Zirkonyum diş fiyati

Zirkonyum Diş

Metal destekli porselen restorasyonlar klinik 
olarak uzun yıllardan beri başarıyla kullanılmalarına 
rağmen porselen ile kaplanmak zorunda olan metal alt 
yapı özellikle marjinlerde gri renkte hoş olmayan bir 
görüntüye sebep olabilmektedir. Bu problemin 
çözümü için çok sayıda tam porselen sistemi metal 
destekli porselenlere alternatif olarak 
geliştirilmişlerdir. Tam seramik restorasyonların uzun 
dönem ağız ortamında başarıyla hizmet verebilmeleri
seramik, yapıştırma ajanı ve diş yapıları arasındaki 
bağlanmanın başarısına bağlıdır. Zirkonyum 
restorasyonların simantasyonu çinko fosfat yada 
modifiye cam iyanomer simanlarla yapılabilir. Fakat
marjinal açıklıkları daha iyi kapatmaları, 
tutuculuklarının daha fazla olması ve restorasyonun
kırılma direncini arttırmaları gibi avantajlarından dolayı 
rezin yapıştırma simanlarının kullanımı tercih 
edilmektedir.  
Anahtar kelimeler: Tam seramik, 
simantasyon 
Diş hekiminin hastasına estetik ve fonksiyonel 
beklentilerini  geri kazandırmak için tatbik ettiği bir 
restorasyonun başarısı, başından sonuna kadar tüm 
klinik ve laboratuar aşamalarında uygun teknik ve 
malzemelerin kullanılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Dental 
sektördeki birikim ve hızlı teknolojik gelişimin sonucu 
olarak metal desteksiz tam seramik restorasyonlara 
olan talep ve uygulamalar olağan üstü bir hızla gelişim 
göstermektedir. Hastaların artan estetik beklentilerini 
karşılamak ve aynı zamanda fonksiyonel ve dayanıklı
restorasyon alternatifleri sunma konusu hem diş 
hekimleri hem de diş teknisyenleri için gündemin en
üst sıralarındaki yerini almıştır. Bu gelişimin hızlı   
olmasına bağlı olarak, tam seramik restorasyonların
yapım ve uygulaması konusunda bir takım eksiklikler
göze çarpmaktadır. Bunların başında uygun 
simantasyon tekniklerinin ve materyallerinin doğru 
kullanımı gelmektedir
1.Simantasyon işlemine bağlı kuron retansiyonunun 
kaybı sabit protetik restorasyonların başarısızlık 
nedenlerinin değerlendirildiği çalışmalarda en önde
gelen sebeplerden birisi olarak belirtilmiştir
1.Bu durum hem hekimler hemde diş teknisyenleri için oldukça 
can sıkıcı bir durumdur. Klinik başarının belki de  en 
önemli ayaklarından birisi olan tam seramik 
restorasyonların simantasyonu konusunda daha fazla 
bilgiye ihtiyaç bulunmaktadır.
* Medikodent Ağız ve Diş Sağığı Merkezi, ANKARA/ TÜRKİYE
** Doktora ğrencisi, Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik  Diş Tadavisi Anabilim Dalı , İstanbul 
*** Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik  Diş Tadavisi Anabilim Dalı  Başkanı , İstanbul
TAM SERAMİK RESTORASYONLARIN SİMANTASYONU 
CEMENTATION OF FULL CERAMIC RESTORATIONS 
Dr. Altay ULUDAMAR*   Dr. Şeyda AYGÜN** 
Prof. Dr. Yasemin KULAK ÖZKAN*** 
          Derleme/ ReviewAtatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg.  ULUDAMAR, AYGÜN, KULAK ÖZKAN 
J Dent Fac Atatürk Uni 
Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
151
Yapıştırma simanları sabit restorasyonlarla diş 
arasında mikrobiyal sızıntıya engel olmalı, diş ve 
restorasyon arasındaki yüzeyi mekanik, kimyasal veya 
bu ikisinin kombinasyonu bir mekanizma ile tamamen 
örtmelidir. İdeal bir yapıştırma simanı; 
1-İnce bir tabaka oluştururken, kesme 
kuvvetlerine karşı yüksek direnç göstermeli 
2-Farklı materyaller arasında kalıcı bir bağlantı 
sağlamalı 
3-Gerekli sıkışma ve gerilme direncine sahip 
olmalı 
4-Yeterli kırılma direnci göstermeli  
5-Diş ve restorasyon yüzeyini ıslatabilmeli  
6-Uygun film tabakası ve viskoziteye sahip 
olmalı 
7-Ağız içinde çözülmemeli  
8-Doku uyumu olmalı  
9-Yeterli sertleşme ve çalışma süresi olmalıdır  
10-Çevresel faktörlerle yeterince dengeli bir 
uyum içerisinde olmalı (yorgunluk direnci, erozyon 
vb.)
 2
Tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında 
seramik materyaline göre farklı simanlar kullanılmak- 
tadır. Bir materyal için uygun olan siman diğer mater- 
yal için uygun olmayabilir.  Örneğin In-ceram ve 
zirkonyum oksit benzeri yüksek dayanıklılığa sahip 
restorasyonların yapıştırılmasında geleneksel siman- 
lardan yararlanılabilir. Fakat lityum disilikat esaslı tam 
seramik restorasyonlar olan IPS e-max sistemlerinde
simantasyonda göz önünde bulundurulması gereken 
en önemli konulardan biriside yapıştırma simanının 
optik özellikleridir. Özellikle anterior bölgede uygu- 
lanan tam seramik restorasyonların yapıştırılmasında 
bu konu ön plana çıkar. Geleneksel simanların  opak
olmaları sebebiyle restorasyonun optik özelliklerini 
olumsuz etkileyecekleri göz önünde bulundurulmalıdır. 
