Kategori: Health Basics

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

İMPLANT MARKALARI VE FİYATLARI

İmplant gerçekleştirilmeden önce hem hastaların hem de hekimlerin yaptığı bir fiyat araştırması vardır. Hastalar en iyi implantı ucuz fiyat ile yaptırmak ister. Kendi canları ile birlikte bir ömür boyu taşımak için implantın kaliteli olmasını ister herkes. Kaliteli implant fiyatı yüksek olur. Bu kaliteli implant en ucuz fiyat ile nasıl yaptırılır diye araştırmaya başlarlar.

İMPLANT MARKASI FİYATI ETKİLER Mİ?

İmplant faydaları

İmplant Diş

Bu aslında cevabı son derece kolay tahmin edilebilecek bir sor ve cevabı tabii ki  evet. İmplant fiyatı sadece marka ile ilgili değildir. İmplant maliyetlerini etkileyen birçok faktör olduğunu diğer yazımızda anlamıştık. Kısaca tekrar etmek gerekir ise implant markası implant fiyatı için belirleyici unsurlardan sadece bir tanesidir. Aynı implant fabrikasında üretilip farklı markalar basıldığında değişen fiyatlar ile implant satışı yapıldığını biliyor muydunuz? Bu duruma iletişim ve pazarlama tekniğinde marka çeşitlemesi benzeri isimler verilmektedir. Ürün aynı olmasına rağmen farklı etiket ve farklı fiyatlar uygulandığını sizler de günlük yaşantınızda görmüşsünüzdür.

Mesela Migros marketde çamaşır suyu markası olarak Domestos marka 5 lira iken Domestos fabrikasının Migros için ürettiği Migros marka çamaşır suyu 4 lira olabilmektedir. Neden daha ucuz olduğunu düşündünüz mü? Ben sadece düşünmedim aynı zamanda araştırdım da. Market kendi adı ile üretim yaptırdığında firma satış garantisi alıyor ve tahsilat için vadeli de olsa bir ödeme planının üzerinde anlaşmaya varılıyor. Adet çok olduğu için toptancıya verdiği fiyattan bile daha düşük fiyat verebiliyor. Stok maliyeti yok. Üretim bandında atıl kapasitesini de çalıştırdığı için tam zamanlı bir üretim mümkün oluyor. Bu da aynı sabit giderler ile daha fazla üretim ve satış anlamına geliyor. Cironun artmasının yanı sıra karlılık artışında da büyük fark yaratıyor bu durum.

Buna benzer bir durum implant firmalarında markalar ve implant fiyatları için söz konusu. İmplant üreticileri genellikle tam zamanlı çalışacak kadar kapasitede satış pazarlama ağına sahip olamazlar. Üretim bandında diğer ürünlerin üretilmesi olağandır. Bazen bir ortopedi ürünü olabildiği gibi aynı makinede robot parçası da üretmek mümkün olmaktadır. Karlılık olarak implant sağlık ürünü  olması nedeni ile daha yüksek karlılık ile satılan bir üründür. Firma kendi markası için satabileceği kadar ürün elde ettiği zaman fabrika yatırımının durası bütün kazancın yol olması anlamına gelmektedir. Bu şekilde farklı markalar hatta hastaneler için değişik markalar ile implant üretimi yapılabilmektedir.

 

Devamını Oku
Sertaç Kızılkaya

KALP HASTALARINDA DİŞ MÜDAHALELERİ VE İMPLANT

Dahiliye Uzmanı Dr. Serdar Kızılkaya

Dahiliye Uzmanı Dr. Serdar Kızılkaya

Ağız bakımı ve kalp hastalıkları arasındaki ilişki tıp dünyasında hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde açıklanmıştır. Kalp ile ilgili operasyonlardan önce diş hekimleri ile hastanın ağız sağlığının değerlendirilmesi günümüzde rutin bir uygulama olmuştur. Bunun gibi diş operasyonları sırasında kalp hastası olan kişilere yaklaşım diş hekimlerinin implant ve estetik diş pratiğinde her geçen gün daha fazla karşılaşılan bir durum halini almıştır.

Kalp hastalarının kullandığı kan sulandırıcı ilaçların yönetimi ve kapak hastalarında infektif endokardit profilaksisi yapılıp yapılmayacağı ve yapılacak ise ne şekilde uygulanacağı diş hekimleri pratiğinde önem kazanmıştır. Koroner arter hastalığı olan kişiler diş hekimleri için girişim sırasında yeni bir iskemi ve kalp krizi riski yaratırlar. Hastanın koroner arter hastalığının ciddiyetinin sorgulanması ağzına yapılacak işlemler sırasında yeni bir atak olasılığı hakkında diş hekiminin yönlendirir. Özellikle stent takılmış koroner bypass ameliyatı olmuş veya kalp krizi geçirmiş hastalar kontrol altında olduğu müddetçe diş müdahaleleri yapılabilmektedir.

Ancak dinlenme pozisyonunda veya hafif hareketlerde bile göğüste baskı tarzında ağrısı olan ve geceleri birkaç yastıkla yatabilen başının yukarıda tutmak zorunda kalan hastalar ileri derecede kalp yetersizliği hastalığıdır ve diş hekiminde yaptıracakları müdahaleler öncesinde mutlaka kardiyoloji uzmanı ile görüşmeleri gerekir. İskemik kalp hastalığı olan kişileri tedaviye alan diş hekimlerinin acil tıbbi müdahale konusunda eğitimli olmaları ve müdahale gerektiğinde acil tıbbi yardım ekipmanına sahip olmaları gerekir.

