All Posts Tagged: dolgu

Estetik diş dolgusu

2016 diş dolgu fiyatı

Diş dolgusu fiyatları ile ilgili bilgi vermeden önce dolgu çeşitlerin ve nerelerde tercih edildiklerini öğrenmek gerekli. Yazının ilerleyen bölümünde diş dolgusu ücretlerini ve 2017 diş dolgu fiyatı yer alacak.
Diş Dolgusu :Diş çürümesi sonucunda fonksiyonu ve görselliği kaybolmuş olan dişe görselliğini ve fonksiyonelliğini kazandırmak için yapılan bir takım işlemlerdir. Dolgu işlemi için öncelikli olarak zarar görmüş olan diş bölümleri yani çürümüş olan diş dokusu bölgeden uzaklaştırılarak boşluk oluşan bölge dolgu yöntemi ile kapatılır.
Dolgu yöntemi ile dişlerde oluşan çürükler uzaklaştırılırken aynı zamanda dişin diğer bölümlerine çürüğün ulaşması önlenmiş olur. Dolgu işlemi ile dişin boşluk alanları kapatılır ve bakterilerin girebileceği alanlar ortadan kaldırılmış olur. Dolgu işlemi için kullanılan br takım maddeler vardır. Bunlar; altın, porselen, kompozit reçine (diş renginde dolgu) ve amalgam maddelerdir.

Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Amalgam Dolgu: Bu dolgular aşınmalara karşı oldukça dirençlidir. Diğer dolgu maddelerine nazaran daha ucuz olan amalgam dolgular estetik açısından diğer dolgulara göre pek tercih edilmemektedirler. Bu tür amalgam dolgular estetik açısından kayıp oldukları için ön dişlerde pek kullanılmamaktadırlar. Hem hasta hemde doktorlar tarafından porselen veya diğer kompozit restorasyonlara göre çok daha az tercih edilmektedirler.
Kompozit Dolgu: Kompozit dolgular hastalar tarafından en çok tercih edilen dolgulandandır. Bu dolgular doğal diş renginize en yakın dolgulardır. Yapılan dolgu işlemlerinde oldukça doğal sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu tür dolgularda çürükler diş bölgesinden uzaklaştırıldıktan sonra kompozit malzemeler karıştırılırak alana yerleştirilir. Bölgede sertleşen malzeme ile dişe şekil verilir. Kompozit dolgular zaman içerisinde aşınabilmektedir ve kırılabilmektedirler. Büyük dolgularda tercih edilmemektedirler.
Zaman içerisinde aşındığını dile getirdiğimiz bu dolgu işlemleri yine zaman içerisinde renk değiştirmekte, sararmakta ve ileriki dönemlerde yenilenmeye gereksinim duyulmaktadırlar.
İnley Dolgu:Maliyete oldukça pahalı olan bu dolgu işlemleri dişinizin şeklinde renginde üretilebimektedir. Labaratuar ortamında hazırlanan inley dolgular kişiye özel olarak uygulanmaktadırlar. Oldukça kaliteli malzemeden yapılan bu dolgu işlemlerinin, aşınamaları yada kırılmaları diğer dolgulara göre oldukça zordur. Zaman içerisinde lekelenmelere karşı dirençlidirler.
Dolgu Nasıl Yapılır ?
Dolgu işlemi çürük yada kırık olan diş üzerindeki bakteriler (çürükler) uzaklaştırılarak bölgenin yeniden diş şeklini alması için yukarıda dile getirdiğimiz işlemler uygulanır.
2017  Diş Dolgu Fiyatları
Diş hekimlerinin sitelerinde diş dolgu fiyatlarına yer vermeleri Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından yasaklanmıştır. Yine Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından uygulanan çizelgeye göre belirlenen dolgu fiyatları illere göre diş hekimleri tarafından fiyatlandırılmaktadırlar. Türk Diş Hekimleri Birliği çizelgesindeki illere göre Diş Dolgu Fiyatları Diş hekimlerinin kendi web sitelerinde fiyat yayınlamaları yasaklanmıştır. Eğer tedavilerle ilgili fiyat almak istiyorsanız telefon numaralarını arayarak fiyatları öğrenebilirsiniz.
Asgari olarak ele alınan dolgu fiyatları bölgelere, yapılan işlemlere, tedavinin uygulandığı hekime, tedavinin uygulandığı semte göre değişkenlikler gösterebilmektedir. Yukarıda verilen fiyatlar Türk Diş Hekimleri Birliği fiyat  tarifeleri bilgileridir. Yanlızca hastayı ve kullanıcıyı bilgilendirmek üzerine verilmektedir.

Devamını Oku
Estetik Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

DOLGULAR

Dolgu; çürük ya da hasarlı bir dişe, eski şeklini, görüntüsünü ve fonksiyonunu yeniden kazandırmak için yapılan işlemdir. Dolgu iki farklı teknikle yapılabilir; bunlar direk ve indirek tekniklerdir.  Günümüzde daha yaygın olarak tek seans süren direk teknikten faydanalınmaktadır. İnley ve onleyler ise indirek teknikle hazırlanırlar.

Bu teknikte dolgu, dişe tek seansta yerleştirilir. Direk teknikte kullanılan materyaller şunlardır:
Kompozit diş dolguları,
Amalgam dolgular,
Cam iyonomer dolgular,
Porselen diş dolguları(inley, onleyler)
Geçici dolgular vs.

Kompozit dolgular (Estetik Diş dolguları)

Kompozit rezinler diş renginde dolgu materyalleridir, ‘Beyaz Dolgu’ diye de adlandırılırlar.1968’ den beri rezin bazlı kompozitler dolgu materyali olarak kullanılmaktadır. Ön dişlerde ve dişlerin görünen bölgelerinde kullanılırlar.Dişler arasındaki boşlukları kapatmada ve kırık dişlerin onarılmasında da kullanılmaktadırlar. Kompozit dolgu, amalgam dolguya göre dişi daha çok koruyan bir teknikle yapılır, çünkü dolguyu yerleştirmek için diş yüzeyinin daha az miktarı uzaklaştırılmalıdır. Kompozit, doldurulacak dişe, diş eski şekline ulaşana dek tabaka tabaka yerleştirilir, her tabaka yerleştirildikten sonra ultraviyole ışıkla sertleştirilir. Dolgu tamamlandığında serleşme reaksiyonu da tamamlanmış olur, böylece işlem sonrası çiğneme yapılmasında sakınca yoktur. Yapıldıktan sonra dişin soğuk ve sıcakta hassasiyet göstermesi normaldir, bu durum bir-iki hafta içerisinde geçmektedir.

AMALGAM DOLGULAR

Amalgam; civa, gümüş ve kalay gibi metallerden oluşan bir alaşımdır. Amalgam dolguların dişe düşmeden tutunabilmesi için; dolgunun yerleşeceği boşluğun duvarları yukarıya doğru birbirine yaklaşacak şekilde hazırlanmalıdır.
Civa toksitesi ile igili devam eden tartışmalara rağmen 150 yıldır yaygın olarak kullanılan amalgam dolgular, diğer dolgu çeşitlerine oranla daha güçlüdür ve daha uzun süre dayanmaktadır.

CAM İYONOMER DOLGULAR

İyi Diş Fırçalama

İyi Diş Fırçalama

Cam iyonomerlerin en önemli özelliği; yapısında dişi çürüklere karşı koruyan florür içermesidir. Florür salınmasını da sağlayarak yeni çürük oluşumunu önlemede yardımcı olur. Tabaka tabaka yerleştirilmelerine gerek olmadığından, yapımı kompozit rezin dolgulara göre daha kolaydır. Ancak geleneksel cam iyonomer dolgular; kompozit rezinlere göre daha zayıftır ve diş rengine uyumu kompozitlere oranla daha kötüdür. Genellikle süt dişlerinde ve daimi dişlerin kök yüzeylerinde kullanılırlar.