Tam seramik restorasyonların yapımındaki temel 
sebeplerden birisi optimum estetik ve doğala en yakın 
görünüm olduğuna göre doğal ışık geçişine imkan 
veren kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının
kullanılmasıda kaçınılmaz olmaktadır 
3
Yüksek dayanıklılığa sahip restorasyonların 
yapıştırılmasında geleneksel simanlardan  Cam 
iyonomer simanlarla klinik olarak başarılı sonuçlar 
alınmıştır. Günümüzde kullanım kolaylığından ötürü 
tercih edilen cam iyonomer simanların en önemli 
avantajları; bakteriostatik etkileri, dentine benzer 
termal ekspansiyon katsayıları, dentin üzerinde 
minimum büzülme gösterip mine ve dentine iyi 
bağlanmaları, sıkıştırma kuvvetlerine yüksek dirençleri  
ve iyi mikrosızıntı direnci şeklinde özetlenebilir. Cam 
iyonomer simanların fiziksel özellikleri optimum 
toz/likit oranına çok hassastır. Bu orandaki küçük 
değişiklikler dahi bu maddelerin klinik performansını 
önemli derecede etkilemektedir.
4 En dikkat edilmesi 
gereken dezavantajları ise sertleşme reaksiyonu 
sırasında ortamdaki neme çok hassas olmaları ve suyu 
çekerek genişlemeleridir.
4,5 Bu nedenle dentin 
tübüllerindeki sıvıyı çekme eğilimiyle hassasiyete, su 
alıp şişerek özellikle içerisinde mikro çatlak bulunan 
lityum disilikat tam seramik restorasyonların 
yapıştırma sonrasında kırılmasına sebep olabilir.
4Vivaglass Cem (Ivoclar Vivadent), Fuji (GC America,
Inc.) ve Ketac Cem (3M ESPE) bu ürünlere örnek 
olarak verilebilir. Daha çok metal ve metal destekli 
seramik restorasyonların simantasyonunda tercih 
edilmelidirler.  
Çinko fosfat simanların kullanımındaki yaklaşım 
ise, yüksek oranda mikrosızıntı göstermesi ve marjin- 
lerdeki renklenmeler sebebiyle kullanılmaması yönün- 
dedir.  Polikarboksilat simanların kullanımıda yetersiz 
fiziksel özellikleri nedeniyle önerilmemektedir
3. 
Poliasit modifiye kompozit rezin esaslı yapış- 
tırma simanları (kompomerler), rezin ve cam iyono- 
mer simanların üstün özelliklerini birleştirmek ama- 
cıyla geliştirilmişlerdir. Ancak, kompomerlerin tam
seramik restorasyonlarda kırıkların oluşmasında rol
oynadığı yönünde çalışmalar mevcuttur. Bu siman- 
larda yüksek oranda hidroksietilmetakrilat (HEMA) 
bulunmaktadır ve HEMA su ile temas ettiğinde önemli
ölçüde genişlemektedir. Bu genişlemenin tam seramik
restorasyonlarda mikro çatlakların oluşmasına yol 
açabileceği düşünülmektedir
6,7. Kompomerlerin gele- 
neksel simanlara ve tamamen kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanlarına göre 5 kat daha fazla doğrusal 
genişleme gösterdiği ve bu nedenlede tam seramik 
restorasyonların yapıştırılmasında kullanılmaması 
gerektiği belirtilmiştir 
3,8.  
Yapıştırma simanlarının tarihsel gelişimine bakılırsa, 
fosfat simanlardan karboksilat simanlara sonrasında
cam iyonomer simanlar ve en son gelinen noktada 
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanla- rından 
bahsedilebilir. Geleneksel simanlar büyük oranda 
mekanik retansiyon ile tutuculuk sağlarlar. 
Diş 
preparasyonunun yaklaşım açılarının belli bir oranda 
mekanik retansiyona izin vermesi ve yapıştırma Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg.  ULUDAMAR, AYGÜN, KULAK ÖZKAN 
J Dent Fac Atatürk Uni 
Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
152
yüzeyinin de mekanik tutuculuk bakımından pürüzlü 
olması tercih edilir. Rezin esaslı yapıştırma simanları 
ise kimyasal ve fizyo-kimyasal bağlantı oluştururlar. 
Sertleşmiş bir yapıştırıcı simanın yapıştırıldığı yerden 
ayrılması pratikte yapıştırıcı ajanının yüzeye mikromekanik retansiyonu ve yapıştırıcı ajanının çekme, 
kesme benzeri kuvvetler altında enerji absorbe etme
kapasitesine bağlanabilir. Tablo 1’de geleneksel 
yapıştırma simanları ile rezin yapıştırma simanları
avantaj ve dezavantajları yönünden karşılaştırılması 
gösterilmektedir. 
Tam seramik restorasyonların klinik başarısı 
büyük ölçüde kompozit resin yapıştırma simanına ve 
simantasyon işlemine bağlıdır 
9,10
. Tam seramik 
restorasyonların kırılmaya direncini belirleyen faktörler 
uygun preparasyon ve restorasyonun uyumudur. 
Kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanları  
 Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları 
genel olarak bağlanma ajanı sistemlerinin başarısı  ve 
gelişmesi sonucu ortaya çıkmışlardır. Kullanım 
alanlarına göre kimyasal, dual cure (kimyasal ve ışıkla) 
ve sadece ışıkla polimerize olan farklı renk ve viskozite 
alternatifleri sunan kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanları piyasada mevcuttur.  Kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanlar, diş dokuları olan mine, dentin ve 
porselen yüzeyi gibi farklı yapıdaki maddelere kuvvetle 
bağlanabilme özelliğine sahiptir. Bu yapıştırma 
simanları yüksek dayanım, ağız ortamında düşük 
çözünürlük, renk uyumundaki üstünlük gibi 
özelliklerinden dolayı, inley, onley, lamina ve kronköprü uygulamaları gibi tam seramik sabit protetik 
restorasyonlar ile indirekt rezin kompozit 
restorasyonların simantasyonunda tercih edilirler. 
Başarıları çok aşamalı işlemler gerektirmelerinden 
dolayı kullanım tekniğine doğrudan bağlıdır.
2
  
Dişhekimliğinde kullanılan rezinler polimerlerdir ve 
polimerler küçük moleküllü monomerlerin oluşturduğu
çok daha büyük bir molekül olarak tarif edilebilir.Dental polimerler kullanılan rezin tipine, içine katılan dolduruculara ve sertleşme mekanizmasına göre 
farklılıklar gösterirler.
10 Rezinlerin polimerizasyonu esnasında kaçınılmaz olarak bir büzülme gözlenir. Bu 
büzülmeyi azaltmak için rezinlerin içerisine farklıinorganik doldurucular ve bir ön polimerizasyon 
işlemine tabi tutulup sonra toz haline getirilen polimer 
tozları ilave edilir .
12Tablo 1. Yapıştırma simanlarının sınıflandırılması ve avantaj / dezavantajları 
Siman Tipi Avantajları Dezavantajları 
Çinko fosfat siman (Fleck’s) Uzun süreli klinik başarı 
Düşük maliyet Adezyon yok Post operatif hassasiyet gelişebilir Çözünürlük Polikarboksilat siman 
(Durelon) Diş adezyon Hassasiyet yok  
Uzun süreli klinik başarı Ortalama dayanıklılık  Uygulaması kolay Düşük maliyet Çözünürlük Cam iyonomer siman 
(Fuji I, Ketac Cem, Vivaglass Cem) Diş yapılarına 
adezyon Flor salınımı  Uzun süreli klinik 
başarı Ortalama dayanıklılık Uygulaması kolay 
Düşük maliyet Post operatif hassasiyet gelişebilir 
çözünürlük Hibrit cam iyonomer siman-Rezin Modiifye cam iyonomer -Poliasit modifiye kompozit 
(FujiCem) Diş yapılarına adezyon Flor salınımı arası dayanıklılık  
Uygulaması Çok düşük miktarda çözünürlük Cam seramiklerin ( genleşme gösterir) 
Yüksek maliyet REZİN SİMANLAR   TipI: Total-Etch 
(Calibra, Nexus 2, Variolink Mükemmel estetik Çözünürlük yok Diş yapılarına 
adezyon Yüksek dayanıklılık  Işıkla veya dual cure Dişte hassasiyet Yüksek maliyet 
Teknik hassasiyet Tip II: Self-Etch Primer (Multilink Automix, Panavia 2.0) 
İyi estetik 
Çözünürlük yok  Diş yapılarına 
adezyon dayanıklılık  Işıkla veya cure 
postoperatif hassasiyet Dişte nadiren hassasiyet Yüksek maliyet Tip III’e göre bir miktar teknik 
hassasiyet 
Tip III: Self-Adeziv (Breeze, Embrace WetBond, 
G-Cem, MaxCem, Multilink Sprint, RelyX Unicem) 
İyi estetik Çözünürlük yok  
Diş yapılarına adezyon 
Temizlemesi kolay Yüksek dayanıklılık  
Uygulaması kolay Dişte hasasiyet yok Yüksek maliyet TipI ve Tip II’ye göre düşük 
bağlanma değe
J Dent Fac Atatürk Uni Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
153
Kompozit kimyasal olarak en azından iki farklı materyalin; monomer ve inorganik doldurucunun 
kombinasyonudur ve yapıyı oluşturan materyallerin 
tek başlarına göstermedikleri özelliklere sahiptir.
Monomer ve doldurucu arasındaki kimyasal bağlantı 
γ-metakriloksipropil trimetoksisilan denilen organik 
silanize edici bir ajan tarafından sağlanır
13. Kompozit 
rezin esaslı yapıştırma simanları, büyük ölçüde doldurucu içeren  BIS-GMA rezin ve bu rezinin içine
ilave edilen ve karışımın pasta veya likit şeklinde
kullanımını sağlayan diğer metakrilatların (TEDGMA,
UDMA) varyasyonları şeklinde bulunurlar 
14. Kompozit 
rezin esaslı yapıştırma simanlarında dahil olmak üzere tüm kompozitlerin mekanik özellikleri kullanılan bu
maddelerle doğrudan ilişkilidir. Polimerizasyon 
reaksiyonu temelde 3 aşamadan oluşur; başlangıç, 
ilerleme ve bitim. Reaksiyon; Isı, UV ışık ve peroksitler 
ile hızlandırılabilir. Her durumda reaksiyon; ısı, 
kimyasal veya fotokimyasal reaksiyonlarla 
oluşturulabilen serbest radikallerin açığa çıkarılması ile 
başlar. Serbest radikaller monomer molekülündeki 
doymamış çift bağı açarak molekülü aktive eder diğer 
monomerlerle birleşerek polimer zincirleri oluşturur. 
