Sık Sorulan Sorular.

Mesleğimizi yaparken klinikte hastalarımızın en çok sorduğu soruları yukarıdaki kategorilere göre ayrdım ve özetlemeye çalıştım.
Web sitesinden tedavi fiyatı yayınlayamıyoruz. Öğrenebilmek için randevu alın veya
1) Sms ile fiyat için parola yazıp 05493474347 ye gönderdiğinizde size gelen parola ile fiyatlarımıza ulaşabilirsiniz.
2) drsertac(ad)gmail.com a “Fiyat listesi istiyorum” yazmanız da yeterli olacaktır.  Sağlıkla kalın.

Ağız kokusu neden olur? Nasıl geçer?

Ağız kokusu, ağızda yarattığı belirgin bir tat (metalik, ekşi) nedeniyle kolayca fark edilir. Ağız kokusunun potansiyel nedenleri konusunda gerçek nedenler ve efsaneler söz konusudur.
Ağız kokusunun gerçek nedeni, dilin üzerinde bulunan bakterilerdir.Bu bakteriler uçucu maddeler üretirler. Buna karşılık, belli bazı yiyecekler (ör: sarımsak, soğan) ağız kokusunun gerçek nedenleri arasında yer almaz.

Kronik ağız kokusu ciddi bir sıkıntıdır. Kişiler arası temaslarda rahatsızlık verici olmasının yanında ciddi bir ağız bakımı sıkıntısının işareti de olabilir. Düzenli ağız hijyeni uygulamalarınıza rağmen ağız kokusunu engelleyemediğinizi fark ederseniz, diş hekimizle görüşün; size uygun bir tedavi tavsiye edecektir.

Günlük hijyende, ağız kokusu ile etkin bir şekilde savaşabiliriz. Aşağıda, hoş olmayan ağız kokusundan kaçınmanıza yardımcı olacak temel bazı öneriler bulabilirsiniz.

1. Dişlerinizi günde en az iki defa, daima sabahları ve gece yatmadan önce, en az iki dakika süreyle fırçalayın. Dilinizi temizlemeyi unutmayın. Diş hekiminizden doğru diş fırçalama ve dil temizliği konusunda tavsiyeler isteyin. Diş hekiminiz kişisel ihtiyaçlarınıza uygun elektrikli diş fırçası modeli tavsiye edecektir.

2. Ağız kokusunu önlemeye yardımcı olan, antibakteriyel bileşikler (ör: Stanöz) içeren diş macunları kullanın.

3. Erişilmesi zor diş aralarından bakteri plağını ve artıkları temizlemek için diş ipi kullanın.

4. Kontrol için düzenli olarak diş hekiminize gidin. Kendi başına yapmanızın zor olduğu, profesyonel diş temizleme prosedürünü ancak diş hekiminiz uygulayabilir.

Dişlerim çok kısa ne yapılabilir?

Eğer kron köprü gibi restorasyonlar yaptıracaksanız daha estetik bir görünüm elde etmek ve bu restorasyonların tutunacağı yüzey alanını artırmak adına kron boyu uzatma işlemleri yapılabilir. Bu işlemlerin hekiminiz tarafından uygun endikasyon olup olmadığı iyi yorumlanmalıdır.

Kanal Tedavisine Neden Gerek Duyulur?

Pulpada enfeksiyon ya da kalıcı bir hasar varsa kanal tedavisine gerek duyulur. Dişte meydana gelmiş olan kırılma, çatlama, travma ya da bir veya birden fazla yapılmış dolgular gibi derin restoratif çalışmalar belirli bir müddet sonra pulpaya zarar verebilir. Kuron uygulanacak kişiler uygulamadan önce diş kökü için kanal tedavisine ihtiyaç duyabilirler. Kanal tedavisi yapılmadan önce dişin röntgeni çekilerek böyle bir iltihap bulunup bulunmadığı tespit edilir. Pulpada bulunan iltihap ağrıya ve enfeksiyona neden olabilir. Pulpada meydana gelen enfeksiyon ise apse oluşumuna ve dişi çevreleyen kemikte zarara neden olabilir. Hasar görmüş ve enfekte olmuş bir dişe kanal tedavisi uygulanmaması durumunda diş vücudun enfeksiyon merkezi haline gelir. Eğer kanal tedavisi yapılmazsa dişin çekilmesi gerekebilir. Doğal dişi korumak her zaman tercih edilir. Bir ya da daha fazla diş eksikliği komşu dişlerin yer değiştirmesine, duruş şeklinin bozulmasına sebep olabilir. Ayrıca doğal dişleri korumak implant ve köprüler gibi pahalı ve derin tedavilerin uygulanmasını gerektirmez.

