• Türkçe
  • İngilizce

Opening Hours : Mesai: Pazartesi - Cumartesi 09:00-19:00
  Contact : +90549 347 43 47

All Posts Tagged: küçükçekmece diş hekimi

Estetik Diş şeffaf plak ile ortodonti, zirkonyum diş kaplama, lamina

İmplant Zirkonyum ve Biyolojik Uyum

Merhaba, Artı Tv de yaptığımız programda tıp ve diş hekimliğinde biyolojik uyum ile ilgili bir sohbet yaptık. Youtube kanalından da izleyebileceğiniz bu programda diş hekimlliğinde sık kullanılan implant diş yapımı ve diş estetiği uygulamalarından biri olan zirkonyum diş kaplama için biyolojik uyumu da ifade ettik. Videonun ses çözümlemesini sizlerle paylaşmak istedim.

İmplant ve Zirkonyumlarda Biyolojik Uyum

Sevgili Artı Tv izleyicileri iyi Pazarlar iyi hafta sonları. Güzel bir hafta sonu geçirmenizi temenni ediyorum. Daha önce de konuğum olan tanıdığınız, insan güzeli, doktor güzeli bir dostum. Doktor Sertaç Kızılkaya, diş hekimi ve yine sizinle birlikte olacak. Çok güzel konular anlatacak size eminim ki sizde bu soruların cevaplarını hep merak ediyorsunuz. İmplant nedir? Ne zaman takılmalıdır? Amalgam dolguları zararlı mı? Biyolojik uyum nedir? Yapılan porselenler ya da zirkonyum kaplamalar uyumlu mu vücuda? Biz de dilimiz döndüğünce konuşmaya çalışacağız.

Ben sözü Sertaç hocaya veriyorum. Sertaç hocam hoş geldiniz. Nasılsınız?

Dr. Sertaç Kızılkaya: Merhaba, hoş bulduk, teşekkür ederim. İyi yayınlar diliyorum.

Sağ olun çok teşekkür ederim. Şeref verdiğiniz ikinci kez geldiniz. Sizinle çok şey konuşacağız. Diğer programda da çok şey konuşacağız. Bilimle uğraşan hekimleri seviyorum. Bilim adamlarını seviyorum. Çünkü bilim insanları yalan yanlış yaptırmıyor. Çünkü biz halkın bilimini yapıyoruz. Halkın bilimi halka yanlış yaptırmıyor. Ben halk adına teşekkür ediyorum.

Dr. Sertaç Kızılkaya: Biz teşekkür ederiz

Sağ olun. Sertaç hocam tıpta ve diş hekimliğinde merak edilen biyolojik uyum, nedir biyolojik uyum?

Dr. Sertaç Kızılkaya: Evet uyum her şeyden önce çok kıymetli bir şey. Yani toplumun birbiriyle uyumu, insanların uyumu, ailenin uyumu derken vücutla uyuma geliyoruz. Burada vücuda bazen dışarıdan bir takım malzemeler kullanmak gerekiyor. Bazı organ eksikliklerinde ya da işlev eksikliklerinde bunları gidermek için implantlar, lensler, kulak protezleri, kalp kapakçık protezleri gibi birçok tıbbi müdahale gerekiyor. Bunları uygularken vücut tarafından reddedilmemesi.

Kullanım Ömrü Ne Kadar?

Yani yabancı cisim reaksiyonu olmaması gerekiyor diyorsunuz.

Dr. Sertaç Kızılkaya: Kesinlikle yani yabancı cisim reaksiyonu vermeyen aynı zamanda da uzun süre işlev gören malzemeler. Bu malzemeleri araştıran bilim dallarında biyolojik uyum adı altında topladıkları biyolojik uyumlu malzemeler artık kendisini ispatlamış, birçok deneyden başarıyla geçmiş ve insan üzerinde uygulanabilir patenti almış ürünler kastediliyor. Bunlara temel olarak baktığımızda ben diş hekimi olduğum için genelde de en fazla ortopedi ve diş hekimliğinde vücuda dışarıdan madde uyguluyoruz ve uzun süre bunları kullanmak istiyoruz. Üzerinde fonksiyon yapmak istiyoruz.

