All Posts Tagged: Diş

Zirkonyum Diş Fiyatı

Zirkonyum Diş

Günümüzde yayın olarak kullanılan bir kaplama türü olarak zirkonyum diş kaplama fiyatı ile ilgili bilgilerin yanı sıra bu malzemenin özellikleri ve kullanım süresi hakkında bilgi edinmek ister misiniz? Bu yazıyı bana en çok sorulan soruların yanıtını vermek amacı ile hazırladım. Yazının sonunda uzun ömürlü bir diş kaplaması için yapıştırma tekniği hakkında da bilgi verdim. Bu sayfada bulamadığınız bilgi olur ise sitemde bulunan zirkonyum sayfama göz atabilirsiniz. Size önce yazıyı sonuna kadar okumanızı cevap bulamadıklarınız için ilk paragrafa gelip verdiğim linki takip etmenizi öneririm.
Öncelikle zirkonyum malzemesinin diğer diş kaplama malzemeleri ile karşılaştırıldığında gerçekten önemli üstünlükleri olduğunu söyleyerek başlamak gerekiyor. Metal destekli porselen restorasyonlar klinik olarak uzun yıllardan beri başarıyla kullanılmalarına rağmen porselen ile kaplanmak zorunda olan metal alt yapı özellikle kenarlarda gri renkte hoş olmayan bir görüntüye sebep olabilmektedir. Bu problemin çözümü için çok sayıda tam porselen sistemi metal destekli porselenlere alternatif olarak geliştirilmişlerdir.
Zirkonyum diş kaplama porselen diş kaplama fiyatlarından daha yüksek fiyatlar ile uygulanmaktadır. Malzee için ödenen ücretlerin fazla olması ve diş laboratuvarında kullanılan cihazların yüksek maliyetli olması zirkonyum diş fiyatlarını arttıran faktörlerdir. Malzeme haricinde diş teknisyeninin cihaz alınması için bağladığı para ve diş kliniği giderlerini de düşünmek gerekmektedir.
Malzeme ham maddesi zirkonyum baloklar türkiyede üretilmediği için döviz ile ithal edilmektedir. Son zamanlarda döziz fiyatlarının yükselmesi de zirkonyum diş fiyatlarının artacağı anlamına gelmektedir. Kısa bir süre içerisinde zirkonyum diş kaplama fiyatlarınınortalama 1000 TL nin üzerinde olacağı beklenmektedir.

UZUN DÖNEM BAŞARI İÇİN PEK BAHSEDİLMEYEN BİR KONU SİMANTASYON!

Diş ile kaplama arasındaki bağlantıyı sağlayan yapıştırma ilaçlarına siman deniliyor. Bu yapıştırma işlemine de simantasyon.
Seramik diş kaplamalarının uzun dönem ağız ortamında başarıyla hizmet verebilmeleri seramik, yapıştırma ajanı ve diş yapıları arasındaki bağlanmanın başarısına bağlıdır. Zirkonyum restorasyonların simantasyonu çinko fosfat yada cam iyanomer simanlarla yapılabilir. Fakat kenar açıklıkları daha iyi kapatmaları, tutuculuklarının daha fazla olması ve restorasyonun kırılma direncini arttırmaları gibi avantajlarından dolayı rezin yapıştırma simanlarının kullanımı tercih edilmektedir.
Tam seramik, simantasyonu
Diş hekiminin hastasına estetik ve fonksiyonel beklentilerini  geri kazandırmak için tatbik ettiği bir restorasyonun başarısı, başından sonuna kadar tüm klinik ve aşamalarında uygun teknik ve malzemelerin kullanılmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Hastaların artan estetik beklentilerini karşılamak ve aynı zamanda fonksiyonel ve dayanıklı restorasyon alternatifleri sunma konusu hem diş hekimleri hem de diş teknisyenleri için en üst sıralardaki yerini almıştır.
Yapıştırma simanlar:
  • Sabit restorasyonlarla diş arasında mikrobiyal sızıntıya engel olmalı,
  • Diş ve restorasyon arasındaki yüzeyi mekanik, kimyasal veya bu ikisinin kombinasyonu bir mekanizma ile tamamen örtmelidir.
İdeal bir yapıştırma simanı; 
1-İnce bir tabaka oluştururken, kesme kuvvetlerine karşı yüksek direnç göstermeli
2-Farklı materyaller arasında kalıcı bir bağlantı sağlamalı
3-Gerekli sıkışma ve gerilme direncine sahip olmalı
4-Yeterli kırılma direnci göstermeli
5-Diş ve restorasyon yüzeyini ıslatabilmeli
6-Uygun film tabakası ve viskoziteye sahip olmalı
7-Ağız içinde çözülmemeli
8-Doku uyumu olmalı
9-Yeterli sertleşme ve çalışma süresi olmalıdır
10-Çevresel faktörlerle yeterince dengeli bir
uyum içerisinde olmalı (yorgunluk direnci, erozyon vb.)
Tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında seramik materyaline göre farklı simanlar kullanılmaktadır. Bir materyal için uygun olan siman diğer materyal için uygun olmayabilir.
Örneğin In-ceram ve zirkonyum oksit benzeri yüksek dayanıklılığa sahip restorasyonların yapıştırılmasında geleneksel simanlardan yararlanılabilir.
Fakat lityum disilikat esaslı tam seramik restorasyonlar olan IPS e-max sistemlerinde simantasyonda göz önünde bulundurulması gereken en önemli konulardan biriside yapıştırma simanının optik özellikleridir. Özellikle anterior bölgede uygulanan tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında bu konu ön plana çıkar. Geleneksel simanların
opak olmaları sebebiyle restorasyonun optik özelliklerini olumsuz etkileyecekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Tam seramik restorasyonların yapımındaki temel sebeplerden birisi optimum estetik ve doğala en yakın görünüm olduğuna göre doğal ışık geçişine imkan veren kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının kullanılmasıda kaçınılmaz olmaktadır.
Yüksek dayanıklılığa sahip restorasyonların yapıştırılmasında geleneksel simanlardan  Cam iyonomer simanlarla klinik olarak başarılı sonuçlar alınmıştır. Günümüzde kullanım kolaylığından ötürü
tercih edilen cam iyonomer simanların en önemli avantajları;
  1. Bakteriostatik etkileri,
  2. Dentine benzer termal ekspansiyon katsayıları,
  3. Dentin üzerinde minimum büzülme gösterip mine ve dentine iyi bağlanmaları,
  4. Sıkıştırma kuvvetlerine yüksek dirençleri
  5. İyi mikrosızıntı direnci

şeklinde özetlenebilir.

Bu nedenle dentin tübüllerindeki sıvıyı çekme eğilimiyle hassasiyete, su alıp şişerek özellikle içerisinde mikro çatlak bulunan lityum disilikat tam seramik restorasyonların yapıştırma sonrasında kırılmasına sebep olabilir.
Vivaglass Cem (Ivoclar Vivadent), Fuji (GC America, Inc.) ve Ketac Cem (3M ESPE) bu ürünlere örnek
olarak verilebilir. Daha çok metal ve metal destekli seramik restorasyonların simantasyonunda tercih edilmelidirler.
Poliasit modifiye kompozit rezin esaslı yapış-tırma simanları (kompomerler), rezin ve cam iyonomer simanların üstün özelliklerini birleştirmek amacıyla geliştirilmişlerdir. Ancak, kompomerlerin tam seramik restorasyonlarda kırıkların oluşmasında roloynadığı yönünde çalışmalar mevcuttur. Bu simanlarda yüksek oranda hidroksietilmetakrilat (HEMA) bulunmaktadır ve HEMA su ile temas ettiğinde önemli ölçüde genişlemektedir.
Bu genişlemenin tam seramik restorasyonlarda mikro çatlakların oluşmasına yol açabileceği düşünülmektedir. Kompomerlerin geleneksel simanlara ve tamamen kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarına göre 5 kat daha fazla doğrusal genişleme gösterdiği ve bu nedenlede tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında kullanılmaması gerektiği belirtilmiştir.
Yapıştırma simanlarının tarihsel gelişimine bakılırsa,
  • fosfat simanlar
  • karboksilat simanlar
  • cam iyonomer simanlar
  • kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları
bahsedilebilir. Tam seramik restorasyonların klinik başarısı büyük ölçüde kompozit resin yapıştırma simanına ve simantasyon işlemine bağlıdır