KAN SULANDIRICI KULLANANLARDA DİŞ MÜDAHALESİ YAPILABİLİR Mİ?

Koroner arter hastalığı olan kişiler Aspirin kullanırlar. Stent uygulanan  hastalara aspirinle ilave olarak antikoagülan ilaçlar verilir. Bu ilaçların kullanıldığı hastalarda cerrhi işlemlerde kanama riski olabilir. Atriyal fibrilasyon, kalp kapak hastalığı, kapak protezi, iskemik kalp hastalığı, serebrovasküler olaylarda, derin ven trombozu ve pulmoner emboli tedavisinde antikoagülan ilaçlar kullanılır. Warfarin kullanan hastalarda INR değeri 1.5 altında  minor girişimler yapılabilir çene cerrahisi gibi majör girişim yapılacak hastalarda INR değeri 1,5  altında olmalıdır. Bu hastalarda antikoagülan tedavinin kesildiği periyotta düşük molekül ağırlıklı heparin ile tedavi sürdürülebilir.

Yeni nesil oral antikoagülan ilaçlar kullanan hastalar minör girişimden 24 saat majör girişimden 72 saat önce ilacın kesilmesi kanama yönetimi için yeterlidir. Koroner arter bypass ameliyatı geçiren kişilerde diş hekimi işlem öncesi bu hastaların kullandığı Aspirin’in kesilmesi genelde kalp hastalığı açısından sorun yaratmaz. Ciddi kanama riski taşıyan girişimlerden bir hafta önce, az riskli hastalarda birkaç gün önce Aspirin kesilebilir. Koroner stent özellikle ilaç kaplı stent takıldıktan sonra 1 yıl geçmemiş hastada kanama riski için ​klopidogrel gibi kanı sulandıran ilaçlar asla kesilmemelidir.

BAKTERİYAL ENDOKARDİT HASTALARINDA DİŞ VE İMPLANT YAPIMI

Bakteriyel endokardit kalp kapaklarının veya kalbin iç tabakası olan endokardit enfeksiyonudur. Bakteriyel endokardit yüzde üç oranında ölüm riski taşır. Ağız florasında bulunan mikroorganizmalar bakteriyel endokardit etkenleri arasındadır. Yapay kalp kapağı taşıyanlar, daha önce geçirilmiş endokardit tanısı olanlar, romatizmal ateş gibi sebepler ile kalp kapakları zarar görmüş olanlar, doğuştan kalp ve kapak sorunu olanlar, sentetik materyal kullanılarak tedavi edilmiş ve hipertrofik kardiyom iyopatisi olan hastalar, ağız içi kanamalı dental girişimlerde endokardit açısından riskli kişilerdir. Bu hastalarda diş girişimi sırasında bakteriyel endokardit riskinden korunmak için antibiyotik profilaksisi uygulanmalıdır.

Bakteriyel endokardit sadece ağız içinde uygulanan işlemlere bağlı olarak gelişmez. Ağız hijyeni bozuk olan herhangi bir diş enfeksiyonu olan kişilerde riski altındadır. Bu nedenle diş hekimleri kalp hastalarında enfeksiyon odaklarının tedavisinden de sorumludur.

ENDOKARDİT PROFİLAKSİSİ:

İşlemden 1 saat önce 2 gram çocuklarda kilogram başına 50 miligram amoksisilin tablet Ağız yoluyla alınır. İşlem sonrasında Tedavinin devamına gerek yoktur. Ağızdan alamıyorsa 30 dakika önce aynı doz ampisilin kas veya damar içerisine enjekte edilebilir.

Penisilin alerjisi olan erişkinde 600 miligram çocuklarda kilogram başına 20 miligram klindamisin tablet veya erişkinde 500 miligram çocukta 20 miligram azitromisin ya da klaritromisin tablet verilebilir.

Ventriküler septal defekt, patent duktus arteriozus, mitral kapak prolapsusu, baypas cerrahisi geçiren hastalar, kalp pili veya defibrilatör bulunan hastalar, biküspit aort kapak, aort koarktasyonu, kalsifik Aort kapak darlığı ve pulmoner darlık olan hastalarda diş müdahalesi öncesi infektif endokardit profilaksisi gerekli değildir.

Bazı ciddi ritim bozukluğu olan hastalara adrenalin içeren lokal anestezik ilaçlar kullanılmamalıdır. Adrenalin içeren anestezikler taşikardi ve hipertansiyonu tetikleyebilir. Kalp pili takılmış hastalarda kalp pili çalışmasının olabileceğinden elektrokoter kullanılmamalıdır. Bu tedbirlerin alınmak kaydıyla diş hekiminin kalp ve tansiyon hastalarına yapılacak müdahaleler de tehlikeli bir durum yoktur. ​

KALP HASTALARINDA İMPLANT YAPIMI MÜMKÜN MÜ?

Kalp nakli gibi ümmin sistemin baskı altına alındığı durumlarda implant uygulaması yapılmamalıdır. İmplant tedavisi öncesi kan sulandırıcı ilacın kesilmesi gerekir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar implant öncesi (24-72 saat önce) kan sulandırıcı kesmelidir. INR 1,5 altına indiğinde işlem yapılabilir.