implant zirkonyum

implant zirkonyum uygulamalarında kalite ve ömür

Biyolojik uyum bizim diş hekimliği mesleğinde daha büyük bir önem taşıyor. Diğer branşlarda göz doktoru göz merceği içerisine lens yerleştiriyorlar ya da gözün üzerine silikon lensler kullanılıyor. Kulak Burun Boğaz doktorları işitme cihazlarını implant olarak uyguluyorlar. Kalp damar cerrahları kalp kapakçıkları yapay damarlar hatta aortun bile yapay malzemelerle fonksiyon sağladığını biliyoruz. Ortopedide yine kalça eklemleri, diz kapağı eklemleri son derece kullanım alanı bulan tıbbi müdahaleler. Bunların geneline baktığımızda malzeme olarak vücudun en çok kabul ettiği reaksiyon göstermediği titanyum ve zirkonyum ön plana çıkıyor. Bunlarda korozyona karşı dirençli olmak, vücut sıvılarına dayanıklı olmaları, kuvvetler karşısında dayanıklılık göstermesi ve fonksiyon aldıkları zaman da uzun zaman hizmet etmeleri en büyük özellikleridir. Titanyum dediğimizde zaten hemen herkes biliyor akla gelen diş implantlarıdır.

İmplant Zirkonyum Diş İçin Başarıda Biyolojik Uyumun Etkisi

Diş implantlarının ana malzemesi titanyumdur. Tabi titanyumun da belirli fizikokimyasal özelliklerinin olması gerekiyor. İşte implant kalitesi dediğimiz veya sertifikalı ve kaliteli implant dediğimizde de burada bu titanyumun kalite derecesi, fizik ve kimyasal özellikleri devreye giriyor.

İmplantlar ve İmplantların Uygulama Alanları Bir implantın vücutta uzun süre işlem yapabilmesi için T4 dediğimiz sınıflandırmada vakum altında oksijensiz bir ortamda yüksek standartlarda işlenmiş olması gerekiyor. Aslına bakarsanız titanyum fabrikasına gittiğimiz zaman görüyoruz uzun inşaatlarda kullanılan demir çubuğu gibi bir çubuk bunu torna makinelerinde yivli bir hale getirip kesip içerisine vidalar yerleştirilecek pozisyona getirildikten sonra yüzeyini de kemikle uyum sağlayan ve yabancı cisim reaksiyonu oluşturmayıp kemik hücrelerinin bu titanyum üzerine tutunabileceği mikro yüzey şekillendirmesi yapılıyor. Şimdi uygulanan implantlarda en çok sorulan implantın fiyatı nedir? İmplantın fiyatı kullanılan malzemeye göre değişiyor. Aynı vida şeklinde gördüğümüz 8-10-12 mm’lik bir titanyum implant neredeyse firmalar arasında son kullanıcıya 2-3 katı fiyat farkında sunulabiliyor. Burada sadece fiyatın yüksek olması kaliteli olduğunu göstermez. Ancak iyi bir implantın da ucuz olamayacağını söylemekte fayda var.

Peki şimdi yabancı cisim vücuda konulduğunda doğal olarak orada bir korozyon oluşuyor. Lokositler saldırıyor ümünoglobulin saldırıyor. Ne oldu deniliyor. Titanyumun örneğin zirkonyuma göre ya da yapılan başka implantlara göre veya yapılıyor mu başka implantlar? Bir artısı ve eksisi var mı? Sonuçta ağır metal 

Zirkonyum ile İmplant Üretimi

Dr. Sertaç Kızılkaya: Evet. Vücutla uyumlu malzemeler olarak zirkonyum implantlar da gündeme geldi. Üretildi ve kullanıldı. Ancak mekanik özellikleri kuvvetler karşısındaki dayanım güçleri titanyuma karşı daha az oldukları için kırılmalara karşı yeterli direnci göstermedikleri için titanyumla devam ediliyor. Artık firmalar zirkonyum maddesinden yapılan implant gövdeleri üretmiyorlar. Ancak titanyum implantın üzerine daha güzel bir estetik vermek için zirkonyum dayanaklar üretiliyor ve o dayanağın üzerine de kaplamalar koyuluyor. Her ikisi de tabi yabancı madde ve vücuda girdiği andan itibaren hangi biy ouyumlu malzeme olursa olsun vücut ilk başta bir enflaomasyon, akut enflamasyon tepkisi veriyor.