İNDİREK TEKNİK İNLEY ONLEY

Bu teknikle inley ve onley dolgular dişe iki ya da daha fazla seansta yerleştirilir. İndirek teknikte kullanılan materyaller şunlardır:
Altın,Porselen,Kompozit. İnleyler; arka dişlerin kron kısmının içinde yer alan ve dişin çiğneme yüzeylerinde bulunan tepecikleri (kuspları) içermeyen dolgulardır.  Onleyler ise dişin daha fazla alanını kaplar, bir ya da daha fazla tepeciği örtecek şekilde dişin içine yerleştirilirler.
İnley ve onley dolguların dişe yerleştirilmesi için, iki ya da daha fazla seans gerekmektedir. İlk seansta dişin çürüğü temizlenir, dişte gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra diş hekimi ağızdan ölçü alarak dolgu yerleştirilecek dişlin kayıtlarını diş laboratuvarına gönderir. Bir sonraki seansa kadar dişe geçici bir dolgu maddesi yerleştrilir, böylece diş korunmuş olunur. İkinci seansta geçici dolgu çıkartılır, dolgunun uyumu tam ise inley ya da onley dişe özel yapıştırıcılar ile yapıştırılır.
İnley ve onleyler normal dolgulara oranla daha güçlü ve daha dayanıklıdır. Arka dişlerin çiğneme yüzeylerinde oldukça başarılı sonuç vermektedirler.
Devamını Oku

Diş Çürüğü ve Tedavisi

Diş Çürüğü Tedavisi

Diş çürüğü nedir? Dişlerin üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen metabolik ürünlerin, diş sert dokularını yıkması olarak tanımlanır. Dişlerin üzerine yerleşen bakteri plaklarıasit ortam oluştururlar ve bu da diş sert dokularında erime yapar.
Çürükler genellikle diş muayenesi sırasında farkedilir. Çünkü çürümenin erken evreleri tamamen ağrısızdır. Diş çürümesini ilerlemeden tespit etmek ve tedavi etmek ağrıyı ve  masrafı önler.En önemlisi size dişinizi kazandırır.
Çürük farkedildiğinde, durum genellikle ağrısız gibidir, çünkü dişin dış bölümleri, minesi ve dentini ağrıya karşı diş özüne nazaran daha az hassastırlar.
Dişinizde bir çürük varsa günümüz modern diş hekimlliği sayesinde tamamen ağrısız diş dolgusu yaptırabilirsiniz. Diş çürüğü ilerlemeden yaptıracağnız dolgular çok uzun ömürlü olacaktır. Kliniğimizde yapılan diş dolguları 5 yıl garantilidir.diş hekimliği, tedavi sürecinin rahatsızlığını gidermek için donanmıştır ve genellikle diş dolgusu (onarılma) ya da kanal tedavisi (dişin hastalıklı bölümünün alındığı ve etkilenmemiş kök ve dişlerin yerinde bırakıldığı) gibi işlemlerle diş kurtarılabilir.
Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Diş Dolguları: Çoğu kez, belirtileri fark etmişsinizdir. ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz çürüğü bulur. Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilirEğer diş çürüğü yaygınlaşmış ise, diş ağrısını kesmek için lokal anestezi uygulanabilir(diş etlerine yapılan anestezi). Eğer, ilaç kullanıyorsanız veya bir hastalığınız varsa herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyiniz.

 Diş çürüğünden etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişteki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.
 Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.
En yaygın onancı malzeme gümüş amalgamdır ve arka dişlerde kullanılır. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır. Standart alaşıma yakın bir zamanda eklenen bakır, günümüzün gümüş dolgularını birkaç yıl öncekinden daha dayanıklı bir hale getirmiştir.Daha pahalı bir onarım olan altın dolgu, daha fazla kuvvet ve destek gerektiğinde amalgamın yerine kullanılır. Böyle bir dolgu kararmaz.

Dolgu Nedir ?Dolgu, çürük nedeniyle zarar görmüş bir dişe, normal fonksiyonunu ve görünümünü kazandırmanın bir yöntemidir. Diş hekiminiz size dolgu yaparken, önce çürümüş diş dokusunu uzaklaştırır. Etkilenen alanı temizler ve boşluğu dolgu malzemesi ile doldurur.Bakterilerin girebilecekleri boşlukları dolgu ile kapatarak çürüğün ilerlemesini de engellenmeye çalışır. Dolgu için kullanılan malzemeler, altın, porselen, kompozit reçine (diş renginde dolgu) ve amalgamdır. (civa gümüş, bakır, kalay ve bazen çinko alaşımı).

Amalgam (gümüş) dolgular, aşınmaya karşı dirençlidir ve nispeten daha ucuzdur. Bununla beraber, koyu renklerinden dolayı, porselen veya diğer kompozit restorasyonlara göre daha fark edilir niteliktedir ve genellikle ön dişler gibi görünür bölgeler için uygun değildir.
Kompozit reçine, dişinizle aynı renktedir ve bu nedenle doğal görünüm istendiğinde kullanılır. Malzemeler karıştırılır ve doğrudan boşluğun içine yerleştirilerek burada sertleşmeye bırakılır. Kompozit, zamanla kırılıp aşınabileceğinden dolayı büyük dolgular için ideal bir malzeme olmayabilir.
Ayrıca, çay, kahve veya tütünden dolayı lekelenebilir ve diğer dolgu tipleri kadar uzun gitmezler, genel olarak üç ila 10 yıl kullanılabilirler.
İnley veya onley olarak anılan porselen dolgular, laboratuarda sipariş üzerine üretilir ve sonradan dişe yapıştırılır. Diş rengine uygun üretilebilir ve lekelenmeye karşı dirençlidir. Porselen restorasyon genel olarak dişin büyük bir bölümünü kaplar. Maliyeti altına yakındır.Kırık veya çürük dişin büyük bir bölümüne hasar vermişse, kuron veya kaplama önerilebilir. Sinire ulaşan çürük iki şekilde tedavi edilebilir: kanal tedavisi ((hasar gören sinir çıkarılır) veya pulpa kaplama adı verilen prosedür (siniri canlı tutmak için yapılır).

 Dolgu Nasıl Yapılır ?

Diş hekiminiz, dolgu yapmaya karar verdiğinde, önce çürük dokuyu uzaklaştıracak, sonra etkilenen diğer alanları temizleyecektir. Temizlenen boşluk daha sonra yukarıda tanımlanan malzemelerden biriyle doldurulacaktır.
 Dolguya ihtiyacım olup olmadığını nasıl bilebilirim ?
Diş hekiminiz, çürüğünüzün doldurulmasının gerekip gerekmediğini saptayabilir. Diş muayenesi sırasında, her diş yüzeyini incelemek için diş hekiminiz küçük bir ayna kullanır.
Anormal görünen her şey özel bir cihazla yakından kontrol edilir. Diş hekiminiz ayrıca, ağzınızın bir bölümünün röntgenini çekmek isteyebilir. Diş hekiminizin seçtiği tedavi tipi, çürüğün yol açtığı hasarın kapsamına göre değişir.

 ENDODONTİ (KANAL TEDAVİSİ)

Endodonti diş pulpasına (damar sinir paketi) kadar ilerlemiş problemler ile ilgilenen bilim dalıdır.kan damarları ve sinirlerden oluşan dişi besleyen bağlayıcı dokunun yerinden çıkartılıp alınması işlemidir. Kanal tedavisi, bir muayenehane işlemidir ve lokal anestezi gerektirir. Bu çok aşamalı işlemde, diş pulpası temizlenir, yaratılan boşluk sterilize edilir ve hareketsiz bir malzeme (guttapercha) ve sement ile doldurulur.
Devamını Oku

