All Posts Tagged: Diş

DİŞ İMPLANTI TARİHÇESİ

Diş implantları XX.yyın ikinci yarısından itibaren bilimsel olarak ele alınarak rutin diş hekimliği tedavileri arasında yerini almıştır.
Tarihçesine bakıldığında, konu ile ilgili en eski bulguların Mısır ve Maya uygarlıklarında kaybedilen dişlerin yerine yeşim taşı vs gibi suni maddelerin çene kemiğine ekilmesi olduğunu görmekteyiz.

Güncel implantoloji uygulamalarına benzer ilk çalışmalar XX.yy başlarına rastlamaktadır. 1908 yılında ABD’de Greenfield ilk diş implantı patentini almıştır. Geçen yüzyılın ortalarına kadar Strock, Formiggini, Chercheve, gibi dişhekimlerinin günümüzde kullanılan implantlara benzer uygulamalar yapmışlardır. Ancak bu yaklaşım ve çabaların hepsi ampirik uygulamalar olarak ve vaka raporlarının ötesine gidememiş çalışmalar olarak kalmışlardır.
Oral implantolojideki bilimsel gelişmelerin başlangıcını Branemark ve ark.ile Schroeder ve ark.nın saf titanyum implantlar ile yaptıkları temel çalışmalar oluşturur.
Branemark 1955 yılında tavşan tibialarında revaskülarizasyonu vital mikroskopi ile inceleyen bir deney sırasında tesadüfen kemik ile titanyum arasındaki sıkı adaptasyonu fark ederek konuyu daha detaylı araştırmıştır. Branemark ve ark., bu fenomeni  “osseointegrasyon” olarak adlandırıp ‘yaşayan kemik dokusu ile titanyum implant arasında, ışık mikroskobu düzeyinde büyütme ile gözlenen direkt temas’ olarak tanımlamışlardır. Aynı araştırıcılar daha sonra bu olguyu ‘canlı kemik dokusu ile yükleme altındaki implant yüzeyi arasında direkt yapısal ve işlevsel bağlantı’ tanımı ile pekiştirmişlerdir.
İsveçli araştırıcılar, 1965 yılından itibaren total dişsizlik vakalarının sabit protezler ile rehabilitasyonu amacıyla uyguladıkları tedavilerin sonuçlarını 1969 ve 1977 yıllarındaki iki yayın ile dişhekimliği literatürüne kazandırarak konunun bilimsel platforma oturmasında öncülük etmişlerdir. Bu tedavi konseptinde alt ve üst çenelerin ön bölgelerine yerleştirilen dört ile altı adet implant üzerine okluzal tutucu vidalar ile sabitlenen protezler yapılmaktadır.
Başlangıçta total dişsizlik vakalarının rehabilitasyonuna yönelik olarak ortaya çıkan osseointegre diş implantları, zaman içerisinde saptanan başarılı sonuçların ışığı altında endikasyon alanını genişleterek, tüm diş eksikliği biçimlerinin tedavisini kapsar hale gelmiştir.

İMPLANT UYGULAMALARI

Günümüzde, kemik içiimplant uygulamalarının ana hedefi osseointegre implantlar ve bunlardan destek alan implant-üstü protezler ile her türlü dişsizliğin rehabilitasyonudur. Endikasyonları tek diş eksiklikleri, parsiyel ve total diş eksiklikleri, ortodontik vakalar şeklinde sıralayabiliriz.
Uygulama biçimleri olarak, immediat implantasyon, immediat yükleme, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, sinüs grafting/lifting, onlay/blok grafting, spliting, platelet-rich-plasma, distraksiyon osteogenezis ve osteotom tekniklerinden faydalanılmaktadır. Ortodontik diş hareketlerinde implantlar, ankraj ünitesi görevini görebilmektedirler. Ankraj implantların uygulandıkları bölgeleri, sert damak (palatal implantlar), zigoma kemiği (titanyum mini-plaklar), retromolar bölge ve alveoler kemik olarak sıralayabiliriz.
Devamını Oku
Estetik Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Türkiye diş tedavileri için en ucuz diş fiyatlarını sunuyor

TÜRKİYE DİŞ TEDAVİSİ İÇİN TERCİH EDİLEN ÜLKE

Bütün dünyada ekonomik krizlerin ortaya çıkmasından sonra bireylerin alım gücünün de azalması ile birlikte sağlık harcamaları için devletler sıkı para politikası uygulamaya başladı. Özellikle diş tedavileri için yüksek maliyetler ile karşı karşıya kalan insanlar  hızlı,kaliteli ve garantili diş tedavisi alternatifi sunan Türkiye’ye yönelmeye başladı.
Türkiye için hem döviz getirisi hem istihdam sağlayan diş sağlığı turizmi 2010 yılından itibaren dikkat çekmeye başladı. 2017 yılı implant ve zirkonyum diş fiyatları nda Türkiye nin Avrupa ya göre büyük avantaj yakaladığı bir yıl olmuştur. Dövizin değer kazanması ile birlikte Yurt dışından gelen hastaların ödeme gücü artmış ve daha kolay diş tedavilerini karşılayabilir olmuşlardır.
Protez Diş Fiyatları