Tam seramik restorasyonların kırılmaya direncini belirleyen faktörler

Uygun preparasyon ve restorasyonun uyumudur. Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları  Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları genel olarak bağlanma ajanı sistemlerinin başarısı  ve gelişmesi sonucu ortaya çıkmışlardır. Kullanım alanlarına göre kimyasal, dual cure (kimyasal ve ışıkla) ve sadece ışıkla polimerize olan farklı renk ve viskozite alternatifleri sunan kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları piyasada mevcuttur.  Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlar, diş dokuları olan mine, dentin ve porselen yüzeyi gibi farklı yapıdaki maddelere kuvvetle bağlanabilme özelliğine sahiptir. Bu yapıştırma simanları yüksek dayanım, ağız ortamında düşük çözünürlük, renk uyumundaki üstünlük gibi özelliklerinden dolayı, inley, onley, lamina ve kronköprü uygulamaları gibi tam seramik sabit protetik restorasyonlar ile indirekt rezin kompozit restorasyonların simantasyonunda tercih edilirler. Başarıları çok aşamalı işlemler gerektirmelerinden dolayı kullanım tekniğine doğrudan bağlıdır.
Dişhekimliğinde kullanılan rezinler polimerlerdir ve polimerler küçük moleküllü monomerlerin oluşturduğu çok daha büyük bir molekül olarak tarif edilebilir.Dental polimerler kullanılan rezin tipine, içine katılan dolduruculara ve sertleşme mekanizmasına göre farklılıklar gösterirler.
Rezinlerin polimerizasyonu esnasında kaçınılmaz olarak bir büzülme gözlenir. Bu büzülmeyi azaltmak için rezinlerin içerisine farklıinorganik doldurucular ve bir ön polimerizasyon işlemine tabi tutulup sonra toz haline getirilen polimer tozları ilave edilir .
Kompozit kimyasal olarak en azından iki farklı materyalin; monomer ve inorganik doldurucunun kombinasyonudur ve yapıyı oluşturan materyallerin tek başlarına göstermedikleri özelliklere sahiptir.
Monomer ve doldurucu arasındaki kimyasal bağlantı γ-metakriloksipropil trimetoksisilan denilen organik silanize edici bir ajan tarafından sağlanır. Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları, büyük ölçüde doldurucu içeren  BIS-GMA rezin ve bu rezinin içine ilave edilen ve karışımın pasta veya likit şeklinde kullanımını sağlayan diğer metakrilatların (TEDGMA, UDMA) varyasyonları şeklinde bulunurlar.
Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarında dahil olmak üzere tüm kompozitlerin mekanik özellikleri kullanılan bu maddelerle doğrudan ilişkilidir. Polimerizasyon reaksiyonu temelde 3 aşamadan oluşur; başlangıç, ilerleme ve bitim. Reaksiyon; Isı, UV ışık ve peroksitler ile hızlandırılabilir. Her durumda reaksiyon; ısı, kimyasal veya fotokimyasal reaksiyonlarla oluşturulabilen serbest radikallerin açığa çıkarılması ile başlar. Serbest radikaller monomer molekülündeki doymamış çift bağı açarak molekülü aktive eder diğer monomerlerle birleşerek polimer zincirleri oluşturur. Bu işlem ortamda serbest radikal kalmayana kadar devam eder.

Sertleşme mekanizmalarına göre kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları

• Kimyasal sertleşen kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları
• Işıkla sertleşen kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları
• Hem ışık hem kimyasal sertleşen (dual cure) kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları
Kimyasal aktivasyonla sertleşenler (Otopolimerizan)
Genellikle, karıştırılmaya hazır iki pat halinde bulunurlar. Kimyasal polimerizasyon reaksiyonu benzol peroksit benzeri bir peroksitin reaksiyon hızlandırıcı (akseleratör) olan tersiyer amin ile
reaksiyonu sonucu ortaya çıkan serbest radikallerin etkisiyle başlar. Polimerizasyonun başlama hızı büyük ölçüde aktivatör ve akseleratör oranına bağlıdır. Bu yapıştırma simanlarının içerisindeki amin grubu zaman içerisinde renklenmeye sebep olabilmektedir. Otopolimerizan kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının belirli bir sertleşme süresi vardır. Metal, metal-seramik veya opak yüksek dirençli tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında kullanılırlar
 Işıkla sertleşenler
Monomerler direkt olarak halojen, plazma ark, lazer veya LED (Light Emitting Diod) ışık kaynakları ile
aktive edilerek polimerize olabilirler. Bu reaksiyonda ışığa duyarlı reaksiyon başlatıcı kamforkinon veya
luserin gibi reaksiyon başlatıcıların yapısının bozulup serbest radikaller oluşturulması prensibiyle polimerizasyon reaksiyonu başlar.
Işıkla sertleşen kompo-zit rezin esaslı yapıştırma simanlarından farklı kıvam ve renk seçenekleri sunması, uzun çalışma süresi ve
renk stabilitesi dolayısıyla özellikle tam seramik restorasyonların simantasyonunda büyük ölçüde yararlanılmaktadır
Dezavantajı
aradaki restorasyonun kalınlığının fazla olduğu durumlarda polimerizasyon derinliğinin yetersiz olmasıdır
 Dual sertleşenler
Işıkla polimerize olan yapıştırma simanlarında, restorasyonun altında tam polimerizasyon sağlanamama olasılığı nedeniyle geliştirilmiş olan yapıştırma simanlarıdır. Baz ve katalizör olmak üzere iki kısımdan oluşurlar. Baz yapının içerisinde ışıkla sertleşme reaksiyonunu başlatan kamforokinon, katalizörün içerisinde ise amin/peroksit vardır. Baz tek başına ışıkla sertleştirilerek kullanılabileceği gibi katalizör ile karıştırılarak da kullanılabilir. Işık derinliğinin yada
geçirgenliğinin yetersiz olduğu durumlarda, tam polimerize olamayan yapının kimyasal olarak polimerizasyonunun tamamlanmasına olanak tanır ve bunun için geçen süre yaklaşık 24 saattir. Hem kimyasal hemde ışıkla polimerize olan kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının çoğu sertleşme reaksiyonu için hala büyük ölçüde ışığa bağımlıdırlar ve ışık kullanılmadığı durumlarda mekanik özelliklerinde düşme gözlenir.
İki dental materyalin fizikokimyasal olarak yapışmasını ifade eden adezyon kavramı dişhekimliğinde büyük önem taşır. Esas olarak adezyon, birbiriyle sıkı temasa getirilen iki cismin yapışmasına neden olan kuvvettir. Bir maddenin molekülleri diğerinin moleküllerine doğru çekilir ve yapışır. Bu çekim kuvveti farklı moleküller arasında ise adezyon
aynı tür moleküller arasında ise kohezyon olarak tanımlanır. Dental uygulamalarda adezyon 2 kısımda incelenebilir. Bunlardan ilki mine dentin veya sement gibi dental dokulara adezyon diğeri ise restoratif materyalleredir.

MİNE TABAKASI VE YAPIŞTIRMA SİSTEMLERİ

İnsan vücudunun en sert dokusudur.  %86-95 oranında inorganik yapı, % 1 organik yapı ve % 3 sudan oluşur. Asit ile pürüzlendirme sonucu mine yüzeyi düzensiz bir yüzeye dönüşür ve böylece
serbest yüzey enerjisi artmış olur. Rezin bazlı materyal pürüzlendirilmiş yüzeye uygulandığında, kapiller hareket yardımı ile rezin yüzeye penetre olur. Materyal içindeki monomerler polimerize olur ve materyal mine yüzeyine kilitli hale gelir. Mine yüzeyinde rezin mikro uzantıların oluşumu mine adezyonun ana mekanizmadır.

DENTİN TABAKASI VE YAPIŞTIRMA SİSTEMLERİ

 Dentin mineden farklı olarak daha düşük oranda inorganik yapı %45-50 ,%30 organik yapı (kollojen) ve % 20 kadar da sudan oluşur. Dentin merkezden perifere doğru uzanan tübüler yapıya sahip bir dokudur. Ancak dentin tübüllerinin yoğunluğu her yerde aynı değildir ve merkezden uzaklaştıkça bu oran düşer. Derin dentinde tübül sayısı mm 2  de 45.000 iken, yüzeyel dentinde ise 25.000 dir. Derin dentinde yüzeyel dentinden daha geniş tübüller vardır. Dolayısıyla derin dentin yüzeyel dentinden daha nemli bir yapıya sahiptir. Dentin tübülleri arasında peritübüler dentin  ve bunun  içinde intertübüller dentin, dentin sıvısı ve odontoblast uzantıları bulunur. Dentin tübüller aracılığı ile doğrudan pulpa ile bağlantılıdır. Asidik solüsyonlar ile smear tabakasının uzaklaştırılması, açığa çıkan dentin yüzeyinde sıvı akışını arttırır. Bu sıvı adezyonu engelleyebilir, çünkü dentin tübüllerinde rezin uzantılar oluşsa bile hidrofobik rezin hidroflik yüzeye yapışmaz.  Ayrıca bu bölgelerden sızan dentin sıvısı baskı ve termal değişiklikler nedeni ile hassasiyete ve ağrıya sebep olabilir. Bu yüzden dentine bağlantı
mineye göre çok daha farklı ve karmaşıktır.
28 Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları ile beraber kullanılan adeziv sistemlerin sınıflandırılması
• Total Etch Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları (Çok aşamalı)
• Self Etch Primer Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları (Çok aşamalı)
• Self Adeziv Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları (Tek aşamalı)