2017 DİŞ DOLGU FİYATI

DİŞ DOLGU FİYATI

Öncelikle diş dolgu çeşitlerine göre diş tedavi fiyatlarının değiştiğini bilmekte fayda var. Dolgu çeşitleri ve dolgunun neden ve ne zaman yapıldığı maliyeti etkiler. Anlaşılan o ki sizin de dişiniz çürüdü ve diş dolgusuna ihtiyaç duydunuz. Umarım diş çürüğünü fazla ilerlememiştir. Çünkü geç kalınan dolgular için kanal tedavisi uygulaması gerekebilir. Özellikle dilinizi götürdüğünüzde diş boşluğu hissedecek kadar büyük bir kavite var ise kanal tedavisi yaklaşmış demektir. Soğuk sıcak ağrısı ve gece kendiliğinden başlayan diş ağrısı ilerlemiş diş çürüğünün habercisidir. Diş çürüğü sadece dişin sinirini olumsuz etkilemez. Aynı zamanda diş eti dokusunda da enfeksiyon oluşmaya başlar. Diş çürüklerinde kötü ağız kokusunun nedenlerinden bir tanesi de diş çürüğü olan bölgedeki diş etinin enfeksiyonudur. Zamanında yapılmayan diş çürüğü tedavisi dişten fazla madde kaybedilmesine neden olacaktır. Bu gibi bir durumda diş hekimliğinin çığır açan uygulaması zirkonyum diş kaplama imdadınıza yetişir. Estetik diş kaplama olan zirkonyum porselen uygulaması ile kendi dişiniz gibi görünen ve uzun yıllar sağlıklı bir şekilde kullanabileceğiniz yeni nesil estetik diş kaplama yaptırabilirsiniz. İçerisinde metal bulunmayan bu son derece dayanıklı ve estetik kaplamalar uzun yıllar sağlıkla kullanılabilmektedir.  Diş dolgusu işleminiz tamamlandıktan sonra mutlaka estetik zirkonyum diş kaplama ile ilgili bilgi alın. Yukarıda link olarak eklediğim sayfalardan da hem bilgi alabilir em de bana soru sorabilirsiniz.
Diş çekime gitmeden ister dolgu ister kanal tedavisi ile kurtulduğunda implant diş uygulamasına gerek kalmayacaktır. İmplant fiyatları bir dolgu veya kanal tedavisi ile karşılaştırıldığında arada büyük bir fark olduğunu göreceksinz. Peki bu diş tedavi fiyatları ne kadar?
Diş hekimliğinde çürüyen dişi tedavi amacı ile yapılan dolgular diş ömrünü uzatır. Çürük temizlendikten sonra kalan sağlam dişin üzerine diş sinirini (pulpasını) koruyucu ilaç koyulur ve onun üzerine de diş gibi sağlam ve dişi taklit edecek diş dolgu malzemesi uygulanır.
Diş dolgu fiyatı 2017 yılı için önceki seneler ile karşılaştırıldığında % 10 artmıştır. Bu oranlar Diş hekimleri odaları tarafından belirlenir ve tavsiye edilen ücret listesi olarak yayınlanır.
Estetik diş dolgusu

Üstte Amalgam dolgu. Altta Estetik kompozit diş dolgusu

Metal yani amalgam diş dolgusu fiyatı ile kompozit ışınlı dolgunun fiyatları farklıdır. İyi bir malzeme kullanılarak yapılan dolgular 200-300 tl aralığında yaptırılabilir. Amalgam diş dolgusu 2016 yılında 190 tl -250 tl civarında yapılabilmektedir. Ancak her kliniğin kendi giderleri oranında hizmet belirledikleri göz önünde tutulduğunda en doğru fiyatı kliniğe gidip diş çürüğünü ve tam olarak yapılacak tedaviyi belirledikten sonra hekimden öğrenmek en doğru yöntem olacaktır.

Özellikle tedavi için yapılan plan ve tedavi ihtiyacının farklı olması nedeni ile sonradan ek maliyetler çıkmaması için diş hekiminden randevu alınıp muayene olunmalıdır.
2017 diş dolgu fiyatları ile ilgili olarak hekim hastayı ve tedavi edilecek dişi göremeden diş fiyatı veremez. Yaklaşık bir tedavi fiyatı söyleyebilir ki bu da sonradan değişebileceği için sizin öğrenmek istediğiniz fiyat değildir.
Dolgu dişin ömrünü uzatır. Zamanında yapılan diş dolgusu kanal tedavisine hatta çekime gerek kalmaksızın dişinizin ağızda canlı bir şekilde senelerce kalmasına yardımcı olacaktır. Dolgu malzemeleri kaliteli olduğunda 20 sene kuıllanabileceğiniz diş dolguları yaptırabilirsiniz.
Derin çürüklerde soğuk sıcak hassasiyeti olabileceği unutulmamalıdır. Bu hassasiyet bazen 6 aya kadar sürebilir. Ancak aşırı hassasiyet yapan dolguların kanal tedavisi ile hassasiyetini geçirmek mümkündür. Bu işlem mecbur kalındığında yapılır ve kanal tedavisi ücreti ödenir.

Diş çekim fiyatı

Zirkonyum Diş Kaplama Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Estetik Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Çekilecek dişin durumuna göre hekimin ayıracağı zaman ve risk durumuna göre belirlenir. Genellikle 150 Tl ile 500 tl aralığındadır. Diş çekilmeden önce röntgen alınıp kökün durumunu görmek gerekir. Röntgen olmadan diş çekilmesi sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Kök ucunda enfeksiyon olup olmadığı önemlidir. Diş köklerinin şekli çekim tekniğinin belirlenmesi bakımından önemlidir. Kliniğimizde bu nedenle diş röntgeni için ayrı bir ücret talep etmemekteyiz. Dişinizin durumu hakkında bilgi almak ve ihtiyaç duyulan tedavi fiyatını öğrenmek için bize 02129093748 telefonumuzdan Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya dan randevu almak istiyorum diyerek ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplamalar

Diş dolgu fiyatları 2017

DİŞ DOLGU FİYATLARI 2017 YILINDA TDB FİYATLARI İLE UYGULANANACAKTIR.

2017  Diş Dolgu Fiyatlarımız merak edilen ve çok sorulan sorulardan birtanesi bizim için.
Diş dolgu fiyatları dolgu çeşitlerine göre farklılık gösterir.Dolgunun derinliği ve çürüğün dişin neresinde olduğu da diş dolgusu için kullanılan malzemeyi dolayısı ile diş dolgu fiyatını değiştirir.
Dolgu fiyatı birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika da yapılan diş dolgusunun büyüklüğüne göre hesaplanır. Türkiye de diş dolgu fiyatı metal veya kompozit yani ışınlı dolgu olmasına göre iki bölümde bilinse de aslında bütün dünyanın kullandığı fiyat tarifesini Tük dişhekimleri birliği de yayınlar. Ancak implant,zirkonyum,porselen diş kaplama,lamina diş,protez diş,kanal tedavisi cerrahi yirmi yaş dişi çekimleri gibi birçok işlem ve bunların da kendi içlerinde çeşitleri olduğu için fiyatlar yaklaşık olarak ortalama fiyat üzerinden belirlenmektedir.
Çürük dişinizin dolgu mu kanal tedavisi mi yapılması gerektiği ancak diş hekiminizin muayenesi sonucunda anlaşılabilir.
Diş tedavilerinde önemli olan erken tedavidir.
Dişlerin erken tedavisi hem diş tedavi fiyatlarını düşük tutar hemde daha uzun süre kullanabileceğiniz bir diş tedavisi olursunuz.

Kompozit Dolgu Nedir?

Kompozit dolgu, çürük, çatlamış veya rengi bozulmuş olan dişi onarmak için diş renginde yapılan kompozit reçine (plastik) uygulamasıdır. Laboratuvarda imal edilen ve dişe tam olarak uyum sağlamak için kişiye özel bir ölçü alınmasını gerektiren veneer kaplamalardan farklı olarak kompozit dolgu, tek bir seansta yapılabilir.

Kompozit diş dolgusu neden yapılır?

Kompozit dolgu, en kolay ve en ucuz kozmetik işlemler arasında yer alır. Dolguda kullanılan kompozit reçine, etrafını sardığı dişlere uyacak şekilde biçimlendirilebilir ve cilalanabilir. Komposit dolgu renklenmiş veya kırık dişlerin görünümünü düzeltmek için kozmetik amaçlı olarak da kullanılır. Ayrıca, dişler arasındaki boşlukları kapatmak, dişleri daha uzun göstermek veya dişlerin şeklini veya rengini değiştirmek için de kullanılabilir.
Kompozit dolgu bazen, dişeti çekilmesi sonucunda açığa çıkan kökün korunması amacıyla veya amalgam dolgulara alternatif olarak kullanılır.
 Kompozit dolgu çürük bir dişi doldurmak için kullanılmadığı sürece genellikle anestezi gerekmez.

Diş dolgusu nasıl uygulanır?

Diş hekiminiz, diş renginize uygun olan kompozit reçineyi seçmek için, renk skalasını kullanır. Diş hekiminiz rengi seçtikten sonra, diş yüzeyini pürüzlendirmek için biraz aşındırır veya kavite açar.. Dişe, kompozit dolgunun yapışmasına yardımcı olacak bir madde ile uygulanır.
Diş hazırlandığında, diş hekiminiz diş rengindeki, macunumsu reçineyi uygular. Şekil verir, sonrasında madde ışık cihazı ile sertleştirilir. Dolgu malzemesi sertleştikten sonra şekil verilir. Daha sonra, diş yüzeyinin diğer yüzeyleri gibi parlayıncaya kadar malzeme cilalanır İşlemin tamamlanması, yaklaşık olarak 30 dakika ile bir saat kadar sürer. Birden fazla dişte uygulama yapılacaksa, birkaç randevuya ihtiyaç duyabilirsiniz. Çay, kahve, sigara ve diğer maddeler, dolgu maddesini lekeleyebilir. Lekeleri önlemek veya en aza indirgemek için, herhangi bir kompozit işleminden sonra ilk 48 saat boyunca leke bırakan yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Buna ek olarak, dişlerinizi sık sık fırçalayın ve düzenli olarak dişlerinizi temizletin.Diş çürüğü diş kayıplarına neden olur.
 Tel:02129093748
diş dolgu çeşitleri,diş dolgu fiyatları,dolgu nasıl olur,diş dolguları,diş dolgusu
Devamını Oku

DOLGU MALZEMELERİ

KOMPOZİT REZİN MATERYALLERİN
FARKLI IŞIK KAYNAKLARIYLA POLİMERİZASYONU SIRASINDA OLUŞAN ISISAL
DEĞİŞİKLİKLERİN İNCELENMESİ

 

 

YrdDoç.Dr.İhsanHUBBEZOĞLU Prof.Dr.ArifeDOĞAN–Prof.Dr.OrhanMuratOĞANDr.Dt.HakanDEMİR


Amaç: Bu in vitro çalışma üç farklı ışık kaynağının farklı
rezin kompozit materyallerin polimerizasyonu sırasında 2 mm dentin altında
oluşan ısı artışına etkisini araştırdı.

Gereç ve Yöntem: Üç farklı ışık cihazı, bir halojen (QTH), bir plazma ark (Apollo 95E Elite) ve bir light-emitting diode (LED) kullanıldı.
Yeni çekilmiş premolar dişlerden 8 mm çapında ve 2 mm kalınlığında 90 adet
dentin disk hazırlandı. Her bir rezin kompozit materyalden (Admira, Filtek 60,
Premise, Tetric Flow,
Tetric Ceram and Filtek 250), 6 mm çap ve 2 mm derinlikte 15 örnek teflon
moldda dentin üzerine yerleştirildi (n=5). Örnekler her bir ışık kaynağının
standart modu ile polimerize
edildi. Üniversal Girişli Gelişmiş Tarayıcı / Alarm Cihazına (E-680, Elimko Co., Turkey) bağlı bir L-tipi termokapl
kablosu (Fe-Const.) polimerizasyon
sırasında dentin altındaki ısı değişimlerini kaydetmek için kullanıldı. Veriler
iki-yönlü varyans
analizi ve Tukey testle değerlendirildi.

Bulgular: Tüm ışık kaynakları arasında en yüksek ısı artışı
halojen ışık kaynağı kullanımı ile kaydedilirken LED irradiasyon
en düşük ısı artışına neden oldu. En yüksek ısı artışı Admira and Tetric Flow kompozitlerde
gözlemlenirken, en düşük ısı artışı Premise için belirlendi.

Sonuç: Test edilen tüm koşullarda ısı artışları pulpa hasarı
için literatürde bildirilen kritik değerin altında bulundu. Dolayısıyla test
edilen bu ışık kaynakları önceden belirtilen klinik koşullarda güvenle
kullanılabilir.

Anahtar kelimeler: Kompozit, Polimerizasyon, Isı
artışı

Purpose: This in vitro study investigated the effect of three
light curing units on the temperature rise under 2 mm thick dentin during
polymerization of different resin composite materials.

Material and Methods: Three different light sources
were used: A conventional halogen lamp (QTH), a plasma arc (Apollo 95E Elite)
and a light-emitting diode (LED) light curing
units. 90 dentin discs in 8 mm diameter and 2 mm thickness were obtained from
freshly extracted premolar teeth. Fifteen disc-shaped specimens from each resin
composite material (Admira, Filtek 60, Premise, Tetric Flow, Tetric Ceram and
Filtek 250), 6 mm in diameter and 2 mm in depth, were placed on dentin discs in
teflon molds (n=5). The specimens were irradiated with standard mode of each
light curing unit. A type-L thermocouple wire (Fe-Const.) connected to data
logger (E-680) was used to record temperature rise which under dentin during
polymerization by three different light sources. Data were analyzed by two-way
ANOVA and Tukey tests.

Results: Among all light curing units, the highest temperature
rise was recorded with use of the halogen LCU, and the LED irradiation led to
the lowest temperture rises. The highest temperature rise was observed for
Admira and Tetric Flow resin composites, whereas the lowest temperature rise
was for Premise.

Conclusion: In all conditions tested, the temperature elevations
were found to be lower than the critical value for pulpal injury reported in
literature. Therefore, the LCUs used in this study could be safety for clinical
situations mentioned before.

Key words: Temperature rise, Composites, Polymerization


 


Rezin kompozitler değişik
restoratif işlemlerde
yaygın olarak kullanılan materyallerin önemli bir sınıfını oluşturmaktadır.1 İlk
geliştirildiklerinde anterior dişler için estetik
restoratif materyaller olarak dişhekimliği
pratiğine giren bu materyallerin kullanım alanının günümüzde daha estetik
restorasyonlara olan istekten dolayı posterior dişlerin restorasyonlarını da
kapsayacak ölçüde genişlediği görülmektedir.2


 


 

 

 

Akışkan rezin kompozitler,
mikro-kavitelerde, pit ve fissür koruyucu olarak, kole aşınma ve çürüklerinde,
mine defektlerinin
onarımında, porselen
onarımında ve sınıf II restorasyonlarda aproksimal kavitenin ilk tabakası
olarak kuvvet kırıcı gibi kullanılabilmektedir.3,4 Bu rezinler,
hibrit kompozitlerde olduğu gibi
küçük doldurucu partikül boyutuna sahiptir, ancak daha düşük oranda doldurucu
içerir. Rezin oranının fazla ve viskozitenin düşük olduğu bu akışkan
kompozitlerin3,5 kavite duvarlarına adaptasyonunun iyi, ancak
aşınmaya karşı dirençlerinin daha zayıf olduğu bildirilmiştir.6

Son yıllarda inorganik
doldurucu partikül miktarı artırılıp, ortalama partikül boyutu küçültülerek
sınıf II restorasyonlarda kullanılabilecek kadar çiğneme kuvvetlerine dayanıklı
ürünlerin geliştirilmesi hedeflenmiştir.7 Bu amaçla üretilen.
kondanse edilebilir kompozit rezinlerde yüksek oranda doldurucu partikül ilavesi
ile viskozitede artış, polimerizasyon büzülme streslerinde azalma ve aynı
zamanda restorasyonların fiziksel-mekanik özelliklerinde önemli düzelme
sağlanmıştır.8-10 Bu materyallerin, aşırı basınç altındaki posterior
restorasyonlarda amalgama benzer şekilde uygulamaları klinisyenlerin ilgisini
çekmektedir.