Protez Diş

En iyi diş tedavisini en kaliteli ve hızlı biçimde yaptırmak için  herkesi Türkiye ye bekliyoruz.Kliniğimiz deneyimli ve iyi eğitimli personel ile diş hekimleri ve teknisyenlerden oluşturuldu. Dünya standartlarında son teknoloji cihazlar ile donatılmış  Diş Kliniği, gibi, genel kozmetik ve estetik diş çalışma alanlarında diş geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır implantlar, köprü, kron, kaplama, protez ve diş beyazlatma uzmanlaştığımız tedavi branşları dır.

Kliniğimizde: İrlanda, Norveç, Hollanda ve Almanya‘dan gelen birçok hasta tedavisi başarı ile yapılmıştır.
Modern kliniklerde artık ağız içi kamera, lazer diş beyazlatma, yeni nesil donanımlar ve katı hijyen şartları bir standart halinde uygulanmaktadır.
Ferah, klimalı bekleme odası bütün modern kliniklerde olduğu gibi sizi rahatlatacaktır. Hasta-hekim ilişkisi iyi bir iletişim tam donanımlı tedavi odası  Türkiye’de diş tedavisi için tercih nedeni olmaktadır.
Hepimiz sizlere beklentilerinizin üzerinde tedavi sonuçları vermek için çalışıyoruz.
İstanbul hava limanı yanındaki kliniğimizde tedavi süreniz boyunca kolay ulaşım imkanlarına sahip olacaksınız. Ayrıca, güzel restoranlar, kafeler ve mağazalar sizin için tedaviniz süresince güzel zaman geçirmenize yardımcı olacaktır.
Estetik diş kliniği Türkiye. Samimi ortam, modern tedaviler tüm hastalarımız için en iyisini vermek bizim gururumuzdur.
Kliniğimizde temel amaç, her kişinin kişisel ihtiyaçlarını ve tercihlerini ele almak amacıyla, diş bakımı son derece bireyselleşmiş yapmaktır.
Tüm malzemeler AB sertifikalıdır. Estetik diş tedavileri ve implant uygulamaları için kliniğimden bilgi alabilirsiniz.
Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya
22 Şub 2017
Devamını Oku
Diş Beyazlatma Nedir?

Diş rengini beyazlatmak

Dişlerimiz yüzümüzün ilk görünen bölümüdür. Dişlerin renginde oluşan sorunlar kişide öz güven eksikliği ve estetik ve öz güven eksikliği gibi sorunlar yaratır. Diş rengini beyazlatma amacı ile diş hekimleri çeşitli yöntemler uygularlar. Bu işlemlerin başarılı olabilmesi renklenmenin kaynağını anlayıp ona göre çözüm üretildiğinde başarılı olacaktır. Diş renklenmeleri ve çözüm önerileri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Dişteki renklenmeler şu şekilde gruplara ayrılabilir;

Dış kaynaklı renklenmeler;

 Lekeler sadece diş minesi yüzeyindedir. Beslenmeye bağlı olarak oluşur. Çay, kahve, kola, koyu renkli meyve suları, kırmızı şarap gibi içecekler ve domates salçası, şeftali gibi yiyecekler dişte yüzeysel renklenmeye neden olurlar. Bu tür lekelerde beyazlatma işlemi başarılı sonuçlar verir.
İç kaynaklı renklenmeler;
 Dişin mine tabakasının altındaki dentinde oluşan renklenmelerdir. Çocuklukta kullanılan tetrasiklin türevi ilaçlar ve aşırı florid kullanımı ya da annenin gebelik döneminde kullandığı bazı antibiyotikler nedeniyle oluşabilir. Rengin açılması çok yavaş olur ya da hiç olmaz.
Yaşlılık nedeniyle oluşan renklenmeler; İlerleyen yaşlarda dişteki mine tabakası aşınarak alttaki dentin tabakasının koyu rengini yansıtır. Aynı zamanda yıllar içinde iç ve dış kaynaklı renklenmeler de görülebilir. Böyle durumlarda beyazlatma işleminden başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Kanal tedavisi görmüş dişlerde renklenme;

Zirkonyum Diş Kaplama

Zirkonyum Diş Kaplama

Kanal tedavisi sırasında dişin kökünde bulunan ve dişi besleyen sinirin kanaldan uzaklaştırılmasıyla diş canlılığını yitirecek ve zamanla parlak, canlı rengini de kaybedecek, sararacaktır. Bu tür renkleşmelerde pulpa odasına yerleştirilen beyazlatma ajanı dişte 3 gün bekletilir. İstenilen sonuç elde edilene kadar işlem tekrarlanır. Bu şekilde özellikle ön bölgede tek başına kalmış koyu renkli dişler beyazlatılır.