Bu işlem ortamda serbest radikal kalmayana kadar 
devam eder 
11
 . 
Sertleşme mekanizmalarına göre 
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları  
• Kimyasal sertleşen kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanları 
• Işıkla sertleşen kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanları 
• Hem ışık hem kimyasal sertleşen (dual cure) 
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanları 
15
Kimyasal aktivasyonla sertleşenler 
(Otopolimerizan) 
Genellikle, karıştırılmaya hazır iki pat halinde 
bulunurlar. Kimyasal polimerizasyon reaksiyonu 
benzol peroksit benzeri bir peroksitin reaksiyon 
hızlandırıcı (akseleratör) olan tersiyer amin ile 
reaksiyonu sonucu ortaya çıkan serbest radikallerin
etkisiyle başlar. Polimerizasyonun başlama hızı büyük 
ölçüde aktivatör ve akseleratör oranına bağlıdır 
11
. Bu 
yapıştırma simanlarının içerisindeki amin grubu zaman 
içerisinde renklenmeye sebep olabilmektedir. 
Otopolimerizan kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanlarının belirli bir sertleşme süresi vardır. Metal, 
metal-seramik veya opak yüksek dirençli tam seramik
restorasyonların yapıştırılmasında kullanılırlar
14
 Işıkla sertleşenler  
Monomerler direkt olarak halojen, plazma ark, 
lazer veya LED (Light Emitting Diod) ışık kaynakları ile 
aktive edilerek polimerize olabilirler. Bu reaksiyonda 
ışığa duyarlı reaksiyon başlatıcı kamforkinon veya 
luserin gibi reaksiyon başlatıcıların yapısının bozulup 
serbest radikaller oluşturulması prensibiyle polimeri- 
zasyon reaksiyonu başlar
11,16
. Işıkla sertleşen kompo- 
zit rezin esaslı yapıştırma simanlarından farklı kıvam 
ve renk seçenekleri sunması, uzun çalışma süresi ve
renk stabilitesi dolayısıyla özellikle tam seramik 
restorasyonların simantasyonunda büyük ölçüde 
yararlanılmaktadır 
17
. Bu materyallerin dezavantajı 
aradaki restorasyonun kalınlığının fazla olduğu 
durumlarda polimerizasyon derinliğinin yetersiz 
olmasıdır 
18,19
 Dual sertleşenler 
Işıkla polimerize olan yapıştırma simanlarında, 
restorasyonun altında tam polimerizasyon sağlana- 
mama olasılığı nedeniyle geliştirilmiş olan yapıştırma 
simanlarıdır. Baz ve katalizör olmak üzere iki kısımdan 
oluşurlar. Baz yapının içerisinde ışıkla sertleşme reak- 
siyonunu başlatan kamforokinon, katalizörün içeri- 
sinde ise amin/peroksit vardır. Baz tek başına ışıkla 
sertleştirilerek kullanılabileceği gibi katalizör ile 
karıştırılarak da kullanılabilir. Işık derinliğinin yada 
geçirgenliğinin yetersiz olduğu durumlarda, tam poli- 
merize olamayan yapının kimyasal olarak polimeri- 
zasyonunun tamamlanmasına olanak tanır ve bunun 
için geçen süre yaklaşık 24 saattir. Hem kimyasal 
hemde ışıkla polimerize olan kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanlarının çoğu sertleşme reaksiyonu için 
hala büyük ölçüde ışığa bağımlıdırlar ve ışık 
kullanılmadığı durumlarda mekanik özelliklerinde 
düşme gözlenir
14,15
İki dental materyalin fizikokimyasal olarak 
yapışmasını ifade eden adezyon kavramı dişhekim- 
liğinde büyük önem taşır. Esas olarak adezyon, 
birbiriyle sıkı temasa getirilen iki cismin yapışmasına 
neden olan kuvvettir. Bir maddenin molekülleri 
diğerinin moleküllerine doğru çekilir ve yapışır. Bu 
çekim kuvveti farklı moleküller arasında ise adezyon 
aynı tür moleküller arasında ise kohezyon olarak 
tanımlanır. Dental uygulamalarda adezyon 2 kısımda 
incelenebilir. Bunlardan ilki mine dentin veya sement 
gibi dental dokulara adezyon diğeri ise restoratif 
materyalleredir
20-25
J Dent Fac Atatürk Uni 
Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
154
1955 yılında Bounocore ilk kez mineye %85’lik 
ortofosforik asit uygulayarak akrilik rezinin mine 
üzerinde tutuculuğu artırıcı etkisi olduğunu bulmuştur 
ve yeni bir devir açılmıştır
26
.1962 yılında geliştirilen 
BisGMA bağlantı ajanlarının esasını oluşturmaktadır. 
Mine yüzeyinin %37’lik fosforik asit ile pürüzlen- 
dirmesi fikri kısa zamanda yaygınlaşmıştır. Fakat 
bütün preperasyonlar mine yüzeyi ile sınırlanmadı- 
ğından dentine bağlanmanın sağlanması ihtiyacı 
ortaya çıkmıştır. Bu alandaki, en önemli gelişmeler
1979 yılında Fusuyama’nın dentine ve mineye aynı 
anda %40’lık fosforik asit uyguladığı “ Tüm asitleme” 
tekniğini geliştirmesi ile gerçekleşmiştir. Bu teknik ile 
smear tabakası tamamen ortadan kalkmakta ve 
dentine bağlantı sağlanmaktadır. Kollejen ve rezin 
yapılarının iç içe geçtiği bu tabaka, 1985 yılında 
Nakabayashi tarafından “hibrid tabakası” olarak 
tanımlamıştır. Hibrid tabakası, mine ve dentin asitlen- 
dikten sonra resin siman monemerlerinin bu sert 
dokulara infiltre olması sonucu oluşan tabakadır 
27 
  
 Geçen bu zaman içinde, gelişen materyaller 
ve teknikler ile adeziv işlemlerin uygulama alanları 
gelişmiş, klinik hayatımızda yeni bir yer edinmiştir. 