Korumalı: 2016 zirkonyum diş kaplama fiyatı nekadar?

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Diş Hassasiyeti neden olur tedavisi nasıldır?

Sıcak ya da soğuk yiyecekler ya da içecekler yiyip içtiğinizde hissedilebilen ağrıdır. Soğuk hava soluduğunuzda da ağrı hissedebilirsiniz. Dişetleri dişlerden çekildiğinde ya da diş eti dokusu kaybedildiğinde hassasiyet ortaya çıkabilir. Ayrıca, çok sert fırçalamanın ya da düzenli fırçalamama ve diş ipi kullanmamanın sonucunda da oluşabilir.

Hassasiyetin gerçek nedenleri arasında, diş köklerinin açığa çıkmasına yol açan diş eti çekilmesi ve dentinin açığa çıkmasına yol açan diş minesi erozyonu yer alır. Diş eti çekilmesi diş eti problemlerinin sonucu olabilir ancak aynı zamanda fazla sert fırçalama sonucunda da oluşabilir. Çok fazla basınç uygulandığında bir uyarı ışığı ile fırçalamayı durdurmanız konusunda sizi uyaran elektrikli diş fırçaları kullanarak fırçalama şiddetinizi kontrol altına alabilirsiniz. Ağız boşluğunun düzenli, günlük hijyeni diş hassasiyetinin önlenmesi açısından son derece önemlidir. Dişlerinizi günde en az iki defa, iki dakika süreyle, yumuşak kıllı kaliteli bir diş fırçası ile fırçalayın ve florürlü ya da hassas dişler için özel bir diş macunu kullanın.

Diş eti problemlerinin nedenleri ve tedavisi.

1) Bakteri plağına neden olan bakteriler diş eti problemlerinin bir numaralı nedenidir.
2) İlaç kullanımı: Reçeteli ve reçetesiz satılan ilaçların pek çoğunun yan etkisi ağızda doğal olarak oluşan tükürük miktarının azalmasıdır. Tükürük, bakteri gelişimini kontrol altına alarak dişlerinizi temiz tutar.
3) Beslenme: Bir şok diyet uyguluyorsanız ya da kalsiyum ve B ve C vitaminleri bakımından çok zayıf bir diyet uyguluyorsanız, Diş eti problemleri riski ile karşı karşıya olabilirsiniz.
Her şey, diş taşı ve bakteri plağının giderilmesi için profesyonel bir temizlik yapmak üzere diş hekiminizi ziyaret etmenizle başlar. Diş taşı, zaman içerisinde bakteri plağının birikmesi ile dişi kaplayan sert bir maddedir.

Bakteri Plağı nedir?

Diş çürüğüne neden olan sitleri bakteri plağı adı verilen yapışkan bir film tabakası oluşturur. Bakteri plağı, şekerli gıdalarla beslenen mikroplar içerir. Bu şekerlerin sindirilmesi sürecinde, diş yüzeylerine saldıran asitler oluşur.
Zaman içinde, dişteki çürüme, diş yüzeyinde deliklere neden olur. Bunlara çürük adı verilir. Tedavi edilmezse, çürükler büyüyebilir. Ağrı ve ağız kokusuna neden olurlar.

Bakteri plağı birikimini önlemek için, dişlerinizi her gün bir defa diş ipiyle temizlemeyi ve günde en az iki defa florür içeren, bakteri plağı karşıtı bir diş macunu ile fırçalamayı unutmayınız. Düzenli olarak günde iki defa dişlerin fırçalanması ve günlük olarak diş ipi kullanılması, herkes için düzenli bakteri plağı temizliğinin önemli bir parçasıdır. Ancak diş ve diş etleriniz üzerinde bakteri plağı birikmesine ve sertleşerek diş taşına dönüşmesine neden olan risk faktörleri söz konusuysa, diş hekiminiz birikintiyi temizlemek için diş taşı temizliği ve kök düzeltmesi uygulaması önerebilir. Tedavi edilmezse, diş eti çizgisi boyunca ve altında oluşan şiddetli diş taşı birikimi diş etlerinin dişlerden çekilmesine neden olabilir, dolayısıyla diş eti problemi riskini artırabilir.