Uygulanan bütün beyazlatma yöntemleriyle geçici bir beyazlık elde edilmektedir. Dişlerin yapısı, kişinin beslenme alışkanlıkları ve işlem sonrası önerilere ne kadar dikkat edildiğine bağlı olarak 2-3 sene sonra tekrarlanması gerekir.
Diş eti çekilmesi sonucunda açığa çıkan diş kök yüzeylerine, dişeti rahatsızlığı olan hastalara, gebelik ya da emzirme döneminde olan hastalara uygulanmaz.
Diş renkenmesi tedavi edilemiyor ise dişin üzerine kaplama uygulanarak istenilen diş rengi elde edilebilir. Bu kaplamalar estetik amaç ile uygulandıkları için zirkonyum diş kaplamalar tercih edilir.Yandaki resimde dişlerinde aşınma ve renk sorunu yaşayan bir hastanın zirkonyum diş kaplama uygulaması ile estetik diş kaplamaların takılmadan önceki ve sonraki resmini  görmektesiniz. Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya Randevu almak için iletişim sayfasından randebu talep edebilirsiniz.
Devamını Oku
Estetik diş dolgusu

Diş çürüğü

Diş çürüğü

Dişhekimliği mesleğinin asıl amacı; doğal dişleri sağlıklı tutmak ve bu amacı halka benimsetmek olmalıdır. Diş çürüğü ile mücadele ederek diş ve ağız sağlığının idamesinde temel gereksinim; bilimsel temele dayanan bir anlayıştır ve bu da doğru teşhise, önleyici ve tedavi edici planlara dayanır.

“Diş çürüğü”terimini çoğu kez anlamından farklı kullanırız. Çoğu klinik çalışmalarda bu terimin devam eden veya geçmişteki hastalığın kaybedilen semptomlarını yansıttığını hatırlamamız önemli bir noktadır. Artık günümüzde diş çürüğü tükürükteki ve diş dokusundaki kalsiyum (Ca) ve Fosfat (PO4 ) iyonları arasındaki kapsamlı bir dengenin görüntüsü olduğu ve bu dengede Florür (F) ve diğer faktörlerden etkilenen plak mikroorganizmalarının da dolaylı etkisinin olduğu bilinmektedir.

Çürük riskinin belirlenmesi

Dişhekimleri bütün hastalarında başlangıçta mevcut olan çürüğü; yüksek, düşük veya orta derecede riskli   olarak kaydetmelidirler. Çürük aktivite testleri Genellikle tükürük hakkında az şey bilinmektedir. Ancak günümüzde, bilimsel teknolojinin gelişmesiyle birlikte gereken teknik olanaklar, dişhekiminin çalışma ortamında hemen kullanabileceği tarzda tasarlanmış ve imal edilmiştir.

Klinik muayene

Çürük riski için en faydalı göstergedir. Klinik ve radyografik muayenede, gözlenen

•             Tekrarlayan dolgu

•             Çoksayıda yeni çürük ile birlikte tekrarlanan tedavilerin olması

•             Durgun,temizlenemeyen bölgelerin varlığı

•             Örtülmemiş derin fissurlar

•             Dişeti çekilmesi ile açığa çıkmış kök yüzeyleri

•             Çok bantlı ortodontik apareyler

•             Bölümlü takılıp çıkarılabilen kancalı protezler

•             Kötü dolgular da plak birikimini ve çürük riskini artırırlar.

Diyet hakkında bilgi almak , çürük riskinin belirlenmesinde oldukça önemli olabilir. Tıbbi veya sosyal hikâyedeki bir değişiklik alışkanlıkları ve dolayısıyla çürük riskini değiştirebilir. Emeklilik ve yas (acı) gibi hayattaki bazı dönemler yaşam tarzında, diyette ve diş sağlığında değişikliğe neden olabilirler. Hastalara çürüğün nedenini açıklamamak etik olmayan bir durumdur. Böyle durumlarda diş
çürüğüne yediğimiz, içtiğimiz şeylerin neden olduğunu açıklanabilir ve hastaya bir diyet formu verilebilir ve 3 gün boyunca bütün yediğinin ve içtiğinin veya alman ilaçların kaydı istenebilir. Burada önemli olan çürüğe yatkın bir erişkinde şeker alım sıklığının diyet analizi ile ortaya çıkabilmesidir. Hastanın değişip değişmeyeceği başka bir sorundur, alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak böyle bir form hasta eğitimi için temel oluşturur. Böylece bilgilendirilen hasta kendisi kabul edilebilir çözümler önerebilir.

Daha iyiyi elde etmek için yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkânsız değildir. Risk tayini önleyici ve onarıcı tedavinin her ikisinde de risk düzeyinin belirlenmesi çok önemlidir. Yüksek  çürük riski sınıfındaki bir hasta için restoratif tedavi gerektiğinde girişimler, kişiyi; uygulanabilen daha konservatif tedavi planından sonra daha düşük çürük risk sınıfına çekme yönünde olmalıdır.

Önleyici bakım

Diş hekimleri her zaman aktif çürük veya aktif çürük şüphesi olan durumlarda ağız içinde uzun süreli değişikliklere neden olacak girişimlerde bulunmaya zorunludur.

