Zirkonyum Kaplama 2013

ZİRKONYUM KAPLAMA DİŞ   

11.03.2013

Kuron ve Köprü Protezlerinde Zirkonyum

Diş hekimliğinde, zirkonyum kaplama kullanımı sağlamlığı ve korozyona direncinden dolayı gündeme gelmiştir İmplant ve komponentleri, post malzemesi olarak, ortodontik braketlerde, kompozit malzemesi olarak, kuron ve köprü materyali olarak kullanılmaktadır Son zamanların gözde malzemesi üzerinde birtakım kavram karmaşaları yaşanmakta olduğu, zirkonyum minerali ile onun metal formu ve metal oksitinden elde edilen seramiğin, çok farklı özelliklere sahip olmalarına rağmen aynı malzeme gibi algılandığı görülmektedir Bu çalışmanın amacı zirkonyum ve oksitinden elde edilen seramiklerin dişhekimliğindeki güncel kullanım biçimlerine değinerek kavramlara açıklık getirmektir Çalışmanın birinci bölümünde kuron-köprü protezlerindeki kullanımı ele alınacaktır

Zirkonyum Kullanım Alanları 

 Zirkonyum metali korozyona dayanıklılığı ve nötron absorplama özelliğinin az olması nedeniyle nükleer reaktörlerin yapı malzemesi olarak,
 Yanıcı özelliğinden dolayı askeriyede,
 ZrO2, erime noktasının yüksek olması nedeniyle ateşe dayanıklı malzemelerin yapımında, cam ve seramik endüstrisinde
 Düşük sıcaklıklara süperiletken özelliği nedeniyle zirkonyum-niobyum alaşımları süperiletken mıknatısların yapımında,
 Korozyona dayanıklılığı nedeniyle bir çok aletin yapımında kullanılmaktadır

Zirkonya Seramiğin Dişhekimliğinde Kullanımı

Zirkonya, yüksek gerilme direncine sahip olması, dokudostu olması, gren çapının düşük olması sayesinde dişhekimliğinde seramik formunda implant ve abutment materyali, sabit restorasyonlarda (kuron-köprü, laminate, inlay-onlay) core materyali, post-core materyali ve ortodontik braket olarak kullanılmaya başlanmıştır ZrO2 seramiklerinin kullanıma girmesi, bilgisayar-destekli dizayn (Computer-aided design; CAD) ve bilgisayar-destekli üretim (computer-aided manufacturing; CAM) teknolojisinin gelişmesi ile paralellik göstermiştir
 

CAD/CAM için Zirkonya Materyalleri

Zirkonya, seramikler arasında üzerinde en çok çalışma yapılmış olan metal oksitidir Seramik bir veya birden fazla metal oksitinin, metal olmayan element ile birleşmesi ve sinterlenmesi (katılaştırılması) sonucu oluşan inorganik bileşiktir Bileşiminde değişik türde silikatlar, alüminatlar, su ve bir miktar metal oksitler ile alkali ve toprak alkali bileşikler bulunan bir malzemedir Dişhekimliğinde üç tür seramik kullanılmaktadır: polikristalin, cam-infiltre ve cam-seramikler Alumina ve zirkonya halen mevcut iki polikristalin seramiktir Bunlara Titanyum oksitin de katılımı ile yeni kompozit seramikler üzerine çalışmalar sürdürülmektedir 
CAD/CAM sistemleri sinterlenmiş alumina veya zirkonya seramik blokları kullanırlar Bu amaçla üretilmiş çok çeşitli seramik ürünleri dental pazarda yer almaktadırlar (tablo) Başlangıçta CAD/CAM restorasyonlar için Dicor (Dentsply Caulk) ve Vita Mark II (VITA Zahnfabrik) gibi tornalanabilen/frezelenebilen cam-seramikleri kullanılmıştır Bu malzemeler monokromatik olma dezavantajına rağmen yüksek estetik, dokudostluğu, renk kararlılığı, düşük ısı iletkenliği ve aşınmaya karşı dirençleri sebebi3 ile inlay,4,5 onlay,5 laminat,6 ve kuronlarda7 başarı ile kullanılmışlardır Ancak Dicor and Vita Mark II posterior restorasyonlarda okluzal kuvvetlere karşı yeterli dirençte olmadıklarından Al2O3 ve ZrO2 seramikleri geliştirilmiştir ZrO2 çekirdekleri felspatik düşük-ısı porseleni ile kaplanırlar Bu porselenlerin termal genleşme katsayılarının (coefficient of thermal expansion, CTE) zirkonya ile uyumlu olması gereklidir Diş preparasyonu yeterli derinlikte yapılmaz ise opak görüntü verebilir Klinikte ağıziçi adaptasyon için aşındırma gerektiğinde mutlaka irrigasyon ile soğutma yapılmalıdır Aksi halde ısı artışı monokristalin faza dönüş eğilimi ve yapısal dirençte azalmaya yol açar Al2O3 veya ZrO2 seramikleri konvansiyonel ya da resin simanlar ile simante edilebilirler Resin simanlarda zirkonyanın kimyasal ve yapısal yüzey karakterinden ötürü lösit seramiklerde olduğu gibi asitleme yapılamaz Al2O3 kumlama ile iç yüzeylerin retansiyonunda artış olduğu bildirilmiştir13 Silan uygulamalarının da Procera Alumina ve Zirconia sistemlerinde başarılı sonuçları bildirilmiştir14,15 
CAD/CAM sistemleri titanium gibi metallerin ve alaşımlarının da frezelenmesinde kullanılabilmektedir16 Bu teknikle ağız-dışı maksillofasiyal protez komponentleri de üretilebilmektedir17-20

