All Posts Tagged: dişeti çekilmesi

Diş eti çekilmesi tedavisi

Dişeti Çekilmesi Tedavisi

​Diş eti çekilmesi aslında kendisi bir hastalık değildir. Ağız bakımına dikkat edilmemesi veya dişlerin fazla yüklere maruz kalması ile oluşan bir biyolojik değişikliktir. Diş eti çekilmesi nedeniyle genellikle erken dönemde diş kaybedilmez.

Diş eti çekildiğinde dişlerde hassasiyet oluşur bunun yanı sıra estetik olarak sorunlar giderek ilerler. Diş eti çekilmesi hareketli diş etine doğru ilerlediğinde ise iyi bir ağız temizliği yapılması neredeyse mümkün olmamaktadır. Bunun sonunda iltihap oluşur. Bunun gibi durumların yanında diş eti çekilmesi uzun süreli tedavi edilmeyen bir periodontitis sonucunda periodontal tedavi sonrasında ve yaşlılık ile ortaya çıkabilmektedir.

Diş eti hastalıkları dünya çapında en çok görülen hastalıkların başındadır. Araştırma sonuçları periodontitisin yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu gösterir. Tedavi edilmediği durumda diş kaybına neden olur.

Bu hastalığın ilerlemesine bakıldığında hastalar arasında bakımından büyük  farklılıklar görülür. Plak miktarı ve içeriğinin yanında kişisel bakım genel sağlık durumu etnik ve sosyal durum sigara kullanımı ve stres hastalığın ilerlemesinden etki gösterir. Sayılan bütün bu etkenler diş eti hastalığının başlama yaşına ve hastalığın gidişatını değiştirebilir. Tüm diş yüzeyleri eşit bir biçimde etkilenmez. Azı dişler etkilenmenin en fazla olduğu dişlerdir. Küçük azı dişleri ve kesici dişler daha az etkilenir. Köpek dişleri ise en az etkilenen dişlerdir. Diş eti hastalığının tedavi yöntemi tedavide ilk hedef diş eti hastalığının önlenmesi ikinci hedef ve tam anlamıyla normal sağlıklı halini alan diş etinin tedavisidir. Bugün için diş eti hastalığı iltihabına uzaklaştıran ve hastalığın ilerlemesini durduran tedavi yöntemleri uygulanır. Ancak belli dereceye kadar dişeti kaybına yönelik işlemler yapılabilir.

1Tedavi için bir kapalı veya açık kök yüzeyi temizliği kök düzeltilmesi

2 Rejeneratif cerrahi tedavi

3 Rezeke cerrahi tedavi

4 Alternatif olarak çekim ve implant yapılır.

Kök düzeltilmesi diş eti hastalığı tedavisinde temel tedavi şeklidir. Başlangıç periodontol tedavisinde etkene yönelik uygulanan bakteri plağı ve diş taşlarının uzaklaştırılması sağlanır. Bu tedavi şekli derin olmayan ceplerde ve basit morfolojiye sahip dişlerde yani tek köprü dişlerde uygulanır. İlerlemiş durumlarda diş etinin kaldırılması ile açık bir biçimde operasyon gerçekleştirilir. Bunun gibi durumlarda iyileşme tamir ile gerçekleşmekte dir. Yönlendirilmiş doku rejenerasyonu da son yıllarda gittikçe artan bir önem kazanan tedavi yöntemidir.

Devamını Oku
Estetik Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Dişeti çekilmesi

Dişeti çekilmesi aslında başlı başına bir hastalık olmayıp yanlış ağız hijyeni uygulamaları gibi veya aşırı fonksiyonel yüklere maruz kalma ile oluşan primer morfolojik değişikliktir.
Dişeti çekilmesi nedeniyle genelde diş kaybı izlenmez ancak buna karşın hassasiyeti bulunan dişler veya estetik sorunlar ortaya çıkarak hastaya rahatsızlık verebilmektedir. Kayıp hareketli olan mukozaya kadar ilerlediğinde yeterli bir hijyenin sağlanması genelde mümkün olmamaktadır. Bunun sonucunda sekonder olarak iltihabı olaylar izlenmektedir.