İMPLANT HANGİ HASTALARDA YAPILMAZ?

Kalp hastalığı ile birlikte vücut savunma sisteminde genel bir problem yapılanlarda ve kemik hastalığı olanlarda implant yapılmadan önce doktoru ile konsültasyon yapılması gerekir. Kan sulandırıcı kesildiği halde değeri düşmeyen hastalar için hematolog ile konsültasyon gerekir.

Bilgiler genel mahiyette ön fikir amaçlıdır. Sizin için geçerli değildir. Size uygun tedavi için hekiminiz ile görüşmeniz gerekecektir. 

MUAYENE VE BİLGİ İÇİN RANDEVU TEL 212 909 37 48

DİŞ HEKİMİ SERTAÇ KIZILKAYA

 

 

 

Devamını Oku
Estetik diş kaplaması Zirkonyum

Protez Diş Alışma Dönemi

Ağzınıza yeni bir diş protezi takıldı. İlk günlerde rahatsızlık ve dolgunluk duyarsınız. Sanki ağzınızın içerisine sığmıyor gibi hissedersiniz. Konuşmakta zorlanır, yemek yerken lokmaları çiğnemek için adeta düşünürsünüz. Protezin ilk takıldığı günlerde son derece rahatsızlık hissetmeniz gayet normaldir. Bu dişlerle nasıl yemek yiyeceğim? nasıl konuşacağım? diye sorarsınız kendinize ve diş doktorunuza. Gece protezi çıkarsanız sabaha alışmakta zorlanırsınız. Çıkarmaz iseniz bir türlü rahat edemezsiniz ve yaralarınız daha da büyür. Yeni protez ağzınızda kaldıkça damaklarınızı yara yapar.

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Protezin ilk takıldığı günlerde yaşadığınız sorunları ve bu problemler karşısında ne yapmamız gerektiğini size bu yazıda anlatmaya çalışacağım. Protezi kullanmaya alışana kadar sizi geçiş dönemi bekliyor. Proteze alışma tabiki çok da kolay olmayabilir. Ancak sakın ümitsizliğe kapılmayın. Proteze karşı ilk günlerde vereceğiniz mücadele sizin kararlılığınız ve hekim ile olan iletişiminiz sayesinde bu savaşı siz kazanacaksınız.

Dünyada pek çok kişi dişlerini erken yaşlarda kaybediyor. Kaybedilen dişlerin yerine protez kullanmak zorunda kalan insanların sayısı da her geçen gün artmakta. Protezler doğal dişlerinize benzeyen sizin çiğneme konuşma ve estetik görünümünüze de yardımcı olan yapay dişlerdir. Adı üzerinde onlar kendi dişlerinizi sadece taklit etmeye çalışırlar. Siz proteze alışana kadar onlar sizin için yabancı bir maddedir. Tıpkı bir ip cambazının ipin üstünde yürümeye alışması gibi sizde zaman içerisinde protez kullanmaya, onunla konuşmaya ve yemeye alışacaksınız. Protez kullanmayan birisinin zorlukları anlaması mümkün değildir. Ancak siz bu mücadeleyi kazanacaksınız ve protezler sizler kendi dişleriniz gibi hizmet etmeye başlayacak şimdi parantezi taktıktan sonraki ilk günleri nasıl geçirmemiz gerektiğini anlatacağım.

İlk başlarda protezin size ait olmadığını hissedebilirsiniz. Sanki başka bir insanın protezi yanlışlıkla size verilmiş hissine kapılmayın. Bunlar gerçekten de aslında sizin dişleriniz değildir. Bu dişleri takarsanız sizin dişleriniz olacaklar. Protezi taktınğınızda sadece konuşmanız değişmez. Görüntünüz de değişir. Konuşmanız bozulur, görüntünüz güzelleşir. Burada bir verdiğinize karşılık bir almış oluyorsunuz. Unutmayın, size takılan protez doğal dişleriniz yerine uygulanmış bir protezdir kendi dişlerinizi taklit etmek üzere tasarlanıp üretildiler.

İlk defa protezi taktığınızda, ilk bisiklete bildiğiniz veya yüzmeyi öğrendiniz günler gibi zorluk çekeceksiniz. İlk başlarda her hareketi düşünerek yapmak oldukça normal. Gün geçtikçe pratiğiniz arttıkça tıpkı yüzerken veya bisiklete binerken yaptığınız gibi hareketleriniz otomatik hale gelecek. Proteziniz takıldıktan sonra artık yemek yiyebilirsiniz.

İlk günlerde yumuşak gıdalar tüketmeniz tavsiye edilir. Lokmaları küçük almanız önerilir. Yemekleri özellikle ilk günlerde yavaş yavaş tüketin. Ne kadar yavaş yerseniz protez ile çiğneme öğrenmesini o kadar iyi yaparsınız. Ağzınıza aldığınız besinleri her iki tarafta eşit miktarda tutmalı ve dengeli bir şekilde çiğnemelisiniz. Protezin tek tarafına gıda götürüp çiğnemeye çalıştığımızda protez hareket eder.

Yemek yeme sırasında protezin oynadığını hissediyorsanız protez yapıştırıcı toz veya kremlerden faydalanabilirsiniz.

