5 ve daha düşük asidik değerlere ile maruz kalması ve uzun süreli ve sık uygulandığında diş midesinde erozyon adı verilen aşınmalara ve dolayısı ile diş hassasiyeti ne  neden olur. Bu gibi durumlarda minenin kristal yapısı bozulur ve diş yüzeyi erimeye başlar. Mine yüzeyindeki kristaller çözüldükten sonra mikro tabakalar kopmaya başlar. İlerleyen dönemlerde dişin içerisindeki dentin tabakası açığa çıkar. Klinik olarak özellikle soğuk sıcak hassasiyeti veya ağrı gibi problemler ortaya çıktıktan sonra diş minesinden giderek artan büyüklükte mine parçaları kopar . Minenin altında bulunan dentin tabakası açığa çıkar. Özellikle soğuk sıcak hassasiyeti ve ağrı rahatsızlık verir.

Bu duruma neden olan faktörler iç ve dış faktörler olarak değerlendirilir.

DİŞ HASSASİYETİ VE AŞINMASINA NEDEN OLAN İÇ FAKTÖRLER:

İç faktörler de vücut kaynaklı asitler özellikle mide hastalıkları sinirsel kusmalar ve sindirim yolu hastalıkları etkilidir. Hamilelik döneminde kusmalar artabilir. Mideden ağıza gelen sıvının asitlik derecesi 1 ile 2 civarındadır. Reflünün neden olduğu erozyon tipinde üst çene dişlerde özellikle damak kısmında ve alt çene dişlerin de dil kısmında yüzeyde aşınmalar gözlenir.

DİŞ AŞINMASINA NEDEN OLAN DIŞ FAKTÖRLER

Dişin yüzeyinde aşınmaya neden olan ve vücuda dışardan alınan asitlerdir. Kişinin yaşam biçimi, beslenme alışkanlıkları, mesleği, kullandığı ilaçlar, diş aşınmalarını etkiler. Dış kaynaklı asitler en fazla yiyeceklerle alınır. Asitli yiyecek ve içecekler dişin yüzeyinde yumuşamaya neden olur. Dış kaynaklı asitler en fazla içecekler ve yiyeceklerle alınmaktadır. Özellikle kola, buzlu çay, portakal suyu, süt, yoğurt, elma, üzüm, greyfurt gibi besinler asit değeri 3 ve altında olan besinlerdir.

Diş yüzeyinde aşınmalar bir çok faktörün bir araya gelmesiyle oluşur besinlerin yanında kişinin beslenme ve diş fırçalama alışkanlıklarında mine yüzeyindeki kaşınma miktarını etkiler. Asitli içecek ve gıdaların tüketim sıklığı, miktarı ve bunların ağız içerisinde kalma süreleri de dişler üzerindeki etkisini arttıran faktörlerdir.

Asitli yiyecek ve içeceklerin hemen ardından diş fırçalanması diş yüzeyinde daha fazla madde kaybına yol açar. 1 saat sonra diş fırçalanması tercih edilmelidir. Tükürüğün akış hızı içeriğindeki kimyasallar aşınma bakımından önem taşır. Kalsiyum oranı yüksek tükürük asitli ortamda kaybedilen mineral kaybının düzenlenmesine yardımcı olur ve daha az hasar oluşur. Tükürük akış hızı az olduğunda diş yüzeyini yıkama yetersiz olacağı için erezyon oluşma ihtimali daha fazladır. Tükürüğün tamponlama kapasitesi çürük oluşumunda ve mine erozyonlarında büyük önem taşır.

Meslek hastalığı olarak da dişler üzerinde erozyon görülür. Aşırı klorlu havuzlarda yüzen su sporcuları asit buharına veya asitli gazlara maruz kalan fabrika çalışanları, şarap eksperleri ve laboratuvarda pipet ile asitli sıvılara çalışma yapan kimya uzmanları asit erezyona daha fazla yatkın olurlar.