Önleyici bakım; oral hijyen, diyetle ilgili sorunlardaki öğütler, florürlü diş macunu gibi topikal ajanların evde kullanımı ve bazı durumlarda
da terapotik verniklerin veya fissür örtücülerin klinik kullanımından oluşur.
Hepimizin bildiği “korumak için genişletme” prensibinde öncelik genişletmededir. Ancak günümüzde dişhekimliği pratiğinde materyal ve tekniklerdeki olumlu gelişmeler nedeniyle öncelikler yer değiştirmeye başlamıştır. Artık korumak genişletmekten önce yapılabilmektedir. Restoratif dişhekimliğinde korumak hastalara karşı bir sorumluluktur. Bu nedenle restoratif tedavi düşünülmesi halinde koruyucu alternatiflerin mutlaka düşünülmesi gerekmektedir.

Devamını Oku
İmplant Diş Yapımı

İmplant

İMPLANT DİŞ

www.drsertac.com Sertaç Kızılkaya

İmplant ağızda eksik diş yerine titanyum maddesi kullanılarak yapılan silindirik vida şeklindeki yapay diş köküne verilen addır. İmplant uygulandıktan sonra belirli bir süre ağız içerisinde kalır ve kemik ile kaynaşır. Osseointegrasyon (kemik ile kaynaşma) denilen bu aşamanın ardından üzerine  dayanak monte edilir ve bu dayanak üzerine de diş kaplaması yapılır.
İmplant başarısı hasta ve hekim için öncelikli konudur. Günümüzde %90 ların üzerinde başarı sağlanmaktadır. Başarılı implant tedavisi için mutlaka dikkat edilmesi gereken üç şart vardır:
  1. İmplant operasyonu öncesi iyi muayene
  2. İmplant operasyonunun kurallara uygun yapılması
  3. İmplant yapımı sonrası iyi bir bakım.
İmplant faydaları

İmplant Diş

İmplant tedavisinin cerrahi aşaması implantı çene kemiğinin içine yerleştirmek ve protez aşamayı kolaylaştırmak için gerçekleştirilen tüm işlemleri kapsar. İmplant cerrahi yerleşimi,implant destekli protez yapım  basamakların sadece bir adımıdır.

Bununla birlikte sonucun başarısı, altyapının kemiğe başarıyla tutunmasına bağlı olduğundan, tüm sürecin kritik bir aşamasını teşkil eder. Cerrahi işlem gerçekleştirilmeden önce, hastanın kapsamlı bir planlama sürecinden geçirilerek, ağzındaki klinik durumun getirdiği sınırlılıkların yanı sıra kemik tozu  gereksinimi ve uygun cerrahi müdahale şeklinin belirlenmesi son derece önemlidir.
İmplant yapmadan önce:
Bu aşama normalde, hastanın düşüncelerini ve dişlerin hangi sebeple ve ne kadar bir süre içinde kaybedildiğini de kapsayan iyi bir geçmiş anamnezini alarak başlar. Ek olarak, başvuru sırasındaki düşüncelerine dair ayrıntılar ve beklentileri de öğrenilir.
Bu muayenede ağız dışı ve ağız içi değerlendirmeler gerçekleştirilir.
Ağız dışı muayenede yüze ait asimetriler, gülüş çizgisi ve varsa diğer normal dışı durumlar belirlenir.
Ağız içi muayene sistematik bir şekilde yumuşak dokuların, dişlerin, oklüzyonun ve varsa protezlerin değerlendirilmesini içerir. Muayene kayıp diş bölgelerini de kapsamalı, var olan mesafe ve boşlukla diş eti dokuların ilişkisi de göz önüne alınmalıdır.
Bu gerçekleştirildikten sonra panoromik diş röntgeni “dental panoramik görüntüleme (DPR) ve periapikal  görüntüleri de içeren radyografiler alınır.
Bu tedavi öncesi değerlendirme sonunda, hastanın implant tedavisine uygun olup olmadığına dair bilginin edinilmiş olması gerekir. Kalan dişlerin sağlığını da içeren bir ayırıcı tanı yapılır ve başlangıç tedavi planlaması yapılır. Bu plan sırasında herhangi bir hastalık veya anormal bulgu, implant tedavi planlaması öncesi değerlendirilmelidir. Bu aşama süresince şüpheli ve kötü durumdaki dişler belirlenir ve planlama üzerindeki etkilerine göre koruma veya çekim kararı verilir. İmplant tedavisi için sorun yaratma olasılığı olan dişler için çekim kararı verilebilir.