Başlıca CAD/CAM, Zirconia Seramik ve ZrO2 uyumlu Porselen Sistemleri 

CAD/CAM sistemlerini öncelikle laboratuar ve klinik sistemler olarak ikiye ayırabiliriz Bunlar içersinde CEREC her iki kullanımıda gerçekteştiren tek sistemdir Evolution D4D benzer bir klinik sistemdir Laboratuarda kullanılan CAD/CAM sistemlerinin başlıcaları DCS Precident, Procera, CEREC inLab ve Lava’dır Cercon sadece CAM yapabilen bir laboratuar sistemidir Bu bölümde bir bütünlük oluşturan CAD/CAM ile zirconia seramikleri ve bunlara uyumluluk gösteren porselenlerden oluşan sistemlerin başlıcalarının özellikleri anlatılacaktır Konu incelenirken her porselenin seramik olduğu, ama her seramiğin porselen olmadığı unutulmamalıdır
VITA In-Ceram ZIRCONIA (VITA Zahnfabrik), ZrO2 kristallerini kullanan ve posterior bölgede üç üyeli restorasyonların yapımına müsaade eden ilk seramik sistemidir27,28 Adında geçmesine rağmen polikristalin zirkonya değil, cam-infiltre seramiktir Ancak piyasaya ilk çıkan In-Ceram ürünlerine kıyasla % 35 oranında kısmi olarak stabilize edilmiş ZrO2 kristalleri içermektedir VITA’nın son geliştirdiği zirkonya ise VITA YZ Zirconia Block adını alır In-Ceram ZIRCONIA yüksek mekanik özelliklere sahiptir ve ZrO2 kristallerinin seramiğin yapısında var olan mikro çatlakların büyüyerek kırıklara yok açmalarını önleyecek bir çalışma mekanizması vardır InCeram zirkonyumda kristalin fazın % 69’u Al2O3’ten oluşur Geriye kalan kısım ZrO2’tir Cam fazın tüm kütleye oranıysa % 20-25’tir Yapım aşamasında zirkonyum kristalleri tetragonal fazdan monolitik faza geçerler ve sonucunda % 3-5’lik bir genleşme meydana gelir Genleşme, materyal üzerinde baskı kuvveti oluşturarak hem çatlakların ilerlemesini hem de yeni çatlakların oluşmasını önleyici bir görev yapar Bükülme dayanımı 600±30MPa civarındadır, termal genleşme katsayısı 7,7±0,1*10-6 dır29 Bu seramiklerin CAD/CAM olmaksızın kullanımı ekonomik olmamaktadır Örneğin direnç ve klinik performans açısından olumlu sonuçları bulunan9,10,11 konvansiyonel In-Ceram seramiğinin yapım süresi 14 saati bulmaktadır12 Oysa ZrO2 bloklarının frezelenmesi ile bu süre 20 dakikaya düşmekte ve cam infiltrasyon süresi 4 saatten 40 dakikaya inmektedir Cerec inLab üretim zamanını %90 düşürmektedir VITA VM® 7, CTE’i 7 olan ince partiküllü porselendir Vita In-Ceram Alumina, Spinell ve Zirconia, Procera’s All-Ceram ve SDI’s Wol-Ceram copings ile uyumludur Son olarak Y-TZP için geliştirilen VITA VM®9 (CTE 105) VITA In-Ceram YZ Cubes for CEREC® ve diğer zirkonyaların bir çoğu ile uyumludur VITA YZ ve VITA VM9’ın birlikte kullanımı ile dayanıklılık, estetik açılardan birbirini tamamlayan InVizion™ sistemi oluşur
 