Diş çürüğü neden oluşur? Nasıl önlenir?

Asitler dişin, diş minesi adı verilen yüzey tabakasını yıprattığında diş çürüğü oluşur. Bu asitleri bakteri plağı adı verilen yapışkan bir film tabakası oluşturur. Bakteri plağı, şekerli gıdalarla beslenen mikroplar içerir. Bu şekerlerin sindirilmesi sürecinde, diş yüzeylerine saldıran asitler oluşur. Zaman içinde, dişteki çürüme, diş yüzeyinde deliklere neden olur. Bunlara çürük adı verilir. Tedavi edilmezse, çürükler büyüyebilir. Hatta dişi öldürebilir.

Diş çürüğünü önlemek için:

Florür, diş minesini güvenle sertleştiren ve diş çürümesinin önlenmesine yardımcı olan doğal bir mineraldir. Özellikle, çocuğunuzun diş çürüğüne yatkınlığı varsa, diş hekimi floridasyon tedavisi ya da diğer ek gıdalar almasını tavsiye edebilir.

Korumalı: İmplant diş 2016 fiyatı?

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Dişeti kananası nasıl giderilir?

Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir?
Fırçalarken ya da aniden kanama gösterebilir, Hassasiyet, ağrı, Kızarıklık, ödem, Kaşınma hissi, kötü koku, diş eti çekilmesi, dişlerin sallanması, Kök yüzeylerinin açığa çıkması
Neden diş etleri hastalanır?
Sigara, stres, diş sıkma, dengesiz beslenme, genetik, bazı ilaçlar, hamilelik, diyabet
Diş Taşı Nedir ?
Diştaşı (tartar, calculus), bakteri plağı adını verdiğimiz birikintilerin diş yüzeylerinde uzun süre kalması sonucu oluşan sert yapılardır. Diş taşlarının oluşmaması için ağız hijyenine dikkat edilmelidir.
Dişeti çekilmesinin nedenleri nelerdir?
Diş taşlarınızın olması, kötü ağız hijyeni, Taşkın dolgular, Uyumsuz kron ve köprüler, Bruksizm, Hatalı diş fırçalamak, Genetik, Periodontal hastalıklar

 

 Zirkonyum esaslı köprüler Avantajları Nelerdir?

Zirkonyum oksit altyapı üzerine yerleştirilen seramiği yiyecek artıklarının ve mikroorganizmaların diş yüzeyine tutunma oranını düşürmektedir. Böylece iyi bir ağız hijyeni sağlanmaktadır. Zirkonyum oksit ısıyı iletmez, sıcak ve soğuk yiyecekler aldığınızda dişlerinizde hassasiyet meydana gelmez.

Porselen Laminate Veneer Kuronun Avantajları ve tedavi süresi nedir?

Porselen çok ince bir tabaka halinde hazırlandığından ışığı geçirmesi ve yansıtması doğal dişe çok yakındır ve bu özelliği sayesinde mükemmel estetik sağlar. Dişlerin fazla kesilmemesi ve gerektiğinde bir aşama ileri tedavi yöntemi olan dişin tam kesilerek üzerinin porselen ile kaplanmasına izin vermesidir.

İlk seansta hastanın kapanışı ve alışkanlıkları gözden geçirilir. Gerekli radyolojik tetkikleri yapılır.
Fotoğraf analizleri yapılır.
Diş rengine karar verilir.
Kompozit dolgular yardımıyla işlem sonrası elde edilecek görüntü hastaya gosterilir.
Anestezi yapmaya gerek kalmadan dişlerin ön yüzlerinde hafif seviyede aşındırma yapılıp ölçüler alınır.
İkinci seansta hazırlanan porselen laminate veneer kuronlar hasta üzerinde kontrol edilir. Bu seansta renk, uyum, şekil kontrol edildikten sonra düzeltme gerekiyor ise bir seans daha hasta çağrılır. Eğer sorun yok ise ikinci seansta dişler yapıştırılır Üçüncü seansta hasta kontrole çağırılıp son tetkikler ve düzeltmeler tamamlanır. Bu seans özellikle dişeti uyumunun incelendiği seanstır.

Protezlerimi ne zaman yenilemeliyim ?