Dental
rezin kompozitlerin
çoğu 2,2 bis[4-(2-hidroksi-3-metakriloksi-propoksi) fenil] propan (Bis-GMA), urethan-etoksidimetakrilat (UEDMA) ve trietilen
glikoldimetakrilat (TEGDMA) gibi monomerler, genellikle serbest radikal
polimerizasyonu için foto başlatıcı olarak kamforkinon
(CQ) ve değişen oranda inorganik doldurucular içerir.1,11 Varolan kompozit
teknolojisinden yola çıkılarak geliştirilen ve ışıkla sertleştirilen nispeten
yeni restoratif materyal sınıfı Ormoserlerdir. Bu yapı 3 boyutlu sertleşen
anorganik-organik polimer zincirleri (ormoser) ve ek olarak alifatik ve
aromatik dimetakrilatlar içerir. Geleneksel polimerlerden farklı olarak;
ormoserler, SiO2 üzerine inşa edilmiş bir inorganik iskelete
sahiptir ve bu iskelet üzerine polimerize edilen organik üniteler eklenmiştir.
Bu çapraz bağlı inorganik ve organik ağ matriks ile doldurucu partiküller
birleştirilmiştir. Doldurucu materyal, kompozitlerdeki dolduruculara benzer
olarak, özel cam, seramik ve yüksek düzeyde silikadan oluşur.10
Hickel ve arkadaşları12 Ormoser esaslı restoratif materyallerin
aşınma dirençlerinin kompozit esaslı restoratif materyallerden daha yüksek
olduğunu bildirmişlerdir.

Estetik dental restoratif tekniklerdeki hızlı artış,
çarpıcı şekilde rezin kompozitlerin polimerizasyonu için farklı  ışık 
kaynaklarının  üretimini  de  
artırmıştır.

Cumhuriyet Üniversitesi Diş
Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 11 Sayı: 1 2008

Geleneksel olarak, ışıkla
aktive edilen rezin esaslı kompozitler için en yaygın kullanılan ışık
kaynakları halojen lambalardır. İki mm derinlikteki kompozitleri polimerize etmek için
500-800 mWcm-2 güçteki ışığın 30-40 saniye süreyle uygulanılması
gerekir, ancak polimerizasyon süresi aynı zamanda materyalin tip, renk ve
kalınlığının da bir fonksiyonudur.13,14 Bu ışık kaynakları foto
başlatıcıların daha dar spektrumuna göre görünür ışığı sınırlamak ve mavi ışık
ranjı (400-500 nm) dışındaki istenmeyen dalga boylarını elimine etmek için
filtreler içerir.1 Bu durumda kaynaktan oluşturulan ışık enerjisinin
yalnızca küçük bir bölümü polimerizasyon için kullanılır ve büyük miktarda
enerji ısıya dönüşür.13 Infrared enerjiyle ortaya çıkan bu yüksek
ısı oluşumu, soğutma fanlarının kullanımı ile azaltılmaktadır.15 Bununla
beraber, ışık kaynakları, sınırlı ömre sahiptir (40-100 saat).16,17
Kullanımında oluşan yüksek ısı nedeniyle zamanla lamba, reflektör ve filtrede
oluşan bozunmaya bağlı olarak ışık kaynağının kürleme etkinliğinin azaldığı
bildirilmiştir.17-19 Çalışmalar yetersiz filtrelerin 18.5oC’den 21.2oC’ye ısı artışına
neden olduğunu, oysa yeterli filtrelerle bunun 12.1-13.2oC ile
sınırlı kaldığını göstermiştir.20

Halojen lambaların
kullanımındaki sorunları çözmeye bir alternatif olarak light-emitting diode (LED)
teknolojisini kullanan ışık kaynakları geliştirilmiştir.21 LED
ışıklarının emisyon spektrasının, halojen ışık kaynaklarının geniş spektrasına
oranla standart başlatıcı CQ ile daha uyumlu olması filtre edilme gereğini
ortadan kaldırır.16,19,22,23 Ayrıca fanları olmadığı için sessizdir
ve küçük, taşınabilir şekilde üretilebilmektedirler.24 LED ışık
kaynakları oldukça uzun ömürlü (yaklaşık 10. 000 saat) ve değişmez ışık
şiddetine sahiptirler.17 Ayrıca infrared ışın oluşturmadıkları için,
uygulandıkları objelerde ısı artışı çok az olduğu bildirilmiştir.15,18,23

Rezin kompozitlerde
polimerizasyon etkinliğini artırmak ve hekimin daha hızlı çalışma isteğini
karşılamak üzere, üreticiler daha yüksek ışık yoğunluğunda kaynak geliştirmeyi
sürdürmektedirler. Son yıllarda kullanıma giren plazma ark (PAC) kaynaklarında
ışık, iyonize molekül ve elektronların gaz karışımından oluşan bir korlaşmış
plazmadan yayılır.25 PAC üniteler nispeten dar dalga boyu sınırında
(yaklaşık 470 nm) çok
yüksek enerji ile (>1500mWcm-2)
3 sn gibi kısa sürede etkin kürleme sağlayabilmektedir.1,15,26 Ancak,
bu hızlı kürlemenin kısa polimer zincir formasyonuna ve intrapulpal ısı
artışına yol açması önemli dezavantajı olarak düşünülmektedir.27

Rezin polimerizasyonu sırasında ekzotermik reaksiyona
bağlı ısı artışının diş dokularında zararlı etkiye neden olabildiği
bilinmektedir. Aynı zamanda değişik yapıdaki ışık kaynaklarının kendi
oluşturdukları ısı da klinik olarak dikkate alınması gereken bir diğer
husustur. Bu çalışmanın amacı farklı yapılara sahip kompozit rezin
materyallerin (Ormoser esaslı, kondanse edilebir, akıcı, microhibrid, hibrid ve
nano dolduruculu hibrid kompozit) değişik ışık kaynaklarıyla (halogen, LED ve
PAC) polimerize edilme sırasında ortaya çıkan ısı artışını kantitatif olarak belirlemektir.

 

GEREÇ VE YÖNTEM

Kompozitler

Bu çalışmada, A2 renginde olan
altı farklı rezin kompozit, polimerizasyon esnasında ortaya çıkan ısı artışı
yönünden test edildi: Admira
(Voco GmbH, Cuxhaven,
Germany), Filtek P60 / Filtek Z250 (3M-Espe, St.
Paul, MN, USA), Tetric
Flow / Tetric Ceram (Ivoclar / Vivadent Inc., Schaan / Liechtenstein) ve Premise (Kerr
Corporation, Orange,
CA, USA) (Tablo 1).

 

 

 

 

 

 

 

Dentin Disklerin Hazırlanması

90 adet yeni çekilmiş insan
premolar dişi
eklentiler temizlendikten sonra, çalışma yapılıncaya kadar serum fizyolojik
içerisinde bekletildi. Premolar dişin oklüzalindeki mine, düşük hızlı testere
cihazı (Isomet, Buehler
Ltd, Lake Bluff, IL, USA) ile kaldırıldı.
Ortaya çıkan dentin, 2 mm kalınlığında dişin uzun aksına dik olacak şekilde
aynı testere cihazı ile kesildi. Böylece her dişten 1 tane olmak üzere toplam
90 adet 8 mm çapında ve 2 mm kalınlığında dentin disk elde edildi. Bu dentin
diskler, test için hazırlanan iki teflon bloktan oluşan test aparatının arasına
yerleştirildi.

Test Aparatı

Isı ölçümlerini standardize
etmek için Smail ve ark.28 tarafından geliştirilen aparey modifiye
edilerek, test aparatı olarak kullanıldı (Resim 1).


Mhtaıal


6 mm çapında ve 2 mm derinliğinde oluşturulan
boşluğa test edilecek kompozit materyalleri yerleştirildi. Alttaki silindirik
Teflon blok üst yüzeyin merkezinde kompozit örnekler altına doğrudan dentin
disklerin yerleştirileceği merkezinde dentin disklerin yerleşebileceği boşluk
oluşturuldu. Bu alt silindirik Teflon bloğun tam ortasına termokapl
kablosunun geçebileceği 1mm çapında bir delik açıldı.