Kemik tozu

Kemik tozu

Bu gibi durumların yaninda dişeti çekilmesi uzun süreli teda vi edilmeyen bir periodontitis sonucunda, periodontal tedavi sonrasinda ve yaşlılık (involüsyon) ile ortaya çıkabilmektedir. Gingivitis, periodontitis ve dişeti çekilmesi dünya çapinda yaygınlık göstermekte nerdeyse tüm dünya nüfusunu etki-lemektedir. Bu durumların yanInda periodontal dokuların digerlerine nazaran daha az sıklıkla izlenen hastalık tabloları ve defektleri ile karşılaşmak mümkündür.
Diş eti kanamanız varsa veya ağız kokusu hissediyorsanız mutlaka randevu alıp ücretsiz diş muayenesi ve röntgeni imkanından faydalanmanızı tavsiye ederim.

Devamını Oku
Diş eti çekilmesi tedavisi

Diş eti çekilmesi Tedavisi

Diş eti çekilmesi sonucunda ortaya çıkan problemlerin tedavisinde 3 yöntem uygulanabilir. Nedeni bulup ortadan kaldırmak en öncelikli iş olmalıdır. Çekilen diş etinin altında kemik dokusu bulunması durumunda işlem daha kolaydır.

  1. Diş dokusu üzerinde meydana gelen defektin tamiri.
  2. Diş duyarlılığının tedavisi
  3. Çekilen dişeti dokusunun yerine getirilmesi.

1. Diş dokusu üzerinde meydana gelen defektin tamiri

Dişlerin dudak ve yanak boyun bölgelerinde bazen kuron bazen de kök, bazı durumlarda da hem kök hem kuron üzerine doğru genişlemiş diş defektlerine rastlanır. Bunlar, genellikle baskı ile diş fırçalama veya sert diş fırçası yahut da aşındırıcı diş macunu ve diş tozu kullananlarda fazla görülür. Kama şeklindeki bu defektin yakınındaki diş eti dokusunda da atrofi dikkati çeker. Diş eti çekilmesinin daha fazla olmasını ve bu kısımdaki dişeti kenarının iltihaplanmasını önlemek amacı ile ortadan kalkmış olan diş maddesini bir dolgu ile karşılamak gerekir. Böylece, bu bölgede gıda parçacıkları ve bakteri plaklarının toplanması önleneceği gibi dişlerin dudak ve yanak yüzlerindeki kaybolan konvekslik yeniden sağlanmış olur. Zira, dışa bombeliğin kaybolması, çiğneme esnasında sert gıda parçacıklarının dişeti kenarına çarpmalarına ve bu kısmın zedelenmesine neden olabilir.
Diş üzerindeki defektlerin (beşinci sınıf kavitelerde olduğu gibi) tutucu yerler açmak suretiyle azı dişlerinde amalgam dolgularla doldurulması mümkün olduğu gibi, ön dişlerde de kompozit dolgular kullanılabilir. Ancak, kompozit dolgularda tur kullanma mecburiyeti yoktur. Yani doğrudan doğruya dolgu ile defekt tamir edilebilir. Bu dolgularla estetik bakımdan çok olumlu sonuçlar alınmaktadır.
Yalnız aşağıdaki hususlara çok dikkat edilmelidir :
— Asit tatbiki sadece defektin çevresindeki mine dokusuna olmalıdır.
— Dentin veya kök yüzeyindeki sement tabakasının üzerine asit yayılmasını önlemek için defektin en derin yeri olan bu kısımlar asit tatbikinden önce uygun koruyucu bir lak veya kaide maddesiyle kapatılmalıdır.
— Dolgu maddesi hiçbir zaman dişin hududundan dışarıya yani dişeti üzerine taşmamalıdır. Dolgu kenarının taşkın olması halinde ileride bir gingivitis’in muhakkak oluşacağı akıldan çıkarılmamalıdır.
— Dolgu yüzeyi, bakterilerin toplanmaması ve dolgu ile diş arasından sızma ile dolgunun renklenmesini önlemek amacı ile tam olarak cilalanmalıdır.
2. Diş duyarlılığının tedavisi :
Kole bölgesinde meydana gelen defekt sonucunda dişin bu kısmı temas, soğuk ve sıcağa karşı duyarlı olabilir. Defekt büyükse bu bölgenin yukarıda anlatıldığı gibi bir dolgu maddesiyle kapatılması duyarlılığın kaybolmasını temin eder. Defekt dolgu yapılamayacak kadar sığ ise veya dişin bütün kök çevresini kaplıyorsa bu takdirde duyarlılığı gideren bazı ilaçlar tatbik edilebüir. Piyasada diş kolelerindeki duyarlılığı gideren pek çok ilaç bulunmaktadır.