Böylece diş dokularına daha iyi ve kalıcı bağlantı 
kurulabilmektedir. Bu şekilde yapılan diş hekimliği
uygulamaları günümüzde adeziv diş hekimliği 
kavramını ortaya çıkarmıştır. Adeziv sistemlerin 
başarısı için uygulanacak olan diş yüzeyinin 
özelliklerini bilmek gerekir: 
MİNE 
İnsan vücudunun en sert dokusudur.  %86-95 
oranında inorganik yapı, % 1 organik yapı ve % 3 
sudan oluşur. Asit ile pürüzlendirme sonucu mine 
yüzeyi düzensiz bir yüzeye dönüşür ve böylece 
serbest yüzey enerjisi artmış olur. Rezin bazlı 
materyal pürüzlendirilmiş yüzeye uygulandığında, 
kapiller hareket yardımı ile rezin yüzeye penetre olur. 
Materyal içindeki monomerler polimerize olur ve 
materyal mine yüzeyine kilitli hale gelir. Mine 
yüzeyinde rezin mikro uzantıların oluşumu mine 
adezyonun ana mekanizmadır.  
DENTİN
 Dentin mineden farklı olarak daha düşük 
oranda inorganik yapı %45-50 ,%30 organik yapı 
(kollojen) ve % 20 kadar da sudan oluşur. Dentin 
merkezden perifere doğru uzanan tübüler yapıya 
sahip bir dokudur. Ancak dentin tübüllerinin 
yoğunluğu her yerde aynı değildir ve merkezden 
uzaklaştıkça bu oran düşer. Derin dentinde tübül 
sayısı mm
2
 de 45.000 iken, yüzeyel dentinde ise 
25.000 dir. Derin dentinde yüzeyel dentinden daha 
geniş tübüller vardır. Dolayısıyla derin dentin yüzeyel 
dentinden daha nemli bir yapıya sahiptir. Dentin 
tübülleri arasında peritübüler dentin  ve bunun  içinde 
intertübüller dentin, dentin sıvısı ve odontoblast 
uzantıları bulunur. Dentin tübüller aracılığı ile 
doğrudan pulpa ile bağlantılıdır. Asidik solüsyonlar ile 
smear tabakasının uzaklaştırılması, açığa çıkan dentin 
yüzeyinde sıvı akışını arttırır. Bu sıvı adezyonu 
engelleyebilir, çünkü dentin tübüllerinde rezin 
uzantılar oluşsa bile hidrofobik rezin hidroflik yüzeye 
yapışmaz.  Ayrıca bu bölgelerden sızan dentin sıvısı 
baskı ve termal değişiklikler nedeni ile hassasiyete ve 
ağrıya sebep olabilir. Bu yüzden dentine bağlantı 
mineye göre çok daha farklı ve karmaşıktır. 
28
Kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanları ile beraber kullanılan adeziv 
sistemlerin sınıflandırılması  
• Total Etch Kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanları (Çok aşamalı) 
• Self Etch Primer Kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanları (Çok aşamalı)  
• Self Adeziv Kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanları (Tek aşamalı) (Şekil 1)
 29
Şekil 1:Rezinlerin sınıflandırılması 
Self Adeziv kompozit rezin esaslı 
yapıştırma simanları 
Yapıştırma simanlarının en yeni sınıfı olma- 
larına rağmen geçen son 9 yılda, üretiminden bu yana 
yoğun laboratuar ve klinik çalışmalarının konusu 
olmuşlardır. Geleneksel simanların özellikle çözünürlük
ve adezyon gibi eksikliklerini gidermek için geliştirilen 
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarında asitle 
pürüzlendirme, primer ve adeziv gibi uygulamaların 
zorunluluğu teknik hassasiyet, zaman alıcılık ve 
maliyet gibi dezavantajları beraberinde getirmiştir. Bu 
sebeple kompozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının 
üstün mekanik özelliklerinin, estetik kalitelerinin; 
geleneksel simanların uygulanım kolaylığı ile 
birleştirilmesi ile self adeziv rezin simanların 
geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu sınıf materyaller  ilk 
defa 2002’de ortaya çıkmıştır ve günümüzde oldukça 
yaygın olarak kullanılmaktadır (Speed CEM, RelyX 
Unicem, Maxcem Elite, G-Cem) 
Kompozisyonları:
 Self adeziv rezin simanların kompozisyonunda 
bulunan fosforlanmış dimetakrilat monomerleri mine 
ve dentini demineralize etmekte ve aynı zamanda dişe 
infiltre olmaktadır. Fosforik asit grupları ayrıca  diş 
apatitleri ile reaksiyona girerler. Bu nötralizasyon 
sürecinde açığa çıkan suyun yapıştırma simanının 
başlangıç hidrofilitesine katkıda bulanarak nem 
toleransınıda artırdığı iddia edilmektedir. Başlangıçta 
asidik olan sistemin uzun dönem stabilizasyonunun 
devamlılığı için pH nötral seviyeye getirilmelidir.