ASİT EROZYONU TEŞHİSİ

En önemli tanı klinikte dişlerin görünümüdür. Başlangıç aşamasında maddi madde kaybı olmadan görülen mine yumuşaması herhangi bir belirti vermez. erozyon başladıktan sonra yüzeyin hafif cilalı ve içbükeylikler göstermesi en önemli belirtisidir. Dişin çiğneme yüzeylerinde mini kırılmalar ve anatominin bozulması aşınan tüberküller ve diş yüzeyinde çukurlaşmalar görülür. Dentin dokusuna ulaşan lezyonlarda tamir dentini oluşmaya başlar. Bu sayede pulpa dış uyarılardan korunur. Açığa çıkan dentin yüzeyinde sıcak ve soğuk yiyeceklere karşı hassasiyet dokunma ile de ortaya çıkar. Özellikle üst dişlerin damak tarafında

DİŞ AŞINMASI VE HASSASİYETİ TEDAVİSİ

Diş yüzeyinde görülen aşınmaları erken dönemde tanı koyulduğunda etken ortadan kaldırılarak önlenebilir. Diş yüzeyinin aside maruz kalma süresini azaltmak veya diş yüzeylerini de mineralizasyona karşı dayanıklı hale getirmek alınabilecek koruyucu tedbirlerden bazılarıdır. Doğru tanıyı koymak için hastadan alınan bilgiler son derece önemlidir. Beslenme alışkanlıkları, diş fırçalama zamanı ve şekli. kişinin mesleki bilgileri tanı koyulmak amacıyla dikkatlice sorgulanmalıdır. Diş aşınması ve hassasiyeti olan kişide beslenme şekli ile ilgili bir sorun bulunmadığı takdirde beslenme bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, reflü kronik kusma, ilaç kullanımı, tükürük kalitesi ve ağız bakım fırçalama alışkanlıklara gibi faktörler araştırılmalıdır.

Estetik Diş

Estetik Porselen Diş

Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve flor uygulanması yanı sıra koruyucu plak kullanmak diş aşınmasının ve hassasiyetinin önlenmesi bakımından önemlidir. Hazırlanan plakların içerisine floor jelleri veya kazein fosfat içerikli kremlerin uygulanması da faydalı olacaktır. Diş üzerindeki mine çözülmelerine karşı en kolay yöntem floor uygulaması dır. Floor jellerinin diş üzerinde uygulanması nötral florür özelliğinin mine yüzeyinde CaF2 den zengin bir tabaka oluşturarak İkincil bir asit atağından diş yüzeylerine koruyacaktır. Flor koruyucu tedavi olarak kullanılır etkinliğini geliştirmek için çeşitli metalik iyonlar eklenerek desteklenir.
Flor vernikleri diş yüzeyine tutunduğunda daha uzun süreli olarak salgılandığı için erozyondan korunmada solüsyonlara ve jellere göre daha etkilidir. Aşınmanın derecesine bağlı olarak diş hassasiyet şikayeti ortaya çıkar. Estetik problemlerde bu şikayetlere eşlik edebilmektedir. Bu durumlarda bonding uygulamalarına gidilir. Hangi malzemenin kullanılacağına ortaya çıkan mine yüzey defektlerinin şiddetine ve oluştuğu bölgeye göre karar verilir.

ÖN DİŞLERİN AŞINMASINDA TEDAVİ

Sadece mine yüzeyini ilgilendiren lezyonlarda eğer sızı ve diş ağrısı yok ise herhangi bir işlem yapılmaz. Koruyucu önlemler alınır. Ancak derinleşen vakalarda diş üzerine kompozit bonding uygulaması başarılı sonuçlar verecektir koruyucu plak tavsiye edilebilir.
Sonuçolarak, günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile birlikte dişler üzerinde meydana gelen aşınmalar ve diş hassasiyeti her geçen gün daha da önemli bir sorun haline gelmektedir. İlerleyen madde kayıplarını engellemek amacıyla erken teşhis büyük adam taşır. Hastalardan dikkatli bir şekilde beslenme ve genel tıbbi durumları hakkında bilgi alınmalıdır. Klinik olarak detaylı muayene yapıldıktan sonra kişinin beslenme alışkanlıkları sorgulanır ve diş aşınmasına rol açan etkenler ortaya koyulur.  Hastaya koruyucu uygulamalar hakkında bilgi verilir. Gerekli tedaviler uygulandıktan sonra koruyucu plak ile takibe alınır.

Dişleriniz üzerinde herhangi bir diş hassasiyeti veya diş aşınması var ise konuyla ilgili bilgi al alabilirsiniz.0 212 909 37 48

Sağlıkla kalın.