Rezinlerin sınıflandırılması

Self Adeziv kompozit rezin esasl yapıştırma simanları Yapıştırma simanlarının en yeni sınıfı olmalarına rağmen geçen son 9 yılda, üretiminden bu yana yoğun laboratuar ve klinik çalışmalarının konusu olmuşlardır. Geleneksel simanların özellikle çözünürlük ve adezyon gibi eksikliklerini gidermek için geliştirilen kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarında asitle pürüzlendirme, primer ve adeziv gibi uygulamaların zorunluluğu teknik hassasiyet, zaman alıcılık ve maliyet gibi dezavantajları beraberinde getirmiştir. Bu sebeple kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının üstün mekanik özelliklerinin, estetik kalitelerinin; geleneksel simanların uygulanım kolaylığı ile birleştirilmesi ile self adeziv rezin simanların geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu sınıf materyaller  ilk
defa 2002’de ortaya çıkmıştır ve günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır (Speed CEM, RelyX Unicem, Maxcem Elite, G-Cem)
Kompozisyonları:
 Self adeziv rezin simanların kompozisyonunda bulunan fosforlanmış dimetakrilat monomerleri mine ve dentini demineralize etmekte ve aynı zamanda dişe infiltre olmaktadır. Fosforik asit grupları ayrıca  diş apatitleri ile reaksiyona girerler. Bu nötralizasyon sürecinde açığa çıkan suyun yapıştırma simanının başlangıç hidrofilitesine katkıda bulanarak nem toleransınıda artırdığı iddia edilmektedir. Başlangıçta asidik olan sistemin uzun dönem stabilizasyonunun devamlılığı için pH nötral seviyeye getirilmelidir.
Nötralizasyon cam iyonomer teknolojisi benimsenerek floro alumino silikat cam ile sağlanır. Asidik fonksiyonellerin bazik doldurucu moleküller ile reaksiyonu arzu edilen pH yükselmesine ve florür
iyonu salınımına yol açar. Bazı self adeziv rezin simanların kompozisyonlarında bulunan kalsiyum hidroksit ise polimerizasyon süresince asidik monomerleri nötralize eder. Böylece uzun dönem
stabilizasyon sağlanmış olur. Self adeziv rezin simanlarda serleşme reaksiyonu çoğunlukla dual cure’dur. Baz ve katalizör karıştırılır. Polimerizasyon ışık ile başlatılır. Işıkla polimerizasyondan sonra kimyasal reaksiyon devam eder. Dual-cure kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları , ışığın ulaşamadığı kalın restorasyonlarda etkili bir polimerizasyon sağlar.Metakrilat monomerlerinin geniş çapraz bağları yoğun bir hidrofobik ağ yaratır .Silan uygulanarak güçlendirilen doldurucular materyale yüksek mekanik dayanıklılık , minimal çözünürlük ve düşük su absorbsiyonu sağlarlar.

Endikasyonları:

Self adeziv rezin simanların kullanımı tüm indirekt restorasyonlarda (seramik, kompozit, metal inley, onley, kron, köprü, postlar) endikedir. Özelikle fiber postlar ve dentine bağlanan restorasyonlarda kullanımı önerilmektedir. Adezyonunu mineden sağlayan rezin bağlı köprüler (maryland), laminate veneerler gibi restorasyonlarda kullanımı tavsiye edilmemektedir. Self adeziv rezinin ancak minenin pürüzlendirilmesi ile uygulanması tavsiye edilmektedir
Avantajları:
1. Self adeziv rezin simanlarda asitle pürüzlendirme işlemi uygulanmadığı için yapşırma simanının içerisindeki fosforik asit molekülleri dentin tübüllerini ne kadar demineralize ederse o kadar penetrasyon gerçekleşir. Buna bağlı olarak nanosızıntı olmaması beklenir.
2. Asitleme işlemi uygulanmadığı için smear tabakası kaldırılmaz, dentin tübülleri tamamıyle açılmaz. Böylece düşük moleküler ağırlıktaki asitlerin dentin tübüllerinden sızması engellenmiş olur ve post operatif hassasiyet ihtimali azalır.
3. Tek aşamalıdır.
4. Uygulanması çabuk ve kolaydır.
Yapılan çalışmalarda her üç tip rezin simantasyon için postopertif hassasiyet oluşturma sıklıkları karşılaştırıldığında,  total etch sistemlerde pek çok kullanıcıda post operatif hassasiyet oluşturduğu, self etch primerlerin uygulandığı sistemlerde post operatif hassasiyetin neredeyse elimine edildiği ve self adeziv rezin simanlarda ise neredeyse hiç post operatif hassasiyetin olmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Self Etch ve  Self Adeziv Rezin Siman Kullanımında Dikkat Edilecek Noktalar:
• Adezivin uygulanacağı kavitenin aşırı ıslak olmaması gerekmektedir.
• Asitle-yıka sistemlerde olduğu gibi ideal dentin nemliliği sağlanmalıdır.
• Kullanılan self etch sistem su bazlı ise suyun hava spreyi ile kurutulduğundan mutlaka emin
olunmalıdır.
• Öjenol içerikli geçici siman kullanımından kaçınılmalıdır.
• Ağartma sonrasında diş dokularında serbest oksi- jen miktarı yüksektir. Oksijen, bağlanma ajanları-nın polimerizasyonunu engeller. Bleaching işlemi yapılan dişlerde en az 1 hafta beklenilmelidir.
• Mine adezyonunun araştırıldığı  total-etch sistem rezinlerle self adeziv rezinlerin karşılaştırıldığı
çalışmalarda bağlantı kuvvetleri self adeziv rezin simanlarda oldukça  düşük bulunmuştur. Bu yüzden sadece cam iyonomer simanlara alternatif olarak kullanılabilecekleri söylenmektedir. Mine dokusunun çok az kaldığı veya minenin hiç bulunmadığı durumlarda seramik kronların siman tasyonunda kullanımının tercih edilebileceği fakat ciddi miktarda minenin bulunduğu dişlerde onleylerin, parsiyel kronların simantasyonunda ideal olmadığı bildirilmektedir.
• Dentin adezyonunda ise,  self adeziv rezinlerin en etkili bağlantısı; seçerek mineye asit uygulanması
(selective enamel etching) ile sağlanmaktadır. Asit uygulaması  self adeziv rezinlerin mineye olan
adezyonunu artırıcı etki oluştururken  dentine olan adezyonunu azaltıcı etki oluşturmaktadır. Dentinin
tabakalarına göre de bağlantı kuvvetleri değişmektedir. Yüzeyel dentin için en yüksek
bağlantı değerleri bulunurken derin ve servikal dentin için ise daha düşük bağlantı kuvvetleri
gözlenmektedir.
Tam seramik sistemlerde materyallere göre uygulanan yapıştırma simanı sistemleri Geliştirildiği günden bu yana estetik avantaj larından dolayı yaygın olarak kullanılan IPS Empress II ve IPS e.max benzeri yüksek dayanıklılıktaki lityum disilikat-seramikler (cam seramikler) ve Procera, Cercon, Cerec, Lava  benzeri yüksek dayanıklılıktaki CAD/CAM ile yapılan zirkonyum oksit veya alümin- yumoksit seramiklerin yapıştırılmasında farklı simanlar kullanılmaktadır. Zirkon restorasyonlarda simantasyon için restorasyonun ve dental sert dokuların
hazırlanmasıZirkonyum oksit tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında geleneksel simanların kullanılabile-
ceği ifade edilse de, yeni sistemlerin geliştirilmiş ışık geçirme özelliklerinden dolayı mat ve donuk bir
görüntüye sebebiyet vermemeleri ve olası mikro sızıntı riskleri nedeniyle geleneksel simanların yerine kom-
pozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının kullanımı her geçen gün daha çok tercih edilmektedir.
Zirkonyum oksit restorasyonlar için restorasyonun iç yüzeyin pürüzlendirilmesinde 0.25-1 bar basınç altında 50-100 µm aluminyum oksit kum kullanılabilir. Restorasyon ultrasonik temizleyicide 1dakika temizlenir ve su spreyi ile yıkanıp kurutulur.
Kullanılacak kompozit rezin esaslı yapıştırma simana göre, rezinin zirkonyum yüzeyine bağlanmasını güçlendiren bir zirkonya primeri üreticinin talimatları doğrultusunda uygulanıp sürenin sonunda kurutulmalıdır. Zirkonyum oksit restorasyonların yapıştırılması için piyasada Multilink Automix benzeri özellikle bu amaç için üretilmiş bir kompozit rezin esaslı yapıştırma simanı kullanılıyorsa restorasyonun yapıştırma yüzeyine özel  zirkonyum primeri sürülür ve 180
saniye beklenir ve hava ile kurutulur. IPS e.max Press benzeri bir cam seramik kullanılmışsa restorasyonun iç
yüzeyine silan (Monobond-S) sürülmeli ve 60 saniye beklenip, kurutulmalıdır. Restorasyonun ağızda kontrolü ve izolasyon aşamalarını takiben, hekim destek dişlere fırça ile 15 saniye süreyle primer uygular ve kurutur. Bu aşamada
herhangi bir ışık kaynağının kullanımına gerek yoktur. Özel ucu sayesinde eşit oranda kendiliğinden karışan
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanı restorasyonun içine doğrudan sıkılarak ağız içine yerleştirilir. Multilink
Automix opsiyonel olarak hem ışık hemde kimyasal yolla sertleşebildiği için zirkonyum oksit ve benzeri ışık
geçirgenliği sınırlı olan restorasyonların yapıştırılma sında daha güvenlidir. Fazlalıklar restorasyonun dışına
birkaç saniye ışık tutularak veya ışık kullanmadan derhal temizleme işlemine başlanarak kolayca uzaklaştırılabilir. Çalışma süresi içerisinde olmak üzere, kimyasal olarak 5 dakikada sertleştiği için özellikle ara yüzler ve diş eti marjinlerindeki fazlalıklar en kısa sürede temizlenmelidir.
Restorasyonun yapıştırılacağı destek ayaklar implant ise restorasyonun ağızda kontrolü ve izolasyon aşamalarını takiben, vida deliği Systemp inley benzeri ışıkla sertleşen esnek bir kompozit ile kapatılmalıdır. İmplant destek ayaklarına primer sürülmesine gerek yoktur. Diğer yapıştırma aşamaları benzer şekilde yapılmalıdır. Piyasada Rely X Unicem ve Panavia F 2.0 gibi bu amaçla kullanılabilecek asit uygulamasını gerektirmeyen ürünlerde mevcuttur.
Cam seramiklerde simantasyon için restorasyonun ve dental sert dokuların hazırlanması IPS Empress II veya  IPS e.max benzeri yüksek dayanıklılıktaki lityum disilikat bir restorasyonun simantasyonu  öncesinde  restorasyon ve
dental sert dokular uygun şekilde hazırlanmalıdır.
Simantasyon öncesinde restorasyon ağızda renk uyumu ve  okluzyon açısından kontrol edilmelidir. Kırılgan seramik materyallerin simantasyon öncesinde okluzal kontrolünde seramikte çatlak oluşma riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Gerekli durumlarda düzeltmeler orta hızda elmas frezlerle ve hafif basınç uygulayarak yapılabilir. Dışarıda kırılgan
olan IPS Empress benzeri tam seramik bir restorasyonun yapıştırılmasında adeziv simantasyonun şart olduğu ve seramik restorasyona asıl direncini veren faktörün doğru uygulanan bir adeziv  simantasyon olduğu unutulmamalıdır. Cam  seramik indirekt restorasyonlar öncelikle temizlenir ve restorasyonun dişe yapıştırılacak yüzeyi, seramik
asitleme jeli (hidroflorik asit) ile pürüzlendirilir ve bol su ile yıkanır. Hidroflorik asitle pürüzlendirme işlemi,
IPS e.max press için 20 saniye IPS empress estetik ingotlar için 60 saniye olmalı ve belirtilen süreler aşılmamalıdır. Cam seramiklerde rezin yapıştırıcının seramik restorasyona daha iyi bağlanması için Monobond- S veya benzeri bir silan 60 saniye süreyle uygulanıp kurutulmalıdır.  Yapıştırma öncesinde ağızda her zaman uygun bir tükrük izolasyonu
sağlamak üzere Optragate benzeri yanak dudak ekartörleri, pamuk rulolar ve tükrük emicilerin mutlaka kullanılması gereklidir. Prepare edilen dişlerin yüzeyleri  temizlenir  ve 37% lik fosforik asit ile (dentin için 5-10 saniye, mine için 25-30 saniye) pürüzlendirme işlemi yapılır. Yüzeyler bol su ile asit uygulama süresi kadar yıkanıp kurulanır. Variolink  II benzeri adeziv simantasyonda en güvenilir yöntem kabul edilen çoklu bir adeziv sistem kullanılıyorsa önce
Syntac Primer uygulanır 15 saniye beklenir ve kurutulur. Bunu takiben Syntac  Adhesive 10 saniye uygulanıp kurutulur ve sonrasında Heliobond uygulanır ama ışıkla polimerize edilmeden kompozit rezin esaslı yapıştırma simanı (Variolink II veya lamina yapılıyorsa Variolink Veneer) restorasyonun yapışacak yüzüne konulup prepare edilmiş dişin üzerine
yerleştirilir. Fazlalıklar fırça peletler, diş ipi, sond veya kretuar yardımıyla uzaklaştırılır. Işıkla polimerizasyon
işlemi ışık cihazının gücüne bağlı olarak değişebilmekle birlikte restorasyonun her yönünden ortalama
40 saniye olacak şekilde yapılmalıdır. Marjinal bölgeler ışıkla polimerizasyonu takiben silikon lastikler ile
cilalanabilir.
Özellikle IPS Empress benzeri kırılgan cam seramik restorasyonların geçici olarak yapıştırılmaması gerektiği hatırlanmalıdır.
  • Adeziv simantasyon öncesinde dental sert dokulara bağlanmayı olumsuz etkileyebilecek ağız gargaraları ile hastanın ağzının çalkalatılmasından da kaçınılmalıdır.
  • Restoratif tedavilerde gerçek anlamda başarının yakalanmasının bir ekip işi olduğu göz önüne alınarak, diş hekimi ve diş teknisyenlerinin uygulamalar ve kullanılan malzemeler konusunda bilgi sahibi olması bu başarının daimi olması açısından kaçınılmazdır.
  • Adeziv tekniklerdeki gelişmeler sayesinde simanın dişe bağlanması konusundaki problemler en aza indirgenmiştir. Ancak çeşitli restoratif materyaller ve rezinler arasındaki adezyonu arttırmaya yönelik çabalara rağmen yapışmama veya kırıklarda halen adeziv ve/veya koheziv başarısızlıklar görülmektedir.
Devamını Oku