Protezlerin destek dokularla ilişkisi dokuların zamanla büzülmesi sonucu bozulabilir. Bu ilişki astarlama işlemleri ile sağlanabilir. Bu sağlanmadığı takdirde protez gevşeyecek ve dokuları tahriş etmeye başlayacak ve acıtacaktır. Bu durum devam ettiğinde ağız içinde ciddi problemlere neden olabilir. Protezlerin dokularla uyumu bozulduğunda, dişler aşındığında ve eskisi kadar besinleri öğütememeye başladığında protezin yenilenmesi gerekir. Protezlerin 2 – 4 yılda bir bunlar olmasa da yapıldığı malzeme bakterilerin tutunmasına uygun ortam hazırlamaya başladığı durumlarda da yenilenmesi gerekebilir. Protezinizde sizi rahatsız eden bir durum olduğunda kendiniz düzeltmeye çalışmayın hemen diş hekiminize başvurun.

Protezlerimin bakımını ve temizliğini nasıl yapmalıyım ?

Protezlerinde doğal dişler gibi her gün fırçalanarak üzerindeki besin artıklarından ve plağın temizlenmesi gerekir. Fırçalama protezin temizliği açısından olduğu kadar ağız dokuların sağlığı açısından da oldukça önemlidir. Fırçalama için protezlere özel hazırlanmış fırçaları veya yumuşak kılları olan diş fırçaları ile sabun kullanabilirsiniz. Temizlik için eczanelerde ve marketlerde bulabileceğiniz protez temizleyicilerini veya ultrasonik temizleyicileri de kullanabilirsiniz. Protezlerin cilasını bozabilecek sert diş fırçaları kullanmayın. Protezlerin temizliğinde fazla aşındırıcı içeren temizleyicileri ve çamaşır suyu gibi beyazlatıcıları kullanmayın. Protezler darbeye karşı dayanıksız oldukları için düştüklerinde kolayca kırılabilirler. Bu nedenle protezlerin temizliğini bir havlu veya su dolu bir kabın üzerinde yapmak düşüp kırılmasına karşı önlem olarak alınabilir. Protezler kullanılmadıkları zamanlarda kurumaması gerekir, bu nedenle protezler kullanılmadıkları zamanlarda temiz bir suyun içinde bekletilmelidir. Protezlerinizi kesinlikle kaynar suya koymayın bu protezin şeklinin bozulmasına neden olabilir. Protezlerin dışında yumuşak fırçalarla dilin ve protezin altında kalan destek dokuların da fırçalanması ağız sağlığınızın korunması açısından oldukça önemlidir.

Protez yapıştırıcılarını kullanmalı mıyım ?

Protez yapıştırıcıları iyi uyumlu protezlerinizin tutuculuğunu arttırmak için kullanılabilir. Dokularla uyumu bozulmuş, sürekli altındaki dokuları tahriş eden kötü protezlerle kullanımı doğru değildir. Bu şikayetleri gidermeyeceği gibi artmasına sebep olacaktır. Bu protezlerin dokularla uyumunun yeniden sağlanması için astarlanmasına veya yenilenmesine gerek vardır.

Protezlerim konuşmamı değiştirir mi ?

Konuşma da yemek yeme gibi pratik gerektirir. Konuşurken protezleriniz ses yapıyorsa daha yavaş konuşun. Kelimeleri telaffuz etmekte zorlanıyorsanız yüksek sesle konuşun ve zorlandığınız kelimeleri tekrarlayın. Eğer konuşma problemleriniz devam ederse mutlaka diş hekiminize başvurun.

Protezlerim yemek yememi sağlar mı ?

Yemek yeme pratik gerektirir. Başlangıçta daha yumuşak besinler ve küçük lokmalarla yemeyi tercih edin. Yavaşça ve her iki tarafı da kullanarak çiğnemeye çalışın böylece protezinizin devrilme hareketi yapmasını engellemiş olursunuz. Çiğnemeye alıştıkça daha sert besinlere geçerek normal beslenmenize geçebilirsiniz ancak her iki tarafla çiğnemeye devam etmelisiniz.

Yumuşak astar maddesi nedir ?