İMPLANT TEDAVİSİ ÖNCESİ UYGULAMA

Kayıp dişlerin telafisini içeren her planlama diş seviyesinden başlamalıdır. Bu demektir ki; yerine konacak dişlerin son ve istenen pozisyonu, implantın cerrahi yerleşiminin planlaması yapılmadan önce belirlenmelidir.
Bu konum genellikle tedavi öncesi mum modelaj ile belirlenir . Ayrıca  panoramik diş röntgeni ile değerlendirme yapılır. İmplant cerrahi yerleşimi, protez açısından yönlendirilmiş bir tedavi planı ile belirlenmelidir. Böylece, implant yerleşimi için düşünülen bölgedeki kemiğin miktarı ve implant yerleşimi öncesi veya cerrahi sırasında greft konulmasına gerek olup olmadığı da belirlenmiş olur. Protezle yönlendirilen bu tedavi planı, cerrahın implantı restorasyona göre doğru konumlandırmasına ve cerrahi sırasında karşılaşılabilecek sınırlılıkları belirlenmesine olanak tanır.
Protetik yönlendirmeli tedavi planı son derece önemli olmasına rağmen, hastanın olarak cerrahi bir aşama içeren implant tedavisine uygunluğunun değerlendirilmesi de önemlidir.

İmplant ne zaman uygulanabilir?

Tek diş eksikliğinin komşu sağlam dişlere dokunulmadan giderilmesinde implant diş yapılabilinir.
Birden fazla diş eksikliğinin, takılıp çıkartılan protezler yerine, implant yardımı ile sabit köprüler yapılarak giderilmesi mümkündür.
Tam dişsizlik durumunda takılıp çıkartılan protezler (damak) yerine sabit protezler yapılması

İmplant uygulamanın yaşı var mı?

Genel sağlık durumu uygun olan her yaştaki insana uygulanabilir. Yalnızca, gençlerde kemik gelişiminin tamamlanması gerekmektedir. Erişkinler için üst yaş sınırı yoktur.  Yaşlı insanlar daha çok diş kaybettiklerinden ve çene kemiklerinde erimeler olduğu için diş implantı için daha çok gereksinim hissederler.

İmplantlar ömür boyu kalabilir mi?

İlk hastalar, otuz yıldan fazla bir süredir implantlarını başarı ile kullanmaktadırlar. Bu süre, genel sağlık durumu, implantın günlük bakım ve temizliği gibi birkaç değişkene bağlıdır. Yine de başka her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi, prensip olarak, hayat boyu garanti vermek mümkün değildir.

Bütün diş implantları başarılımı?

İmplantların başarısı için genel sağlığın iyi olması, yani yeterli “iyileşme potansiyeli” olması, doğru teşhis konulması ve implantın temizlik ve bakımının doğru yapılması gerekmektedir. Bunun yanında hekim tarafından uygun cerrahi ve uygun protez yapılmış olması gereklidir. Ayrıca, çok fazla sigara içilmesi ve/veya aşırı alkol kullanılması başarıyı olumsuz etkileyecektir. Yukarıdaki faktörlere bağlı olarak implant başarısı %90-100 arasında değişebilir. Başarısızlık olması durumunda implant çok basit bir girişim ile çıkartılabilir ve yeri kendiliğinden iyileşir.

İmplantlar vücut tarafından reddedilir mi?

İmplantlar çoğunlukla titanyum denilen biyolojik uyumlu maddelerden yapılmaktadır. Titanyum canlı bir madde olmadığı için, kalp ve böbrek transplantasyonlarında olduğu gibi bir antijen – antibody reaksiyonu oluşturmaz.. Bu nedenle bir “doku reddinden” söz edilemez.

İmplant yapımında garanti durumu nedir?

Yapılan bilimsel çalışmalarda implant başarısının %90-100 arasında değiştiği gösterilmiştir. Ancak her tür tıbbi müdahalede olduğu gibi implantlar için de garanti vermek mümkün değildir.

İmplant yapımı ne kadar sürer?

Cerrahinin süresi yerleştirilecek implant sayısına ve hastanın koşullarına bağlı olarak yarım saat ile birkaç saat arasında değişebilir. Operasyondan sonra, implant ile kemiğin kaynaşması için (osseointegrasyon) 3-6 ay kadar beklenir. Daha sonra bu implantlar üzerine, birkaç seans süren bir uygulama ile protezler yerleştirilir. Bazı uygun koşulların sağlanabildiği durumlarda hiç beklemeden de protez yapılabilmektedir. Çağdaş diş hekimliğinin bütün olanaklarının kullanıldığı bu protezler birer mühendislik harikasıdır.

İmplant operasyon sırasında ve sonrasında bir rahatsızlığım olacak mı?

Operasyon lokal anestezi ile hiçbir ağrı ve rahatsızlık duyulmadan yapılabilmektedir. Gerekli durumlarda genel anestezi de uygulanabilir. Operasyondan sonra herhangi bir diş çekiminden sonra da duyulabilecek bir ağrı ,şiş ve morluk olabilir. Bunlar da ağrı kesicilerle ve hekimin tavsiye edeceği diğer  önlemlerle giderilebilir.