EN İYİ İMPLANT VE ESTETİK DİŞ TEDAVİLERİ TÜRKİYEDE Mİ?

Dünyanız her geçen gün küçülüyor değil mi? Artık nerede ne oluyor, kim ne yapıyor, ne giyiyor, ne yiyor nereye gidiyor anında öğrenebiliyoruz. Üç beş yıl önce sadece ünlülerin yaşantılarını takip eden insanlar artık arkadaşlarını, akrabalarını, komşularını hatta doktorlarını anlık takip ediyorlar. Tabi kendilerinin de takip edildiklerini biliyorlar. Takip edilip kendileri dahil öz çekimlerine baktıklarında da daha güzel bir görüntü istiyorlar.

Sadece saçlar, burun diş değil cilt, dudak estetiği gibi işlemlerin uygulamasının hızla arttığı bir dönemdeyiz. İnsanlar şu veya bu nedenle daha iyi görünmek istemekte de haklılar tabi. Ama işe nereden başlamaları lazım. Burun, cilt, dudak, diş yapımı derken bu işin maddi boyutu da bir hayli artıyor. Size bu yazıda kendiniz için iyi bir şeyler yapmanız adına kişisel önerilerimi aktaracağım. Ne zaman diş estetiği? Ne zaman saç ekimi ve diğer estetik girişimler veya ameliyatlar gerekli bu konuda kendi fikirlerimi ileteceğim.

EN İYİ İMPLANT, EN İYİ ZİRKONYUM DİŞ KAPLAMA EN İYİ LAMİNATE TÜRKİYE’DE VEYA İSTANBUL’DA MI?

Sıraladığım tedaviler için dünyanın dört bir yanından Türk olan veya olmayan o kadar çok insan Türkiye’ye geliyor ki anlatamam. Neden bu işlemler için İstanbul’u tercih ediyor bu insanlar? Bu soruyu da sormak ve cevaplamak gerekiyor. En iyi implant, en iyi zirkonyum diş kaplama, en iyi laminate veneer diş kaplama burada diye mi geliyorlar? Hemen yanıt vereyim. Tabiki hayır. Ancak iyi eğitim almış yetenekli doktorlar ve modern tıbbi cihazlar ile verilen sağlık hizmetleri insanları cezbediyor. Fiyat olarak da karşılaştırıldığında Türkiye diş fiyatları ile Avrupa ve Amerika diş fiyatları arasında 10 kata kadar çıkan ücret farkları söz konusu olabilmekte.

NEDEN TÜRKİYE?

Ucuz ve kaliteli sağlık hizmeti almanın mümkün olduğu Türkiye toprakları gerek hekim, gerek kurulu sağlık tesisleri ve hastaneler olarak göz doldurmakta. Sağlık turizmi için sadece implant diş, estetik diş, saç ekimi göz ameliyatı yapılmıyor gördüğünüz gibi. İnsanlar cilt, yüz germe, meme büyütme, dudak şekillendirme gibi girişimsel işlemler için de Türkiye yi tercih edebiliyor.

Öncelikle yazının devamını okurken veya okuduktan sonra bana yorum olarak aman doktor bey ne yapıyorsun, biz paramızı hazırladık diş yaptırmaya gelecektik sen dişlerinize dokunmayın diyorsun demeyin. Önce beni anlamaya çalışın. Kendinizi benim yerime koyun. Sonra siz ne yapardınız ona göre fikrinizi belirtin lütfen.