Devamını Oku
Estetik zirkonyum Diş

DİŞ HASSASİYETİ NASIL ÖNLENİR

Küçükçekmece Florya Kanal tedavisi Kliniği

Kanal tedavisi Kliniği

Basit vakalarda hekimin önereceği hassasiyet giderici diş macunu kullanılarak sorunun giderilebildiğini aktaran Koyuncuoğlu, bu aşamada mutlaka beslenme alışkanlıklannın da gözden geçirmek, aşırı sıcak ya da soğuk gıdaları tüketmemek gerektiğin! söyledi. Ayrıca gazlı ve asitli içeceklerin tüketimi en aza indirilmeli, bu maddelerin alınmasından sonra ağızdaki asit seviyesinin dengelenmesi için su içmeye özen gösterilmeli. Daha ileri vakalarda ise klinik uygulamaların ön plana çıktığını belirten . Koyuncuoğlu, “Flor, hassasiyet giderici ajanlar ve lazer uygulamaları yapılabilir. Dişte ve kök yüzeyinde madde kayıpları varsa uygun dolgu malzemeleri kullanılarak açık dentin yüzeyleri kapatılır. Ayrıca uygun vakalarda açığa çıkan kök yüzeyleri ağzın başka bir bölgesinden alınan dişeti ile kapatılarak diş hassasiyetini önlemek mümkündür.

Devamını Oku

Diş hassasiyeti sızlaması tedavisi

Çok sık görülen bir şikayet olan  diş hassasiyeti hakkında bilinmesi gerekenler. Öncelikle üzerine basarak yazmamız gereken bir cümle var aşağıda.
 “Dişi sızlayan kişi önce diş hekimine gitmeli ve onun tavsiyeleri doğrultusunda tedavi görmeli” Bilgi edinmek istiyorsanız da aşağıdaki yazıları okuyabilirsiniz.
Ağrıyan dişe ne yapılır? Kanal tedavisi çekim.

Ağrıyan dişe ne yapılır? Kanal tedavisi çekim.

Dişleri sızlayan pek çok kişi yaz aylarında bile soğuk su içemiyor, ekşi ya da tatlı yiyecekleri yemekte zorluk çekiyor. Genellikle bu şikayetin sadece diş çürüklerinden kaynaklandığı düşünülüyor. Aynı türden sızlamalara dişlerin aşınması nedeniyle de karşılaşılabilinir.

Sızlama sorunu diş hassasiyeti denilen bir rahatsızlığın belirtisi, “Problemin çözümü ise basit. Diş hekiminiz, sorunun çürükten kaynaklanmadığını belirtiyorsa diş hassasiyeti için özel üretilmiş diş macunu ve (sensitive) yumuşak uçlu fırça kullanmanızı tavsiye edebilir.
İnsan dişi iki tabakadan oluşuyor. Dişin dışındaki parlak ve sert bölüm mine tabakası olarak adlandırılıyor. Burası anı zamanda insan vücudunun en sert bölümü. Minenin altında ise içinde küçük kanalcıklar bulunan dentin tabakası yer alıyor. Herhangi bir nedenle mine tabakasının çatlaması ya da aşınması sonucu dentin tabakasının açığa çıkmasından kaynaklanan kimyasal, mekanik veya termal duyarlılığa diş hassasiyeti adı veriliyor. Çok soğuk ya da çok sıcak içeceklerle, asitli ya da aşırı tatlı yiyecekler kanaldan geçerek sinirleri uyarıyor. Bu durum halk arasında diş sızlaması adı verilen ani ağrı şikayetine yol açıyor.

Diş hassasiyetinin(diş sızlaması) nedenleri:

“Öncelikle duyarlılığın çürükten kaynaklanmadığı belirlenmelidir. Çeşitli nedenlerle diş eti çekilmesi, diş iltihabı ve plakları, diş beyazlatma ürünleri, asitli yiyecekler, yanlış diş fırçalama alışkanlıkları, dişin çok sert fırça ve hareketlerle fırçalanması, stres nedeniyle dişlerin sıkılması ve gıcırdatılması ile ağız hijyenine önem verilmemesi diş hassasiyetinin sebepleri olarak sıralanabilir. Öte yandan hamilelik döneminde ya da mide rahatsızlıkları sonucu sık sık kusanlarda da diş hassasiyeti oluşabiliyor. Kusma sonucu ağza gelen mide asidi de dişin mine tabakasını aşındırıyor.