OPERASYON SONRASI BAKIM

  • Her cerrahi müdahale sonrası ağrı veacı duyulması normaldir.
  • Reçetede belirtilen ilaçların zamanında ve yazıldığı gibi ağrının başlamasını beklemeksizin alınması
    gerekmektedir. Önerilen dozlar aşılmamalıdır.
  • Çok hafif bir kanama nedeniyle ilk gün tükürüğün renginin kırmızı olması normaldir. Bu sebeple steril bir
    gazlı bez katlanarak kanamanın olduğu bölgede tampon yapılmalıdır.
  • Aspirin kullanılmamalıdır. Ağız çalkalamak ve şiddetli tükürmekten kaçınılmalıdır.
  • Bir hafta süreyle spor ve sauna yapılmamalıdır.
  • Sadece uyumak amacıyla uzanın, eğer uzanıyorsanız başınızın seviyesi daima ayaklarınızdan daha yukarda olmalıdır.
  • Operasyon bölgesinin şişmesi normaldir 2. gün maksimum seviyeye ulaşır.
  • O bölgeye  naylon torba içerisinde buz konarak ilk 48 saat dışardan soğuk kompres yapılmalıdır.
  • Sıcak yemek ve içecekler tüketilmemelidir, ılık ve soğuk gıdalar alınabilir.
  • Güneşte uzun süreli durulmamalıdır.
  • Operasyon bölgesindeki dikişleri merak edip görmek için yanak çekiştirilmemelidir.
  • Operasyon sonrası ilk 24 saat gargara yapılmamalı ama dişler fırçalanmalıdır.
  • Alkol ve sigara tüketilmemelidir.
İmplant cerrahisinden sonra, iyileşme dönemi boyunca ve protetik yükleme sonrasında plak kontrolü yöntemi olarak sıklıkla kullanılmaktadır Antimikrobiyal ajanlar, gargara olarak veya irrigasyon yapan motorlu cihazlar vasıtasıyla hem implant destekli sabit protezlerde hem de implant üstü protezlerde kullanılabilir (Chlorhexamed, Corsodyl, Klorhex, Listerine gibi) www.drsertac.com
Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplamalar

Sadece Dişler mi?

Diş hekimliği ve tıpta vücuda bir bütün olarak bakan, vücudunun her bölgesinin vücudun her yeri ile bağlantılı olduğunu düşünen bakış açısı giderek yaygınlaşıyor. Bütünsel yaklaşım olarak bilinen bu yaklaşımda sinyaller değil kaynağa ulaşıp sorunların kaynağını ortadan kaldırmak ön plana çıkıyor.

Bütünsel yaklaşımda verilen sinyalleri fark edip, dışardan gelen zararlı etkenleri göz önünde bulundurmak, belirtiye değil sebebe odaklanarak tanı ve tedavileri yapmak gibi bir bakış açısı ile olaylara yaklaşılması gerekiyor.
Günlük hayatımızda dişlerimiz ve ağzımızın vazifelerini maalesef önemsemeyiz. Onların varlığının bile farkına varmayız. Ağrı sızı veya benzer bir rahatsızlık olmadığı sürece dişlerimiz ile de fazla ilgilenmeyiz.

Ağzın en çok bilinen görevi sindirim sisteminin başlangıcı olması nedeniyle öğütme işlemidir. Dişlerimiz gıdaları koparmak çiğnemek, öğretmek için değil ise ağız içerisinde besinleri Islanmak çevirmek ve tat almak için vazife görür. Ağızdaki salgı bezlerinin tarafından üretilen tükürük besinlerin kimyasal olarak sindirilmesi ve ıslatılarak yutulmasına yardımcı olmak için görevlidir.
(WHO) Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre sağlık bu ve bedenen tam bir iyilik halidir. Ancak dünyada en çok görülen hastalıklardan bir tanesi olan diş ve diş eti hastalıkları birçok insanın sağlık örgütü tanımlamasına uymasını engeller.
Toplumun çoğunda görülen diş eti kanaması aslında bir hastalıktır. Tıpkı kırmızı bir alarm gibi vücudumuz bir şeylerin yolunda gitmediğine anlatmaya çalışır. Ağzımız, dişlerimiz ve dillimiz vücudun bütününün bir aynasıdır. Vücutta bir sorun olduğunda bu organlar daha belirti verir.

Hipokrat’ın dediği gibi ağız sağlığın aynasıdır.

Tıp ve diş hekimliği biliminde vücuda bir bütün olarak bakmak ve ortaya çıkan bir sorunun vücut için zararlı bir hastalığın sinyali olarak görmek gerekir. Modern tıp bilimi semptomu tedavi etmeye odaklandığında aslında asıl etkeni yani hastalığı ortaya çıkaran nedenleri bulmaktan uzaklaşmış olur. Aslında dışardan gelen sebepler ortadan kaldırıldığında vücudun sinyalleri de kesilecektir.
Diş ve diş etlerindeki sorunlar sadece estetik ve dişlerim fonksiyonu ile ilgili değildir. Bu problemler vücuttaki kan akışı, bağ dokusu, damar sinir ve lenf bezlerinin fonksiyonlarını da etkiler.
Dişlerde ortaya çıkan pek çok problem vücut için bozucu alan oluşturabilir.