Şimdi gelelim ne demek istediğime. Temel ihtiyaçlar dahiline giren tedavileri aksatmayın tabi. Hele de korucu ve önleyici nitelikte olan işlemleri siz takip edin ve gününü geçirmeden hekime gidin. Örneğin mamografi çekimi. Belki de geç kaldığınızda ilerlemiş ve tedavisi oldukça zorlaşmış kötü huylu hücrelerin bütün vücudunuzu sarmasını engelleyecek basit bir tetkik değil mi? 40 yaş üzeri kolonoskopi gibi. Belki de erkekler için zorunlu hale getirilmesi gereken prostat tetkikleri gibi. Kan tahlilleri ve tansiyon ölçümlerinizi zaten düzenli yaptırdığınızı kabul ediyorum.

Peki ne yaptıralım? Bu rutin kontrolleriniz yapıldı ise ve sizi hala rahatsız eden sorunlarınız olduğunu düşünüyorsanız tek tek ele almak gerekir.

 

 

Devamını Oku
İmplant diş yapım süresi

2018 Diş Fiyatları

Diş tedavileri genellikle ertelenen işlerimizin başında gelir. Diş tedavisini ertelemek için bir çok neden bulabilirsiniz. İyi bir dişçi yok, diş fiyatları pahalı, dişi temizletince daha kötü oluyor, dişçiler dişi hemen çekiyor gibi. Oysa geçerli sayılabilecek tek mazeret, diş tedavisi için zaman ve para olmamasıdır bence. Artık gece açık nöbetçi diş hekimleri de olduğuna göre, geriye kalan tek mazeret diş fiyatları olarak görünüyor. Bu yazıda diş tedavisi pahalı mı? Diş fiyatları, implant fiyatları, estetik diş fiyatları ve en iyi diş tedavisi hangisi sorularına yanıt vermeye çalışacağım. Öncelikle diş tedavisi fiyatı ile başlayalım ve pahalı mı, ucuz mu bilgi verelim.

DİŞ TEDAVİSİ PAHALI MI?

Pek çoğumuz diş tedavi ücretlerinin pahalı olduğundan yakınır. Ancak dişleri korumak için de bir şey yapmayız. Öncelikle diş tedavisine mecbur kalmamak için iyi bir ağız bakımı ile birlikte düzenli diş doktoru kontrollerini aksatmadığınıza emin olmalısınız. Bu sayede ağzınızda ortaya çıkacak diş problemleri kısa sürede ve uygun fiyatlar ile tedavi edilebilir. Şimdi size önemli bir bilgi vereceğim. Diş yaptırmak gerektiğinde “şimdi masraf çıkmasın” diyerek ertelediğimiz işlemler, giderek daha büyük masraflar çıkarırlar. Zamanında yapılan diş tedavileri, sanıldığı gibi yüksek fiyatlar tutmaz. Hem de kısa sürede tedavi edilirler. Mesela bir diş çürüğü! 200-300 TL gibi bir bütçe ile dolgu yaptırabilirsiniz mesela. Erken dönemde bu uygun fiyatlar ile işimizi görmek var iken, dişin daha çok çürümesi size çıkacak faturayı arttıracaktır.

Hasta olmaktan korkma geç kalmaktan kork!

Erken dönemde çürük dişin tedavisi sadece fiyat olarak ucuz değildir. İşlem de daha kısa sürede ve komplikasyonsuz tamamlanabilir. Yapılan diş dolgusu daha uzun süre kullanılabilir. Fiyatların artması uygulanan tedavi malzemelerinin ve diş doktorunun tedavi için harcadığı sürenin artması ile paralel bir şekilde yükselir. Örneğin ağrımaya başlayan bir diş artık kanal tedavisi gerektirdiğinden tedavi ücreti de artar. Diğer taraftan dolgulu bir dişin ömrü ile kanal tedavili bir dişin ömrü karşılaştırıldığında kanal tedavili diş daha kısa ömre sahiptir. Dişi mümkün olduğu kadar canlı olarak tutmak gerekmektedir. Kanal tedavisi yapıldıktan sonra dişlerde renk değişiklikleri meydana gelir. Bunu kırılmalar izler. İstenmeyen bu durumları engellemek için de dişe kaplama yapımı önerilir. Günümüzde iyi bir diş kaplaması fiyatının birkaç bin tl olduğunu hatırlatmak isterim. İyi bir kaplama için size zirkonyum diş kaplama önerilir. Bu şekilde uzun süre sorunsuz kullanabileceğiniz kaplama sahibi olursunuz ama size pahalıya mal olmuş olur. Zirkonyum ile ilgili http://www.drsertac.com/zirkonyum  web sayfasını okuyabilirsiniz.

2018 YILINDA DİŞ FİYATLARI

Diş tedavilerinde kullanılan malzemelerin ithal olması nedeni ile diş tedavi ücretleri döviz fiyatlarından doğrudan etkilenmektedir. Doların gün geçtikçe artması fiyatının 4 TL ye kadar Euro 5 TL seviyelerine ulaşmak üzere. Malzemeler içerisinde yüksek fiyat tutan zirkonyum diş ve implant materyalleri kullanıldığında tedavi ücretleri dövizden daha çok etkilenmektedir. Kullanılan malzemelerin kalitesi arttıkça fiyatları da artmaktadır. Sadece zirkonyum ve implant malzemesi değil diş kliniğinde kullanılan ölçü maddesinden anestezi solüsyonlarına kadar döviz ile alım yapılmaktadır.

  • Çok fazla malzeme kullanılmak zorunda olunması
  • Kaliteli malzemelerin yüksek fiyatları
  • Diş laboratuvar ücretleri
  • Altyapı maliyetleri
  • İşçilik kalitesi

fiyatları etkileyen faktörlerdir.  Her hekim kendi kullandığı malzemelere ve işçilik kalitesine göre fiyat belirler. Fiyatların değişiklik göstermesi bu nedenledir. İyi bir sonuç için ucuz malzeme ve ucuz işçilik ile yola çıkmamak gerekir. Ben de meslek yaşantım boyunca ucuz laboratuvarlara verdiğim işlerden hep sorun yaşadım. Bu nedenle 25 yıl tecrübesi ile hem ben hem hastalarım için her şeyin en iyisini kullanarak sorunsuz diş protezleri yapmaktayım.

İMPLANT FİYATLARI

Dişi ısrarla tedavi ettirmediniz. Şimdi çok ağrımaya başladı hatta şişti. Artık son aşamada diş kırıldı ve kanal tedavisi de mümkün değil. Artık doktor size dişin çekilmesi gerektiğini söylüyor. Moralinizi bozmak gibi olmasın. Ama giderek daha masraflı ve komplikasyonları daha fazla olan diş tedavilerine doğru ilerliyorsunuz. Şimdi diş çekilince ne olacak?

İMPLANT DİŞ ÖMRÜ

İMPLANT DİŞ FİYATI VE ÖMRÜ

Dişin çiğneme işlevi ortadan kalkacak. Estetik görünüm, hatta konuşma şekli bozulacak. Sindirim sistemi sekteye uğrayacak. Moraller bozuk! Ama neyse ki implant tedavisi var. İmplant biraz pahalı olsa bile, ihtiyaçlara başarılı şekilde cevap veren bir diş tedavi yöntemi. Artık başarı oranı çok yüksek. İmplant üzerine diş kaplamalar. Diş köprüsü, diş protezleri uygulanabilmekte.

İyi bir implant tedavisi doğru bakım ve düzenli kontroller ile ömür boyu kullanılabilmekte. Diş hekimliğinin sihirli dokunuşu implant için ödemeniz gereken fiyatlar döviz bazlı olabilir. Buna dikkat etmelisiniz. Neden dolar veya euro? Malzeme ithal olduğu için maliyetleri dövize endeksli. Size belki bugün fiyat verildi. Siz altı ay sonra tedaviye karar verdiniz. Belki de diş çekildi üç beş ay iyileşmesi beklendi. Bu nedenle fiyatı da sabit tutmak adına implant fiyatları döviz ile verilebilir. Genellikle Euro olarak telaffuz edilir. 800-600 Euro aralığında implant gövdesi fiyatları almak mümkün. Kullanılacak implantın sayısı ile bu ücreti çarpmak gerekiyor tabi.

Türkiye İstanbul Diş Fiyatları

Her zaman Türkiye diş tedavi fiyatları Avrupa ve Amerika ülkelerinden ucuz olmuştur. Malzeme oralarda üretile dahi Türk hekimlerin ve diş teknisyenlerinin özverili çalışmaları kalite ve sanatsal yetenekleri sayesinde daha ucuz ve daha iyi diş tedavileri yaptırmak mümkün olmaktadır.

Mesela implant fiyatları Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde Türkiye implant fiyatları ile kıyaslanır ise 5-10 kat daha pahalıdır. İstanbul implant tedavisi için Türkiye de en çok tercih edilen ilimizdir. Küçükçekmece Atatürk Havalimanı yanında bulunan Korudent Diş Kliniği implant tedavileri ile ilgili Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya her geçen yıl artan bir ivme ile Türkiye diş tedavileri için tercih edilen ülke konumuna gelmektedir.

İmplant markaları ve implant ücretleri ile yerli implant fiyatları hakkında bilgi almak için 05493474347 den ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku

DİŞ İMPLANTI TARİHÇESİ

Diş implantları XX.yyın ikinci yarısından itibaren bilimsel olarak ele alınarak rutin diş hekimliği tedavileri arasında yerini almıştır.
Tarihçesine bakıldığında, konu ile ilgili en eski bulguların Mısır ve Maya uygarlıklarında kaybedilen dişlerin yerine yeşim taşı vs gibi suni maddelerin çene kemiğine ekilmesi olduğunu görmekteyiz.