Nötralizasyon cam iyonomer teknolojisi benimsenerek
floro alumino silikat cam ile sağlanır. Asidik 
fonksiyonellerin bazik doldurucu moleküller ile 
reaksiyonu arzu edilen pH yükselmesine ve florür 
iyonu salınımına yol açar. Bazı self adeziv rezin 
simanların kompozisyonlarında bulunan kalsiyum 
hidroksit ise polimerizasyon süresince asidik 
monomerleri nötralize eder. Böylece uzun dönem 
stabilizasyon sağlanmış olur. Self adeziv rezin 
simanlarda serleşme reaksiyonu çoğunlukla dual 
cure’dur. Baz ve katalizör karıştırılır. Polimerizasyon 
ışık ile başlatılır. Işıkla polimerizasyondan sonra
kimyasal reaksiyon devam eder. Dual-cure kompozit 
rezin esaslı yapıştırma simanları , ışığın ulaşamadığı 
kalın restorasyonlarda etkili bir polimerizasyon 
sağlar.Metakrilat monomerlerinin geniş çapraz bağları 
yoğun bir hidrofobik ağ yaratır .Silan uygulanarak 
güçlendirilen doldurucular materyale yüksek mekanik
dayanıklılık , minimal çözünürlük ve düşük su 
absorbsiyonu sağlarlar. 
30
Endikasyonları:
Self adeziv rezin simanların kullanımı tüm 
indirekt restorasyonlarda (seramik, kompozit, metal
inley, onley, kron, köprü, postlar) endikedir.Özelikle 
fiber postlar ve dentine bağlanan restorasyonlarda 
kullanımı önerilmektedir. Adezyonunu mineden 
sağlayan rezin bağlı köprüler (maryland), laminate 
veneerler gibi restorasyonlarda kullanımı tavsiye 
edilmemektedir. Self adeziv rezinin ancak minenin 
pürüzlendirilmesi ile uygulanması tavsiye edilmektedir 
Resim 1-6  IPS e.max Press 3 üyeli köprünün self 
adeziv rezin siman ile yapıştırılmasını göstermektedir.
Resim 1: 3 üyeli of IPS e.max Press  Köprü     
Re
restorasyona uygulanması  
Resim 6: Restorasyonun yerine oturtulması 
Avantajları: 
1. Self adeziv rezin simanlarda asitle pürüzlendirme 
işlemi uygulanmadığı için yapşırma simanının 
içerisindeki fosforik asit molekülleri dentin 
tübüllerini ne kadar demineralize ederse o kadar 
penetrasyon gerçekleşir. Buna bağlı olarak 
nanosızıntı olmaması beklenir. 
2. Asitleme işlemi uygulanmadığı için smear tabakası 
kaldırılmaz, dentin tübülleri tamamıyle açılmaz. 
Böylece düşük moleküler ağırlıktaki asitlerin dentin 
tübüllerinden sızması engellenmiş olur ve post 
operatif hassasiyet ihtimali azalır. 
3. Tek aşamalıdır. 
4. Uygulanması çabuk ve kolaydır. 
Yapılan çalışmalarda her üç tip rezin 
simantasyon için postopertif hassasiyet oluşturma 
sıklıkları karşılaştırıldığında,  total etch sistemlerde pek 
çok kullanıcıda post operatif hassasiyet oluşturduğu,
self etch primerlerin uygulandığı sistemlerde post 
operatif hassasiyetin neredeyse elimine edildiği ve self 
adeziv rezin simanlarda ise neredeyse hiç post 
operatif hassasiyetin olmadığı yönünde rapor 
edilmiştir. 
Self Etch ve  Self Adeziv Rezin Siman 
Kullanımında Dikkat Edilecek Noktalar: 
• Adezivin uygulanacağı kavitenin aşırı ıslak 
olmaması gerekmektedir.  
• Asitle-yıka sistemlerde olduğu gibi ideal dentin 
nemliliği sağlanmalıdır.  
• Kullanılan self etch sistem su bazlı ise suyun hava
spreyi ile kurutulduğundan mutlaka emin 
olunmalıdır.  
• Öjenol içerikli geçici siman kullanımından 
kaçınılmalıdır.  
• Ağartma sonrasında diş dokularında serbest oksi- 
jen miktarı yüksektir. Oksijen, bağlanma ajanları- 
nın polimerizasyonunu engeller. Bleaching işlemi 
yapılan dişlerde en az 1 hafta beklenilmelidir.
31
• Mine adezyonunun araştırıldığı  total-etch sistem 
rezinlerle self adeziv rezinlerin karşılaştırıldığı
çalışmalarda bağlantı kuvvetleri self adeziv rezin 
simanlarda oldukça  düşük bulunmuştur. Bu yüz- 
den sadece cam iyonomer simanlara alternatif 
olarak kullanılabilecekleri söylenmektedir. Mine 
dokusunun çok az kaldığı veya minenin hiç 
bulunmadığı durumlarda seramik kronların siman- 
tasyonunda kullanımının tercih edilebileceği fakat 
ciddi miktarda minenin bulunduğu dişlerde 
onleylerin, parsiyel kronların simantasyonunda 
ideal olmadığı bildirilmektedir. 