Diş hassasiyeti (diş sızlaması) nasıl geçer?

Piyasada ‘sensitive‘ olarak adlandırılan diş macunları, gargaralar ve fırçalar kullanılabilir. Bunların içinde bulunan maddeler, dentin kanallarını tıkayarak yiyecek ve içeceklerin sinirlere ulaşmasını ve hassasiyetin oluşmasını engelliyor. Eğer ağızda bir çürük sorunu yoksa belli bir süre düzenli sensitive diş macunu, yumuşak veya ekstra yumuşak diş fırçası ve diş ipi kullanımı, sızlama sorununu ortadan kaldırabilir. Ancak çürük problemi olanların önce bunu tedavi ettirmesi öneriliyor. Eğer diş minesindeki tahribat büyük boyutlardaysa dolgu, flor, kaplama ve kanal tedavisi gibi yöntemlere başvuruluyor.”
Devamını Oku
Diş eti çekilmesi tedavisi

Diş eti çekilmesi Tedavisi

Diş eti çekilmesi sonucunda ortaya çıkan problemlerin tedavisinde 3 yöntem uygulanabilir. Nedeni bulup ortadan kaldırmak en öncelikli iş olmalıdır. Çekilen diş etinin altında kemik dokusu bulunması durumunda işlem daha kolaydır.

  1. Diş dokusu üzerinde meydana gelen defektin tamiri.
  2. Diş duyarlılığının tedavisi
  3. Çekilen dişeti dokusunun yerine getirilmesi.

1. Diş dokusu üzerinde meydana gelen defektin tamiri

Dişlerin dudak ve yanak boyun bölgelerinde bazen kuron bazen de kök, bazı durumlarda da hem kök hem kuron üzerine doğru genişlemiş diş defektlerine rastlanır. Bunlar, genellikle baskı ile diş fırçalama veya sert diş fırçası yahut da aşındırıcı diş macunu ve diş tozu kullananlarda fazla görülür. Kama şeklindeki bu defektin yakınındaki diş eti dokusunda da atrofi dikkati çeker. Diş eti çekilmesinin daha fazla olmasını ve bu kısımdaki dişeti kenarının iltihaplanmasını önlemek amacı ile ortadan kalkmış olan diş maddesini bir dolgu ile karşılamak gerekir. Böylece, bu bölgede gıda parçacıkları ve bakteri plaklarının toplanması önleneceği gibi dişlerin dudak ve yanak yüzlerindeki kaybolan konvekslik yeniden sağlanmış olur. Zira, dışa bombeliğin kaybolması, çiğneme esnasında sert gıda parçacıklarının dişeti kenarına çarpmalarına ve bu kısmın zedelenmesine neden olabilir.
Diş üzerindeki defektlerin (beşinci sınıf kavitelerde olduğu gibi) tutucu yerler açmak suretiyle azı dişlerinde amalgam dolgularla doldurulması mümkün olduğu gibi, ön dişlerde de kompozit dolgular kullanılabilir. Ancak, kompozit dolgularda tur kullanma mecburiyeti yoktur. Yani doğrudan doğruya dolgu ile defekt tamir edilebilir. Bu dolgularla estetik bakımdan çok olumlu sonuçlar alınmaktadır.
Yalnız aşağıdaki hususlara çok dikkat edilmelidir :
— Asit tatbiki sadece defektin çevresindeki mine dokusuna olmalıdır.
— Dentin veya kök yüzeyindeki sement tabakasının üzerine asit yayılmasını önlemek için defektin en derin yeri olan bu kısımlar asit tatbikinden önce uygun koruyucu bir lak veya kaide maddesiyle kapatılmalıdır.
— Dolgu maddesi hiçbir zaman dişin hududundan dışarıya yani dişeti üzerine taşmamalıdır. Dolgu kenarının taşkın olması halinde ileride bir gingivitis’in muhakkak oluşacağı akıldan çıkarılmamalıdır.
— Dolgu yüzeyi, bakterilerin toplanmaması ve dolgu ile diş arasından sızma ile dolgunun renklenmesini önlemek amacı ile tam olarak cilalanmalıdır.
2. Diş duyarlılığının tedavisi :
Kole bölgesinde meydana gelen defekt sonucunda dişin bu kısmı temas, soğuk ve sıcağa karşı duyarlı olabilir. Defekt büyükse bu bölgenin yukarıda anlatıldığı gibi bir dolgu maddesiyle kapatılması duyarlılığın kaybolmasını temin eder. Defekt dolgu yapılamayacak kadar sığ ise veya dişin bütün kök çevresini kaplıyorsa bu takdirde duyarlılığı gideren bazı ilaçlar tatbik edilebüir. Piyasada diş kolelerindeki duyarlılığı gideren pek çok ilaç bulunmaktadır.