İmplant Yapımı Sonrası

İmplant yapıldığı andan sonra vücut bunu fark ediyor aslında yabancı cisim olduğunu ve oraya savunma hücrelerini gönderiyor. Zaten implant yapıldığının ertesi günü çok fazla olmasa da hafif bir şişlik vücudun doğal bir savunma reaksiyonudur. Ardından steril şartlarda uygulama yapıldıysa bunu vücut artık kabul edip burada bir tehlike olmadığını anlayıp savunma hücrelerini pasifize ediyor. Kemik osteoplazları implantla tanışıp orada işte o uyum süreci başlıyor ve osteoblastlar titanyum üzerine yapışmaya başlıyor. Yivlerin arasını dolduruyor. Oseointegrasyon  dediğimiz kaynaşma süreci implant uygulandıktan sonra tamamlanınca üzerine diş yapılabilir hale geliyor.

İmplant İyileşme Süresi

Şimdi implant takılınca inflamasyon oluşuyor. Yara iyileşmesindeki 0-2 gün akut inflamasyon dönemidir. Kanamanın bozulma dönemidir. Doğal olarak o süreçte artık küçük küçük sinir uçları, küçük küçük atardamarlar oluşuyor. Biz psikonöroimmünolojide hastalarımıza iki gün aç kal, su iç, yoğurt ye, ayran iç. Çok basit yiyebiliyor iseniz sebze meyve ye. Protein alma balık et peynir yeme iki gün vücuttaki savunma mekanizmaları yara yerine saldırsın.

Annesinin memesini emen bir çocuk hasta olduğunda memeyi emmez aç kalır. Dağdaki bir hayvan hasta olduğunda ot yemez aç kalır, geçer bir gölgeye ve iyileşir. Vücut kendi doğal yenileme mekanizmasını devreye koyuyor ve iyileşiyor. Bir de şöyle bir şey var zirkon kaplamalar yanlışım ve eksiğim varsa düzeltin lütfen yine psikonöroimmünolog olarak konuşuyorum ben. Şimdi porselen kaplamalara göre zirkon kaplamalar daha az bakteri tutuyor. Ana dişlere yakın bakteri tutuyor. Bizim bilgimiz bu ve o açıdan ben de hastalarıma şunu öneriyorum; zirkon kaplama yaptırın diyorum. Bu konuda bir katkınız olacak mı?

Diş estetiği nasıl yapılır?

Diş estetiği nasıl yapılır?

Dr. Sertaç Kızılkaya: Biyolojik uyumu olan malzemeler kendi aralarında sınıflandırılıyorlar. Burada bazen fiziksel özellikleri çok güçlü olduğu halde bakterilere karşı koyma ya da vücut tarafından kabul edilme, korozyona karşı dirençleri, korozyon vücut sıvıları ile malzemenin kimyasal bozulması anlamında. Her birinin farklı özellikleri ön plana çıkabiliyor. Daha güçlü olabiliyor. Porselenler altındaki metalle birlikte uygulanmak zorunda kaplama maddesi olarak kullanıldığında bunlar kabul edilebilir biyolojik uyumlu sınıfında ancak daha dayanıklı daha estetik daha iyi sonuçlar veren vücut reaksiyonlarının bakteri plağı toplanmasının daha az olduğu zirkonyum malzemesi metal içeren porselenlere göre çok daha fazla ön plana çıkmış durumda.

Hem de zirkonyumların yapılış işlenişi olarak da bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim aşamaları ile üretilmeleri ağız içerisinde çok hassas diş etleri, yandaki dişler, karşıdaki dişler gibi bazı fiziksel özellikleri de karşılamasına sebep oluyor. Yani hatasız bir üretim istenilen bir diş eti seviyesinde yan dişlerle istenilen kontaktta karşı dişle istenilen oklüzyon basıncı altında neredeyse kendi dişiniz gibi diyebileceğimiz diş kaplamaları yapmak mümkün. Tabi estetik olarak dişi daha iyi taklit edebilmeleri de en çok bilinen özelliği onu söylemek lazım.