Güncel implantoloji uygulamalarına benzer ilk çalışmalar XX.yy başlarına rastlamaktadır. 1908 yılında ABD’de Greenfield ilk diş implantı patentini almıştır. Geçen yüzyılın ortalarına kadar Strock, Formiggini, Chercheve, gibi dişhekimlerinin günümüzde kullanılan implantlara benzer uygulamalar yapmışlardır. Ancak bu yaklaşım ve çabaların hepsi ampirik uygulamalar olarak ve vaka raporlarının ötesine gidememiş çalışmalar olarak kalmışlardır.
Oral implantolojideki bilimsel gelişmelerin başlangıcını Branemark ve ark.ile Schroeder ve ark.nın saf titanyum implantlar ile yaptıkları temel çalışmalar oluşturur.
Branemark 1955 yılında tavşan tibialarında revaskülarizasyonu vital mikroskopi ile inceleyen bir deney sırasında tesadüfen kemik ile titanyum arasındaki sıkı adaptasyonu fark ederek konuyu daha detaylı araştırmıştır. Branemark ve ark., bu fenomeni  “osseointegrasyon” olarak adlandırıp ‘yaşayan kemik dokusu ile titanyum implant arasında, ışık mikroskobu düzeyinde büyütme ile gözlenen direkt temas’ olarak tanımlamışlardır. Aynı araştırıcılar daha sonra bu olguyu ‘canlı kemik dokusu ile yükleme altındaki implant yüzeyi arasında direkt yapısal ve işlevsel bağlantı’ tanımı ile pekiştirmişlerdir.
İsveçli araştırıcılar, 1965 yılından itibaren total dişsizlik vakalarının sabit protezler ile rehabilitasyonu amacıyla uyguladıkları tedavilerin sonuçlarını 1969 ve 1977 yıllarındaki iki yayın ile dişhekimliği literatürüne kazandırarak konunun bilimsel platforma oturmasında öncülük etmişlerdir. Bu tedavi konseptinde alt ve üst çenelerin ön bölgelerine yerleştirilen dört ile altı adet implant üzerine okluzal tutucu vidalar ile sabitlenen protezler yapılmaktadır.
Başlangıçta total dişsizlik vakalarının rehabilitasyonuna yönelik olarak ortaya çıkan osseointegre diş implantları, zaman içerisinde saptanan başarılı sonuçların ışığı altında endikasyon alanını genişleterek, tüm diş eksikliği biçimlerinin tedavisini kapsar hale gelmiştir.

İMPLANT UYGULAMALARI

Günümüzde, kemik içiimplant uygulamalarının ana hedefi osseointegre implantlar ve bunlardan destek alan implant-üstü protezler ile her türlü dişsizliğin rehabilitasyonudur. Endikasyonları tek diş eksiklikleri, parsiyel ve total diş eksiklikleri, ortodontik vakalar şeklinde sıralayabiliriz.
Uygulama biçimleri olarak, immediat implantasyon, immediat yükleme, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, sinüs grafting/lifting, onlay/blok grafting, spliting, platelet-rich-plasma, distraksiyon osteogenezis ve osteotom tekniklerinden faydalanılmaktadır. Ortodontik diş hareketlerinde implantlar, ankraj ünitesi görevini görebilmektedirler. Ankraj implantların uygulandıkları bölgeleri, sert damak (palatal implantlar), zigoma kemiği (titanyum mini-plaklar), retromolar bölge ve alveoler kemik olarak sıralayabiliriz.
Devamını Oku
Estetik Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Türkiye diş tedavileri için en ucuz diş fiyatlarını sunuyor

TÜRKİYE DİŞ TEDAVİSİ İÇİN TERCİH EDİLEN ÜLKE

Bütün dünyada ekonomik krizlerin ortaya çıkmasından sonra bireylerin alım gücünün de azalması ile birlikte sağlık harcamaları için devletler sıkı para politikası uygulamaya başladı. Özellikle diş tedavileri için yüksek maliyetler ile karşı karşıya kalan insanlar  hızlı,kaliteli ve garantili diş tedavisi alternatifi sunan Türkiye’ye yönelmeye başladı.
Türkiye için hem döviz getirisi hem istihdam sağlayan diş sağlığı turizmi 2010 yılından itibaren dikkat çekmeye başladı. 2018 yılı implant ve zirkonyum diş fiyatları nda Türkiye nin Avrupa ya göre büyük avantaj yakaladığı bir yıl olmuştur. Dövizin değer kazanması ile birlikte Yurt dışından gelen hastaların ödeme gücü artmış ve daha kolay diş tedavilerini karşılayabilir olmuşlardır.
Protez Diş Fiyatları

Protez Diş

En iyi diş tedavisini en kaliteli ve hızlı biçimde yaptırmak için  herkesi Türkiye ye bekliyoruz.Kliniğimiz deneyimli ve iyi eğitimli personel ile diş hekimleri ve teknisyenlerden oluşturuldu. Dünya standartlarında son teknoloji cihazlar ile donatılmış  Diş Kliniği, gibi, genel kozmetik ve estetik diş çalışma alanlarında diş geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır implantlar, köprü, kron, kaplama, protez ve diş beyazlatma uzmanlaştığımız tedavi branşları dır.

Kliniğimizde: İrlanda, Norveç, Hollanda ve Almanya‘dan gelen birçok hasta tedavisi başarı ile yapılmıştır.
Modern kliniklerde artık ağız içi kamera, lazer diş beyazlatma, yeni nesil donanımlar ve katı hijyen şartları bir standart halinde uygulanmaktadır.
Ferah, klimalı bekleme odası bütün modern kliniklerde olduğu gibi sizi rahatlatacaktır. Hasta-hekim ilişkisi iyi bir iletişim tam donanımlı tedavi odası  Türkiye’de diş tedavisi için tercih nedeni olmaktadır.
Hepimiz sizlere beklentilerinizin üzerinde tedavi sonuçları vermek için çalışıyoruz.
İstanbul hava limanı yanındaki kliniğimizde tedavi süreniz boyunca kolay ulaşım imkanlarına sahip olacaksınız. Ayrıca, güzel restoranlar, kafeler ve mağazalar sizin için tedaviniz süresince güzel zaman geçirmenize yardımcı olacaktır.
Estetik diş kliniği Türkiye. Samimi ortam, modern tedaviler tüm hastalarımız için en iyisini vermek bizim gururumuzdur.
Kliniğimizde temel amaç, her kişinin kişisel ihtiyaçlarını ve tercihlerini ele almak amacıyla, diş bakımı son derece bireyselleşmiş yapmaktır.
Tüm malzemeler AB sertifikalıdır. Estetik diş tedavileri ve implant uygulamaları için kliniğimden bilgi alabilirsiniz.

TÜRKİYE İMPLANT FİYATLARI

İmplant tedavisi için Türkiye’yi tercih eden insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Türkiye’nin implant tedavilerinde tercih edilme nedeni sadece implant fiyatlarının ucuz olması değil. Yapılan implant uygulamalarının başarısı ve implant üzeri diş protezlerinin estetik başarısı sayesinde Türkiye implant diş yapımında haklı bir üne kavuştu.

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya
22 Şubat 2018
Devamını Oku
Diş Beyazlatma Nedir?

Diş rengini beyazlatmak

Dişlerimiz yüzümüzün ilk görünen bölümüdür. Dişlerin renginde oluşan sorunlar kişide öz güven eksikliği ve estetik ve öz güven eksikliği gibi sorunlar yaratır. Diş rengini beyazlatma amacı ile diş hekimleri çeşitli yöntemler uygularlar. Bu işlemlerin başarılı olabilmesi renklenmenin kaynağını anlayıp ona göre çözüm üretildiğinde başarılı olacaktır. Diş renklenmeleri ve çözüm önerileri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Dişteki renklenmeler şu şekilde gruplara ayrılabilir;

Dış kaynaklı renklenmeler;

 Lekeler sadece diş minesi yüzeyindedir. Beslenmeye bağlı olarak oluşur. Çay, kahve, kola, koyu renkli meyve suları, kırmızı şarap gibi içecekler ve domates salçası, şeftali gibi yiyecekler dişte yüzeysel renklenmeye neden olurlar. Bu tür lekelerde beyazlatma işlemi başarılı sonuçlar verir.
İç kaynaklı renklenmeler;
 Dişin mine tabakasının altındaki dentinde oluşan renklenmelerdir. Çocuklukta kullanılan tetrasiklin türevi ilaçlar ve aşırı florid kullanımı ya da annenin gebelik döneminde kullandığı bazı antibiyotikler nedeniyle oluşabilir. Rengin açılması çok yavaş olur ya da hiç olmaz.
Yaşlılık nedeniyle oluşan renklenmeler; İlerleyen yaşlarda dişteki mine tabakası aşınarak alttaki dentin tabakasının koyu rengini yansıtır. Aynı zamanda yıllar içinde iç ve dış kaynaklı renklenmeler de görülebilir. Böyle durumlarda beyazlatma işleminden başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Kanal tedavisi görmüş dişlerde renklenme;

Zirkonyum Diş Kaplama

Zirkonyum Diş Kaplama

Kanal tedavisi sırasında dişin kökünde bulunan ve dişi besleyen sinirin kanaldan uzaklaştırılmasıyla diş canlılığını yitirecek ve zamanla parlak, canlı rengini de kaybedecek, sararacaktır. Bu tür renkleşmelerde pulpa odasına yerleştirilen beyazlatma ajanı dişte 3 gün bekletilir. İstenilen sonuç elde edilene kadar işlem tekrarlanır. Bu şekilde özellikle ön bölgede tek başına kalmış koyu renkli dişler beyazlatılır.