Yapıştırıcı toz veya protez yapıştırıcı kremler proteziniz ile damağınız arasında tutucu bir tabaka oluşturacaktır. Bu sayede protezin oynaması azalır. Eğer protez yapıştırıcı toz kullanıyor iseniz tozun üzerine birkaç damla su ilave etmeyi unutmayın.  Kremi gerektiğinden fazla sürmekte tutuculuğu arttırmayacaktır. Krem veya toz proteze uyguladıktan yaklaşık 10 dk. sonra en iyi tutuculuk elde edilir. Çünkü protezin içerisine yayılması ve tutuculuğu sağlaması için ağız içerisinde beklemesi gerekir.

Protez kullanmaya başladıktan sonra protez ağızda bazı bölgelerde fazla kuvvet uygulayabilir bu bölgelerde yara veya ağrı oluşması

Zirkonyum Diş Kaplama

Zirkonyum Diş Kaplama

normaldir. Diş hekiminiz size bu alanlar için protez uyumlandırması yapar. Birkaç gün içerisinde sorununuz ortadan kalkacaktır. Bezende ağızda düzeltilmesi gereken yerler olabilir ancak yara yapmayabilir bu nedenle hiç sorununuz olmasa da protezi taktıktan 10 gün sonra diş hekimi kontrolü yaptırmanız tavsiye edilir. Özellikle tam protez kullanan hastalar için senede bir defa kontrol Esneme yapılması mümkündür. Bu sayede protezin izin tutuculuk daha iyi hale gelir.

Protezler düzenli olarak temizlenmelidir. İyi bakım yapıldıklarında uzun süre ilk yapıldıkları gibi kullanılabilirler. Ağızdan çıkan protezi protez fırçası ve diş macunu kullanarak fırçalamak tavsiye edilir. Proteze kullanmadığınız zamanlarda temiz bir kap içerisine koyacağınız su içerisinde saklamanız önemlidir. Suyun içerisine atacağımız temizleme tableti sayesinde bakteri üremesini engellemiş ve protezinizin ömrünü arttırmış olursunuz.

Protezi kullandığınız süre içerisinde ağzınızda ağrı veya yara oluşur ise en kısa zamanda diş hekimi muayenesine gitmeniz tavsiye edilir.

Devamını Oku

AMALGAM DİŞ DOLGUSU

Diş hekimliğinde kullanılan dolgu malzemeleri amalgam, kompozit ve seramik inley onleylerdir. Metal dolgu olarak bilinen amalgam dolgu ile ilgili klinikte bana bir çok soru geliyor. Genellikle metal dolguyu lazer dolgu (beyaz dolgu, kompozit dolgu) ile değiştirmem gerekli mi diye soranlar var.

Bu kadar merak edilen bir konu için sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bilgileri bu yazıda paylaşacağım. Daha önce de diş dolgumun üzerine zirkonyum diş kaplama yaptırabilir miyim? gibi sorularınız gelmişti ve sorularınıza web sitemdeki zirkonyum sayfamda yer vermiştim. Sayfa içeriği bir hayli yüklü olan estetik diş kaplamaları, lamina diş uygulamaları, diş beyazlatma gibi ilgi çekici konuları da web stemdeki sayfalardan okuyabilirsiniz.

Bu yazıda ayrıca amalgam dolguların yapısal olarak taşıması gereken özellikleri ve amalgam dolgu yapımının tercih edilmediği durumlar hakkında da bilgi vermeye çalışacağım. Yine en çok sorulan sorulardan bir tanesi yapılmış metal dolguların beyaz diş dolgular ile değiştirilmesinin gerekli olup olmadığı hakkında da güncel bilimsel verilere dayanarak bilgilendirme yapacağım.
Metal (amalgam) dolgular Dünya’nın birçok ülkesinde ve Türkiye’de halen kullanılmaktadır. İnsanlar bir yandan metal dolgunun zararlı olduğunu konuşurken bu dolguların yapılıyor olması sizce de şaşırtıcı değil mi?

Metal olguların hali hazırda yapılmış bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış bir olumsuz yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak bazı ülkelerde Amalgam dolgu yapımına kısıtlama getirildiğini de biliyoruz. Diş hekimliği bilimsel olarak bu konuya kanıta dayalı bilim yönü ile yaklaşmaktadır. Dünyanın en önemli diş hekimliği kuruluşları Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA), Dünya diş hekimleri birliği (FDI) ve Uluslararası dişhekimliği araştırmaları birliği bu konuda çalışmalar yapmıştır. Bunun dışında Avrupa birliği sağlık ve gıda güvenliği dairesi amalgam dolgunun güvenli bir malzeme olduğunu deklere etmiştir.