Bunlardan bazıları:

  • Kanayan diş etleri
  • Ölü dişler
  • Kistler, granilomlar
  • Vücutla biyolojik uyumu olmayan metal kaplamalar
  • Çene eklemi hastalıkları
  • Diş sıkma diş gıcırdatma
  • Gömük dişler
  • Çürük dişlerdir.

Diş tedavilerini ertelemek aslında genel sağlık sorunlarımızı ertelemek demektir. Enfeksiyona yol açan sorunlar vücudun genel savunma mekanizmalarını da şüphesiz bozacaktır.

Sorunları büyümeden telefi edilmesi hem ağı sağlığımızı korumak hem de diğer organların hasara uğramaması için son derece önemlidir.

Devamını Oku
Şeffaf aparey ile Ortodonti Tedavisi

Plakla Diş Düzeltilmesi

Estetiğin giderek ön plana çıktığı son yıllarda dişler için estetik tedavilerle artmaktadır. Özellikle eğri dişlerin düzeltilmesi her geçen gün daha da fazla talep görmektedir. Ortodonti tedavisi sayesinde düzeltilen dişler geleneksel yöntemle üzerine tel takılarak müşteri hareket vermekteydi. Günümüzde tel takmadan uygulanan ortodonti tedavisi şeffaf plaklar yöntemi ile gerçekleştirilebilmesitedir. Telsiz ortodonti yöntemi olarak bilinen şeffaf apareyler sayesinde eğri dişlerin düzeltilmesi mümkün olabilmektedir.

Önce dişlerinizin ölçüsünü, ısırma şeklinizi ağızdan alınan ölçüler ile tespit etmek mümkündür. Az dışından ve içerisinden yüzün fotoğrafları ve röntgen alınır. Bu malzemeleri ve tedavi planınız plak hazırlama merkezine gönderilir. Size özel plaklar üretilir.Her bir plak 2 hafta boyunca takılır ve bunları sadece yemek yerken, içerken diş fırçalarken ve ip kullanırken çıkarırsınız. Her 2 haftada bir plak bir yenisi ile değiştirirsiniz. Dişleriniz her seferinde arzulanan yöne hareket eder ve bu, dişler istenen pozisyona gelip düzelene kadar devam eder.Her 6 haftada bir, tedavinin uygun olarak geliştiğini incelenmesi için diş hekiminizi ziyarete gidersiniz.
Ortodontik tedavi tipik olarak 4-15 ay arası sürer ve bu sürede 8 ila 30 plak kullanılır. Tedavinin tamamlanma süresi, her bir durumuna göre değişecektir Diş ölçüleri 3 boyutlu tarayıcılar ile taranır. Diş telleri kusurlu sıralanışı olan eğri dişleri düzeltmek içil kullanılan bir yoldu. Ancak bugün bazı durumlarda geleneksel ortodonti tedavilerinde kullanılan braket ve diş tellerine gerek kalmadan dişleri düzeltmeyi sağlayan  sistem bulunmaktadır.

Şeffaf palak sistemi, dişleri aşama aşama yeniden yerleştirmek için bir seri renksiz, çıkarılabilir düzleştirici plaklar kullanmaktadır. Plak ile diş düzeltme sisteminin seçilmesinin nedeni, diş tellerine göre daha iyi görünmesindendir. Ayrıca çıkarılabilir olduklarından, yemek sonrası dişleri temizlemek daha kolaydır. Plaklar düz ve rahattır, bu nedenle diş etlerinizde, yanağınızda ve dilinizde iltihaba neden olmazlar. Digiortho sistemi, metallerde karşılaşabileceğiniz alerjik tepkiler de yaratmaz.
Her bir düzeltici yaklaşık 2 hafta boyunca takılır. Bu süre içerisinde düzeltici sadece yemek yerken, bir şey içerken ya da diş fırçalarken çıkartılmalıdır, iki hafta sonrasında yeni bir düzeltici takılır, bu yeni düzeltici ile eskisi arasında dişleri daha düzgün hale getirici küçük farklılıklar bulunmaktadır. Her bir düzelticinin takılması dişlerin daha güzel gözükmesi için birer adımdır.

Neden Plak ile Ortodonti?

Görünmezdir. Düzeltici aparatları tamamı ile şeffaf malzemeden yapıldıkları için ağız içinde gözükmezler. Çevrenizdekiler ortodontik tedavi olduğunuzu anlayamazlar.

Çıkarılabilir. Düzeltici aparatlarını çıkararak kolaylıkla yemek yiyebilir, içecek içebilir ya da dişlerinizi fırçalayabilirsiniz. Bu sayede normal ortodonti braketlerden dolayı diş fırçasının ulaşamadığı yerlerde oluşan çürüklerle karşılaşmazsınız.

Rahattır. Düzeltici aparatlarında normal braketlerdeki gibi metal ya da benzeri materyaller yoktur. Bu yüzden tedavi sürecinde metal kullanımına bağlı olarak ağız ve diş problemleri ile karşılaşmazsınız. Tedavi süresi kısadır. Düzeltici aparatları ile yapılan tedavilerin süresi klasik braketlerle yapılan tedavilerden daha kısadır. Üstelik hastanın her bir düzeltici yenilemesinde dayanma gücü, iyileşme çabası ve morali artar.

Ortodontik tedavi amacı ile dişlere takılan çıkarılabilir, ağızda belirgin olarak gözükmeyen pek çok saygın klinikte ve başarılı sonuçlar elde edilmiş bir yöntemdir. Şeffaf olan materyal, diş telleri yerine kullanılarak şekilsel diş bozukluklarının giderilmesi amaçlanmaktadır. Düzelticiler 3 boyutlu özel bilgisayarlı sistemler yardımıyla diş yapınıza birebir uygun olarak modellenir.

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplama Örnekleri

Zirkonyum diş fiyatı 2016

Zirkonyum diş kaplamalar dijital gülüş tasarımıyla beraber yapıldığında çok iyi sonuçlar verir. Zirkonyum diş eti kenarındaki biyolojik uyumu sayesinde diş eti ile kaplamanın birleştiği bölgede siyah veya mor çizgiler oluşma. Zirkonyum kaplamalardan elde edilen iyi neticeler sebebiyle alışılmış porselen diş kaplamalar özellikle ön bölgede artık uygulanmamaktadır.

Zirkonyumun alerji yapmaması ve diğer bir önemli özelliğidir. Renk olarak ağızdaki diğer dişler ile tam uyumlu bir kaplama yapma imkânı sunanzirkonyum diş kaplamalar içerisinde gri renkli metalik bulunmadığı için daha estetik sonuçlar verirler. Hepsinden önemlisi zirkonyum diş kaplamalar bilgisayar destekli tasarım ve üretim aşamasından geçerek üretilirler. Bu sayede ağızda kesilmiş olan diş ile hazırlanan kaplama arasında boşluklar oluşmaz. Bu sayede kaplama dişin altından çürük oluşma riski zirkonyum diş kaplamalar da yoktur çünkü diş ile birebir uyumludur. Herhangi bir aralık veya açıklık kalmadığı için dişin kaplama altından çürümesi mümkün değildir.

Zirkonyum kaplama diş :

Klasik porselen kaplamalarda, porselenin altında metal kullanılmaktadır. Kullanılan bu metaller
vücut açısından bazı sıkıntılar meydana getirmektedir. Kaplama yapılan kişide alerjik durumlara neden olduğu gibi, uygulama yapılan diş etinde renk değişikliklerine, morarmalara neden olmaktadır. Bu nedenlerden ötürü, farklı bir madde araştırması yapılırken zirkonyum maddesi keşfedildi.
Beyaz bir madde olan zirkonyum, vücuda hiçbir zararı olmayan, doku dostu bir maddedir. Diş hekimliğinde, porselen kaplamalarda metalin yerine kullanılmaktadır. Metalin getirdiği olumsuzlar zirkonyum dişte görülmemektedir. Saydam yapısından dolayı, ışığı geçirdiği için doğal diş
görünümü vermektedir. Estetik görüntüsünden dolayı diş hekimleri ve hastalar tarafından tercih edilmektedir.

Zirkonyum kaplama nasıl yapılır?

Zirkonyum kaplamada uygulanan metot diğer kaplamalardaki gibidir. Dişin hazırlanma, ölçü alma bölümleri aynıdır, farklılık dişin hazırlanma bölümünde görülür. Zirkonyum diş bilgisayar destekli cihazların bulunduğu laboratuvarlarda hazırlanır. Kaplama yapılacak dişlerin alınan ölçüleri bilgisayara girilir. Daha sonra istenilen ölçülerdeki diş, bilgisayar eşliğinde zirkonyum levhalarına el değmeden kesilip şekillendirilir. Kesilip şekillendirilen zirkonyum alt yapısı üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Dişler kesildikten sonra dişlerin 3 boyutlu hali, ağız içi tarayıcılarla ve kameralarla elde edilen bilgiler bilgisayarda planlama yapıldıktan sonra, cad cam sistemine veriler gönderilir. Bu sistemle zirkonyum blokları el değmeden porselen dişlerin alt yapısı olarak hazır hale getirilir. Hazırlanan zirkonyum alt yapısı, porselenin işlenmesi için laboratuvara gönderilerek dişlere son hali verilir.

Zirkonyum diş kaplama fiyat

Zirkonyum, ilk uygulanmaya başlandığı yıllarda, zirkonyum işlemi yapılan laboratuvarların az olması, hastalar ve diş hekimleri tarafından az kullanılması sebebi ile daha pahalı bir uygulamadır. Günümüzde ilk uygulanmaya başlandığı yıllara göre zirkonyum uygulayan laboratuvarların çoğalması, diş hekimlerinin daha çok kullanması sayesinde zirkonyum diş ucuzlamıştır, fakat diğer kaplamalara göre yine de pahalı bir uygulamadır.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