Uygulanan bütün beyazlatma yöntemleriyle geçici bir beyazlık elde edilmektedir. Dişlerin yapısı, kişinin beslenme alışkanlıkları ve işlem sonrası önerilere ne kadar dikkat edildiğine bağlı olarak 2-3 sene sonra tekrarlanması gerekir.
Diş eti çekilmesi sonucunda açığa çıkan diş kök yüzeylerine, dişeti rahatsızlığı olan hastalara, gebelik ya da emzirme döneminde olan hastalara uygulanmaz.
Diş renkenmesi tedavi edilemiyor ise dişin üzerine kaplama uygulanarak istenilen diş rengi elde edilebilir. Bu kaplamalar estetik amaç ile uygulandıkları için zirkonyum diş kaplamalar tercih edilir.Yandaki resimde dişlerinde aşınma ve renk sorunu yaşayan bir hastanın zirkonyum diş kaplama uygulaması ile estetik diş kaplamaların takılmadan önceki ve sonraki resmini  görmektesiniz. Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya Randevu almak için iletişim sayfasından randebu talep edebilirsiniz.
Devamını Oku
Estetik diş dolgusu

Diş çürüğü

Diş çürüğü

Dişhekimliği mesleğinin asıl amacı; doğal dişleri sağlıklı tutmak ve bu amacı halka benimsetmek olmalıdır. Diş çürüğü ile mücadele ederek diş ve ağız sağlığının idamesinde temel gereksinim; bilimsel temele dayanan bir anlayıştır ve bu da doğru teşhise, önleyici ve tedavi edici planlara dayanır.

“Diş çürüğü”terimini çoğu kez anlamından farklı kullanırız. Çoğu klinik çalışmalarda bu terimin devam eden veya geçmişteki hastalığın kaybedilen semptomlarını yansıttığını hatırlamamız önemli bir noktadır. Artık günümüzde diş çürüğü tükürükteki ve diş dokusundaki kalsiyum (Ca) ve Fosfat (PO4 ) iyonları arasındaki kapsamlı bir dengenin görüntüsü olduğu ve bu dengede Florür (F) ve diğer faktörlerden etkilenen plak mikroorganizmalarının da dolaylı etkisinin olduğu bilinmektedir.

Çürük riskinin belirlenmesi

Dişhekimleri bütün hastalarında başlangıçta mevcut olan çürüğü; yüksek, düşük veya orta derecede riskli   olarak kaydetmelidirler. Çürük aktivite testleri Genellikle tükürük hakkında az şey bilinmektedir. Ancak günümüzde, bilimsel teknolojinin gelişmesiyle birlikte gereken teknik olanaklar, dişhekiminin çalışma ortamında hemen kullanabileceği tarzda tasarlanmış ve imal edilmiştir.

Klinik muayene

Çürük riski için en faydalı göstergedir. Klinik ve radyografik muayenede, gözlenen

•             Tekrarlayan dolgu

•             Çoksayıda yeni çürük ile birlikte tekrarlanan tedavilerin olması

•             Durgun,temizlenemeyen bölgelerin varlığı

•             Örtülmemiş derin fissurlar

•             Dişeti çekilmesi ile açığa çıkmış kök yüzeyleri

•             Çok bantlı ortodontik apareyler

•             Bölümlü takılıp çıkarılabilen kancalı protezler

•             Kötü dolgular da plak birikimini ve çürük riskini artırırlar.

Diyet hakkında bilgi almak , çürük riskinin belirlenmesinde oldukça önemli olabilir. Tıbbi veya sosyal hikâyedeki bir değişiklik alışkanlıkları ve dolayısıyla çürük riskini değiştirebilir. Emeklilik ve yas (acı) gibi hayattaki bazı dönemler yaşam tarzında, diyette ve diş sağlığında değişikliğe neden olabilirler. Hastalara çürüğün nedenini açıklamamak etik olmayan bir durumdur. Böyle durumlarda diş
çürüğüne yediğimiz, içtiğimiz şeylerin neden olduğunu açıklanabilir ve hastaya bir diyet formu verilebilir ve 3 gün boyunca bütün yediğinin ve içtiğinin veya alman ilaçların kaydı istenebilir. Burada önemli olan çürüğe yatkın bir erişkinde şeker alım sıklığının diyet analizi ile ortaya çıkabilmesidir. Hastanın değişip değişmeyeceği başka bir sorundur, alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak böyle bir form hasta eğitimi için temel oluşturur. Böylece bilgilendirilen hasta kendisi kabul edilebilir çözümler önerebilir.

Daha iyiyi elde etmek için yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkânsız değildir. Risk tayini önleyici ve onarıcı tedavinin her ikisinde de risk düzeyinin belirlenmesi çok önemlidir. Yüksek  çürük riski sınıfındaki bir hasta için restoratif tedavi gerektiğinde girişimler, kişiyi; uygulanabilen daha konservatif tedavi planından sonra daha düşük çürük risk sınıfına çekme yönünde olmalıdır.

Önleyici bakım

Diş hekimleri her zaman aktif çürük veya aktif çürük şüphesi olan durumlarda ağız içinde uzun süreli değişikliklere neden olacak girişimlerde bulunmaya zorunludur.

Önleyici bakım; oral hijyen, diyetle ilgili sorunlardaki öğütler, florürlü diş macunu gibi topikal ajanların evde kullanımı ve bazı durumlarda
da terapotik verniklerin veya fissür örtücülerin klinik kullanımından oluşur.
Hepimizin bildiği “korumak için genişletme” prensibinde öncelik genişletmededir. Ancak günümüzde dişhekimliği pratiğinde materyal ve tekniklerdeki olumlu gelişmeler nedeniyle öncelikler yer değiştirmeye başlamıştır. Artık korumak genişletmekten önce yapılabilmektedir. Restoratif dişhekimliğinde korumak hastalara karşı bir sorumluluktur. Bu nedenle restoratif tedavi düşünülmesi halinde koruyucu alternatiflerin mutlaka düşünülmesi gerekmektedir.

Devamını Oku
İmplant Diş Yapımı

İMPLANT

İMPLANT DİŞ

www.drsertac.com Sertaç Kızılkaya

Bu sayfada ne işiniz var, diş mi çektirdiniz yoksa? Size yardımcı olmak isterim. Genel bilgilere bu sayfadan göz atın. Ama kliniğime geldiğinizde size daha fazla bilgi verip yardımcı olabilirim. İmplant markaları ve fiyatları ile ilgili bilgi almak için lütfen klinik görüşme randevusu alınız.
Randevu isterseniz telefon numaram 02126616979 Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya dan muayene randevusu istiyorum demeniz yeterli.
Kayıtlarımdan eski hastalarımı (binlerce hastam var) hepsini takip ediyorum. Sağ olsun onlar da beni takip ediyor. Nasıl mı? Mesela drsertac instagram hesabımdan. Sizi de beklerim.

İMPLANT NEDİR?

İmplant ağızda eksik diş yerine titanyum maddesi kullanılarak yapılan silindirik vida şeklindeki yapay diş köküne verilen addır. İmplant uygulandıktan sonra belirli bir süre ağız içerisinde kalır ve kemik ile kaynaşır. Osseointegrasyon (kemik ile kaynaşma) denilen bu aşamanın ardından üzerine  dayanak monte edilir ve bu dayanak üzerine de diş kaplaması yapılır.
İmplant başarısı hasta ve hekim için öncelikli konudur. Günümüzde %90 ların üzerinde başarı sağlanmaktadır. Başarılı implant tedavisi için mutlaka dikkat edilmesi gereken üç şart vardır:
  1. İmplant operasyonu öncesi iyi muayene
  2. İmplant operasyonunun kurallara uygun yapılması
  3. İmplant yapımı sonrası iyi bir bakım.
İmplant faydaları

İmplant Diş

İmplant tedavisinin cerrahi aşaması implantı çene kemiğinin içine yerleştirmek ve protez aşamayı kolaylaştırmak için gerçekleştirilen tüm işlemleri kapsar. İmplant cerrahi yerleşimi,implant destekli protez yapım  basamakların sadece bir adımıdır.