Çekilmiş Diş Boşluğu İmplant mı Köprü mü?

Zirkonyum Çeşitleri

Zirkonyum diş kaplaması yapımı

Dijital Gülüş Tasarımı

Devamını Oku
Diş Beyazlatma ve estetk diş

Ağız ve diş sağlığımız.

Ağız ve diş sağlığımız.

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya, sağlığımızı büyük oranda etkileyen ağız ve diş sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Korudent Diş Kliniği kurucusu Diş hekimi Sertaç Kızılkaya, birçok hastalığın ağız bakımına gereken özenin gösterilmemesinden kaynaklandığını belirterek, halk arasında ağız ve diş sağlığı ile ilgili doğru bilinen pek çok yanlış uygulama olduğunu ifade etti. Diş Hekimi Kızılkaya, yalnızca diş eti kanamasının bile temelde bazı önemli tıbbi sorunların habercisi olabileceğine işaret etti.

Ağız ve diş sağlığı vucudumuzun fonksiyonel işlevlerini etkiliyor

Ülkemizde ağız ve diş sağlığı konusunda yeterince bilinç oluşmadığına dikkat çeken Sertaç Kızılkaya , “Ağız ve diş bölgesinde ortaya çıkan çiğneme problemleri, tat alma, uyku ve konuşma gibi fonksiyonel işlevleri negatif yönde etkileyebilmekte. Bunlara bağlı olarak da anksiyete ve depresyon, sosyal ilişkilerde zayıflama, utangaçlık, özgüven kaybı gibi psikososyal sonuçlar ortaya çıkabilmekte” dedi.

Ağız ve diş hastalıkları bazı hastalıkların habercisi olabilir

Sağlıklı diş ve diş eti için hekimlerin önerileri doğrultusunda uygulama yapılması gerektiğini söyleyen Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya, “Ağız ve diş sağlığı konusunda ortaya çıkan kimi sorunlar bazı hastalıkların habercisi olabilir. Bu yüzden ağzımız bir nevi vücudumuzun alarm merkezlerinden biridir. Diş fırçalama şeklinden fırça seçimine, macun kullanımından diş taşı temizliğine, süt dişlerinden ağız kokusuna kadar halk arasında bilinen yanlış ya da eksik bilgilerin paylaşılması diş ve ağız sağlığını tehlikeye atmaktadır” diye konuştu.

Estetik diş hekimliği ve zirkonyum diş kaplamalar hakkında bilgi almak için www.drsertac.com/zirkonyum

Devamını Oku
Küçükçekmece diş hekimi

Dişlerde Estetik Nasıl Sağlanır?

İnsanların, kültürel çevresi ve kişisel deneyimleri gibi faktörlerin etkisi altında farklılık gösteren estetik kavramının temelinde, kişinin, bulunduğu topluma güzel görünme arzusu yatmaktadır. Dişsizliklerde uygulanan protezlere yerleştirilecek yapay dişlerin seçimi ve bunların po zisyonlandınlması tam protez yapımının en önemli safhalarından biridir. Bu nedenle, hastalar protezlerinde fonksiyonun yanında büyük ölçüde görünüme de önem verirler.
Estetik ve estetik olmayan sözcükleri genellikle hoşa giden ve hoşa gitmeyen şeklinde algılanmaktadır. Bu süreç kabaca, görsel uyaranların beyinde görme merkezine iletilmeleri ve beyinde hoşa giden ve hoşa gitmeyen psikolojik bir algı oluşturması şeklinde tanımlanabilir.

Ön dişlerin seçimi ve yerleştirilmesi, estetik ve fonetik gereksinimlerm sağlanması için önemli bir kriterdir. Canlıların doğasında yaşlanma fizyolojik bir olaydır ve dişsizlik de yaşlanma belirtilerinden biridir. Dişsiz yaşlı hastalarda, ilerleyen yaşa bağlı olarak, bazı değişiklikler ortaya çıkmaktadır.Bu değişikliklerle birlikte, tam dişsizlikten etkilenen çevre dokular nedeniyle, geriatrik hastalardaki estetik gereksinimler daha fazladır .

DİŞ ESTETİĞİ NASIL SAĞLANIR?

DİŞ ESTETİĞİ NASIL SAĞLANIR

Özellikle diş kaybı ve buna bağlı olarak gelişen alveoler kemik kayıplan sonucunda desteğini önemli oranda yitiren orbicularis oris ve buccinator kaslannda oluşan kontraksiyonlar, yüz bölgesinde büyük oranda şekil değişikliklerine neden olmaktadır. Tam dişsiz ağıza uygulanan bir protez, bir yandan çiğneme işlevine katkıda bulunurken, diğer yandan da yüzün değişik fizyolojik normlanm düzenleyerek bireyin kaybolan yüz ifadesinin yeniden kazandırılmasını sağlamalıdır. Yüzün ağız ve çevresini içeren alt bölümü (alt üçlü), tam dişsizliğin estetik sorunlara yol açtığı bölümüdür. Bu bölümde diş ve alveol kemik desteğini kaybeden kaslar nedeniyle deride derin çizgi ve kırışıklıklar ortaya çıkar. Bu nedenle tam protez tasarımı, diş kayıpları sonrasında oluşan morfolojik değişikliklere göre yapılmalıdır
Tam protezlerde estetik planlama yaparlen dikkat ettiğimiz konular:
• Cinsiyet (erkek / kadın)
• Yaş (genç, orta yaş, ileri yaş)
• Kişilik, yüz form ve konturları (güçlü/sertyumuşak/ nazik)
• Kozmetik faktörler dir.
Genelde ön dişlerin estetik, arka dişlerin fonksiyonel önemi olduğu düşünülür. Hastaya uygulancak bir tam protezin fonksiyonel olması kadar, estetiğinin de tatmin edici olması gerekir. Bu noktada, doğal dişlerden yapay dişlere büyük değişiklikler yapmadan geçilmelidir.
Yuvarlatılmış yüz hatları genellikle dişilikle bağlantılı olup, tersine köşeli hatlar erkekliğin göstergesidir. Diş formu ile çevre arasında bir uyumdan söz edildiğinde, bayanların dişleri daha çok ovoid ve ince hatlıdır. Yaşlanmayla birlikte yüz formunda olduğu gibi, dişlerde de değişiklikler meydana gelir. Dudaklar, yuvarlar. hatlarını kaybederken aynı şekilde dişler de in sizal ve interproksimal bölgelerde aşınmaya uğrayarak labial yüzeylerde daha düz ve genel olarak kareye yakın bir görünüm kazanacaklardır.

Belirtilen bu özellikler, yaşlandıkça genel vücut formu bir kareye benzeme eğilimindeki erkek vücudunda ve dental yapılarda da kendini gösterir. Yüz ve doğal diş formları öylesine değişiktir ki, bütün bu şekil ve formları bilinen geometrik şekiller ile standardize etmek neredeyse imkansızdır. Araştıncılar yüzün yumuşak kısımları ile dişlerin şekli arasında ilişki kurmaya çalışmışlardır.

Bir yapay dişin seçiminde belki de ilk basamak, yüzün almsal düzlemde geometrik olarak en çok benzediği şekli saptamakla başlar ( kare, ovoid, üçgen).

Tam protez yapılacak hastalarda eski fotoğraflardan yararlanarak doğal dişlerin şekli, büyüklüğü ve pozisyonu hakkında fikir edinilebilir. Uygulanacak dişlerin biçimi ve yerleştirilmesi çevre dokularla aktif ve pasif halde iken uyumlu olmalıdır.
Dişlerin küçük seçilmesi, ön dişlerin ve labial gingivanm pozisyonunun hatalı saptanması, yumuşak doku desteğinin kaybına yol açabilir. Estetik görünüm, öncelikle ön dişlerin insizal kenarlan ile dudağm ilişkisi gözönüne alınarak sağlanabilir.

Devamını Oku