Isı Ölçümleri

Her bir kompozitten 15 tane
olmak üzere toplam 90 örnek, 3 farklı ışık cihazının standart modu ile polimerize edildi (n=5). Tüm
ölçümler sabit oda


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Işık Kaynakları

Bu çalışmada üç farklı ışık
cihazı kullanıldı: Konvansiyonel
halojen (QTH; Heliolux DLX, Ivoclar, Vivadent, Schaan, Liechtenstein), plazma
ark (PAC; Apollo 95E Elite, Dental Medical Technology Systems Inc., Orange, CA,
USA) ve light-emitting diode ışık kaynağı (LED; Mini LED, Satelec, Merignac, France) (Tablo 2). Rezin kompozitler, her bir ışık cihazlarının
standard modu kullanılarak polimerize edildi.


sıcaklığında (20 ± 1°C) yapıldı.
Dentin diskler
konumlandırıldıktan sonra L-tipindeki termokapl ucu (Fe-Const. Elimko Co.,
Ankara, Türkiye) alttaki teflon kalıbın altındaki delikten dentinle temas
edecek şekilde yerleştirildi. Kompozit polimerizasyonu sırasında ortaya çıkan
ısı değişimleri kaydetmek için, kablonun diğer ucu bilgisayara bağlı E-680
serisi Üniversal Girişli Gelişmiş Tarayıcı / Alarm Cihazına (E-680, Elimko Co., Ankara, Türkiye) bağlandı.
Ölçümler, cihazın özel programıyla bilgisayara aktarıldı. (Data Logger, 5.1
ver., Elimko Co., Ankara, Türkiye)

İstatistiksel Analiz

SPSS istatistiksel yazılım
programı (Version 10.0, SPSS Inc., Chicago, USA) kullanıldı. Kullanılan
kompozitler ve ısı kaynaklarına bağlı olarak ortaya çıkan ısı artış değerleri
arasında fark olup olmadığını belirlemek için iki yönlü varyans analizi
uygulandı. Farkların önemli olduğu grupları karşılaştırmak için ise Tukey
post-hoc testi uygulandı (önemlilik düzeyi: p<0.05).

 

BULGULAR

Üç farklı ışık cihazı ile test
edilen kompozitlerin polimerizasyonu sırasında ortaya çıkardıkları ısı
artışlarının ortalama ve standart sapma değerleri Tablo 3’de verildi.

 

Tablo III. Her bir resin kompozit sisteme
ve farklı ışık kaynaklarına ait ortalama ısı değişim değerleri ve standart
sapmaları

 

 

 

 

 

 

 

By the two-way ANOVA: F=360.67
P=0.000 p<0.05

Tukey Test sonuçlarına göre aynı ışık kaynağında polimerize edilen farklı kompozitler arası anlamlı farklılıklar dikey
sütunlarda aynı küçük harfle ve aynı kompozitte farklı ışık kaynağı kullanımına
göre oluşan fark ise yatay sıralarda aynı büyük harfle işaretlenmiştir. (p<0.05)

 

İki yönlü varyans analizine
göre ısı artışları arasındaki farklılıklar önemli bulundu. (F=360.67)
(p<0.05) Tüm kompozitlerde, polimerizasyon esnasında ortaya çıkan en fazla
ısı artışı halojen ışık kaynağında gözlemlenirken, en düşük ısı artışı LED ışık
kaynağın kullanımı ile kaydedildi. Öte yandan kullanılan ışık kaynağına
bakılmaksızın test elden kompozitler arasında genel olarak en fazla ısı artışı
Admira (1.95±0.03oC) and Tetric Flow

(1.9(0t0.03°C)
kompozitlerde, en düşük
ısı artışı ise Premise rezin kompozitte (0.034±0.05oC) görüldü.

Tukey testle daha ileri
analize göre, aynı kompozit rezin materyal için üç ışık kaynağı arasında
yapılan ikili karşılaştırmalarda, halojen ile LED ve PAC ile LED ışık
kaynaklarıyla polimerizasyon sırasında oluşan ısı artışları istatistiksel
olarak farklı bulunurken, (p<0.05) her bir materyalin ayrı ayrı halojen veya
PAC’la polimerizasyonu, ısı artışı yönünden istatistiksel olarak farklılığa yol
açmadığı belirlendi. (p>0.05)

Aynı ışık cihazının kullanımı
rezin kompozitler arasında farklı ısı artışına neden oldu. Gerek halojen ve
gerekse PAC ışık kaynaklarının kullanımı ile polimerizasyon sırasında Admira
ile Filtek P60; Admira ile Tetric Ceram; Admira ile Filtek Z250; Admira ile Premise;
Filtek P60 ile Tetric Flow; Tetric Flow ile Tetric Ceram; Tetric Flow ile
Premise; Tetric Flow ile Filtek Z250; Tetric Ceram ile Premise ve Filtek Z250
ile Premise arasındaki farklar istatistiksel olarak önemli bulunurken,
(p<0.05) Admira ile Tetric

Flow;
Filtek P60 ile Tetric Ceram; Filtek P60 ile

Premise; Filtek P60 ile Filtek
Z250 ve Tetric Ceram ile Filtek Z250 arasındaki farklar istatistiksel olarak
önemsiz bulundu. (p<0.05)

LED ışık cihazı
kullanıldığında Admira ile Filtek P60; Admira ile Premise; Filtek P60 ile
Tetric Flow;

Filtek P60
ile Filtek Z250; Tetric Flow ile Tetric Ceram;

Tetric Flow ile Premise; Tetric Ceram ile Filtek Z250
ve Filtek Z250 ile Premise arasındaki farklar istatistiksel olarak önemli
bulunurken, (p<0.05) Admira ile Tetric Flow; Admira ile Tetric Ceram; Admira
ile Filtek Z250; P60 ile Tetric Ceram; P60 ile Premise; Tetric Flow ile Filtek
Z250 ve Tetric Ceram ile Premise arasındaki farklar istatistiksel olarak
önemsiz bulundu (p>0.05).

 

TARTIŞMA

Güncel estetik dental restoratif
teknikleri, gerek dolgu materyalleri ve gerekse dişlerin restorasyonunda
yapıştırma ajanı olarak kullanılan rezin kompozit polimerizasyonunu aktive
etmede ışık kaynaklarına dayalıdır. Rezin kompozitin foto başlatıcı molekülü,
CQ, foton absorbe ederek aktive edilir. Fotonun absorbe ettiği enerji, radikal
şekillendiren moleküler yapıyı değiştirmek için kullanılır. Foto aktivasyon
sırasında oluşan radikal, monomere bağlanır ve ilave polimerizasyonla bağlanan
monomerler, polimer ağ yapısını   
oluşturur.    Monomerlerin    yakınlaşması kompozitte kontraksiyonla sonuçlanırken, aynı zamanda ekzotermik reaksiyon ile birlikte ışık kaynağından
yayılan enerji kompozit ve müteakiben çevreleyen yapılarda da ısı artışına
neden olur.13

Yüksek enerjili ışık
kaynakları kullanımının pulpada zararlı ısı yaratma potansiyelini artırabildiği
bildirilmiştir. Bu çalışmada, 2 mm dentin diskler üzerine yerleştirilen farklı yapıdaki kompozitlerin son yıllarda geliştirilen
yüksek ışık şiddetine sahip LED ve PAC ışıklarıyla polimerizasyonu sırasında dentin
altında ölçülen ısı artışı konvansiyonel halojen ışık polimerizasyonu sırasında
oluşan değişimle kıyaslandı. In-vitro ısı ölçümleri için
literatürde güvenilir29
ve uygulanışının kolay olduğu bildirilen termokapl seçildi.

Loney ve Price,30 Tjan
ve Dunn,31
dentin bariyer
kalınlığının pulpaya ısı geçişini azaltmada kritik faktör olduğunu
bildirmişlerdir. Isı iletiminde farklı dentin kalınlıklarıyla olası
farklılıkları elimine etmek için aynı kalınlıkta standart dentin diskleri
hazırlandı. Çoğu kompozit üreticileri irradiasyon zamanını önerirken 2 mm kalınlıkta kompoziti esas
almaktadır ve derin kavitelerde kompozitler, çoğu kez, bu kalınlıkta tabakalama
yöntemi ile polimerize edilmektedir. Klinik
koşulları yansıtması, uniform ve maksimum polimerizasyonun sağlanması için her
bir kompozit materyal 2 mm kalınlıkta; ışık polimerizasyonunda renklendiricilerin etkisini azaltmak için A2 tonunda kullanıldı.