2.Diş duyarlılığının tedavisi

Bizim genellikle tercih ettiğimiz metot fluor tatbikidir. Bunun için eşit miktarlarda (10 gr.) sodyumfluorür, kaolen ve gliserin karıştırılarak bir pat yapılır. Dişin duyarlı kısmı kurulanır ve pat bir metal alet ile 2 dakika kadar ovulur ve ılık suyla yıkanır. Duyarlılığın tam olarak geçmediği durumlarda haftada bir defa olmak üzere tekrar edilebilir. Sodyum fluorür yeni kesilmiş dişlerde asla tatbik edilmemelidir.
Diş hassasiyetini gidermek amacı ile en çok kullanılan maddeler % 8’lik çinko klorür, sıvı fenol, formaldehit, amonyaklı gümüş nitrat, 2,5 gr. sodyum karbonat monohidrat ve 12,5 mgr. potasyum karbonat karışımı, sodyum siliko-fluorürdür. Bu preparatlar arasında son iki tanesi yeni kesilmiş dentinde de duyarlılık giderici olarak kullanılabilirler.
Hasta tarafından evinde % 2 lik sodyum fluorür solüsyonu ile bir hafta müddetle diş fırçalama da kole duyarlılığını Önemli ölçüde azaltmaktadır. Ancak, fluorlü solüsyonu yutmamak lazımdır.
Stannous fluorür içeren jel kıvamındaki sodyum monofluorofosfatlı, formalinli (Thermodent) ve stronsiyum klorürlü (sensodyne) diş macunları da duyarlılığı azaltmaktadır. Bu konuda kortikosteroidli hormonların yerel tatbikleri de faydalı bulunmuşur.

3. Çekilen dişeti dokusunun yerine getirilmesi:

Çekilen diş eti dokusunu eski yerine getirmek estetik diş hekimliği bakımdan çok önemlidir. Ancak, bazen dişeti dokusunun kenar seviyesi bakımından eski yerine getirilmesi olanak dışında olsa bile, yapışık dişeti dokusunun dikey boyutunu artırmak; diş fırçasının iyi tatbikini sağlamak, derin periodontal lezyonların oluşumunu önlemek ve adale bağlantılarını dişeti kenarından uzaklaştırmak amacı ile gereklidir.
Yapışık diş etinin dikey boyutunu artıran vestibül derinleştirici operasyonlar başka bir bölümünde açıklanmıştır. Diş etinin eski yerine getirilmesini sağlayan, kuron yönüne kaydırarak yapılan flap operasyonundan bahsedilecektir.
Kuron yönünde kaydırılarak yapılan flap operasyonu
Gerek daha önce yapılan bir periodontal operasyon sonucunda diş kökleri açığa çıkmış olsun gerekse iltihapsız bir dişeti çekilmesi olsun estetik amaçla ve açıkta kalan diş kökünü kapatmak amacıyla bu teknik uygulanabilir.
Şayet periodontal cepler var ise bunları ortadan kaldırmak için dişeti kenarlarında tersine eğimli bir kesi yapılır. Kesinin ötesinde kalan diş eti bir parça halinde kaldırılır. Ceplerin iç duvarları ve diş kökleri üzerindeki birikintiler iyice temizlenir, yatay kesiler ile kaldırılan flap, kemiği açıkta bırakacak şekilde kuron yönüne kaydırılarak açıkta kalan kök üzerine sıkıca dikilir. Genellikle, üst ön dişlerin dudak yüzeylerinde yapılan bu operasyonda frenulum hizasında V şeklinde dikey kesiler da yapılabilir. Dikiş ve pat bir hafta sonra alınır ve tekrar bir haftalık bir pat daha konabilir.
Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