All Posts Tagged: Sağlığı

Diş temizletme

DİŞ SAĞLIĞI VE BESLENME

Son on yılda diş sağlığı ve beslenme arasındaki  ilişki hakkında düşüncelerimizde büyük değişiklikler olmuştur

Yakın zamana kadar diş çürükleri ile alakalı olarak şekerlerin zararlı olduğunu düşünürdük.

Florürün faydalı etkisi dışında yiyecekler arasında çürük oluşumuna etkisi olan bir besin yoktur.İyi beslenme genel sağlığı

iyi yönde etkiler ama bu çocuklarımızın kuvvetli muhtemel hastalıklara dirençli dişleri olacak anlamında değildir.

Çürük oluşumunu etkileyen birçok faktör vardır ama beslenme, rutin temizliğe, günlük yeterli florür alımına ve diş hekiminizin arka dişlere fissür örtücü uygulamasına dikkat edecek olursanız çok önemli değildir.

Yiyecekler tek başına çürük yapmazlar.Yediğimiz pek çok yiyecek, beslenme açısından en önemliler de dahil olmak üzere, ağız bakterilerine de besin olurlar.Sonuçta asit salgılar ve mineyi çözerek çürük kavitelerine yol açarlar.

Her karbonhidrat yediğimizde ağzımızdaki bakterileri besleriz. Bunlar iki şekildedir.

  • Şekerler
  • Pişmiş nişastalar
         Tükürükteki bir enzim ile nişasta parçalara ayrılır.Kek,kurabiye,şekerleme gibi tatlı yiyecekler spagetti,ekmek, meyve salatası ya da bir bardak sütten daha fazla zararlı değildir. Rafine şeker yani sukroz insanların genelde şeker olarak adlandırılır.Süt ürünleri laktoz formunda şeker içerirken, meyveler fruktoz, makarna ve ekmek ise pişirilmiş nişasta içerir ve bu ağızda glukoz ve maltoza parçalanır.
        Son yıllardaki çalışmalar , bazı şekerlemelerin ekmek ya da kurabiyelerden potansiyel olarak daha az zararlı olduğunu ve daha önceden güvenli, ve çürük oluşumunu önleyebileceği düşünülen bazı meyvelerin de( elma ,muz vs.) aslında öyle olmadıklarını göstermiştir.
        Ağızdaki bakteri açısından , pakette ne gelirse gelsin şeker şekerdir.Buna göre dişlerimiz için şekerleme kötü değilken elma da iyi değildir.
     Yiyecekleri ne kadar sıklıkla yediğimiz ve yedikten sonra ne kadar süre ağzımızda kaldığıdır. Ağız gibi elverişli bir ortamda yaşayabilmek bakteriler besinlerden yararlanır. Ağızdaki bakteri , büyük bir yemek yesek de hafif bir atıştırsakda aktif hale geçer.Bakteri yemek yedikten sonra yaklaşık 30 dakika aktif halde olur ve çürüklere sebep olan asidi üretir.
Devamını Oku
Ağız kokusu tedavisi

Diş Eti Sağlığı

DİŞ ETİ

Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.
 Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.
Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.
 Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.
1. Diş Çürümesi

Küçükçekmece Florya Kanal tedavisi Kliniği

Kanal tedavisi Kliniği

Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.

 Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır. Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.
 Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.
Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.
Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.
Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.
2. Diş Eti Hastalıkları

Diş eti hastalığı

Diş eti hastalığı

Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.

 Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.
 Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.
3. Dişlerin Gelişim Bozuklukları
Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.
 Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.
 Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.
 Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır.
4. Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Diş çürümesini önlemek için Florür uygulanabilir.

Diş çürümesini önlemek için Florür uygulanabilir.

Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.

 Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.
 Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.
 Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.
5. Diş Fırçalama Tekniği
Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.
Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.
 1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.
2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.
3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.
 Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.
Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.
6. Diş İpi Kullanımı
Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.
 Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir.
 1. Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.
2. Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir. Bu hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin kesilmemesine özen gösterilmelidir.
3. Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.

Diştaşı nasıl oluşur?

Diştaşı oluşumu için bakterilerin oluşturdu-ğu organik bir tabaka (bakteri plağı) ile tükürük olması gereklidir. Kısaca, karbondioksit oranının ani düşmesi sonucu ortamda kalsiyum ve fosfat oranının artması pH’ı yükseltir ve bu esnada mineraller çökelir ve diş yüzeyine yapışır. Bakterilerin enzimatik aktivas-yonu sonucu ortama üre, amonyum ve aminler de salınır. Diştaşı içerisinde başlıca dört tip kalsiyum fosfat kristali bulunur. Bunlar Buruşit, Hidroksiapatit, Oktakalsi-yum fosfat. Magnezyum vitlokittir. Buruşit yeni oluşmakta olan diştaşı içerisinde en etkin olanıdır.