Yumuşak astar maddesi kemik ve yumuşak dokulardaki olumsuz faktörleri telafi etmek ve destek dokulara gelen basıncı azaltmak için tam protezlerde kullanılır. İleri derecede aşınmış alt çene kemiği olduğunda, çift taraflı kemik çıkıntısı varlığında, damak ortasında sert kemik çıkıntısı olması durumunda , bıçak gibi keskin çene kemiği olan hastalarda, tek çeneye protez yapılması gerektiğinde ve dişlerini aşırı sıkan hastalarda kullanılabilir. Yumuşak astar maddeleri, aşırı basınçları emerek altındaki dokuları olası zararlardan korur. Yumuşak astarlı bir protezi temizlemek için, ılık suda çalkalamak veya akan suyun altında başlangıçta pamukla silmek sonraları ise yumuşak bir fırça ile fırçalamak gerekir. Yumuşak astarlı protezleri temizleyici solüsyonların içine koyabilirsiniz ancak günde en fazla yarım saat süresince. Protezin kurumasına fırsat verilmemeli ağızda olmadığı durumlarda temiz bir suyun içinde bekletilmelidir.

Diş kaplama kuron köprü ne demektir?

Kuron çürük, kırık veya başka bir nedenle aşırı madde kaybı olan dişlerin küçültülüp kaplanması işlemidir.

Köprü ise bir veya birden fazla diş eksikliğinde komşu dişlerin küçültülüp bunlara gelen özel kaplamalardan destek alınarak boşlukların doldurulması işlemidir.
Herhangi bir nedenle diş kaybı meydana geldiğinde komşu dişlerde bu boşluğa doğru hareket başlar. Bunun sonucunda yandaki dişlerde diş eti problemleri, bu boşluğa devrilmeye bağlı kemik kayıpları, estetikte bozulma ve çiğneme kuvvetlerinde değişiklikler meydana gelir. Eğer uzun süre bu boşluk implant yada köprü ile restore edilmezde bu komşu dişlerde de kayıplar olabilir.Tedavi süresi tedavinin zorluğuna ve içerdiği diş sayısına göre ortalama 2 hafta ile 2 ay arasında değişmektedir.

Diş hekimim dişlerimde aşırı aşınmalar olduğunu söyledi, ne yapmalıyım?

Dişlerinde aşınmalar olan hastalarda hem hassasiyetin önlenmesi hem de hastanın eski yüz yüksekliğine kavuşabilmesi için kuron-köprü uygulamaları ile tüm dişlerin restorasyonları yapılmaktadır. Bu hastaların yeni yüz yüksekliğine alışmalarını sağlamak amacı ile öncelikle oklüzal splint uygulanıp sonra restorasyonları yapılmaktadır. Böylelikle hasta yeni yüz yüksekliğine alışır ve ileride eklemlerinde ağrı ve zarar oluşması önlenmiş olur.

Geceleri dişlerimi sıktığım söyleniyor, ne yapmalıyım?

Geceleri dişlerini sıkan hastaların dişlerinde oluşabilecek ağrı, aşınma ve eklemlerde oluşabilecek bozuklukların önlenmesi için kliniğimizde bu hastalara gece plağı yapılmaktadır. Diş plağı için randevu tel 02129093748

 

Diş taşı temizliği dişe zararlı mıdır?

Diş taşı temizliği, bu işlem için özel olarak tasarlanmış, bazı ultrasonik aygıtlar ve el aletlerinin birlikte kullanımıyla gerçekleşir. Dikkatli, doğru yöntemle ve gereken sıklıkla yapılan diş taşı temizliğinin, diş yüzeyine belirgin bir zararı olduğu düşünülmemektedir. Dişeti hastalığı olmayan bir birey, senede iki kez diş hekimi kontrolünden geçmeli ve doktorunun önereceği aralıklarla diş taşı temizliği yaptırmalıdır. Dişeti hastalığına sahip bireyler ise, doktorları kendilerine daha farklı bir yönlendirme yapmıyorlarsa, tedavi bittikten sonra , ilk yıl üç ayda bir, izleyen yıllarda altı ayda bir kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Dişetleri neden çekilir?

Dişetleri genel olarak iki ana nedenle çekilebilir. Bunlardan ilki, sahip olunan dişeti hastalığının tedavi edilmeyip ilerlemesi sonucu oluşan çekilmelerdir. Yani dişeti hastalığının sonuçlarından ve belirtilerinden biri olarak değerlendirilebilir. Nedeni, hastalık sonucu dişin destek dokularının ve içerisinde yer aldığı çene kemiğinin yıkıma uğramasıdır. Böyle durumlarda , mevcut doku kaybı, hastalık tedavi edilse bile tamamen sağlanamayabilir. Diğer neden ise, daha çok ağız bakımına çok dikkat eden bireylerde yanlış/aşırı/sert fırçalama sonucu oluşabilir. Böyle hastalarda dişeti çekilmesine çoğunlukla, dişlerde aşında ve hassasiyet tipinde durumlar eşlik edebilmektedir. Bu tarz çekilmelerin tedavisinde, büyük oranda mevcut doku kaybının telafisi mümkün olabilmektedir.