DCS PRECIDENT® sistemi Preciscan lazer tarayıcısı ve Precimill CAM frezeleme cıhazından oluşur Dentform yazılımı otomatik olarak altyapı dizaynını yapar Aynı anda 14 destek ve 30 üyeye kadar çalışma yapılabilir Bu sistemde porselen, cam seramik, In-Ceram, yoğun zirkonya, metaller ve fiber-destekli kompozitler çalışılabilir DCS, titanium blokları ve yoğun sinterlenmiş ZrO2 çalışabilen ender sistemlerdendir DCS Precident sistemi ile yapılan in vitro çalışmada alumina ve zirkonya 3, 4 ve 5 üyeli sabit köprülerin marjinal adaptasyonları kıyaslanmıştır 60µm and 70µm aralığındaki uyumsuzluklar incelendiğinde sistemin 100µm’den az siman aralığı kriterine uyduğu saptanmıştır 22 Diğer bir çalışmada DCS sistemi titanyum koping imalinde marjinal adaptasyon açısından değerlendirilmiştir Ortalama tek kuronların kenar uyumu 212±146µm ile 816±251µm arasında değişmiştir Tüm kuronlar için ortalama kenar uyumu ise 470±315µm olarak saptanmıştır16 DC-ZIRKON® Y-TPZ ön-sinterlenmiş HIP zirkonya seramiğidir DC-SHRINK® sinterlenmemiş ham zirkonyadır Sinterlenmesi için ZYrcomat (VITA Zahnfabrik) fırını önerilmektedir DC-LEOLUX® tam sinterlenmiş, şeffaf, HIP zirkonyadır DC-Cristall®, DCS sistemi için geliştirilmiş, polikristalin ve kompozit seramiklerle uyumlu Veneering porselenidir.
Procera®System 1984 yılında piyasaya sürülmüştür31-32 Procera ile üretilen ilk restorasyon tipi titanyumdan mamül Procera® Crown Titanium idi 1991’de Procera® Crown Alumina piyasaya sürüldü ve 5 yılda %98, 10 yılda %92 kümülatif başarı oranları gösterdi 1999’da Procera® Bridge Alumina, 2001’de Procera® Crown Zirconia ve 2004’te Procera® Bridge Zirconia kullanıma girdi Firma verilerine göre şubat 2007’e kadar 7 milyonun üzerinde kuron üretilmiştir Procera sisteminde laboratuarda ana modelden özel tarayıcı kalem (Procera Forte) ile okunan 3-boyutlu görüntüler modem aracılığı ile merkez laboratuara (Türkiye için İsveç’teki merkez) aktarılır Burada ilk olarak materyalin büzülmesini kompanse edecek şekilde büyütülmüş model elde edilir Procera® Crowns Alumina & Zirconia, ProceraBridge Zirconia ®, Procera®Implant Bridge Zirconia, Procera® Abutment Zirconia & Titanium ilk piyasaya çıktığında AllCeram adı ile yüksek oranda saflaştırılmış (>%99,9) Al2O3 tozları kullanılmaktaydı Daha sonra buna ilaveten AllZircon sistemi de eklenmiştir Son olarak Procera Alumina ve Procera Zirconia isimleri kullanılmaktadır Bu tozlar büyütülmüş modelde presleme yapılarak kopingler elde edilir Bu yoğunlaştırılmış kopingler frezelenerek ideal kalınlığa indirgenir ve 2000°C sıcaklıkta sinterlenerek