Bununla birlikte sonucun başarısı, altyapının kemiğe başarıyla tutunmasına bağlı olduğundan, tüm sürecin kritik bir aşamasını teşkil eder. Cerrahi işlem gerçekleştirilmeden önce, hastanın kapsamlı bir planlama sürecinden geçirilerek, ağzındaki klinik durumun getirdiği sınırlılıkların yanı sıra kemik tozu  gereksinimi ve uygun cerrahi müdahale şeklinin belirlenmesi son derece önemlidir.
İmplant yapmadan önce:
Bu aşama normalde, hastanın düşüncelerini ve dişlerin hangi sebeple ve ne kadar bir süre içinde kaybedildiğini de kapsayan iyi bir geçmiş anamnezini alarak başlar. Ek olarak, başvuru sırasındaki düşüncelerine dair ayrıntılar ve beklentileri de öğrenilir.
Bu muayenede ağız dışı ve ağız içi değerlendirmeler gerçekleştirilir.
Ağız dışı muayenede yüze ait asimetriler, gülüş çizgisi ve varsa diğer normal dışı durumlar belirlenir.
Ağız içi muayene sistematik bir şekilde yumuşak dokuların, dişlerin, oklüzyonun ve varsa protezlerin değerlendirilmesini içerir. Muayene kayıp diş bölgelerini de kapsamalı, var olan mesafe ve boşlukla diş eti dokuların ilişkisi de göz önüne alınmalıdır.
Bu gerçekleştirildikten sonra panoromik diş röntgeni “dental panoramik görüntüleme ve periapikal  görüntüleri de içeren diş röntgenleri alınır.
Bu tedavi öncesi değerlendirme sonunda, hastanın implant tedavisine uygun olup olmadığına dair bilginin edinilmiş olması gerekir. Kalan dişlerin sağlığını da içeren bir ayırıcı tanı yapılır ve başlangıç tedavi planlaması yapılır. Bu plan sırasında herhangi bir hastalık veya anormal bulgu, implant tedavi planlaması öncesi değerlendirilmelidir. Bu aşama süresince şüpheli ve kötü durumdaki dişler belirlenir ve planlama üzerindeki etkilerine göre koruma veya çekim kararı verilir. İmplant tedavisi için sorun yaratma olasılığı olan dişler için çekim kararı verilebilir.

İMPLANT TEDAVİSİ ÖNCESİ UYGULAMALAR

Kayıp dişlerin telafisini içeren her planlama diş seviyesinden başlamalıdır. Bu demektir ki; yerine konacak dişlerin son ve istenen pozisyonu, implantın cerrahi yerleşiminin planlaması yapılmadan önce belirlenmelidir.
Bu konum genellikle tedavi öncesi mum modelaj ile belirlenir . Ayrıca  panoramik diş röntgeni ile değerlendirme yapılır. İmplant cerrahi yerleşimi, protez açısından yönlendirilmiş bir tedavi planı ile belirlenmelidir. Böylece, implant yerleşimi için düşünülen bölgedeki kemiğin miktarı ve implant yerleşimi öncesi veya cerrahi sırasında greft konulmasına gerek olup olmadığı da belirlenmiş olur. Protezle yönlendirilen bu tedavi planı, cerrahın implantı restorasyona göre doğru konumlandırmasına ve cerrahi sırasında karşılaşılabilecek sınırlılıkları belirlenmesine olanak tanır.
Protetik yönlendirmeli tedavi planı son derece önemli olmasına rağmen, hastanın olarak cerrahi bir aşama içeren implant tedavisine uygunluğunun değerlendirilmesi de önemlidir.

İmplant ne zaman uygulanabilir?

Tek diş eksikliğinin komşu sağlam dişlere dokunulmadan giderilmesinde implant diş yapılabilinir.
Birden fazla diş eksikliğinin, takılıp çıkartılan protezler yerine, implant yardımı ile sabit köprüler yapılarak giderilmesi mümkündür.
Tam dişsizlik durumunda takılıp çıkartılan protezler (damak) yerine sabit protezler yapılması

İmplant uygulamanın yaşı var mı?

Genel sağlık durumu uygun olan her yaştaki insana uygulanabilir. Yalnızca, gençlerde kemik gelişiminin tamamlanması gerekmektedir. Erişkinler için üst yaş sınırı yoktur.  Yaşlı insanlar daha çok diş kaybettiklerinden ve çene kemiklerinde erimeler olduğu için diş implantı için daha çok gereksinim hissederler.

İmplantlar ömür boyu kalabilir mi?

İlk hastalar, otuz yıldan fazla bir süredir implantlarını başarı ile kullanmaktadırlar. Bu süre, genel sağlık durumu, implantın günlük bakım ve temizliği gibi birkaç değişkene bağlıdır. Yine de başka her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi, prensip olarak, hayat boyu garanti vermek mümkün değildir.

Bütün diş implantları başarılı mı?

İmplantların başarısı için genel sağlığın iyi olması, yani yeterli “iyileşme potansiyeli” olması, doğru teşhis konulması ve implantın temizlik ve bakımının doğru yapılması gerekmektedir. Bunun yanında hekim tarafından uygun cerrahi ve uygun protez yapılmış olması gereklidir. Ayrıca, çok fazla sigara içilmesi ve/veya aşırı alkol kullanılması başarıyı olumsuz etkileyecektir. Yukarıdaki faktörlere bağlı olarak implant başarısı %90-100 arasında değişebilir. Başarısızlık olması durumunda implant çok basit bir girişim ile çıkartılabilir ve yeri kendiliğinden iyileşir.

İmplantlar vücut tarafından reddedilir mi?

İmplantlar çoğunlukla titanyum denilen biyolojik uyumlu maddelerden yapılmaktadır. Titanyum canlı bir madde olmadığı için, kalp ve böbrek transplantasyonlarında olduğu gibi bir antijen – antibody reaksiyonu oluşturmaz.. Bu nedenle bir “doku reddinden” söz edilemez.

İmplant yapımında garanti durumu nedir?

Yapılan bilimsel çalışmalarda implant başarısının %90-100 arasında değiştiği gösterilmiştir. Ancak her tür tıbbi müdahalede olduğu gibi implantlar için de garanti vermek mümkün değildir.

İmplant yapımı ne kadar sürer?

Cerrahinin süresi yerleştirilecek implant sayısına ve hastanın koşullarına bağlı olarak yarım saat ile birkaç saat arasında değişebilir. Operasyondan sonra, implant ile kemiğin kaynaşması için (osseointegrasyon) 3-6 ay kadar beklenir. Daha sonra bu implantlar üzerine, birkaç seans süren bir uygulama ile protezler yerleştirilir. Bazı uygun koşulların sağlanabildiği durumlarda hiç beklemeden de protez yapılabilmektedir. Çağdaş diş hekimliğinin bütün olanaklarının kullanıldığı bu protezler birer mühendislik harikasıdır.

İmplant operasyon sırasında ve sonrasında bir rahatsızlığım olacak mı?

Operasyon lokal anestezi ile hiçbir ağrı ve rahatsızlık duyulmadan yapılabilmektedir. Gerekli durumlarda genel anestezi de uygulanabilir. Operasyondan sonra herhangi bir diş çekiminden sonra da duyulabilecek bir ağrı ,şiş ve morluk olabilir. Bunlar da ağrı kesicilerle ve hekimin tavsiye edeceği diğer  önlemlerle giderilebilir.

İMPLANT YAPIMI SONRASI BAKIM

  • Her cerrahi müdahale sonrası ağrı veacı duyulması normaldir.
  • Reçetede belirtilen ilaçların zamanında ve yazıldığı gibi ağrının başlamasını beklemeksizin alınması
    gerekmektedir. Önerilen dozlar aşılmamalıdır.
  • Çok hafif bir kanama nedeniyle ilk gün tükürüğün renginin kırmızı olması normaldir. Bu sebeple steril bir
    gazlı bez katlanarak kanamanın olduğu bölgede tampon yapılmalıdır.
  • Aspirin kullanılmamalıdır. Ağız çalkalamak ve şiddetli tükürmekten kaçınılmalıdır.
  • Bir hafta süreyle spor ve sauna yapılmamalıdır.
  • Sadece uyumak amacıyla uzanın, eğer uzanıyorsanız başınızın seviyesi daima ayaklarınızdan daha yukarda olmalıdır.
  • Operasyon bölgesinin şişmesi normaldir 2. gün maksimum seviyeye ulaşır.
  • O bölgeye  naylon torba içerisinde buz konarak ilk 48 saat dışardan soğuk kompres yapılmalıdır.
  • Sıcak yemek ve içecekler tüketilmemelidir, ılık ve soğuk gıdalar alınabilir.
  • Güneşte uzun süreli durulmamalıdır.
  • Operasyon bölgesindeki dikişleri merak edip görmek için yanak çekiştirilmemelidir.
  • Operasyon sonrası ilk 24 saat gargara yapılmamalı ama dişler fırçalanmalıdır.
  • Alkol ve sigara tüketilmemelidir.
İmplant cerrahisinden sonra, iyileşme dönemi boyunca ve protetik yükleme sonrasında plak kontrolü yöntemi olarak sıklıkla kullanılmaktadır Antimikrobiyal ajanlar, gargara olarak veya irrigasyon yapan motorlu cihazlar vasıtasıyla hem implant destekli sabit protezlerde hem de implant üstü protezlerde kullanılabilir. www.drsertac.com
Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