Rezin kompozit polimerizasyonu sırasında 3.3-4.0oC arasında ısı artışı
gözlenmiş32
ve 5.5oC’den
fazla ısı artışının pulpa dokusunda zararlı etki oluşturabildiğine dikkat çekilmiştir.33 Klinik testler, 11oC’lik ısı artışında %60, 5.5oC’lik ısı artışında
ise % 15 pulpanın
iyileşmede başarısız olduğunu; 2.2oC’lik
artışta ise tüm pulpaların
iyileştiğini göstermiştir.20
Bu çalışmada, dentin altında değişik ışık kaynakları ile polimerizasyonu test
edilen materyallerin hiç birisinde belirtilen kritik ısıya ulaşılmadı. Bu
sonuca göre, mevcut koşullarda tüm ışık kaynaklarının güvenle kullanılabileceği
ifade edilebilir.

Dental kompozit polimerizasyonunda pulpada oluşabilen
ısı miktarını belirleyen çeşitli faktörler vardır. İki esas ısı kaynağı, LCU’dan gelen enerji ve polimerizasyon ekzoterm ısısıdır.25,34,35
Masutomi ve ark.36 kürleme
sırasındaki ısı artışında ekzotermik reaksiyonun ışık kaynağı irradiyansından
daha etkili olduğunu savunurken,
Lloyd37 ve Strang ve ark.38 ısı artışı için esas etkenin irradiyansta absorbe
edilen enerji olduğunu, ekzotermik  
reaksiyonun   ikincil   önemde  
olduğunu bildirmişlerdir. Işınlama esnasında absorbe edilen enerji, ışık
siddeti ve uygulama
süresinin bir fonksiyonudur. (ışık şiddeti X uygulama süresi)39 Çalışmamızda
kullanılan tüm deneysel koşullarda, en yüksek ısı artışı halojen ışık kaynağı
ile en düşük artış LED’le görüldü. Benzer şekilde, Loney ve Price30 3 saniye kullanılan
PAC (Apollo 95E) ışık kaynağının, halojen ışık cihazı (Optilux 401) ile kıyaslandığında dentin altında daha düşük ısı
değişimleri oluşturduğunu belirtmişlerdir. Keza, Yazıcı ve arkadaşları24
da ayrı ayrı 1 ve 2 mm kalınlığında dentin diskler altında, PAC (1980 mW/cm2, 3 sn) ve LED’in (400 mW/cm2, 40 sn) standart
polimerizasyon modları
ile görülen ısı artışlarını halojen ışık kaynağınınkine oranla daha düşük
bulmuşlardır. Çalışmamızda test edilen QTH ışık kaynağında ışık şiddeti
(750mWcm-2), diğer iki ışık kaynağınınkine
(PAC:1600 mWcm-2
ve LED:1100 mWcm-2) oranla daha düşük olsa da, absorbe edilen total
enerji miktarı daha fazladır (30 J/cm2) (PAC ve LED için 4.8 ve 11 J/cm2). Bu farklılık QTH ile aynı kompozit materyal polimerizasyonu
sırasında diğerlerine oranla neden daha fazla ısı artışı oluşturduğunu
açıklayabilir.

Çalışmamızda kullanılan tüm
kompozitlerde, en düşük ısı artışı LED ışık cihazı ile elde edildi.. Bu bulgu,
LED ışık cihazının halojen ışık kaynağından daha düşük ısıya neden olduğunu
belirten Hofman ve ark.,15 Yazıcı ve arkadaşlarının24 Öztürk ve ark.40, Rueggeberg ve
ark.,41Yap ve Soh42 bulgularıyla
uyumludur. Bu sonuç, LED’in infrared enerji yaymaması ve emisyon spektrasının foto başlatıcı, CQ’nun absorbsiyon spektrası ile daha iyi uyumlu olması ile açıklanabilir.
Öte yandan LED’e göre PAC ile irradiyansla daha fazla ısı artışı, PAC’ın daha
yüksek ışık şiddeti ile açıklanabilir.

Sonuçlar, üç ışık cihazı ile
polimerizasyon işlemi yapıldığında, en fazla ısı artışının ormoser esaslı olan
Admira ve akışkan
kompozit olan Tetric
Flow materyalleri ile en düşük ısı artışının ise nano dolduruculu hibrit
kompozit olan Premise’le oluştuğunu gösterdi. Ormoser esaslı restoratif
materyalin kimyasal yapısını, yeni geliştirilmiş çok fonksiyonlu üretan ve
tioeter oligo metakrilat alkoksisilan ilave edilmiş organik ve inorganik
kopolimer oluşturmaktadır. Silan içindeki alkoksisilil grupları hidrolizis ve
polikondensasyon reaksiyonlarında inorganik Si-O-Si ağının oluşmasına izin
verirken, akrilat gruplar ısısal veya fotokimyasal yol ile organik
polimerizasyona neden olurlar.34 Diğer kompozitlerle
karşılaştırıldığında, Ormoserdeki ısı artışının, düşük ışık iletimi veren farklı
monomer yapılarından kaynaklandığı düşünülebilir.


 

Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi
Cilt: 11 Sayı: 1 2008


Her ne kadar Filtek P60 ve Filtek Z250 organik matrikslerinde aynı moleküllere sahip
olsalar da farklı ısı artışı gösterdiler. UDMA esaslı rezin bazlı kompozitlerdeki bu fark, doldurucu miktarı,
başlatıcı ve doldurucuların silanizasyonu gibi diğer bazı
özelliklerinden kaynaklanabilir. Tarle ve ark.43
LED ile polimerizasyon
sırasında hibrit bir kompozit olan Tetric Ceram’da 2.2°C, mikrohibrit bir
kompozit olan Filtek Z250’de ise 1.5°C’lik ısı artışı olduğunu rapor etmişlerdir. Oysa
çalışmamızda Tetric Ceram için 0.40°C, Filtek Z250 için 0.62°C olarak bulunan
ısı artış değerleri, ilk ticari mavi LED ışık cihazlarından birini kullanan
Tarle ve ark. nın43 bulgularına kıyasla daha düşüktür. Bu
araştırıcılar, polimerizasyon başlangıcında 50 mW/cm2 yoğunluğunda ışığı
10sn, müteakiben 150
mW/cm2 yoğunluğundaki
ışığı 30 sn süreyle uygulamışlardır. Tedavi prosedüründeki farklılıklar, aynı
ürünlerin kullanıldığı iki çalışma arasındaki farkları açıklayabilir.

Nano dolduruculu kompozit olan Premise, klinisyenler tarafından estetik, kolay
işlenebilme ve iyi polisaj edilebilme özelliklerine sahiptir. Premise
içerisinde, 3 farklı doldurucu tipiyle ağırlıkça %84 oranında doldurucu partikül mevcuttur.
Çalışmamızda kullandığımız tüm kompozitler arasında en düşük ısı artışının bu
üründe görülmesi, organik rezin matriks hacminin daha az olmasına bağlanabilir.

Sonuç olarak, ekzotermik sertleşme reaksiyonunun hızı ve böylece
kompozitte ulaşılan maksimum ısı, ışık kaynağının irradiyansının yanı sıra
kompozitin kimyasal yapısı ve rezin kompozitin ışık geçirme özelliklerinin bir
fonksiyonudur. Mevcut çalışma sonuçları kompozit polimerizasyonunda ışık
kaynağı etkisinin materyalle değiştiğini gösterdi ve gözlenen ısı artışları
rezinlerin karakteristik ve formulasyonları ile farklı doldurucu
kombinasyonundan dolayı her bir kompozite özgü niteliklerin değişimi olarak
düşünüldü.

 

SONUÇLAR

Bu in-vitro çalışma sınırları içinde
aşağıdaki sonuçlara varılabilir:

Her bir kompozitin halojen,
PAC veya LED’le polimerizasyonu sırasında pulpal hasar oluşturabilecek kritik
ısıya ulaşılmadı.