maksimum yoğunluk ve dirence sahip olur Procera prosedürü yüksek düzeyde hassasiyet gerektirmektedir Zira materyalin büzülme oranı ile büyütülmüş modelin miktarları aynı hacimde olmalıdır Procera/AllCeram restorasyonların kenar açıklığının 54µm ile 64µm arasında değiştiği saptanmıştır23 Literatüre göre Procera restorasyonları üstün klinik başarı ve dayanıklılığa sahiptirler24 Procera/AllCeram (Al2O3)’ın bükülmeye mukavemeti 687MPa, Procera/AllZircon (ZrO2)’unki ise 1200MPa’dır Restorasyonların dikey boyutunun en az 3mm ve gövde uzunluğu 11mm’den az olmalıdır Procera için önerilen kenar preparasyon biçimi geniş açılı şev (chamfer) ve çekirdek kalınlığı 04mm ile 06mm aralığındadır NobelRondo™ Zirconia, NobelRondo™ Gingiva Zirconia, NobelRondo™ Press – for Alumina and Zirconia, Procera sisteminde Alumina ve Zirconia için yüzey enerjileri itibarı ile uyumlu porselen sistemleridir Dirençleri 120 MPa olarak saptanmıştır ve tabakalama tekniğine uygundurlar
—–
Lava™ 2002 yılında piyasaya sürülmüştür Dişsiz kısımlar ve prepar edilen dişler lazer optik sistem aracılığı ile dijitize edilir Lava CAD yazılımı otomatik olarak kenar dizaynı ve gövde tasarımını yapar Sinterleme büzülmesini kompanse etmek amacı ile altyapının %20 geniş hazırlanması gerekmektedir Dizayn bittikten sonra ön-sinterlenmiş ZrO2 seramik bloğu frezelenir CAM ünitesi 21 üye çekirdeğe kadar müdahale gerektirmeden çalışabilir Frezelenen bloklar nihai boyut, yoğunluk ve dirençlerini kazanmak üzere sinterlenirler Sistemde maksimum estetik için altyapıyı boyayan sekiz ayrı renk mevcuttur Itriyum-ZrO2 köprülerin 75 dk ve 56 dk’lık sürelerde frezelenerek kenar uyumu açısından kıyaslandığı çalışmada 3 ünite kadar olan köprülerde frezeleme zamanının sonuca (61±25µm vs 59±21µm) etkisi olmadığı saptanmıştır 25 Lava™ Frame Zirconia sisteminde presintered, non-HIP, Y-TZP kullanılır 1200MPa üzerinde dirence sahiptir Cam-seramiklerde resin simanlar ile bağlantıyı güçlendirmek için hidroflorik asit kullanılır Ancak zirkonya kimyasal yapısı itibarı ile buna uygun değildir Resin simanların zirkonyaya bağlantısını arttırmak için Lava RocatecTM/CoJetTM sistemini geliştirmiştir Bu sistemde 20-40m partikül büyüklüğünde alumina ile abrazyonun ardından ince partiküllü SiO2 bonding ve 3MTMESPETMSil ile silanizasyon yapılmasının olumlu sonuçları bildirilmiştir Lava™ Ceram, Lava sisteminin bir parçası olarak üretilen bu porselen sistemi (zirconia overlay porcelain), Lava seramik çekirdekleri ile CTE’a sahip olduğu (-02ppm) için yüksek bağlanma gösterip VITA® Classic-Colors renkleri ile uyumludur
 