2.Diş duyarlılığının tedavisi

Bizim genellikle tercih ettiğimiz metot fluor tatbikidir. Bunun için eşit miktarlarda (10 gr.) sodyumfluorür, kaolen ve gliserin karıştırılarak bir pat yapılır. Dişin duyarlı kısmı kurulanır ve pat bir metal alet ile 2 dakika kadar ovulur ve ılık suyla yıkanır. Duyarlılığın tam olarak geçmediği durumlarda haftada bir defa olmak üzere tekrar edilebilir. Sodyum fluorür yeni kesilmiş dişlerde asla tatbik edilmemelidir.
Diş hassasiyetini gidermek amacı ile en çok kullanılan maddeler % 8’lik çinko klorür, sıvı fenol, formaldehit, amonyaklı gümüş nitrat, 2,5 gr. sodyum karbonat monohidrat ve 12,5 mgr. potasyum karbonat karışımı, sodyum siliko-fluorürdür. Bu preparatlar arasında son iki tanesi yeni kesilmiş dentinde de duyarlılık giderici olarak kullanılabilirler.
Hasta tarafından evinde % 2 lik sodyum fluorür solüsyonu ile bir hafta müddetle diş fırçalama da kole duyarlılığını Önemli ölçüde azaltmaktadır. Ancak, fluorlü solüsyonu yutmamak lazımdır.
Stannous fluorür içeren jel kıvamındaki sodyum monofluorofosfatlı, formalinli (Thermodent) ve stronsiyum klorürlü (sensodyne) diş macunları da duyarlılığı azaltmaktadır. Bu konuda kortikosteroidli hormonların yerel tatbikleri de faydalı bulunmuşur.

3. Çekilen dişeti dokusunun yerine getirilmesi:

Çekilen diş eti dokusunu eski yerine getirmek estetik diş hekimliği bakımdan çok önemlidir. Ancak, bazen dişeti dokusunun kenar seviyesi bakımından eski yerine getirilmesi olanak dışında olsa bile, yapışık dişeti dokusunun dikey boyutunu artırmak; diş fırçasının iyi tatbikini sağlamak, derin periodontal lezyonların oluşumunu önlemek ve adale bağlantılarını dişeti kenarından uzaklaştırmak amacı ile gereklidir.
Yapışık diş etinin dikey boyutunu artıran vestibül derinleştirici operasyonlar başka bir bölümünde açıklanmıştır. Diş etinin eski yerine getirilmesini sağlayan, kuron yönüne kaydırarak yapılan flap operasyonundan bahsedilecektir.
Kuron yönünde kaydırılarak yapılan flap operasyonu
Gerek daha önce yapılan bir periodontal operasyon sonucunda diş kökleri açığa çıkmış olsun gerekse iltihapsız bir dişeti çekilmesi olsun estetik amaçla ve açıkta kalan diş kökünü kapatmak amacıyla bu teknik uygulanabilir.
Şayet periodontal cepler var ise bunları ortadan kaldırmak için dişeti kenarlarında tersine eğimli bir kesi yapılır. Kesinin ötesinde kalan diş eti bir parça halinde kaldırılır. Ceplerin iç duvarları ve diş kökleri üzerindeki birikintiler iyice temizlenir, yatay kesiler ile kaldırılan flap, kemiği açıkta bırakacak şekilde kuron yönüne kaydırılarak açıkta kalan kök üzerine sıkıca dikilir. Genellikle, üst ön dişlerin dudak yüzeylerinde yapılan bu operasyonda frenulum hizasında V şeklinde dikey kesiler da yapılabilir. Dikiş ve pat bir hafta sonra alınır ve tekrar bir haftalık bir pat daha konabilir.
Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