 

Dişetleri neden kanar?

Dişeti kanaması, dişeti hastalığının en önemli belirtisidir. Bu bazen sert bir şey yerken, bazen fırçalama esnasında, bazen de kendiliğinden oluşabilir. Kanamaların nedeni, bu hastalık sürecinde oluşan birtakım iltihapsal olaylar sonucunda, dişeti dokusunu döşeyen ve beslenmesini sağlayan damarlanmanın ve damar yapısının bozulması sonucu damar içinde kalması gereken kan elementlerinin damar dışına çıkabilmesi sonucu gerçekleşir.

 

Diş eti hastalığının belirtileri nelerdir?

Dişeti hastalığının belirtileri, hastalığın şiddetine ve hangi safhada olduğuna göre değişir ve şiddetlenir. İlk ve en kolay gözlemlenen belirti dişeti kanamasıdır. Buna, ilerleyen durumlarda dişetlerinde ödem, abse, pü oluşumu, dişeti çekilmesi, dişlerde yer değiştirme, ağızda kötü tat -kötü koku, dişetlerini kurcalama isteği gibi belirtiler eşlik edebilir.

 

Üniversite hastanelerinde ortodontik tedaviye başlanılması için beklenen süre neden uzundur?

Başvuran hasta sayısının çokluğu, tedavi süresinin uzun oluşu ortodontik tedavi hizmeti veren resmi kurum sayısının çok az olması ve ayrıca üniversitelerde tedavi hizmeti ile birlikte çalışma saatlerinde önemli bir zamanı kapsayan, akademik ve eğitim faliyetlerinin de sürdürülmesi nedeniyle klinik çalışmalar için belirli bir zaman ayırılabilmesi, tedavi için bekleme süresinin uzamasına neden olmaktadır. Kliniğimizde ortodonti tedavinize hemen başlayabiliriz.Randevu için 02129093748

Ortodonti nezaman uygulanır? Tedavi süresi nedir?

Ortodontik tedavi, sağlıklı diş ve dişetlerine sahip bireylere her yaşta uygulanabilir. Çenelerle ilgli anomaliler genellikle büyüme sürecinde tedavi edilebilir. Erişkin yaşta düzeltilebilmeleri ortodonti ile beraber çene -yüz cerrahisi uygulamalarını gerektirmektedir.

Ortodontik tedavi öncesi varsa tüm çürük dişler tedavi edilmeli, diş taşı temizliği yapılmalıdır. Tedavi sırasında da diş çürüğü ve dişeti hastalığı oluşumu ancak diş fırçalamaya özen gösterilerek önlenebildiği için ağız bakımı çok önemlidir.

Ortodontik tedavi neden uzun sürer?
Ortodontik tedavi sürecinde dişlerin ve dişlerle işgili yapıların zarar görmemesi için tedavi uygulamalarının belirli aralıklarla yapılması gerekmektedir. Bu nedenle tedaviye ilişkin uygulamalar genellikle ayda bir kez yapılmakta ve tedavi ortalama 24-30 ay sürmektedir.

 

İmplant tedavisi pahalı mıdır? Fiyatı nedir?

İmplant uygulamaları bir dizi karmaşık ve uzun süreli işlemlerin yapılmasını gerektirmektedir. İmplantlar, ara parçaları ve üst yapı bileşenleri pahalı parçalardır. Dolayısıyla, implant uygulamaları rutin diş hekimi hizmetlerinden daha yüksek bir harcama icap ettirir.

Kliniğimizde ücretsiz diş muayenesi olup size uygun tedavi seçeneklerinin fiyatlarını öğrenebilirsiniz.

İmplant Operasyonu başarısı,operasyon sonrası ve implant protezi

Operasyon sırasında ve sonrasında bir rahatsızlığım olacak mı?
Operasyon lokal anestezi ile hiçbir ağrı ve rahatsızlık duyulmadan yapılabilmektedir. Operasyondan sonra herhangi bir diş çekiminden sonra da duyulabilecek hafif bir ağrı veya nadiren şiş olabilir. Bu durum, ağrı kesicilerle giderilebilir.

Operasyon ve protezin tamamlanması ne kadar sürmektedir?
Cerrahinin süresi yerleştirilecek implant sayısına ve hastanın koşullarına bağlı olarak, tek implant uygulamaları için ortalama 15-20 dakika; çoklu implant uygulamaları için 1-1,5 saat gerekmektedir.Operasyondan sonra implant ile kemiğin kaynaşması için 2-5 ay beklenmektedir.

İmplantların başarısı garantili midir?
Yapılan bilimsel çalışmalarda implant başarısının % 96-98 arasında değiştiği gösterilmiştir. Nadir olarak implantların yerleştirilmesinden sonra kemiğe kaynaşma olmayabilir ve çıkarılan implantın yerine yeni bir implant tatbik edilebilmektedir. Her şahsın kendine göre bünyesel özellikleri olduğundan implantın başarısı garanti edilemez.

 

İmplant nedir? Kimlere uygulanabilir? Avantajları

Eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen vida şeklinde titanyumdan yapılmış yapay diş kökleridir.
İmplant uygulamaları için ideal kişiler genel sağlığı iyi olanlar ile çene kemiklerinde yeterli miktarda kemiği bulunanlardır. İmplantoloji konusunda eğitim görmüş uzman diş hekiminiz sizin implant uygulanabilecek biri olup olmadığınıza kolayca karar verebilir.
Tek diş eksikliğinde, birden fazla diş eksikliğinde, tam dişsizlik durumlarında implant yapılabilir.
Diş boşluklarına komşu dişlere zarar verilmeden sabit dişlerin yapılabilmesini sağlarlar. Rahat bir gülümseme ve estetik sağlarlar. İstenen gıdalar yenilebilir. Oynayan, takırtı ve ağrıya sebep olan takma dişlerden daha rahat ve emin bir şekilde kullanılabilirler.

 

Kanal tedavisi nedir?Kanal tedavisi yapılan birdişin ömrü kısalır mı?

Endodonti,diş pulpası(dişin sinir- damar paketi) ve dişin kökünü çevreleyen dokuların hastalıklarının tedavisi ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Kanal tedavisi, dişlerde ağrı, apse ve kist oluşumuna neden olan iltihaplı veya ölü diş pulpasının (sinirinin) içinde bulunduğu kök kanallarından çıkartılması ve bu boşluğun, sağlığa zararlı olmayan bir madde ile tam olarak doldurulması işlemidir.

Dişe doğru ve sağlıklı bir kanal tedavisi yapılmış ise ve hasta ağız bakımına dikkat ediyorsa, dişin ağızda kalma süresi normal bir dişten farksızdır.

Endodontik tedavisinin başarı oranı, teknolojideki ilerlemelerle birlikte yükselmektedir. Kurallara uygun bir şekilde yapılan bir kanal tedavisinin başarı ortalaması %90-95 gibi yüksek bir değere sahiptir.

Kanal tedavisinin başarısız olduğu durumlarda kanal tedavisi tekrarı veya gerekli ise dişin kök ucuna cerrahi müdahale yapılabilir. Kanal tedavisinin tekrarı ve cerrahi girişimin başarılı olmadığı durumlarda dişin çekimi düşünülmelidir.

Diş çürüğü oluşup oluşmayacağı önceden anlaşılabilir mi?

Yapılan çalışmalarda diş çürüğüne neden olan bakterilerin bebeklikten itibaren ağza yerleşebildikleri ve bunun kaynağının çoğunlukla bebeğe yakın temastaki kişilerin (anne, bakıcı, kardeş, baba, vs.)olduğu gösterilmektedir. Ayrıca çeşitli yaş gruplarındaki okul arkadaşlarının birbirlerine bu bakterileri bulaştırabildiklerini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Aileden veya arkadaşlardan bulaşan çürük yapıcı bakteriler ağza yerleştikten sonra sayıları artarsa diş çürüğüne eden olabilirler. Bundan dolayı diş çürüğünün bulaşabilir bir hastalık olduğu ifade edilmektedir.