Kaç tip diştaşı vardır?

Diştaşları dişetlerinin hemen üzerinde biriken “dişeti üstü” ve “dişeti alü” olmak üzere iki tiptir. Kalsiyum içeriklerine, eskiliklerine ve hastanın yeme içme alışkanlıklarına göre san beyazdan koyu kahverengi-siyaha kadar değişik renklerde olabilirler. Yeni oluşan diştaşları sarımsı beyazdır ve diş yüzeyinden kolayca ayrılır. Eskidikçe diş yüzeyinden temizlenmesi zorlaşır.

Diştaşı temizlenmeli midir?

Evet mutlaka temizlenmelidir. 1960’lı yıllara kadar dişeti hastalıklarının başlıca nedeninin diştaşları olduğuna inanılıyordu. Günümüzde artık bunun bakteriler yoluyla olduğunu biliyoruz. Çok pürüzlü olan diştaşı yüzeyi bakterilerin tutunmasını kolaylaştırır. Diştaşı yüzeyinde her zaman canlı bir bakteri tabakası vardır. Dolayısıyla, diştaşı temizliği yapılması hem bakterilerin, hem de bakterilerin kolay tutunabildiği bir yapının ortamdan uzaklaştırılması ve yerine cilalı diş yüzeyinin iade edilmesini sağlar.
Diştaşı oluşum hızı ve miktarı kişisel farklılıklar gösterir mi?
Evet, bireyin beslenmesi, tükürük akışkanlığı, hastalığın tipi ve şiddeti, dişlerin karşılıklı ilişkileri, çiğneme etkinliği, ağızdaki bakteri çeşitliliği, bazı sistemik hastalıklar (dolaylı olarak) taş oluşum miktarını etkileyebilir.

 Diştaşı temizliğiyle ilgili gerçek dışı inanışlar var mıdır?

Maalesef çok sayıda gerçek dışı inanış hastaları diş hekimine gitmekten alıkoyar. Bunlar;

• “Diş temizliği sırasında mineler çizilir”

Doğru değildir, zira diştaşı temizliği özel olarak bu iş için imal edilmiş profesyonel aletlerle yapılmaktadır. Bu aletler el aletleri ve ultrasonik kazıyıcılardır. Profesyonel insanların elinde bu aletlerin dişe zararı yoktur.

• “Diştaşı temizliği yaptırdım, dişlerim sallanmaya başladı’’

Bu tamamen ağızdaki hastalık düzeyiyle ilgili bir olaydır. Dişeti hastalıklan neticesinde dişlerin çevresindeki kemikte erime oluşur ve desteğini kaybetmiş diş sallanmaya başlar. Diştaşlarının çokluğu, geçici bir süre, dişler sanki sağlammış hissi verebilir. Oysa durum tam tersidir, sallanmayı geç fark eden hasta dişler ağıza dökülünce ya da şiddetli bir apseyle sonunda hekime gitmek zorunda kalır; bu durumda yapılacak bir şey kalmamıştır.

• “Diştaşı temizliği çok ağrılı bir işlemdir”

Hayır! Hastanın ağzındaki hastalığın şiddetine göre hekim gerekli önlemleri alır. Örneğin gerekirse lokal anestezi yapar. Ama vakalann çoğunluğunda bu ağrısız bir işlemdir.

• “Diştaşı temizlenince daha çabuk taş oluşur”

Hayır, böyle bir bilimsel gerçek yoktur. Temizlenmiş yüzey üzerindeki birikintiler daha çabuk fark edilir; bu tamamen hastanın günlük ağız temizliğini yapabilme etkinliğiyle ilgilidir.

Diştaşı temizliği sırasında ve sonrasında neler olabilir?

Temizlik esnasında ve sonrasında dişlerde hassasiyet oluşabilir. Bu işlem bittikten bir kaç hafta sonra kaybolsa da çok rahatsız olan hastalar temizlik sonrası bir süre hassasiyet giderici macun kullanabilirler. Dişler arasında taşlar temizlendiği için boşluklar oluşur, bu doğaldır. Ortam normal olması gereken hale dönüştüğü için çok kısa sürede bu duruma adapte olunur. Dişeti hastalığı şiddeti fazla olan hastalarda tedavi belirli bir aşamaya gelene kadar dişlerde sallanma devam eder, sonra azalır. Bazı vakalarda dişler hekim tarafından birbirine bağlanabilir.
Sağlıklı diş ve dişetleri için en az altı ayda bir dişhekiminize muayene olmayı ihmal etmeyiniz.