Kullanılan ışık kaynakları arasında en yüksek ısı
artışı halojen, en düşük ısı artışı ise LED ışık kaynağı kullanımı ile
kaydedildi.

Test edilen rezin kompozitlerde, Admira ve Tetric Flow
polimerizasyonu ile en
yüksek ısı artışı, Premise ile en düşük ısı artışı gözlendi.

Yard.Doç.Dr.İhsan HUBBEZOĞLU

Cumhuriyet Üniversitesi Diş
Hekimliği Fakültesi

Diş Hastalıkları ve Tedavisi
Anabilim Dalı

58140 Kampüs / SİVAS

Devamını Oku

Acısız diş tedavisi diş çekimi kanal dolgusu mümkün.

Acısız klinik:

Kliniğimizde diş tedavilerini yapım sırasında kesinlikle acı duymazsınız. Diş hekimliği modern teknoloji sayesinde artık hem çok daha estetik hemde çok kısa sürede biten diş tedavileri yapmamıza olaak sağlıyor. Sizde diş tedavisi sırasında diş ağrısı çekmekten endişeleniyorsanız mutlaka görüşelim. Lokal anestezi le uyuşturulan bölgede yapılacak işlemleri kesinlikle duymazsınız. Diş hekimi Sertaç Kızılkaya kliniği (acısız klinik) olarak bilinir. Diş dolgusu veya kanal tedavisi öncesi size uygulanacak lokal anestezi ile tamamen ağrısız diş tedavisi olabilirsiniz. 1992 yılından bugüne edindiğimiz tecrübelerimiz ile sizlere yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Sertaç Kızılkaya

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Kesilikle ağrı duymayacağınız diş tedavileri

  • İmplant
  • Diş dolgusu
  • Kanal tedavisi
  • Diş kaplama (zirkonyum lamine)
  • Diş çekimi

Lokal Anestezi:

 Lokal anestezi diş ve çevre dokuların sinirlerini ağrı duyulmaması için etkileyen bir tedavi şeklidir. Önceden geçirilmiş bir alerji hikâyesi varsa, kalp, kan hastalıkları, yüksek tansiyon ve diğer genel sağlıkla ilgili bir rahatsızlığınız varsa mutlaka hekiminizi uyarınız.
 Lokal anestezi uygulaması sırasında ve sonrasında ağrı, şişlik, yanma, enfeksiyon, geçici yada kalıcı sinir harabiyeti ve beklenmeyen alerjik reaksiyonlar gelişebilir.
Alerjik reaksiyonlar; kaşıntı, döküntü, bulantı, kusma, solunum zorluğu, kalp atışında artış (taşikardi) veya azalma (bradikardi) çok düşük bir ihtimalle ölüm şeklinde olabilir. Lokal anestezi uygulaması yapılacağından tedavi öncesi alkol, uyuşturucu ya da diğer benzeri etki
yapan ilaçları almayınız. Lokal anestezi ile yapılan tedaviden sonra araç kullanmayınız.
Devamını Oku

Amalgam dolgu zararlımıdır

AMALGAM DOLGU İÇİN AMERİKAN DİŞ HEKİMLERİ BİRLİĞİ RAPORU
Aralık 2010 raporuna yer veriyorum. Yazıyı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.

Konu ile ilgili diğer bir yazıma aşağıdaki link ile ulaşabilirsiniz.Önce bu sayfayı tam olarak okumanızı sonra bu linke gitmenizi öneririm. Sayfa sonunda da linki göreceksiniz.

http://www.drsertac.com/amalgam-dis-dolgusu/

FDA:Food and Drug Administration

FDI 2011 Bildirisi:

Dental amalgam,güvenilir ve efektif  etkili, işe yarar bir restoratif materyaldir.     


Mekanik direnci yüksek, kenar adaptasyonu ve uzun süreli kalıcılığı ile geniş okluzal diş yüzeylerinin restorasyonu için çok uygundur.
6 yaş ve daha büyüklerde dental amalgam ile sağlık açısından oluşan yan etkiler arasında nedensel bir ilişki kurulamamıştır.
Ayrıca 2 araştırma 6 yaş ve daha büyüklerde amalgamın kullanımı ile ilişkili olarakherhangi bir nörolojik ve böbrek sorunu bulunamamıştır. 
FDA,bilimsel araştırmalara dayanarak dental amalgamdan açığa çıkan civa buharının 6 yaş ve daha yaşlı bireylerde civa ile ilişkilendirilebilecek yan etkiye neden olmadığına karar vermiştir.
Dental amalgam ile 6 yaş altı çocuklarda oluşan civa günlük dozu, günlük tahminen oluşan dozdan daha düşüktür.        Dental amalgamdan oluşan annenin sütündeki civa buharının bebek için bir risk oluşturmadığına karar vermiştir.

Bilimsel kanıtlar.  Dental amalgam ile sistemik hastalıklar ile hamile kadınlar ve gelişen fetüsler arasında bir risk olduğunu desteklememektedir. Sağlık ile ilgili pozitif bir korelasyon yok.

·
Eğer esaslı bilimsel kanıtlar ortaya konulursa ADA dişhekimlerinin amalgam kullanmayı durdurmalarını isteyecektir. Fakat gerek bireyin, gerek toplumun ağız sağlığı için kullanılan amalgam güvenlidir. 
Özellikle genç hastalarda ve özel bakım ihtiyacı olan hastalarda kullanımı avantaj sağlar. Ağız ortamının kurutulamadığı durumlarda eğer amalgam kullanılamayacaksa, genel anesteziye ihtiyaç duyulur ki; bu daha büyük bir risk ihtiva eder. 
Özellikle toplumun daha az hizmet dağıtan yerlerinde, yüksek çürük riski ve yüksek hastalık oranları olan topluluklarda dental amalgamın önemi çok daha fazlalaşmaktadır.
Amalgamın sınırlandırılması bu topluluklarda hem sağlık hem de finansal açıdan çok ciddi sorun oluşturacaktır. 
2007’deki  hakemli çalışmalarda dental amalgamın parsiyel ve full yasaklanmasının etkilerini ortaya koymuştur.

Sonuçlar:

1.    Amalgam yasaklanırsa, restorasyonlarının ortalama fiyatı 278$ dan 330$’a (%18.7 artış) yükselecek.

2.    Fiyatlar yükseldiği için ADB her sene 15.444.021 daha az restorasyon yapacak.

3.    Amalgam yasaklanması kompozit ve kron yapımının,  ki her ikisi de pahalı işlemlerdir, yükseltecektir.

4.    Yasağın sadece çocuklarla sınırlı tutulmasında dahi ilk yıl 1.1 milyar $ ve daha sonra15 senelik periyotta 13
milyar$ bir maliyet artışı olacağı hesaplanmaktadır.

5.    WHO 2009 Cenevre raporu ve UNEP (United Nations Çevre Programı) ve FDI: Amalgamın safety ve toplumun sağlığı
açısından önemine vurgu yapmıştır. Çok geniş araştırma ve klinik deneyimle amalgamın güvenli olduğunu ortaya koymuştur.

WHO raporunda birçok sigorta sisteminin kompoziti karşılamayacağı ifade edilerek:

Amalgam restorasyonlarının zorluk derecesine göre fakülte kliniklerinde 32$’dan 47$’ aralığında – kompozitlerin ise 42$’dan 62$ aralığında maliyetlerinin olduğu ifade edilmektedir..

Yapılma süresinin de kompozitlerde amalgamın 2 katı olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Ağızda kalma süresi de amalgamın ortalama 12 yıl, kompozitlerin ise ortalama 6-8 yıl verilmektedir. Günümüzde amalgamın yerine kullanılabilecek aynı işlevsellikte direkt restoratif materyal (alternatif ürün) arka bölge dişlerde, derin çürük kavitelerinde ve de diş etinin altına ilerlemiş kavitelerde kullanılmak üzere yoktur. 
Yerine kullanılacak materyal olarak ileri sürülen ve özellikle kompozitlerin de çevresel açıdan sağlıklı bir alternatif olup olmadığının da bilimsel araştırmalarla ortaya konması gerekmektedir.

Amalgam diş dolgusu yazıma ulaşmak için mavi alanı tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