Diş çürüğüne zemin hazırlayan pek çok etken vardır. Mutans streptokokları sayılarının yüksek düzeyde olması ve ağızda çürüklerin var olması en önemli faktörler olmakla birlikte, tükürüğün miktarının ve tamponlama kapasitesinin yetersizliği, sık olarak karbonhidrattan zengin beslenme, fluoridle karşılaşma durumuna göre dişin direncinin az olması, genel sağlık ile ilgili rahatsızlıklar ve yetersiz ağız hijyeni yeni çürük oluşumu riskini artıran önemli göstergelerdir. Ağız muayenesi ile birlikte “Çürük Aktivite Testi” yapılarak çürük risk değerlendirmesi yapılabilir. Çürük aktivite testinde hastadan alınan tükürük örneğinden, tükürüğün miktarına, asidi tamponlama kapasitesine ve tükürükte bulunan çürük yapıcı bakterilerden streptococcus mutans ve laktobasilllerin sayısına bakılmaktadır. Bu etkenler araştırılarak yeni çürük oluşumu riski hesaplanabilmektedir.

Dişlerimiz neden çürür?

Diş çürüğü, diş plağında ve tükürükte bulunan bakterilerin neden olduğu, dişin sert dokularının belli bölgelerde yıkılması ile seyreden bulaşabilir bir infeksiyon hastalığıdır.

Ağzımızda yüzlerce farklı türden mikrop bulunmaktadır. Ancak hepsi diş çürüğüne neden olmaz. Diş çürüğüne neden olan bakteriler, diş plağında ve tükürükte bulunan, şekerle beslenen ve çoğalan, bunun sonucunda asit oluşturan Streptococcus mutans ve laktobasillerdir. Ağız hijyenine dikkat etmediğimizde ve sıklıkla şeker tükettiğimizde bu bakterilerin sayısı artar ve daha fazla asit üretirler. Üretilen asit dişin koruyucu tabakasındaki kalsiyum ve fosfatın çözünmesine neden olur. Bu süreç ilerlediğinde çözünmeyle birlikte dişteki doku kaybı artar ve gözle görebildiğimiz diş çürüğü oluşur.

Beslenme şekli diş çürüklerinin oluşumunda önemli bir faktör müdür?

Gün içinde tüketilen şeker miktarı, şekerli yiyecekler ve içeceklerin tüketim sıklığı, besin maddesinin içindeki karbonhidratların tipi, tüketilen besin maddesinin yapışkanlığı ve ağız içinden tükürükle temizlenme süresi diş çürüklerinin oluşumunda önemli birer faktör olarak kabul edilmektedir.

Hamile hastalar panaromik röntgen çektirebilir mi?

Hamilelik döneminde aciliyet arz eden durumlar haricinde hastalara radyolojik tetkik yapılması istenmez. Bu durumlarda gerekli önlemler alındıktan sonra hastalardan panaromik radyografiler alınabilir.

Hamile hastalar diş tedavisi yaptırabilir mi?

Hamile hastalara çok zorunlu olmadıkça diş hekimleri tarafından müdahalede bulunulması istenmez. Yapılacak müdahalelerin de 3-6 ay arasında yapılması önerilir. Fakat aciliyet arz eden durumlarda hastanın doktoru ile yapılacak konsültasyonlar sonrasında hastaya müdahale edilebilir.

Dişlerim yok protezim ağzımda durmuyor ne yapabilirim?

İmplantları çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri gibi düşünebilirsiniz. Fakültemizde yapılan bu uygulamalar sayesinde protezleriniz implantlara farklı yöntemlerle bağlanarak sabit yada çıkarılabilen protezler yapılır ve besinleri rahatlıkla çiğneyebilirsiniz

Çene eklemimde ağrı ve ses var, ağzımı açarken zorlanıyorum ne yapmalıyım?

Eklem sorunları günümüzde çok sık karşılaşılan problemler arasında yer alır. Kliniğimizde eklemle ilgili sorunlarınıza çözüm bulabileceğiniz alabileceğiniz tedavi seçeneklerini hekimlerimizle görüşebilirsiniz.

20 yaş dişlerim sürekli şişiyor, ne yapmalıyım?

Kliniğimizde en sık yapılan işlemlerden biri 20 yaş operasyonlarıdır. Bu tedaviler için muayene olarak randevu almanız gereklidir. Muayene sırasında girişim hakkında bilgilendirileceksiniz. Bu operasyonlardan sonra hastalar genellikle aynı gün içerisinde taburcu olarak evlerine dönebilmektedir.