Devamını Oku

Hamile diş sağlığı çekimi dişeti kanaması diş çürüğü

 Hamilelikte Diş Sağlığı :

İlk üç aylik dönem:

Bu dönem bebeğin çok hassas olduğu bir dönemdir. Gereksiz müdahaleler düşüğe sebep olabilir. Fakat ağrıya sebep olmuş ve/veya müdahale edilmediği taktirde daha çok zarara neden olabilecek durumdaki dişlerin çekim, kanal tedavisi gibi acil olarak tedavi edilmesi gereken durumlarında, çekinmeden diş hekimine gidilmelidir. Diş hekimi , bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedaviyi sağlayacaktır.

İkinci üç aylik dönem:

Bu dönem , hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimi, dolgular, kanal tedavileri vb. pek çok tedavinin yapılması için en uygun olan dönemdir.

Üçüncü üç aylık dönem:

Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmıştır. Aynen ilk üç aylık dönemde olduğu gibi, acil tedaviler dışında diş hekimi müdahale etmeyecektir.
Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişim evresi olan ilk üç ayda etkili dental tedaviden kaçınılmalıdır. Tedaviler ikinci üç aya ertelenmelidir.
Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.
Son üç ayda tedavi için gerekli olan pozisyonları rahat alalaması ve koltukta uzun süre oturamaması nedeni ile diş tedavisi yaparken anne rahatsız olabilmektedir.
Devamını Oku
Dişeti Hastalığı "Periodontitis"

Diş eti simetrisi, estetiği, düzeltilmesi, rengi ve sağlığı

DİŞ ETİ ŞEKİLLENDİRİLMESİ

Dişeti şekillendirilmesi estetik diş hekimliğinde temel basamaklardandır. Gülümsediğinde dişetlerininin fazla görünmesini istemeyen hastalarda dişetlerinden alınarak daha az ya da hiç görünmeyecek hale getirilir. Ayrıca dişlerin boyu kısa ve uzatılması planlanmışsa yine gingivoplasti ya da gingivektomi her ikisi birden yapılabilir.

Dişeti şekillendirilmesi, bazen dişlerde estetik porselen yapılmasına gerek yoksa dahi yapılabilir. Dişlerin formları ya da yüzey özelliklerinden hasta memnun ise, ancak gülümserken dişetlerinde simetri yok ise, sadece  gingivektomi ya da gingivoplasti  denilen operasyonlar yapılarak istenilen gülümsemeye kavuşturulabilir.


DİŞ  ETİ KESİMİ   (Gingivektomi) 

Estetik Diş tedavileri 02129093748

Estetik Diş tedavileri 02129093748

Dişetinin bir kısmının alınması gereken durumlar olabilir;

  • Dişetlerinin gülümserken çok göründüğü durumlarda gingivektomi ile dişetleri daha az görünür ya da hiç görünmez hale getirilebilir.
  • Dişetinde  “cep” denilen, gıda artıklarının kaçması sonucu bakteri oluşmasıyla meydana gelen,  zararlı yapıların yok edilmesinde gingivektomi yapılır.
  • Bazı ilaçların uzun süre kullanımına bağlı olarak dişetlerinin büyümesi gingivektomi ile tedavi edilir. Dişetlerinde büyüme yapan ilaçlar şunlardır; Transplantasyon hastalarında, eklem romatizmalarında, sedef hastalığında, tip II diabette ve multiple sklerosis gibi hastalıklarda immün sistemi baskılayıcı ilaç olarak kullanılan Cyclosporine A, epilepsi tedavisinde kullanılan Phenytoin, anjinopectoris ve hipertansiyonda yaygın olarak kullanılan kalsiyum kanal blokörleri (Nifedipine, diltiazem, verapomil vb.).

Bazı durumlarda dişeti büyümeleri, kalıtımsaldır ve yine gingivektomi ile tedavi edilirler.

  • Kısa olan diş boylarını uzatmak için
  • Dişler aslında kısa olmasa da, bazı vakalarda  dişetleri dişlerin boyunun kısa görünmesini sağlayacak şekilde yapılanmıştır. Bu durumda da gingivektomi gingivoplasti ile beraber yapılır.
  • Dişetlerinin simetrik olmadığı durumlarda

 Estetik diş hekimliğinde Gingiva(diş eti)şekillendirmesi çok önemlidir.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