KaVo Everest CAD/CAM sisteminde tarama ünitinde alçı model döner bir platoya monte edilerek CDD kamera ile 20 µm hassasiyette 1:1 oranında taranır Üç-boyutlu model 15 nokta fotografı ile sanal ortamda işlenerek oluşturulur .

METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KAPLAMALAR

Estetik diş hekimliğinde gün geçtikçe metal içeren porselenlerden vazgeçiliyor. Daha sağlıklı daha estetik ve daha direçlilik gibi istediğimiz tüm özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Zirkonyum esaslı porselenleri hem ön dişlerde kullanabilecek kadar doğal olmaları, hem de arka dişlerde kullanılabilecek sağlamlıkta olmaları sebebiyle güvenle tercih etmekteyiz.  Bu sistemler hekimin ve hastanın hayatını daha kolay hale getirmektedir ve kişilerin yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Zirkonyum Nedir?

Klasik diş restorasyonlarında porselen uygulamalarında dayanıklılık için, porselen dişin altına metal bir alt yapı kullanılmaktaydı. Bu metal alt yapının diş etleri, diş dokusu, genel vücut sağlığı ve en önemlisi estetik yönünden mahsurları bilindiğinden, genel anlamda metale alternatif arayışlara gidildi. Daha önce tıbbın diğer alanlarında başarıyla kullanılan zirkonyum‘un diş hekimliğinde porselen metalinin yerine uygulanması ile yeni bir devir açılmış oldu.
Çünkü bu yeni zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalar mekanik direnci, biyolojik uyumluluğu ve kırılma direnci ile diğer dental materyaller arasından sıyrılmaktadır. Diş eti problemleri ve alerjiye sebep olmaz, ışık geçirme özelliği ile doğal dişlere yakın estetik ve fonksiyonu yakalamamızı sağlar.
Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron(kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak diş hekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır.
Materyalin başarısı tıp ve endüstri alanında kanıtlanmıştır. 1998 yılında başlayan araştırmalar sonucunda 2002 yılı başından itibaren klinik uygulamalara tüm dünyada geçilmiştir. Bu yeni uygulama ile hastada metal-seramik ve tam seramik restorasyonlarda oluşan estetik kaygılar kesinlikle ortadan kalkmaktadır. 

 Zirkonyum Nerelerde kullanılabilir?

Tek diş kuron kaplamalarında 
Arka diş eksikliklerinde hazırlanan köprülerde 
İmplant üstü estetik kron – köprü çalışmaları
BİLGİSAYAR DESTEKLİ İLERİ TEKNOLOJİYLE DİŞLER YENİDEN TASRALANABİLİR Mİ?
Birçok teknik kişinin gülüşünü adeta yeniden tasarlarken bilgisayar destekli uygulamalar sıfır hatayla istenen dişlere ve gülümsemeye ulaşılmasını sağlıyor.
CAD-CAM (computer aided design-computer design-computer aided manufacturing) bilgisayar yardımıyla dişlerde yeni tasarımlar anlamına gelir.  Dişlerinin görünüşünden ve gülüşünden memnun olmayan bireyler bu ileri teknoloji porselen sistemleri ile istedikleri doğal dişlere ve gülüşe sahip olabiliyorlar.
Dişlerin restorasyonu diş hekimi ve teknisyeni tarafından bilgisayar ortamında yapılıyor ve dişler bilgisayarlı freze tekniği ile özel hazırlanmış porselen bloklardan oluşturuluyor. Bu sistemde kullanılan porselenin içyapısında kristal veya zirkonyum bulunuyor böylece mükemmel estetik kalite ve doğallık yakalanıyor.
Bugüne kadar, zirkonyum oksit üretimdeki yüksek maliyeti nedeniyle dental uygulamalarda kullanılmıyordu. Zürih Federal teknoloji enstitüsü tarafından geliştirilen bir proje sayesinde zirkonyum oksit ekonomik bir şekilde diş hekimliğinde kullanılabilir hale gelmiştir. Zirkonyum 1960 ‘lı yıllardan beri tıpta da kullanılmaktadır, yapılan uzun süreli çalışmalar ile materyalin güvenilirliği kanıtlanmıştır.
Zirkonyum başta kalça eklem protezleri olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli amaçlarla kullanılmış ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi veya zararının olmadığı, alerji yapmadığı saptanmıştır.
Zirkonyum, yüksek ısılara, darbelere dayanıklı, hafif, ısı ve elektrik iletmeyen, ışık geçirebilen bir elementtir.
Ayrıca ağızda tad bozukluğuna, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir.
 Dişlerinizden alınan ölçü ile hazırlanan model üzerine dişlerinizin bir mum modeli hazırlanmakta. Bilgisayar destekli bir cihaz bu modelden aldığı bilgiler doğrultusunda zirkonyum oksit bloğu aşındırarak dişlerinizin alt yapısını hazırlamaktadır. Aşındırılarak hazırlanan yapılar üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek çalışma tamamlanmaktadır.
Artık yeni yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.
Hasta ve hekim açısından  zirkonyum diş avantajları nedir?
Uygulama zamanı kısalmıştır. İstenirse kişiye bir günde yeni bir gülüş kazandırılabilir.  Dişin estetik kalitesi çok yüksek, ışık geçirgenliği ve duruşu doğal diş gibidir. Kullanılan porselen blokları daha önceden fabrika şartlarında hazırlanmış porselen blokları olduğu için materyalin fiziksel özellikleri değişmez hata paylarını minimuma indirilmiştir. Ara aşamalar azaldığı için hekime zaman kazandırır.   
Sıcak-soğuk hassasiyeti gelişir mi?
Hayır, sıcak-soğuk hassasiyeti gelişmez. Çünkü Zirkonyum Oksitin ısı yalıtıcı özelliği vardır. 
Alerji yapar mı?
Hayır, Zirkonyum Oksit doku uyumlu bir maddedir alerji yapmaz.   
Dişetlerinde çekilme olur mu?Hayır, yapılan araştırmalarda diş etleri ile mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Elbette yaşla birlikte doğal olarak gelişen dişeti çekilmesini durduramaz. Hazırlanan kaplamalar diş ve dişetiyle son derece uyumlu olacağı için dişeti iltihabına bağlı dişeti çekilmesi gelişmeyecektir.
    Gülüş Tasarımı
Çağdaş toplumlarda kişiler dişlerinin görünümünü önemserler, öyle ki dişlerdeki renk ve şekil bozuklukları bireyde psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere neden olabilir. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok şekil, renk ve pozisyon bozuklukları rahatlıkla çözümlenebilmektedir. Gülüş Tasarımı işte burada çok önemli bir işlevi üstlenmektedir.