31-35
• Dentin adezyonunda ise,  self adeziv rezinlerin en 
etkili bağlantısı; seçerek mineye asit uygulanması 
(selective enamel etching) ile sağlanmaktadır. Asit 
uygulaması  self adeziv rezinlerin mineye olan 
adezyonunu artırıcı etki oluştururken  dentine olan 
J Dent Fac Atatürk Uni 
Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
157
adezyonunu azaltıcı etki oluşturmaktadır. Dentinin 
tabakalarına göre de bağlantı kuvvetleri 
değişmektedir. Yüzeyel dentin için en yüksek 
bağlantı değerleri bulunurken derin ve servikal 
dentin için ise daha düşük bağlantı kuvvetleri 
gözlenmektedir
 31,35
Tam seramik sistemlerde materyallere 
göre uygulanan yapıştırma simanı sistemleri 
Geliştirildiği günden bu yana estetik avantaj- 
larından dolayı yaygın olarak kullanılan IPS Empress II 
ve IPS e.max benzeri yüksek dayanıklılıktaki lityum
disilikat-seramikler (cam seramikler) ve Procera, 
Cercon, Cerec, Lava  benzeri yüksek dayanıklılıktaki  
CAD/CAM ile yapılan zirkonyum oksit veya alümin- 
yumoksit seramiklerin yapıştırılmasında farklı simanlar 
kullanılmaktadır. 
Zirkon restorasyonlarda simantasyon için 
restorasyonun ve dental sert dokuların 
hazırlanması  
Zirkonyum oksit tam seramik restorasyonların 
yapıştırılmasında geleneksel simanların kullanılabile- 
ceği ifade edilse de, yeni sistemlerin geliştirilmiş ışık 
geçirme özelliklerinden dolayı mat ve donuk bir 
görüntüye sebebiyet vermemeleri ve olası mikro sızıntı 
riskleri nedeniyle geleneksel simanların yerine kom- 
pozit rezin esaslı yapıştırma simanlarının kullanımı her 
geçen gün daha çok tercih edilmektedir (Resim 9-19). 
Resim 7: Servikal bölgelere gliserin jel (Liquid Strip) 
uygulanımı 
Resim 8:  Yapıştırılan restorasyonun ağızda görünümü 
 Resim 9: Üç üniteli zirkon köprü    
Resim 10: Uyum ve okluzyon kontrolü            
      
158
Resim 13:  Zirkonya primeri uygulaması 
Resim 14:  Primerin 1:1 oranında karıştırılması   
       
Resim 15: Dişe uygulanması 
Resim 16:  Kompozit rezin esaslı yapıştırma simanının 
restorasyona konulması 
Resim 17: Restorasyonun ağza yerleştirilmesi 
Resim 18 
Resim 18 ve 19: Fazlalıkların uzaklaştırılması ve opsiyonal 
polimerizasyon 
Zirkonyum oksit restorasyonlar için restoras- 
yonun iç yüzeyin pürüzlendirilmesinde 0.25-1 bar 
basınç altında 50-100 µm aluminyum oksit kum 
kullanılabilir. Restorasyon ultrasonik temizleyicide 1 
dakika temizlenir ve su spreyi ile yıkanıp kurutulur. 
Kullanılacak kompozit rezin esaslı yapıştırma simana 
göre, rezinin zirkonyum yüzeyine bağlanmasını 
güçlendiren bir zirkonya primeri üreticinin talimatları 
doğrultusunda uygulanıp sürenin sonunda kurutul- 
malıdır. Zirkonyum oksit restorasyonların yapıştırılması Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg.  ULUDAMAR, AYGÜN, KULAK ÖZKAN 
      için piyasada Multilink Automix benzeri özellikle bu 
amaç için üretilmiş bir kompozit rezin esaslı yapıştırma 
simanı kullanılıyorsa restorasyonun yapıştırma 
yüzeyine özel  zirkonyum primeri sürülür ve 180 
saniye beklenir ve hava ile kurutulur. IPS e.max Press 
benzeri bir cam seramik kullanılmışsa restorasyonun iç 
yüzeyine silan (Monobond-S) sürülmeli ve 60 saniye 
beklenip, kurutulmalıdır.  
Restorasyonun ağızda kontrolü ve izolasyon 
aşamalarını takiben, hekim destek dişlere fırça ile 15 
saniye süreyle primer uygular ve kurutur. Bu aşamada 
herhangi bir ışık kaynağının kullanımına gerek yoktur. 
Özel ucu sayesinde eşit oranda kendiliğinden karışan 
kompozit rezin esaslı yapıştırma simanı restorasyonun 
içine doğrudan sıkılarak ağız içine yerleştirilir. Multilink 
Automix opsiyonel olarak hem ışık hemde kimyasal 
yolla sertleşebildiği için zirkonyum oksit ve benzeri ışık 
geçirgenliği sınırlı olan restorasyonların yapıştırılma- 
sında daha güvenlidir. Fazlalıklar restorasyonun dışına 
birkaç saniye ışık tutularak veya ışık kullanmadan 
derhal temizleme işlemine başlanarak kolayca 
uzaklaştırılabilir. Çalışma süresi içerisinde olmak
üzere, kimyasal olarak 5 dakikada sertleştiği için 
özellikle ara yüzler ve diş eti marjinlerindeki fazlalıklar 
en kısa sürede temizlenmelidir.  
Restorasyonun yapıştırılacağı destek ayaklar 
implant ise restorasyonun ağızda kontrolü ve 
izolasyon aşamalarını takiben, vida deliği Systemp 
inley benzeri ışıkla sertleşen esnek bir kompozit ile 
kapatılmalıdır. İmplant destek ayaklarına primer 
sürülmesine gerek yoktur. Diğer yapıştırma aşamaları 
benzer şekilde yapılmalıdır. Piyasada Rely X Unicem
ve Panavia F 2.0 gibi bu amaçla kullanılabilecek asit 
uygulamasını gerektirmeyen ürünlerde mevcuttur.  
Cam seramiklerde simantasyon için 
restorasyonun ve dental sert dokuların 
hazırlanması  
IPS Empress II veya  IPS e.max benzeri 
yüksek dayanıklılıktaki lityum disilikat bir restoras- 
yonun simantasyonu  öncesinde  restorasyon ve 
dental sert dokular uygun şekilde hazırlanmalıdır 
Resim 20a,b:  Cam seramik lamina  yapıştırma işleminden 
önce renk alınması (yapıştırma simanı rengi) 
Resim 21: Asitle pürüzlendirme işlemi  
Resim.22: Bağlanma ajanı uygulanması Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg.  ULUDAMAR, AYGÜN, KULAK ÖZKAN 
J Dent Fac Atatürk Uni 
Cilt:21, Sayı: 2, Yıl: 2011, Sayfa: 150-162        
160
Resim 23: Yapıştırma simanının yerleştirilmesi  
Resim 24: Restorasyonun ağza yerleştirilmesi 
Resim 25: Restorasyonun bitmiş hali 
Simantasyon öncesinde restorasyon ağızda 
renk uyumu ve  okluzyon açısından kontrol edilme- 
lidir. Kırılgan seramik materyallerin simantasyon 
öncesinde okluzal kontrolünde seramikte çatlak 
oluşma riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Gerekli 
durumlarda düzeltmeler orta hızda elmas frezlerle ve 
hafif basınç uygulayarak yapılabilir. Dışarıda kırılgan 
olan IPS Empress benzeri tam seramik bir 
restorasyonun yapıştırılmasında adeziv simantasyonun 
şart olduğu ve seramik restorasyona asıl direncini 
veren faktörün doğru uygulanan bir adeziv 
simantasyon olduğu unutulmamalıdır. Cam  seramik 
indirekt restorasyonlar öncelikle temizlenir ve 
restorasyonun dişe yapıştırılacak yüzeyi, seramik 
asitleme jeli (hidroflorik asit) ile pürüzlendirilir ve bol 
su ile yıkanır. Hidroflorik asitle pürüzlendirme işlemi, 
IPS e.max press için 20 saniye IPS empress estetik 
ingotlar için 60 saniye olmalı ve belirtilen süreler 
aşılmamalıdır. Cam seramiklerde rezin yapıştırıcının 
seramik restorasyona daha iyi bağlanması için 
Monobond- S veya benzeri bir silan 60 saniye süreyle 
uygulanıp kurutulmalıdır.  Yapıştırma öncesinde 
ağızda her zaman uygun bir tükrük izolasyonu 
sağlamak üzere Optragate benzeri yanak dudak 
ekartörleri, pamuk rulolar ve tükrük emicilerin mutlaka 
kullanılması gereklidir. Prepare edilen dişlerin 
yüzeyleri  temizlenir  ve 37% lik fosforik asit ile
(dentin için 5-10 saniye, mine için 25-30 saniye)  
pürüzlendirme işlemi yapılır. Yüzeyler bol su ile asit 
uygulama süresi kadar yıkanıp kurulanır. Variolink  II 
benzeri adeziv simantasyonda en güvenilir yöntem 
kabul edilen çoklu bir adeziv sistem kullanılıyorsa önce 
Syntac Primer uygulanır 15 saniye beklenir ve 
kurutulur. Bunu takiben Syntac  Adhesive 10 saniye 
uygulanıp kurutulur ve sonrasında Heliobond 
uygulanır ama ışıkla polimerize edilmeden kompozit 
rezin esaslı yapıştırma simanı (Variolink II veya lamina 
yapılıyorsa Variolink Veneer) restorasyonun yapışacak 
yüzüne konulup prepare edilmiş dişin üzerine 
yerleştirilir. Fazlalıklar fırça peletler, diş ipi, sond veya 
kretuar yardımıyla uzaklaştırılır. Işıkla polimerizasyon 
işlemi ışık cihazının gücüne bağlı olarak değişebil- 
mekle birlikte restorasyonun her yönünden ortalama 
40 saniye olacak şekilde yapılmalıdır. Marjinal bölgeler 
ışıkla polimerizasyonu takiben silikon lastikler ile 
cilalanabilir. Özellikle IPS Empress benzeri kırılgan 
cam seramik restorasyonların geçici olarak yapış- 
tırılmaması gerektiği hatırlanmalıdır. Adeziv siman- 
tasyon öncesinde dental sert dokulara bağlanmayı 
olumsuz etkileyebilecek ağız gargaraları ile hastanın 
ağzının çalkalatılmasından da kaçınılmalıdır.Restoratif 
tedavilerde gerçek anlamda başarının yakalanmasının
bir ekip işi olduğu göz önüne alınarak, diş hekimi ve 
diş teknisyenlerinin uygulamalar ve kullanılan 
malzemeler konusunda bilgi sahibi olması bu başarının 
daimi olması açısından kaçınılmazdır. 
 
Adeziv tekniklerdeki gelişmeler sayesinde 
simanın dişe bağlanması konusundaki problemler en 
aza indirgenmiştir. Ancak çeşitli restoratif materyaller 
ve rezinler arasındaki adezyonu arttırmaya yönelik 
çabalara rağmen yapışmama veya kırıklarda halen 
adeziv ve/veya koheziv başarısızlıklar görülmektedir 
 Bu konuda araştırmalar hızla devam etmektedir. 

Bir Cevap Yazın


WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ
%d blogcu bunu beğendi: