All Posts Tagged: sinüs yükseltme

İmplant yapım süresi ve aşamaları

Kısa İmplantlar

İmplant uygulamalarında dişsiz bölgede bulunan kemiğin kalitesi implantın erken dönem osseoentegrasyonunda ve uzun dönem kullanımında hayati önem taşımaktadır. Mevcut kemik miktarı Her zaman istenilen hacimde olmayabilir. Böyle durumlarda implant öncesi gerekli kemik hacmi kazanılması amacıyla çeşitli cerrahi müdahalelere başvurulur. Üst çene için sinüs tabanında yükseltme, burun tabanını yükseltme, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, alt çenede ramus bölgesinde kemikten alınan blok kemik greftleri  ile kemik hacmi arttırılmaya çalışılır. Bu gibi yöntemlerin kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu işlemlerin başarıyla sonuçlanması önemli bir kazanım olmakla birlikte tedavi süresini uzatır, maliyeti arttırır.Hasta konforunu olumsuz etkiler. Kemik hacminin arttırılması amacıyla yapılan operasyonlarda hastalara özenli yaklaşılmasına rağmen bazen ağızda kalıcı hasara sebep olabilen ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Hasta tedavisinde her zaman öncelik hızlı basit, düşük maliyetli ve düşük riskli sonucun alınmasıdır. Kemik augmentasyon yöntemleri ile başarısızlık oranı daha fazladır. Bu bilgiler çerçevesinde diş hekimleri farklı arayışlara yönelmiş ve kısa implantları kullanımına başvurmuştur.

Kısa implantlar günümüzde olası komplikasyonları en aza indirmek ve operasyon sonrası hasta konforunu artırmak için tercih edilen minimal invazif yöntemdir. Standart olarak üretilmiş implantlar 10 milimetre den büyük olur. 10 milimetreden küçük implantlar kısaltılmış implantlar olarak tanımlanır. Kısa implantlar ile yeterli osteo entegrasyonu sağlayabilmek için implantın gövde kısmı daraltılmış yiv yapısı daha derin ve daha sık olacak şekilde modifiye edilmiştir. Böylece implantın boyu kısa olsa dahi kemikle temas alanı artmakta oklüzal kuvvetlerin kemiğe dengeli bir şekilde dağılımı sağlanmaktadır.

Kısa implantlar için titanyum içerisine belirli oranda zirkonyum ilave edilebilmektedir.Bu katkının kısa implantlarda kırık oluşumunu önlediği belirtilmektedir. Kısa implantlar geliştirilmiş yüzey özellikleri sayesinde kemikten yeterli derecede destek sağlamaktadır. Ameliyat sırasında implant tasarımı ve dizayn ile başarı oranı yükselir.

Genel sağlıkla ilgili sorunların yanısıra periodontal hastalıklar, ağız mukozası hastalıkları, diş gıcırdatma, osteonekroz varlığı ve osteonekroza neden olabilecek ilaç kullanımı ve temporomandibular eklem disfonksiyonu en önemsenmesi gereken kontrendikasyon nedenleridir.

Kısa implantlarda kuron boyu ile implant oranı aşırı olduğunda implant gelen kuvvetleri karşılayamayacak  ve kemiğe gelen streslerin artmasına sebep olacaktır. Osseointegrasyon için kemik ile implant temas yüzeyinin artması önemlidir. İmplantlardan en uygun şekilde yararlanmak amacıyla protetik bölgeye aşırı yük dağılımını engellemek ve aşırı mekanik yüklemeyi azaltmak için tedavi protokolünde birtakım değişiklikler yapılır. Kemik ile temas eden yüzey miktarının azalması bir dezavantaj gibi görünse de kısa implantların farklı şekilde dizaynı ve geliştirilmiş yüzey özellikleri sayesinde bu olumsuzluk giderilmiştir. Kkemik dokusu ile implant arasında bağlantının korunması kemik yoğunluğu, sigara kullanımı, implantın yüzeyi kantilever uzunluğu kullanılan implant, sistemi cerrahi protokol, stres dağılımı implantın pozisyonu, karşıt dişler’in durumu gibi çeşitli biyolojik ve protetik faktörlere bağlıdır. Sonuç olarak kısa implantlar ile planlanan protez uygulamalarının başarısı kısa implantların tedavi protokolünün doğru oluşturulmasından etkilenmemektedir.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