Gülüş Tasarımı Nedir?

Gülüş tasarımı, hekimlik ve sanatın birlikte uygulanarak, size özel ideal gülüşünüzü yenilemektir. Sizin birtakım kişisel istekleriniz ile sağlık ve doğallığı da birleştirerek sağlıklı bir gülüşü planlamaktır.
Size yakışan estetik gülüş ifadesini belirlerken diğer faktörler:
•             Yüz Hatlarınız
•             Cinsiyetiniz
•             Yaşınız
•             Gülüş simetrisi
•             Dişlerinizin sıralanışı ve renkleri
•             Dudaklarınız
•             Dişetleriniz
Gülüş tasarımına ilk önce yüz hattınızın hangi geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Kişinin yüzündeki hatlar dişin hangi formda seçilmesi gerektiğinin şifrelerini içerir. Aşağıda belli başlı yüz şekilleri ve bunlara uygun diş formları görülmektedir: Erkek ve kadın anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Alın burun, çene ucu orantısı kadın yüzüyle farklılıklar gösterir. Kadınlarda geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri daha siliktir. Dişlerde de aynı paralellik vardır.
Kadınlarda:
•             Dişlerin köşeleri daha yumuşak döner,
•             Gülme hattı yukarı doğru kavislidir,
•             Ortadaki iki diş yandaki dişlerden biraz daha uzundur,
•             Komşu dişlerin köşeleri arasında minik aralıklar vardır.
Erkeklerde :
•             Komşu dişler daha düz bir hatta birleşirler,
•             Dişlerin hatları daha belirgindir,
•             Gülme hattı daha düzdür. 
 