Estetik diş dolgusu

Estetik diş dolgusu

Bütün bunlara rağmen metal dolguların bazı bölgesel ve sistemik yan etkilere neden olduğu konusunda toplumda tartışmalar devam etmektedir. Bütün bu gelişmeler ile birlikte diş hekimliğindeki estetik ve biyolojik malzeme gamının gelişmesi ve yeni biyolojik uyumlu malzemelerin üretilmesi amalgam dolgu’nun kullanımını giderek azaltmıştır.
Bir taraftan yeni estetik dolgu malzemelerini piyasaya süren firmaların dental amalgamı kasıtlı olarak kötülediği konuşursa da aslında tartışılan konu amalgam dolgunun yapısında bulunan civa maddesidir.Civa nın tek başına toksik bir madde olduğu zaten tartışmasızdır.
Civanın ticareti, endüstride kullanımı, enerji santrallerinden ve metal üretimi alanlarından civa açığa çıkmasının azaltılması için alınacak önlemler tartışılmaktadır. Civa içeren artıkların depolanması gibi konular uluslararası anlaşmalarla düzen altına alınmıştır. Civa nın kullanıldığı piller, floresan lambalar, sabunlar ve kozmetik malzemeler dünya genelinde kullanılmaktadır. Bu anlaşmalar çerçevesinde 2020 tarihinden itibaren cevap kullanımının sınırlandırılması kararı alınmıştır.
Diş dolgusu olarak kullanılan amalgam malzemesinin kalitesi, yapısal özellikleri ’nin yeterli olması yani teknik şartlarının standartlara uygun olması durumunda amalgam dolgunun yapılabileceği ve yapılmış dolguların herhangi bir zararlı etkisinden olmayacağı konusunda alınmış karar bulunmaktadır.
Diş hekimliğinde kullanılan amalgam büyük oranda gümüş, çinko, bakır ve kalay gibi metallere bağlı halde yaklaşık %50 oranında elemental civa içerir.

Amalgam’ın içerisindeki civa açığa çıkar mı?

Amalgam dolgular ağız ortamında düşük düzeyde salınıma uğrayabilirler. Bu salınımın dolgu sayısı dolguların boyutları, çiğneme alışkanlıkları, tüketilen gıdaların dokusu, diş gıcırdatma, diş fırçalama, burun ağız solunum oranı, amalgam dolgu yüzey dokusu ve amalgamın yaşına bağlı olduğu bilinmektedir.
Ama amalgamın kapsül formatında olması, yüksek bakırlı geliştirilmiş amalgamlar kullanılması, civa içeriği mümkün olduğu kadar az olan %50’den daha az miktarda civa taşıyan amalgamlar kullanılmazsı ve karıştırılma sonunda ısınan amalgamlar kullanılmaması tercih edilir. Yapılmış amalgamların yüzeyinin cilalı olması önemlidir.

Kimlere amalgam diş dolgusu yapılmaz?

Avrupa birliği sağlık gıda güvenliği dairesi tarafından yayınlanan bildiride süt dişlerinde, hamilelerde ve böbrek hastalığı olan bireylerde Amalgam kullanımı tavsiye edilmemektedir. Yani bu hastalara amalgam diş dolgusu uygulanması yerine diğer kompozit veya kompomer dolguların yapılması önerilmektedir.

Metal Diş Dolgusunda Alerji Olur mu?

Amalgam dolguların az görülen yan etkilerinden bir tanesi de içerisindeki civaya ve diğer metallere karşı aşırı duyarlılık yani alerji

İnley-onley estetik dolgu

İnley-onley estetik dolgu

reaksiyonudur. Bu alerji gecikmiş tiptedir ve nadir görülür. Bölgesel ağız içi dokularda kırmızı alanlar, ağrılı ve yandılar ülserler, için su dolu kabarcıklar görülebilir. Bazen yüzde dermatit, vücudun uzak bölgelerin de ürtiker ve egzama şeklinde belirttiler olabilir. Teşhis için cilt üzerine test uygulanır. Ağız çevresinde dermatit, ağız yanması olabilir.
Cilt testi ile doğrulanan amalgam allerjisi veya civa allerjisi gibi durumlarda amalgam dolgunun ağızdan uzaklaştırılması zorunludur. Yaklaşık üç ay gibi bir süre sonra belirtiler tamamen ortadan kalkar.

Yapılmış Amalgam dolguların yenilenmesi:

İyi yapılmış bir metal dolgu hastanın kaygıları nedeniyle değiştirilmemelidir. Herhangi bir alerji belirtisi yok ise ve kullanılan amalgamın özellikleri standartlara uygun ise yapılmış metal diş dolgusu nun sökülmesine gerek yoktur.

Metal amalgam dolgu ne zaman sökülmelidir?

Yapılmış amalgam diş dolguların altında çürük oluşması, amalgam doluda kırık görülmesi, kanal tedavisi gerekliliği veya amalgam alerjisi gibi zaruri durumlar dışında değiştirilmesi mümkünse onları olması tercih edilmelidir. Amalgam dolgunun çıkartılması gerekiyorsa hastanın, hekimin ve yardımcı personelin korunması için önemler alınır.
Lastik örtü takılarak yüksek devirde ve bol su ile keskin frezler kullanılarak amalgam dolgu sökülmelidir. Dolgunun büyük parçalar halinde çıkarılmasına gayret edilir. Atıkların kanalizasyona karıştırılmaması önerilir.

Ben şimdi ne yapmalıyım?

Siz de ağzınızdaki metal dolgular nedeniyle kaygı duyuyorsanız dolgularınızın mevcut durumu ve yapılabilecekler hakkında bilgi almak ve düzenli diş kontrolünüzü yaptırmak için randevu alabilirsiniz. Bu yazımızda metal dolgunun zararlı olmadığını ancak hamileler, böbrek hastaları ve süt dişlerinde civalı dolgunun uygulanmasının tavsiye edilmediğini öğrenmiş olduk.
Amalgam dolguların sökülmesi gerektiğinde de gerekli tedbirlerin alınarak sökülebileceğini ve yerine bir diş kaplaması veya dolgu yapılabileceğini öğrendik. Ancak ağzımızda bulunan eski amalgam dolguların değiştirilmesinin zorunlu olmadığını ve sağlığımızı bozmayacağını tekrar etmekte fayda görüyorum. Aslına bakarsanız birçoğumuzda bulunan diş eti iltahabı vücudumuza daha fazla zarar vermekte. Size önerim en kısa zamanda diş hekimi randevunuzu alıp detaylı bir muayene olmanızdır.

Sağlıkla kalın.

Randebu için 02129093748

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Devamını Oku
Kanal Tedavisi

Diş eti hastalıkları uzmanı İstanbul

DİŞ ETİ HASTALIKLARI UZMANI:

Dişlerin etrafındaki yumuşak ve sert yapıları ve onlar üzerinde hastalıkları inceler. Oluşan hastalıkların nasıl tedavi edileceği ile ilgili araştırmalar yapar. Yumuşak doku denildiğinde diş ile kemiği birbirine bağlar önce yapılar ve diş hekimi akla gelir. Sert dokulardan kasıt ise dişin içerisinde bulunduğu kemik ve diş köküdür.
Dişler çene kemiği içerisine çok ince ligamentler ile bağlanır. Sağlıklı diş eti yüzeyi portakal kabuğu görünümünedir. Rengi embedir. Sağlıksız diş eti kanama ile kendini hemen belli eder. Diş etinin hastalandığı zamanlarda bu doku kırmızı renkli olur üzerinde ödem ve yangı işarettir. Diş ile dişeti ağrısı yaklaşık 1 milimetrelik bir oluk vardır. Bu boşluk diş eti oluğu indir.
Diş eti hastalığı:
Sağlıklı diş etleri dişler arasındaki üçgen boşlukları kapatır. Diş eti çekilmesi başladığı ve belirginleştiği zaman artk geç kalmış sayılırsınız. Dişleri destekleyen kemik dokusunun ne kalabilmesi için üzerindeki diş kemiğinin beslenmesi gerekir. İltihap başlangıcı olduğunda bir süre sonra kemik kaybı da başlar
Diş eti hastalıkları uzmanı, dişlerin etrafındaki sert ve yumuşak dokularda meydana gelen kronik enfeksiyonlara periodontol diş eti hastalıkları adı verilir. Diş eti hastalığı olan kişiler hastalık ileri seviyelere gelene kadar iyidir. Hastalar herhangi bir ağrı hissetmezler. Buna rağmen diş eti hastalıkları çok fazla bakteri içerdiği için hafife alınmaması gereken bir durumdur. Dişlerin üzerinde çürük olmadığı halde kemik içerisinde zamanla sallanıp düşmesi ne kadar tehlikeli bir hastalık tablosu olduğunu anlamamıza yetecektir.
dış eti,dış eti uzmanı olan hastaneler,dış eti uzmanı ,dış eti uzman doktor ,dış eti uzmanı İstanbul ,dış eti uzaması

Devamını Oku
Zirkonyum Diş Kaplamalar

Zirkon Diş

Scanner denilen kamera yardımı ile elde edilen veriler bilgisayara yüklenir. Daha sonra tasarımları(CAD) yapılarak üretime (CAM) geçilir. Zirkonyum geliştirilen bu teknolojiler ile tek diş kuron restorasyonlarında, 3-6 üye köprülerde, implant üstü kron – köprü çalışmalarında başarı ile kullanılmaktadır.

Zirkonyum porselenler
Estetik diş hekimliğinin göstermiş olduğu gelişmeler ile 2000’li yıllarda diş hekimliğinde, yüksek kuvvetlere oldukça dayanıklı ve diş renginde olan ‘zirkonyum’ kullanılmaya başlanıldı. Klasik metal köprülerden farklı olarak, zirkonyum sistemlerinde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Son teknoloji ürünü bu altyapı estetik ve dayanıklılığı bir arada sunabilme özelliğine sahip tek malzemedir. Sistemin en büyük avantajı ulaştığı çok yüksek dayanıklılıkla arka bölgedeki köprülerde de tam estetik bir görünüm sağlamasıdır.

Zirkonyum porselen kaplamaların avantajları

Estetik yapısı ile doğal dişlerden ayırt edilmesi oldukça güçtür.
Işık geçirgenlikleri vardır. Metal destekli porselenlerde özellikle gün ışığında ve fotoğraf flaşında
oluşan opak görüntü zirkonyum porselenlerde oluşmaz.
Anti-alerjik materyallerdir.
Diş eti hastalıklarında ve dişeti çekilmelerinde sıkça görülen diş eti morlukları zirkonyumda görünmez.
Metal destekli porselenlerde zamanla dişeti metal rengini alarak porselen başlangıç noktaları ile dişeti arasında gri renkte bir hat oluşur. Zirkonyum porselenlerde böyle bir sorun görülmez.
Isı yalıtıcı özellikleri çok iyi olduğundan soğuk sıcak hassasiyetini önlerler.
Zirkonyum porselenler yaklaşık 900 megapaskal dirence sahiptirler.
Bu özellikleri sayesinde arka bölgelerdeki dişlerde de çok rahatlıkla kullanılırlar.
Zirkonyum metal destekli protezlere göre oldukça hafiftir.
Zirkonyumlar Ağızda metalik tat bozukluğuna neden olmazlar.

Zirkonyum Porselen Nedir ?

Estetik diş hekimliğinde gün geçtikçe metal içeren porselenlerden vazgeçiliyor. Daha sağlıklı daha estetik ve daha direçlilik gibi istediğimiz tüm özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Zirkonyum esaslı porselenleri hem ön dişlerde kullanabilecek kadar doğal olmaları, hem de arka dişlerde kullanılabilecek sağlamlıkta olmaları sebebiyle güvenle tercih etmekteyiz. Bu sistemler hekimin ve hastanın hayatını daha kolay hale getirmektedir ve kişilerin yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Avantajları

1- Dişeti kenarlarındaki koyu renklenmenin olmaması,
2- Daha estetik ve doğal dişe yakın görüntü vermesi,
3- Dişeti dostu.Allerjik reaksiyon oluşturmaması.
4- Cad cam sistem ile tam uyumlu mükemmel oturma sağlaması

Diş hekimliğinde kaplama ve köprü dediğimizde 3 farklı materyal vadır. Bunların hepsinin dış katmanı porselendir.Bu 3 tedavide de ağızda gördüğümüz dış tabaka porselendir.

ZİRKONYUM PORSELEN ESASLI KURON & KÖPRÜ SİSTEMLERİ

Bu sistemde metal yerine yapı malzemesi olarak zirkonyum kullanılır. Yapılan çalışmalar diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumluluğu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek performansın elde edildiğini göstermiştir.
Tamamen manüpulatif becerinin bilgisayar destekli teknoloji ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir yöntemdir. Klinikte elde hazırlanmış diş preperasyonları laboratuarda özel yöntemlerde şekillendirilir ve özel bir cihaz yardımıyla lazer tarama sitem ile okunur. Bu bilgiler cihazın şekillendirme bölmesine aktarılıp kuron veya köprünü bilgisayar tarafında işlenilir.
Böylece zirkonyum oksit alt yapı oluşmuş olur. Bu alt yapının üstü özel porselenler ile kaplanılır. Böylece ışığı geçiren (neon efektli), oldukça dayanıklı, estetik, doğal görünümlü kuron ve köprüler elde edilmiş olur. Sistemin en büyük avantajı ulaştığı çok yüksek dayanıklılıkla porselenleri artık köprülerde de kullanılabilir hale getirmesidir.
Diş dolguları (kliniğimizde amalgam dolgu tercih edilmemektedir)Tamamen manüpulatif becerinin bilgisayar destekli teknoloji ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir yöntemdir. Klinikte elde hazırlanmış diş preparasyonları laboratuarda özel yöntemlerde şekillendirilir ve özel bir cihaz yardımıyla lazer tarama sitem ile okunur. Bu bilgiler cihazın şekillendirme bölmesine aktarılıp kuron veya köprü bilgisayar tarafında işlenilir.
Porselenin kırılgan yapısından dolayı kron ve köprü tüm kaplamalarda porselenin sağlamlığını arttırmak için alt yapı olarak sert ve dayanklı bir madde kullanma zorunluluğu vardır. Zirkonyum desteklilerde bu madde zirkonyum alaşımından meydana gelmektedir.

Nerelerde Kullanılabilir?

• Tek diş kuron restorasyonları
• 3-6 üyeli (anatomik uzunluğu 38 mm.ye kadar olan) köprüler
• İmplant üstü kron-köprü çalışmaları

Şu ana kadar zirkonyum oksit çok sert bir malzeme olduğundan zor işleniyordu ve bu yüzden protez olarak kullanımı çok zordu. Ancak yapılan son çalışmalarla bu sert ve dayanıklı malzeme ağızda kullanılabilir hale getirildi.Dişhekiminizin belirttiği özelliklere göre yeni dişinizin bir modeli diş laboratuarında yapılır. Bu model yardımıyla bilgisayar kontrolünde zirkonyum oksit kuron veya köprünüz üretilir. Daha sonra dişinizin doğal rengine uyması için, yapılmış olan zirkonyum oksit’e seramik kaplama uygulanır. Zirkonyum akıllı seramikleriyle diş restorasyonu hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, lütfen diş hekiminizle görüşünüz.

METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KÖPRÜLER

Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir renk olan zirkonyum alaşım kullanılır. Sistemin en büyük avantajı, ulaştığı çok yüksek dayanılılıkla, arka bölgedeki köprülerde tam estetik bir görünüm sağlamaktır.

Bir veya birden fazla diş eksikliğinde, komşu dişlerin küçültülüp, bunlara gelen özel kaplamalardan destek alınılarak ara boşlukların doldurulması işlemidır.Herhangi bir nedenle diş kaybı meydana geldiğinde komşu dişlerde bu boşluğa doğru hareket başlar. Bunun sonucunda yandaki dişlerde dişeti problemleri, bu boşluğa devrilmeye bağlı kemik kayıpları, estetikte bozulma ve çiğneme kuvvetlerinde değişiklikler meydana gelir. Eğer uzun süre bu boşluk implant yada köprü ile restore edilmezse bu komşu dişlerde de kayıplar olabılır.

zirkonyum  zirkonyum diş fiyatları



Devamını Oku
Dişeti Hastalığı "Periodontitis"

Diş bakımında kullanılabilecek malzemeler

1. Dişleri Aside Dayanıklı Duruma Getiren Maddeler

Diş çürüklerinin önlenmesi amacıyla, çoğunlukla florür taşıyan maddeler tercih edilmektedir. Ağız bakım ürünlerinde flor kaynağı olarak üç madde kullanılmaktadır. Bunlar, kalay florür, sodyum florür ve sodyum monoflorofosfat’tır.

2. Diş Plağı Oluşumunu Denetim Altına Alan Maddeler

diş fırçalama

Diş fırçalama

Diş plağının oluşumunu engellemek ve en az düzeye indirmek için bazı kimyasal maddeler ve mekanik yollar kullanılabilir. Mekanik uygulamalar, etkili diş fırçalama, diş ipliği kullanma ve diş hekiminin yapacağı özel mekanik temizlemedir. Klorheksidin, diş plağı oluşumunu ve diş eti enfeksiyonu engelleyen en etkili antimikrobik maddelerden biridir. Florürler, diş minesini asit saldırısına karşı daha dirençli duruma getirir. Fenolik maddelerin ve dişeti enfeksiyonunu yaklaşık % 35 oranında azaltır. Katerner amonyum türevleri olan setilpiridinyum klorür ve domifen bromür plak oluşumunu engeller. Sodyum lauril sülfat, proteinleri çöktürme gücü çok iyi olan anti-bakteriyel özellikli temizleyici maddedir. Çinko tuzları, diş yüzeyi plağı ve ağız kokusunu giderme amacıyla kullanılmaktadır.

3. Dişlerde Tartar Oluşumunu Denetim Altına Alan Maddeler

Tartar oluşumunu azaltan veya engelleyen maddeler, temel olarak, kristal büyümesini ve tükürük veya alınan gıdada bulunan kalsiyum fosfatın diş yüzeyinde birikmesini engelleyen maddedir. Bunlar, diş yüzeyinde kalsiyum iyonu ile şelat oluşturarak kalsiyum fosfatın tutunacağı bölgeleri kapatırlar.

4. Diş Duyarlılığını Azaltmak İçin Kullanılan Maddeler

Diş duyarlılığı, diş eti çekilmesi sonucu dentinin açığa çıkması ile oluşur. Duyarlılığın giderilmesi için, açığa çıkan dentinin diş hekimi tarafından kapatılması veya örtülmesi
gerekir. Bunun yanı sıra, duyarlı diş etleri için kullanılan diş ürünleri de bulunmaktadır. Toksit yan etkileri bilinmeden önce formaldehit bu amaçla kullanılmıştır. Günümüzde ise
stronsiyum klorür, potasyum nitrat ve sodyum sitrat kullanılmaktadır. Dentindeki tüpçükleri kapatarak, sinirlerdeki iletiyi bozup hissedilen ağrıyı azaltır. Kalsiyum fosfat diş
duyarlılığında olumlu etki sağlar.

6. Diş Lekelerinin Giderilmesi Amacıyla Kullanılan Maddeler

Özellikle diş macunu veya diş tonunun beyazlatıcı etkisini artırmak için ürüne, serbest oksijen veren sodyum perborat, magnezyum peroksit, hidrojen peroksit-üre ve kararlı hale
getirilmiş hidrojen peroksit türevleri eklenebilir. Ancak, dişi beyazlaştıran hidrojen peroksit ve sodyum perboratın, dentin tabakasının zayıflamasına denen olduğu bilinmektedir. Diş
macununa hidroksiapatit eklenmesinin, diş minesini beyazlatmada etkili olduğu bilinmektedir.

Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya

Küçülçekmece Florya Korudent Diş Kliniği

Randevu 02129093748

Devamını Oku
İmplant Diş Yapımı

En iyi implant markası

Diş hekimlerinin piyasada bulunan bütün implant markalarını kliniklerinde kullanıyor olması mümkün değildir. Bu sebeple, uzun yıllardır bilinen ve kullanılan, elde edilen klinik sonuçların başarılı oldugu kanıtlanmış implant markalarını tercih eder diş hekimleri.

Üzerinde yeterince laboratuar ve klinik çalışma yapılmamış  implant markaları genellikle fiyat açısından daha hesaplı olmakta, ancak bu ürünlerin bazı cerrahi ve teknik konularda çoğu zaman eksik yönleri olabilmektedir.

Hasta kendisine uygulanan implantın markasını, sonraki aşamada üzerine yapılacak protezi de etkileyeceğinden boyu, çapı gibi teknik bilgileri mutlaka bilmelidir. Hekim hastasını bu konuda bilgilendirmelidir.

İmplant tedavisi ağrılı, sancılı ve zor bir işlem değildir. Dogru marka seçimi ve uzman hekim tarafından uygulanması ve sterilizasyon esaslarına sadık kalınması durumunda, operasyon sonrası normal hayatın etkilenmediği ve protez işleminin de hızla gerçekleşmesi ile hastaya estetik ve fonksiyonun hızlı bir şekilde kazandırıldığı ideal ve güncel tedavi seçeneğidir.

En iyi implant denildiğinde malzemeye ve üretilmiş bütün parçalarına kolay ulaşım, uzun süreli bilimsel araştırma destetği ve sağlık standartlarını gösteren sertifikalı implant akla gelmelidir.

Devamını Oku

WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