Kaç Tür Gülüş İfadesi Vardır?
Genel olarak gülüş ifadeleri üç ana başlıkta toplanır. Bu temel kategoriler de kendi içlerinde değişik varyasyonlara sahiptir:
1-Çekici Gülüş 
Bu kategoride ön dişler yan dişlere göre fark edilebilir derecede uzundurlar. Aslında genç bireylerde durum zaten böyledir, ön keserler ilk süren dişler olduğundan zamanla yıpranırlar ve boyları kısalır. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ön dişler diğerlerine oranla daha uzun olmalıdır. Ön dişlerin bu şekilde dizaynı size genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandıracaktır. Bu kategori genç yaştaki bireyler için uygundur.
2-Entellektüel Gülüş 
Dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır. Entelektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir. Bu gülümseme yüzün alt kısmını daha çok vurgular. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde uzunlukları birbirinden farklıdır. Orta yaşlarda ise dişler eşit boylardadır. Estetik diş hekimliği sayesinde bu dezavantajlı durumu avantaj haline getirebilir ve olgun, bilgili ve entelektüel bir gülüş tasarımı yapabiliriz.
3-Sportif Gülümseme 
Entellektüel ve Çekici gülüş arasındadır. Orta kesici dişler yan kesicilerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıradışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır, Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar da çocuksu ve genç değildir.
Gülüş Tasarımı için Kriterler
Bu kriterler şu başlıklar altında toplanabilir:
                Yatay Hizalama
İdeal bir gülümsemede çoğu zaman, göz bebeklerinden geçen hat ile dişlerin ortasından geçen hat birbirine paraleldir.                  
                Simetri
Ön kesici dişlerin şekil ve boyutlarındaki uyumsuzluk kolayca farkedildiği için simetri çok önemlidir. Bu bakımdan yüz hatlarının imkan verdiği ölçüde simetrinin sağlanması gülüşe fazladan bir çekicilik katar.             
                Gülüş Hattı
Ön dişlerin kesici uçlarını birleştirecek şekilde çizilen eğri alt dudağın eğriliği ile aynı olmalıdır. bu çizgilerdeki uyum ne kadar sağlanırsa kiş o oranda genç ve çekici bir gülüşe sahip olacaktır.
                 
                Dişeti Hattı
Gülümsediğinizde görünen dişeti hattı, üst dudak çizgisine paralel olmalıdır. Dişeti hattı, tıpkı güzel bir tabloyu çevreleyen çerçeve gibidir. Gülüşünüze anlam katar.             
                Gülüş Genişliği
Estetik bir gülüş için gülümseme hattı içinde arkadaki dişlerinde belli oranlarda görünmesi sağlanmalıdır. Bu sağlanmazsa ağız köşelerindeki karanlık alanlar hoş bir görüntü oluşturmaz.           
                Embraşurlar
Embraşur diye adlandırılan alanlar, dişlerin uçları arasındaki doğal ve üçgenimsi boşluklardır. Estetik ve ideal bir gülüş için, embraşurların boyutları ön dişlerden arka dişlere doğru artmalıdır.
                Altın Oranlar
Görünür bölgedeki üst kesici dişlerin genişlik ve yükseklikleri sırasıyla, yüzün genişlik ve yüksekliğinin 1/16’sı olmalıdır. Ayrıca, doğadaki bir takım geometrik şekiller arasındaki phi (?=1.618…) sayısı olarak bilinen oran vardır. Estetik bir gülümseme için dişler de bu kurala uymalıdır. Örneğin ön keser dişler ile yan keser dişlerin genişlikleri arasındaki oran (1.618/1=1.618… =phi sayısı),  köpek dişleri ile yan keserlerin genişlikleri arasındaki oran da (0.618/1 = 0.618 bu da phi sayısının bire bölümünden elde edilen sonuca ve ya phi sayısından 1 çıkarılınca elde edilecek sayıya eşittir. 1/phi = phi-1) Phi sayısı hakkında daha geniş bilgi için buraya tıklayınız.
                Diş Oranı
Ön iki dişin genişliklerinin yüksekliklerine oranları yine altın orana uymalıdır, yani 0.618/1 = 0.618 bu da 1 in phi sayısına bölümünden elde edilen sonuca eşittir. Dişin görünür boyu, her zaman genişliğinden büyük olmalıdır.                 
                Dişlerdeki Gölgeler
Dişlerde tek bir renk hakim değildir. Doğal diş saf beyaz olmaz. dişin rengi ve şeffaflığı bölgelere göre değişir. Bir dişin gövdesini üç bölgede incelersek 1-Cervical Boyun Bölgesi: En parlak ve beyaz gülüşlerde bile sarımsıdır. 2-Orta Bölge: Daha az sarımsıdır. Kesici Kısım: Değişen oranlarda şeffaftır ve gri görünümlüdür.
                 
 

   Etiketler: Sanatçı dişleri, gülüş tasarımı, gülüş dizaynı, smile design, diş estetiği, sanatçıların dişleri
 

Bir Cevap Yazın


WHATSAPP İLE SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ
%d blogcu bunu beğendi: